FacebookTwitterGoogle Bookmarks

  • Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase

Hızlı tüketim ürünleri distribütörleri geleceklerinden endişeli

&

kapak_konusu1Kriz Türkiye’de çok şeyi değiştirdi, değiştirmeye de devam edecek. Taşlar yerinden oynadı bir kere… Aslına bakarsanız distribütörlük sektöründe krizin ayak sesleri çok daha öncelere dayanıyordu. Kriz, adeta “geliyorum” diyordu.

Güçlenen ulusal ve uluslararası zincirler, distribütörlerin ve toptancıların hareket kabiliyetini engelliyordu. Sadece bakkallar da distribütörlerin ayakta kalmalarına imkan sağlayamıyordu. Ulusal ve uluslararası üreticiler de distribütör sayısını her geçen gün azaltıyor, bu da piyasadaki oyuncu sayısını olumsuz etkiliyordu. Üretici ise elini taşın altına koymuyor, bütün piyasa risklerini distribütöre yüklüyordu.

Türkiye’de sayıları giderek azalan distribütörlerin sorunlarına çare aramak için kurulan GİMDER (Gıda İhtiyaç Maddeleri Dağıtımcıları Derneği) de bu sorunu her fırsatta dile getiriyordu. Kah toplantılarda, kah üretici ziyaretlerinde konu masaya yatırılıyordu. Dernek Başkanı Mustafa Gülgün, katıldığı her platformda giderek nefes kaybettiklerini dile getiriyor, hükümetten acil önlem paketi istiyordu. Tabii ki sektörü ayakta tutabilecek en önemli yasa, ‘Büyük Marketler Yasa Tasarısı’ olacaktı. Ancak üç hükümet eskidi ama yasa tasarısı bir türlü Meclis’ten geçmiyordu.

Sektörün duayenleri yavaş yavaş kepenk kapatmaya başladılar bile. Son aldığımız bilgilere göre İstanbul’un büyük bir distribütörünün, piyasaya borç takarak ortadan kaybolması, hem üreticileri hem de tedarikçileri oldukça üzmüş.

Ne dediler?

Distribütörlere, üretici ve tedarikçi firmalara ve işin uzmanlarına sektörü sorduk. Gelecekle ilgili beklentilerini ve görüşlerini aldık. Gelen mesajlar çok samimi ve sıcak.

Kale Gıda

nevzat_uzenPerakende sektörünün çağdaş gelişiminin Türkiye’de de başladığını söyleyen Kale Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Üzen, şunları söyledi: “Bunu önlemek mümkün değildir. Nehri tersine akıtamazsınız. Ancak bu sektöründe yapısını düzenleyen yasa ve yasalara ihtiyaç vardır. Olaya sadece ekonomik olarak bakmamalı. Sosyal boyutlarını da hesaba katmak gerekir düşüncesindeyiz. Yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan ve geçimini temin eden bakkal, manav, kasap, küçük ve orta market ve dayanıklı tüketim malı satan küçük esnafında geleceği düşünülmelidir. Bunun için gelişmiş ülkelerde örneklerini gördüğümüz ‘Büyük Marketler Yasa Tasarısı’nın biran evvel meclise sevk edilerek sağlıklı ve adil bir düzen oluşturulmalıdır.

Güçlenen ve sayıları kontrolsüz bir şekilde hızla artan ulusal ve uluslar arası zincir marketlerin pazar payları da hızla artmaya devam etmektedir. Bunun sonucu da yukarıda bahsettiğimiz esnafın ciroları ve karları hızla düşmektedir. Bu düşüş dolayısıyla distribütör ve toptancılara yansımaktadır.

Başka alternatifi olan veya altyapısı sağlıklı olmayan, maliyetlerini kontrol altına alamayan distribütör ve toptancılar eridiklerini hissedip daha fazla yara almadan sektörden kaçmaktadırlar.

Yerel küçük üreticilerde aynı sıkıntıyı yaşamaktadırlar. Ürünlerini büyük zincirlere veremedikleri için nefesleri tükenmektedir.

Distribütör ve toptancı firmaların büyük marketlere Lojistik hizmet vermelerini sağlayan bir düzen oluşturulması ve yine büyük marketlerin yerel küçük üreticilerin ürünlerine de raflarında yer vermeleri halinde geçiş daha az sancılı olacaktır. Aksi taktirde distribütör ve toptancının mal dağıtacağı esnaf bulamayacağı gibi büyük üreticilerinde ürünlerinin dağıtacak oyuncu bulmakta güçlük çekmesi söz konusu olacak ve sayıları bir elin parmakları kadar az olan ulusal ve uluslararası zincir firmaları ile baş başa kalmalarının getireceği çetin koşullarla zorlanacaklarını da düşünmek gerekir. Sonuç; dengelerinin bozulmamasına çalışmak her kesimdeki oyuncunun yararına olacaktır.”

gimder_kutuGİMDER

Kısa adı GİMDER olan Gıda İhtiyaç Maddeleri Dağıtımcıları Derneği Başkanı Mustafa Gülgün de, bu konu hakkında şunları söyledi:

“Önce distribütör'ün tarifini yapalım. 1994 yılı 5 Nisan krizinden sonra her marka ürünü satan toptancılar yeni bir sistem geliştiren üretici firmalar sadece kendi markalarının satılıp dağıtılması için il ve ilçelerde distribütörlük verdiler. Bu hususta uluslararası sermayeli üreticiler bu sistemi benimsediler.

A. Distribütörlüğün avantajları

1.Kendilerine verilmiş olan bölge sınırları içinde markanın tek sahibi ve dağıtıcısı olması.

2. Karşısında aynı bölgede aynı marka ürünü satan, rekabet eden olmaması idi. Bu hususu dezavantajlarında bahsedeceğim.

3. Elde edeceği karı bilmesi.

B. Distribütörlüğün dezavantajları

1. Son yıllarda perakendeci olarak bilinen hipermarketler bu vasfını kaybederek, elverişli şartlarla üreticilerden aldıkları ürünleri spota, gıda çarşılarındaki toptancılarına distribütörden daha iyi fiyata mal satmalarından dolayı distribütör fiyatlarının yüksek kaldığı bir gerçektir.

2. Distribütörlerin hitap ettiği pazar yapısında yerel marketler, toptancı ve bakkallar olması gerekirken uluslararası yabancı sermaye grupları perakende sektörüne hakim olmak amacıyla, sokak işlerine kadar şubeler açtılar. Takdir edersiniz ki bu durum distribütörlerin pazar kaybına sebep olur.

3. Ülkemizde art arda yaşanan krizler sebebiyle distribütörün kârlarına müdahale etmeleri.

4. Piyasa risklerinin tamamının distribütöre yüklenmesi.

5. Bazı illerde teminat veren çok şubeli yerel marketlere distribütörü aradan çıkartıp direkt mal verme temaülleri.

6. Uluslararası zincirlerin agresif büyüme hedefleri dolayısıyla bazı bölgelerde distribütörlerin hizmet verdiği yerel marketleri satın almaları, distribütörlerin pazarının daralmasına sebep olmaktadır. Ayakta kalabilen bakkallara hizmet etmeleri ticari hayatlarına devam ettirmelerine imkân vermemektedir.

7. Üretici firmalar bazı illerde pazarı daralan distribütörlerin bölgelerini genişletmek suretiyle hizmetlerini başka bölgelere kaydırarak masraflarının artmasına sebep olduğu bilinmektedir.

mustafa_gulgunNetice olarak: Yabancı sermayenin geldiği ülkelerdeki gibi perakende sektörünü tanzim edecek kural ve kanunların yetersiz olması distribütörlerin aleyhine bir durum yaratmaktadır.

Ülkemizde 2000 yılından beri değişen hükümetlerdeki Sanayi ve Ticaret Bakanları, her defasında alışveriş merkezlerinin açılışına izne bağlayacak kanun tasarısı bir türlü Meclis’e getirilmemektedir.

GİMDER, olarak her zaman her yerde dile getirmemize; ticaret odaları vasıtasıyla yapılan teşebbüslerimize rağmen netice alamadık.

Bugünkü olumsuz şartlara rağmen Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Odalar Birliği nezdinde Ankara'da temaslarımızı artırmak amacındayız.”

Türkiye Perakendeciler Federasyonu

seref_songor1Makromarket Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Perakendeciler Federasyonu Genel Başkanı Şeref Songör’ün “Perakendecilik YasaTasarısı”nın çıkması için ne kadar büyük bir çaba sarfettiğini herkes bilir. Bulunduğu her platformda bu yasa tasarısının TBMM’nden çıkıp yasalaşması için Türkiye Perakendeciler Federasyonu üyesi dernekler ve market sahipleriyle birlikte gösterdiği çabayı takdir etmek gerek. Yasa tasarısının Meclis’ten çıkmamasının sıkıntılarını hemen hemen her sektör yaşıyor. Songör, “Öncelikle çalışmalarınızda dostlarımıza karşı gösterdiğiniz insani duyarlılık takdire şayan. Distribütörlük bir ucuyla toptancılık konusunda ki benim fikirlerim yıllardır bu yaygınlık ve çok sayıda kurumun geleceğe taşınamayacağı şeklindedir. Fakat bu görüşün bugünkü hasssiyetle ifade edilmesi şık olmaz. Hakikaten sektöre emeği geçmiş hem insani hem de ticari duayenlerimizin bu gün yaşadıkları hepimizi üzüyor. Aslında geleceğe yönelik, ufku açık, paylaşımcı olmanın daha çok ihtiyaç olduğu günlerdeyiz” diyerek, duyduğu üzüntüyü bir kere daha dile getirdi.

A.G.M Dış Ticaret

A.G.M Dış Ticaret ve Pazarlama Yönetim Kurulu Üyesi Turgay Alhan, hem perakende hem de distribütörlük kanalını çok yakında tanıyan bir isim. Uluslar arası ölçekli üretici firmalarda uzun yıllar satış pazarlama yöneticiliği yaptı. fiu anda Meram Un ve Pare Küp fieker’in Türkiye organizasyonunu yönetiyor. Alhan ise, konu hakkında şunları söyledi:

turgay_alhan“Üretici firmalar; zincir marketler, ulusal marketler ve distribütör tercihi arasında iki arada bir derede kalmış vaziyetteler.

Üretici firmalar, yerel veya ulusal zincirlere distribütörlerinden daha ucuza mal sattırmaktadırlar.

Bu durum aynen böyledir ve distribütörlerine yatırım yaptıran ve çok az karla çalıştırmaya çalışan üretici firmalar artık distribütör bulmakta zorlanmaktadırlar. Örnek verecek olursak bugün Metro mağazalarındaki, ürünlerin fiyatları, distribütör fiyatlarından daha uyguna satılmaktadır. Nedeni ise üretici firmaların ne yaptığını bilmemesinden kaynaklanmaktadır.

Yine örnek verecek olursak, Ülker firması tüm ürünlerini kendi cash&carry‘si Bizim Toplu Tüketim’lerde daha uygun fiyatlara satmaktadır. Bu sebepten birçok Ülker distribütör’ü işlerini bırakmaktadırlar. Yine üretici firmalar distribütörün satış kanalları olan bakkal amcaların yavaş yavaş piyasa paylarını discount mağazalara kaptırmaları ve artık satış yapmamaları nedeniyle, distribütörlerde bu işlerden dolayı işlerinin küçülmesi ve masraflarını karşılayamamaları neticesinde tasfiye kararları almaktadırlar. Bence birkaç yıl daha böyle devam edecek, işin sonunda üretici firmalar distribütörlerden istemeyerekte olsa kendi olumsuz politikaları neticesinde işlerini yerel ve ulusal zincirlerle götürmeye çalışacaklardır.”

RetailTurkiye.com