Sosyal Medya Hesaplarımız

Altan Vural

Değerine sahip çık, yoksa pişman olursun!

Altan Vural
Abone Ol:

Perakende sektörünü 2011 yılı açısından değerlendirdiğimizde; ülkenin ekonomisi ile birlikte yereller açısından içinde bulunduğumuz yıl başarılı geçmiştir. Özellikle yerellerin atağa geçmesinin en önemli sebebi, ortak paydada buluşmaları, kendilerini geliştirmeleri sektörün dinamiklerini de değiştirmiştir. Bu sektörde yerellerin var olacağının önemli bir göstergesidir. Ancak bu durumun devam edebilmesi için yapılması gereken birçok iş de henüz tamamlanamamıştır.

2011 satışlarını gruplar bazında incelediğimizde 9 aylık verilere göre toplam ticarette %7,5, gıdada %13,2, ev temizliğinde % 9,8, kişisel bakımda %12,8, sigarada %0,2 oranında artış gözlenmektedir. Özellikle satışlarımızda sigara satışlarının önceki dönemlere göre azaldığını söylemek mümkündür. Ürünlerin fiyat değişimleri de geçen seneye göre %7,5 civarında değişim göstermiştir. Ancak son çeyrekte özellikle doların yükselmesi ve fiyatlardaki artışlar bu oranı biraz daha yukarıya çekecektir. 2012 yılında öneminin daha fazla artacağını düşündüğüm market markalı malların da toplam satış içindeki payı %8-8,5 civarında olmuştur. Market markalı mallarda bile kişisel bakım ürünleri bir önceki yıla göre %30 civarında bir artış göstermiştir. Özellikle bundan sonraki yıllarda kişisel bakım ürünlerinin çok daha güçleneceğini ve bizlere de önemli miktarda karlar sağlayacağını düşünüyorum. Kısacası özellikle market markalı mallara olan güven arttı. Tüketici daha az para ödeyerek kendisine maksimum faydayı sağlayacağını düşündüğü ürünleri satın almakta çok kararlı.

2012 yılına Avrupa ve ülkemiz açısından baktığımızda; çok iç açıcı bir yılın bizi beklemediğini sizlerle paylaşmak isterim. Avrupa komisyonu bile büyüme tahminlerini 1,8 den 0,5’e revize etti. Yunanistan, İspanya, İtalya ve Portekiz’in durumu ortada. Yani Avrupa’da gelecek pek parlak gözükmüyor. Genel olarak bakıldığında bu ülkelerde yüksek borç seviyesinin sürdürülebilmesi için yüksek büyüme rakamları gerekli. Bu da mümkün değil. Bu nedenle sektörümüze makro anlamda bakıldığında yakın coğrafyada ekonominin iyi olmaması sebebiyle bizi de etkileyecek durumlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle tedbir alınması ve işin şansa bırakılmaması gereken bir yıl olduğunu düşünüyorum. Maliyetlerin yeniden gözden geçirileceği, karlılıktan da çok fazla ödün vermeden, doğru ticari kararların alınacağı bir yıl olmalıdır. Özellikle yatırım konusunda sektörümüzü uyarmak istiyorum. Bu yıl metrekare verimliliği, maliyetlerin ve karlılığın dikkatle irdelenmesi gereken bir yıl olduğu gözlerden kaçırılmamalıdır. Bununla birlikte yeni iş yapış şekillerini araştırıp bulmamız gerekmektedir. Örneğin; perakendecilerin KOBİ’leri desteklediği, büyük tedarikçi firmaların da yükselen değer olan yerel perakendecileri desteklediği bir yıl olmalıdır. Bu arada arapsaçına dönen Perakende Yasası 2012 yılında mutlaka çıkmalıdır. Bu sektörün önümüzdeki 5 yılı doğru planlanmazsa hem Türk tüketicisi çok zor anlar yaşayacak hem KOBİ’ler büyüyemeyecek hem de ticarette İngiliz, Alman, Fransız firmalarının cirit attığı bir hale dönecek. Halen yol yakındır, ancak zaman gittikçe daralıyor bunu da gözden kaçırmamak gerekiyor. Ticarette küçük ve verimli işletmelerin sayısının fazla olması; yereller açısından önemli olduğu kadar Anadolu’nun gelişimi açısından da çok önemlidir. Ayrıca istihdam açısından da bulunmaz bir fırsattır. Her bölgenin yerel üreticilerine, her bölgenin yerel perakendecisi mutlaka destek vermelidir. Bu destek her iki tarafında yararına olacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Eğer tedbir alınmaz, yerli sermaye korunmaz ve desteklenmezse yukarıdaki belirttiğimiz yabancı firmalardan halkımız 1 euro ya ekmek almak zorunda kalacaktır. Dünyadaki her ülke kendi değerlerine firmalarına destek veriyor, sahip çıkıyor. Zaman geç olmadan bizde sahip çıkalım. Biz de yerel firmalar olarak gücümüzü birleştirmekten çekinmeyelim. Perakende sektöründe yerel markalar da çalıştırdıkları personel sayısına göre küçük ve orta boy işletmeler kabul edilip (KOBİ) desteklenmelidir. Ülkenin işsizliğine çare bulan bir sektörün önemli bir parçasıyız, destek görmek de hakkımız diye düşünüyorum.

Ayrıca sektörün gelişimini sağlayacak ar-ge çalışmaları, 2012 yılında sektörün nitelikli işgücüne yön verecek eğitim adımları atılmalı ve kar sağlayacak, para kazandıracak projelere yer verecek çalışmalar yapmalıyız. Fiyat rekabeti yerine, hizmet rekabeti verecek düşünceleri hep birlikte oluşturmalıyız.

Mutlu insanların yaşadığı bir ülke olmak istiyorsak bu sektörü ve yereli koruyalım. Korumak sahip çıkmak, yabancı sermaye düşmanlığı değildir. Her ülke kendi firmalarına sahip çıkmaktadır. Zarar eden firmalar bu ülkeyi terk ederken bizim terk etme şansımız yoktur. 2023 yılında dünyanın en büyük 10. ekonomisi olacak ülkemiz, bu sektöre gereken değeri vermelidir.

Bol kazançlı bir 2012 yılı geçirmeniz dileğiyle…

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2011 – 34. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Altan Vural

Pazarlama planı

Altan Vural

Yazar:

Mayıs ayında ne yapacağınızı, Ekim ayında hangi kampanyayı yapacağınızı şimdiden planlayın. Göreceksiniz daha başaralı  olacaksınız.

Perakende sektörü hepimizin bildiği gibi dinamik, anı yaşayan ortamdan beslenen aynı zamanda planlı ve programlı çalışması gereken bir sektör. Bu nedenle; mutlak suretle bütçe, iş planı pazarlama planı gibi işletme yönetiminde vazgeçilmez olan yardımlarımızı işinize entegre etmeliyiz. Bu ayki yazımızda da pazarlama planlarından bahsedeceğim.

Pazarlama planına gıda perakendeciliği açısından bakarsak;
Satışa yönelik reklamlarımız pazarda almış olduğu tanıtım modeli üzerine kurulur ve bizi ziyaret eden müşterilerin yapısı üzerine inşa edilir. Tabii ki, buradaki asıl amaç müşterilerimizin daha çok satın alma yapmasına yönlendirmede bulunmak, yeni müşteriler elde etmek ve bu süreçte kaynakları israf etmeden zamanında müdahale ile şirketimizin yol haritasını çizmektir.

Bugün işletmelerimizin en önemli sorunlarından biri plansız hareket etmeleridir. Bu nedenle ciddi kayıplar yaşanmakta ya da son dakika da alınan kararlar ile yapılan hizmetler amacına ulaşama-maktadır. “Çok acil” lafı sektörümüzün hız ve dinamiğini anlatmakla birlikte, gerçekten olumsuz bir çok sonucu da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle şirketimizin müşteri yapısı, sizin yapabi-lecekleriniz, şirketin mevcut durumu göz önüne alınarak swot analizi yapabilirsiniz. Mutlak surette yıllık pazarlama planınız olmalıdır. Tabi pazarlama planı ile bütçe planlarınız birbiriyle örtüşmelidir. Yukarıda bir kaçını saydığımız müşteri yapınız, hedef kitleniz, bütçeniz, fiyatlandırma stratejiniz, şirketinizi görmek istediğiniz yeriniz, ürün yapınız, sosyal sorumluluk düşünceniz, müşteriye ulaşma şekliniz dikkate alınarak bir plan oluşturabilirsiniz.

Planları aylık yapabilir veya her hafta değerlendirme yapabilirsiniz, hatta mutlaka yapmalısınız. Şubat ayındayız, geç kalmış sayılmazsınız. Mayıs ayında ne yapacağınızı, Ekim ayında hangi kampanyayı yapacağınızı şimdiden planlayın. Göreceksiniz ki daha başaralı olacaksınız. Yardım isterseniz mail adresim yukarıda yazılıdır.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ocak 2015 – 71. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Altan Vural

Birazda reklam yapalım

Altan Vural

Yazar:

Reklamcılık her sektörün aslında vazgeçilmez bir parçasıdır. Yapmış olduğunuz işleri müşterilerle paylaşmanızın çok önemli bir yoludur. Perakende sektörünün ise vazgeçilmezi durumundadır.

Yapmış olduğunuz yenilikleri ucuzlukları binlerce lira harcayıp açacağınız yeni mağazayı satın aldığınız Ezine peynirinin lezzetini müşterilerinize anlatmanın en önemli yoludur reklamcık. Aslına bakarsanız yukarıda birkaç örnek verdiğim işleri tabi ki çoğaltmak mümkün. İşte bu örneklere bile baktığımızda emek ve para harcadığımız bu işleri anlatamayıp yapılan emeklerin heba olması gerçekten çok acı olabilir. Sektörde bugüne kadar çok da önem verilmeyen bana göre de olmazsa olmaz işlerden bir tanesidir reklamcılık. Ancak bugüne kadar da çok profesyonel anlamda yapılmamış bu iş genelde tanıdık eş dost ve güzel hanımlar sektörün en önemli oyuncuları olmuşlar. Bu nedenlerde paralarda tıpkı insertlerin çöpe atılması gibi heba olmuştur.
İnsertlerin çöpe atılması demişken binlerce insert dağıtıp hem içeriğinin standart olması bir arpa boyu yol alınmaması hem de ehil olmayan insanlara yaptırmış olduğumuz dağıtımlar ne yazık ki çöpe giden paralar olarak karşımıza çıkmaktadır. Uzatmadan bir yaşanmış olay ile insert işini sizlerle paylaşalım. Müşterilerimizden bir tanesi yakınını kaybettiği için bir mezarlığa gider. Mezarlığın içine atılmış balya balya insertleri görünce bizleri arar ve haberimiz olur. Ne acı değil mi? Acaba oradan marketimize gelecek olanlar olur diye mi atmış diye arkadaşımız bi türlü anlam veremedik!
Günlerce insert çıkarmak için aldığın ürüne mi yanarsın grafikerlerin sabahlamalarına mı yanarsın harcadığın paraları mı yanarsın? Yoksa bu emeklerin karşısında bana fazla müşteri gelir ödemelerimi daha rahat yaparım hayallerine mi yanarsın… Takdir sizin.
Diğer taraftan yapılan reklamların bir profesyonel tarafından yapılması kişisel zevklerimiz ve bizim bilgilerimiz dışında bilimselliği yansıtması gerçekten çok önemlidir. Alt yapısı hazır olmadan o ürün yada hizmeti gerçek anlamda mağazada oluşturmamış iken; örneğin kasiyerin gülmüyorsa sen onu sağlamamışken güler yüzlü hizmet veriyoruz dememizin bir anlamı var mıdır? Bizce aslında temel nokta budur. İşte yazımın başlığında yazdığım biraz reklam yapalım dediğim yer tam da burasıdır. Bu hizmetin sağlanması formülünü anlatarak, gerekirse öğreterek, sonrada takip edecek bir anlayışla kurduk SAT Reklam Ajansı’nı. Örneğin hizmet verdiğimiz firmaların 2015 insert planları, temaları, hangi ayda hangi özel günde ne yapacakları bugünden belli. İş planlanırsa, son dakikaya kalmazsa inanın çok daha ucuz, çok daha etkili oluyor. Sadece bir ajanstan ibaret değil adından da anlaşılacağı gibi. Sizlere satışlarınızı artırmayı sağlayacak teknikleri sizlerle birlikte karar veren bir oluşumu sağladığımızı düşünüyorum. Şirket olarak sizlerin müşterilerinize sizi hangi tekniklerle anlatmak gerektiğini, hangi yönlerinizle satışlarınızı artıracağınızı biliyoruz; ya da sizlere yeni yöntemler önererek farklılıklar sunuyoruz.
Sevgili dostlar reklamları izlediniz.
Reklamlar demişken Retail Türkiye Dergisi’nin Anadolu konferansları bir harika. Dostlar bir araya geliyor, bir şeyler öğreniyorlar, bir günde olsa farklılıklar yaşıyorlar. Emeği geçenlere kocaman teşekkürler.
2015 yılının tüm dostlarıma perakende sektöründe, çalışıp emek veren arkadaşlarıma, korkusuzca yatırım yapıp ülke ekonomisine katkıda bulunan yatırımcılara başta sağlık olmak üzere mutluluk başarı ve güzel günler getirmesini diliyorum.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2014 – 70. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Altan Vural

İmparator

Altan Vural

Yazar:

Bugün perakende de önemli seviyelere gelmiş markalarımız var. Bu markalar kurulurken belki de birçoğu şu anda gelmiş oldukları noktayı hayal bile edemezlerdi.

İşleri için düşündükleri, yaptıkları ve inandıkları bir çok projeyi hayata geçirdikleri için bugün çok önemli yerlere geldiler ve birer imparatorluk kurdular. Ancak bazı dostlarımızın hayalleri azaldı, belki de risk alma katsayıları minimize oldu. Aslında onları beklemedikleri yerlere getiren hayalleri ve almış oldukları risklerdi. Bu riskleri aldıkları için yapmış oldukları işler diğerlerinden farklı idi. Kimi sabahın 3’ünde hale gitti en iyi sebze meyveyi aldı, kimi Çanakkale’den en iyi peyniri getirdi, farkını ortaya koydu işler gelişti ve büyüdü.
Fakat işletmelerin büyümesi yukarıda belirttiğimiz gibi risk katsayısını azalttı. Peyniri artık kendisi değil, başka birisi satın aldı, kasasını başka birine emanet etti, işi büyüdü yetemez hale geldi. İşte buradan sonra yine hayallerinin peşinden koşup faklı düşünceler faklı arayışlara geçmeyenlerin sonu da pek parlak gözükmüyor. Bu işi ben kurdum benden başka bilen yok mantığıyla gidenlerin sonu ne yazık ki hüsran. Şaşaa ve tantana ile gece gündüz çalışmayla imparatorluk kuran beyinler, şimdi bu işten nasıl kurtulurumun hesabını yapmaya başlıyorlar. Çok yazık ve çok acı.
Asıl maharet böyle bir girdaba girmeden işi fark edip hayallerin ötesinde gerçeğe dönüş. Gerçeklerle yüzleşmeden hayata bir es verin, biraz da yalaka ve dalkavuk olmayan çevrenizi dinleyin. İş hayatı süreklilik ister. Yeni projeler, yeni bakış açıları ister. Sizler bir imparatorluk kurmuş olabilirsiniz ama gerçeklerden uzaklaştıkça zora gireceksiniz demektir. Süreklilikten bahsetmişken klasik hepiniz kilolarımızdan şikayetçiyizdir. İyi bir rejim ile biraz da dikkat ederek hatta biraz da yürüyerek bir miktar kilo vermiştik. Şimdi yürümeyi bırakıp hayata eskisi gibi bakınca kiloları tekrar aldık. Nerede kaldı çekmiş olduğumuz onca eziyet? İş hayatında da sürekliliği sağlamayıp yeni bakış açıları eklemezsek sizi hüsran bekliyor demektir.
Bu yazıyı haberlerde yabancı bir kuruluşun ‘’Türkiye’nin 2015 büyüme hızı % 2 olacak‘’ notuna  istinaden yazdım.
Aman dikkat!

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Kasım 2014 – 69. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

POPÜLER