Sosyal Medya Hesaplarımız

Avi Alkaş

Ankara, gayrimenkul pazarında önemli fırsatlar sunuyor

Avi Alkaş
Abone Ol:

Ankara, Türkiye ortalamasının % 20 üzerindeki kişi başına düşen gelir seviyesi ve iş güvencesi olan kamu sektörü çalışanlarından kaynaklanan istikrarlı talep nedeniyle önemli bir gayrimenkul pazarı. Hükümetin mali düzenleyici kurumları ve kamu bankaları genel müdürlüklerini İstanbul’a taşıma kararı, Ankara gayrimenkul piyasasının potansiyelini olumsuz etkileyecek. Ancak, Türkiye’nin AB’ye üyelik görüşmelerinin başladığı 2005 yılından bu yana birçok yabancı danışmanlık şirketi ve yabancı uzmanın Ankara’ya yerleşmesi ya da ziyaret etmesi Ankara ekonomisine ayrıca dinamizm kazandırdı. Ankara perakende piyasası son yıllarda hızlı bir gelişim göstererek yoğunlaşma riski taşıyor. Ancak, uluslararası perakendecinin talebi iyi projeler için oldukça yüksek seyrediyor. Örneğin, Paris Hilton, Decathlon ve Bebe Kentpark’ta yer alacak uluslararası markalardan sadece birkaçı.

Türkiye’nin en yoğun perakende piyasası Ankara

Ankara perakende piyasasının; son iki yılda İstanbul’a göre az, ancak İzmir’e göre daha fazla gelişme gösterdiği ve şu an İstanbul’dan sonra Türkiye’nin en büyük ikinci perakende piyasası olarak toplam perakende piyasasının %17’sini temsil ettiği gözlenmektedir.

Ankara’da 2007 yılında 530.000 m2 olan toplam kiralanabilir alan, 2009 yılı üçüncü çeyreğinde 865.000 m2’ye, toplam alışveriş merkezi sayısı ise 27’ye ulaştı. 2011 sonuna kadar açılması planlanan yedi projeyle birlikte toplam kiralanabilir alanın 1.1 milyon m2’ye ulaşması bekleniyor. 1.000 kişi başına düşen 190 m2’lik perakende alanıyla halen Ankara’nın Türkiye’nin en yoğun perakende piyasası olduğunu belirten raporda, yeni açılacak alışveriş merkezleriyle bu rakam 220 m2’ye ulaşacağı, ancak 2011 yılı sonu itibariyle İstanbul’un bu alanda liderliği ele geçireceği tahmin ediliyor.

Ankara perakende piyasasında, birincil kiralar %45’lik artış ile en yüksek artışı 2006-2007 yılları arasında gerçekleştirdi ve m2 kirası 2007 yılında 73 Euro’ya ulaştı. 2008 yılı itibariyle, piyasa koşullarındaki bozulmaya paralel olarak, kiralarda yapılan indirim sonucu, geçerli birincil kira rakamı 45 Euro oldu ve 2009 yılında da sabit kaldı. 2010 yılından itibaren geçerli kira rakamlarıyla kontrat kiraları arasındaki farkın kapanmaya başlaması bekleniyor.

Ankara’daki A sınıfı ofis arzı hızlı gelişim gösteriyor

Türkiye’nin ülkenin en büyük ikinci ofis pazarına sahip olan Ankara’nın, 290.000 m2’lik A sınıfı ofis arzı (İstanbul’da 2.1 milyon m2) sunmasına rağmen, çoğu konuttan çevrilen, düşük kaliteli ofis alanı ve mal sahiplerinin kullanıcı piyasasının ağırlıklı payını oluşturduğu bir yapı sergilediği vurgulanıyor. Hükümet ve Bakanlıklar, Ankara ofis piyasasının ana kullanıcıları olarak ortaya çıkarken, kamu ihalelerine giren enerji, danışmanlık, bilişim, ilaç, lojistik ve finans firmaları da ana oyuncular olarak piyasada yer alıyor.

Eylül 2009 itibariyle, Ankara’daki toplam A sınıfı ofis arzı 290,000 m2, inşaat halindeki ofis alanı ise 91,000 m2 olarak tahmin ediliyor. Geçmişte merkezi iş alanı bölgeleri Ulus, Kızılay, Bahçelievler, Kavaklıdere ve Gaziosmanpaşa’yı kapsamaktayken, Ankara’daki toplam A sınıfı ofis alanının yaklaşık %46’sını oluşturan ve 135.562 mÇ kiralanabilir alan sunan Çetin Emeç ve Turan Güneş Bulvarları civarıyla Öveçler, Balgat, Söğütözü ve Mustafa Kemal mahalleleri Ankara’nın yeni merkezi iş alanı olarak ortaya çıkıyor. Artan sayıdaki ofis projelerinde, özellikle Antares (15,000 m2 ofis, 83,000 m2 alışveriş merkezi) gibi karma projeler öne çıkıyor. 2009 yılı üçüncü çeyrek itibariyle Ankara ofis piyasasında birincil kira aylık m2 başına 18 $ olarak gerçekleşirken, kiracı talebinin yeni merkezi iş alanlarına özellikle Eskişehir Yolu üzerindeki yeni ofis projelerine kayıyor.

Ankara’da Çetin Emeç ve Turan Güneş Bulvarları civarıyla Öveçler, Balgat, Söğütözü ve Mustafa Kemal bölgesinde gelişen yeni merkezi iş alanı artan sayıda modern ofis projesine ev sahipliği yapıyor. İnşaat, enerji ve ilaç firmalarından kaynaklanan ilginin, özellikle Eskişehir Yolu’ndaki projeler için yoğun olduğunu görmekteyiz. Orta dönemde, A sınıfı ofis projelerinin artmasıyla, yatırımcı iştahının artmasını bekliyoruz. Tabi ki ofis piyasasının geleceği, yabancı yatırımcı potansiyelini etkilemesi bakımından, Türkiye’nin AB ile ilişkilerine de bağlı.

Ankara önemli bir lojistik piyasası

Ankara lojistik piyasası, parçalı yapısı ve küçük bağımsız lojistik alanların yoğunlukta olduğu bir yapı sergiliyor. Endüstriyel gelişme daha çok organize sanayi bölgeleri içinde ve anayollar üzerinde gelişim gösteriyor. Lojistik piyasasında gerçekleşen kiralama işlemlerinin çok kısıtlı olması sebebiyle, birincil kira trendi verebilmek çok mümkün olmasa da, piyasanın en canlı dönemini yaşadığı 2007 yılı ve 2008 yılının ilk yarısında aylık 5 $ olan m2 başına kira rakamı, yaklaşık %20 düşerek 3 $ – 4 $ civarında seyretmektedir.

Konut talebi oldukça güçlü

Yüzde 1.5 seviyesindeki yıllık nüfus artış hızının Türkiye ortalamasından yüksek olması ve hane halkının yıllık büyüme hızının ise %2.5-%2.9 civarlarında seyretmesi dolayısıyla Ankara konut piyasasındaki güçlü bir talep gözlendiği ve GYODER’e (Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları Derneği) göre 2015 sonuna kadar Ankara’da yaklaşık 430.000 yeni konuta ihtiyaç duyuluyor.

Türkiye ortalamasına kıyasla daha yüksek olan kişi başına düşen gelir rakamları ve kamu sektörünün ağırlığı dolayısıyla sabit gelirli ve iş güvencesi olan nüfusun yoğunlukta olması Ankara konut piyasasındaki potansiyel talebi güçlü kılıyor. Ekonomik kriz nedeniyle şu an sabit olan konut fiyatlarının 2010’dan itibaren kademeli olarak yükselmesi ve mortgage piyasasının tam olarak işlerlik kazanmasıyla birlikte daha da güçlenmesi bekleniyor. Buna karşın hükümetin mali düzenleyici kurumları ve kamu bankaları genel müdürlüklerini Ankara’dan İstanbul’a taşıma planlarının, orta ve uzun dönemde konut piyasasına olumsuz etkide bulunacağı düşünülüyor.

Otel sektörü, İstanbul’a kıyasla daha istikrarlı

Oda sayısına bakıldığında Ankara’da 9,377 oda sayısıyla beş yıldızlı otellerin ağırlıklı olduğu, otel sayısına bakıldığında ise 2-3 yıldızlı otellerin %62.8 oranıyla piyasaya hakim olduğu gözlemleniyor. Ankara’da 3-4 yıldızlı, uluslararası markalar tarafından işletilen otel açığı bulunuyor.

Ankara Gayrimenkul Piyasaları Raporu Sonuçlar:

-Ankara kamu sektörü ve ilişkili sektörlerin hakim olduğu bir ekonomik yapıya sahip olup, önemli bir gayrimenkul piyasasıdır.

Türkiye’nin AB ile ilişkileri Ankara ekonomisi ve gayrimenkul piyasasının geleceği için kritik olup, şehre birçok yabancı firma ve çalışan çekmiştir. Genel olarak, politik gelişmeler şehrin ekonomisi ve gayrimenkul piyasasında etkilidir.

-Hükümetin mali düzenleyici kurumları ve kamu bankaları genel müdürlüklerini İstanbul’a taşıma planları, Ankara gayrimenkul piyasasını etkileyecek en olumsuz faktör olarak ortaya çıkmaktadır.

-Ankara perakende piyasasındaki son bir kaç yıldır gerçekleşen hızlı gelişim sebebiyle piyasa yoğunlaşma riski taşımaktadır. Ancak, istikrarlı ve düzenli geliri olan güçlü bürokrasi ve artan sayıda ziyaretçi ve yabancı çalışanın olması, Ankara’nın perakende gücünü arttırmaktadır.

-Ankara ofis piyasası gelişmekte olan yeni Merkezi İş Alanı’nda büyüyen A sınıfı ofis arzıyla hızlı gelişim göstermektedir. Özelleştirme süreci ve AB adaylık süreci, A sınıfı ofis talebine olan talebi tetiklemektedir.

-Ankara ülkenin batısı ve doğusu arasında mal sevkiyatının en önemli aracı lokasyonu olması sebebiyle lojistik üs olma potansiyeli güçlüdür.

-Ankara otel piyasası da, diğer piyasalarda olduğu gibi politik gelişmelerin etkisi altındadır. Şehrin beş yıldızlı otel segmentinde yoğunluk yaşanmasına rağmen, 3-4 yıldızlı, uluslararası markalar tarafından işletilen otel açığı bulunmaktadır.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2009 – 10. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Avi Alkaş

Jones Lang Lasalle üçüncü yılını kutladı

Avi Alkaş

Yazar:

Yatırımcılara, mülk sahiplerine ve kiracılara geniş bir yelpazede gayrimenkul hizmetleri sunan Jones Lang LaSallle, Türkiye’deki üçüncü yılını İstanbul Hilton Otel’de gerçekleştirilen görkemli bir davet ile kutladı.

Ben ve Jones Lang LaSalle Türkiye Yönetici Direktörü Alan Robertson ev sahipliğindeki davete, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın yanı sıra aralarında Cem-Ümit Boyner, Cem Hakko, Mehmet Başer, Mustafa Taviloğlu, Abdullah Kiğili, Kamil Özçoban’nın da bulunduğu perakende ve gayrimenkul dünyasından bine yakın davetli katıldı.

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Jones Lang LaSalle Türkiye Yönetici Direktörü Alan Robertson “Jones Lang LaSalle olarak ilk kez Ocak 2007 tarihinde beş kişilik bir ekip ile Türkiye’de hizmet sunmaya başladık. Ardından 2008 yazında Avi Alkaş tarafından kurulan, Alkaş Danışmanlık ile stratejik bir ortaklığa imza attık. Birlikte geçirdiğimiz iki yıllık süreçte Jones Lang LaSalle’in İstanbul merkez ofisinde 55 ve alışveriş merkezlerindeki 70 olmak üzere toplam 125 kişilik uzman ekibimizle alışveriş merkezi konsept geliştirme, kiralama, yönetim, cadde mağazacılığı, ofis, lojistik ve otel sektörlerinde çok büyük proje ve başarılara imza attık” şeklinde görüşlerini dile getirdi.

Perakende ve gayrimenkul sektörüne katkılarımdan dolayı Mayıs ayında Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konseyi (ICSC) tarafından verilen “Dünya Üstün Hizmet Ödülü”, gecede sembolik olarak Jones Lang LaSalle Türkiye Perakende Direktörü Nilgün Dil-Erman tarafından sunuldu. Ayrıca Alışveriş Merkezleri Yöneticileri Dostluk Grubu adına Profilo Alışveriş Merkezi Genel Müdürü Nuri Aka tarafından bir de tebrik ödülü takdim edildi.

Ödül töreninin ardından yaptığım konuşmada şunları söyledim:

“Son 20 yıldır her sene sadece üç veya dört kişiye verilen, manevi değeri ölçülemez ve çok özel takdir ifadesi olan ‘ICSC Yönetimi Dünya Üstün Hizmet Ödülü’nü kazanan ilk ve tek Türk olmaktan şahsım, şirketim ve ülkem adına gurur duyuyorum. Bu yıl söz konusu ödüle Amerika’dan üç kişi ve ABD dışından da ben layık görüldüm. Ödül konuşmamda da belirttiğim gibi, gelişen ülkem ve güçlenen sektörümüz adına aldığım bu ödüle giden yolda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, aileme, bize hizmet imkanı vermiş tüm değerli müşteri ve perakendecilerimize tekrar teşekkür ediyorum.”

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Temmuz 2010 – 17. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Avi Alkaş

“ICSC Yönetimi Dünya Üstün Hizmet Ödülü” onurunu ve coşkusunu sizlerle paylaşmak isterim

Avi Alkaş

Yazar:

ICSC’nin (Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konseyi) ABD’de Las Vegas’ta 30.000 kişiyi aşkın bir katılımla gerçekleşen bu yılki RECon konferansında layık görüldüğüm çok özel ve çok anlamlı “ICSC Yönetimi Dünya Üstün Hizmet Ödülü” onurunu ve coşkusunu sizlerle paylaşmak isterim. Son 20 yıldır her yıl sadece 3 veya 4 kişiye verilen, manevi değeri ölçülemez ve çok özel takdir ifadesi olan sektörümüzün dünya çapındaki en önemli ödülüne bu yıl layık görülen dört kişiden tek ABD dışından gelen ve ilk Türk olmak, farklı bir duygu yaşatıyor.

Ödülü aldıktan sonra yaptığım (ekli) konuşmamda da belirttiğim gibi, gelişen ülkem ve güçlenen sektörümüz adına da aldığım bu büyük ödüle giden yolda, her birinizin değerli katkılarına ayrı ayrı teşekkürlerimi sunmayı da keyifli bir görev addediyorum.

Bugüne kadarki tüm gönüllü hizmetlerimizde ve eriştiğimiz başarılarda olduğu gibi, daha nice çalışma arkadaşımızın ve sektör mensubunun bu yönde edinebileceği takdir ve ödüllerin yolunu açmada etkin olmasını dilediğim bu ödülün ardından sizlerle dolu dolu yaşanmış onca anının ve çalışma saatinin rolü yadsınamaz.

Daha nice böylesi vesilelerde hep birlikte olmayı dilerim.

Saygı ve sevgilerimle,

“ICSC Yönetimi Dünya Üstün Hizmet Ödülü” Teşekkür Konuşması

Tanrım! Ne kadar gururlu ve mutluyum!

18 yıl önce Las Vegas’tan ilk ICSC toplantısından döndüğümde eşim Gina’ya bir gün bu ödülü ne denli çok kazanmak istediğimi söylediğimi bugün gibi hatırlıyorum.

Ve işte şu an huzurunuzda, üstelikte benim için “Hayatımın en iyi yılı” olarak başlamış bu yılda, ICSC yönetim üyelerinin yaşam boyu unutulamayacak bu takdirine layık görülmüş olmaktan öylesine onur duymaktayım. Avrupa’nın Kültür başkenti güzel İstanbul’dan gelen ve “ICSC etkinliklerine katılmak için üç kıtayı arşınlayan adam” sıfatı da konmuş bir profesyonel olarak, kolaylıkla bu yöndeki tüm katılım ve temaslarımın her saniyesinde çok büyük bir keyif aldığımı, bunların kariyerimi zenginleştirirken yolumu açtığını söyleyebilirim. Dünyadaki en genç CSM ve CMD lerden biri olan küçük oğlum Alp Alkaş’ın da “Yeni Nesil” olarak ayni yoldan geldiğini görmekten de çok mutluyum.

ICSC’nin büyük ve değerli amacına hizmet sürecimde, etkin olabilmem için beni aydınlatan ve destekleyen bir cok can dostumdan sadece bir kaçını burada ifade etmeme izninizi rica ederim.

Sevgili eşim Gina’nın (bir çok evlilik yıl dönümümüz Las Vegas konferans tarihlerine denk geldiğinde beni yine de bu toplantılara yollayışında da olduğu gibi) sabrı ve kollaması ile kafam rahat kalbim sevgi dolu olabildi. Oğullarım burada bulunan Alp ve buraya gelemeyen Emir ile birçok paylaşımı yaşadım. 17 yıl boyunca bana katlanan çalışma arkadaşım sevgili Nilgün’un tanıdığı zaman sayesinde onca jüri, yönetim kurulu ve okul seyahatlerini yapabildim.

İlk AMPD başkanım, eski patronum ve ebedi can dostum Mehmet Bayraktar’dan birçok sey öğrenirken her ICSC girişimimde beni destekledi. Alkas’taki ve son iki yıldır katıldığım büyük Jones Lang LaSalle ailesindeki değerli çalışma arkadaşlarım sayesinde ICSC için hizmetler üretebildim. Gönül dostlarım, ebedi arkadaşlarım, AMPD, ICSC European Board, jüri üyeleri ve ICSC Londra ve New York ofislerindeki yoldaşlarım, beni hep motive ettiler.

Gelişen ülkem Türkiye, genç ve yasam dolu nüfusuyla bize endüstri genelinde ödüller kazanan geliştirme imkanları verdi. En son olarak ancak en az önemli olmaksızın, (burada da olan) sevgili müşterilerimiz, bize duyduklar güvenle, Dünya klasındaki projelerinde hizmet imkan vererek inşa ettiğimiz deneyimi her asama ve ortamda paylaşmamızı olası kıldılar.

Hepinize öyle çok şey borçluyum ki, her birinize ayrı ayrı şükran duyuyorum.

Bir kez daha şahsınızda sevgili Peter (Sharpe) ve Mike (Kercheval), bu büyük onur için tüm ICSC yönetim kurulu üyelerine ve global ICSC camiasına en derin şükranlarımı lütfen kabul edin.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Haziran 2010 – 16. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Avi Alkaş

Türk gayrimenkul sektörüne Singapurlular ilgi gösteriyor

Avi Alkaş

Yazar:

Gayrimenkul alım satımı için ilgi doğdu, değerlenme talepleri arttı.

Bunun yanı sıra birtakım yabancı fonların yöneticilerinin ziyaretleri başladı. Büyük bir fon yöneticisi sohbete geldi. O da bizim için bir gösterge. Singapur Devlet Yatırım Ajansı’nın temsilcileri geldi. ‘Bize Türk pazarını anlatın’ diyorlar. Uluslararası yatırımcılar tekrar ziyarete gelmeye başladı. Bu ilginin artmasının Türkiye için sevindirici bir gelişme. Her ne kadar kriz öncesindeki döneme göre serbest dolaşan, “serseri para” diyebilecekleri, nereye gideceği belli olmayan fonlar, belli bir kısıtlamaya, sıkıntıya düştüyse de yine de bankaların kredi vermek, yatırım fonlarının da yatırım yapmak zorundalar.

Geçmişte Türkiye’nin daha çok Batı-Doğu ekseninde çalıştığını, Türkiye’nin gelişmiş batı fonlarından yararlanırken, Türkiye’ye yatırım olarak öncelikle Hollandalı’ların geldiğini, bunu Alman sigorta fonlarının takip ettiğini biliyoruz.

Önümüzdeki dönemde bu Batı-Doğu ekseninin Kuzey-Güney şeklinde değişeceği beklentisindeyim. Turizm sahasında görmekte olduğunuz gibi bazı Rus kaynaklı yatırımcılar ve özellikle turizm sahasında görmekte olduğunuz gibi bazı Rus kaynaklı yatırımcılar ve de özellikle son krizde ciddi zararlara uğramış Orta Doğu fonları, biraz da kendine özgü yatırım yapma durumlarından ötürü, bu önümüzdeki dönemde gerek Orta Doğu kaynaklı gerek Körfez kaynaklı birtakım yatırımcılarla, kuzeyden de birtakım yatırım olanaklarının gelişeceğini bekliyorum. Turizm sektörünün organize perakende sahasıyla daha yakın işbirliği içinde olması gerek. Türkiye’nin alışveriş festivallerine ihtiyacı bulunmakta, Türkiye’nin turistik alışverişi cezbetmesi gerekmektedir.

Suriye ile vizenin kalkmasının bizler için müthiş bir gelişme imkanı sağladı. Gaziantep’te hayata geçirdiğimiz Sanko Park projemiz, bugün Suriye’den ziyaretçi akınına uğruyor. Antakya’da bir çalışmamız başlıyor, İskenderun’da bir çalışmamız var.

Ramazan’da çok ciddi Arap turizmi olacak, önümüzdeki dönemi çok iyi değerlendirmek gerek, zira İran turizmini geliştirmek, Rus turizmine iyi davranmak gerekecek.

Jones Lang Laselle Türkiye olarak bu sene 10 projenin açılışını gerçekleştirdik, Erbil’deki Tatilya’nın yanında 40 bin metrekareyi bulan bir alışveriş merkezinin kurgusunu yaptık.

Bu sene Erbil’i açacağız. Kuzey Irak’ta ilk uluslararası yurt dışı projemize girmiş oluyoruz. Suriye projemiz 2011 yılında geliyor. Yine geleceğe yönelik Zorlu Center’ı sayabiliyorum. Henüz daha kiralamaya çıkmadık. Konsept geliştirme çalışmalarını sürdürüyoruz. AVM’lerde kendilerini yeniliyor. AVM’lerde hazır giyimin payının yüzde 50-55’lerde olduğunu, ev dekorasyonu ve yaşam tarzı ürünlerin ön plana çıkmaya başladığını belirtmek isterim. Yakın gelecekte sağlık birimlerinin daha fazla alışveriş merkezleri içinde görülecek. Eskiden sadece göz doktoru, kontak lens merkezi bulunurken, birtakım teşhis-tanı laboratuvarlarını, birtakım poliklinikleri, eğitim kurumlarını da alışveriş merkezleri içinde göreceğiz.

Galleria’ya bakın kapalıdır. Fly Inn’de cam görürsünüz. Yeni projelerimizde bunları çalışıyoruz. Fitnes kulüplerini alışveriş merkezlerinin içine almaya başladık. Birtakım laboratuvarların AVM’lerde yer alabilmesinin kurgusunu hazırlıyoruz. Zorlu içinde bir sağlık line olacak. Bu tür karma kullanımlı projelerde o da belli bir çekim sağlıyor. Sportif tesisler işin içine giriyor. Mesela Cevahir’de Nike mağazası veriyoruz, içinde basket sahası, kale olsun, orada insanların uygulamalı olarak alacağı ayakkabıyı kullanabileceği alanlar bulunsun gibi.

AVM’lerin şeffaflaşıyor. Geçmişte içe dönüktük, dışa açılıyoruz. Daha şeffaf alışveriş merkezleri geliyor. Şehir merkezleri yenileniyor, yeni kent merkezleri oluşuyor. Malatya Pazarı’nı İstinye Park çatısı altına alabiliyoruz, Safir’de İstinye Park deneyiminden aldıkları güçle daha farklı bir pazar açılımı yapmaya yöneldik.

Bu pazar açılımında da Kadıköy Çarşısı’ndan esinlenebiliyoruz. Mısır Çarşısı’ndan, Çiçek Pasajı’ndan esinlenebiliyoruz.

Hacı Bekir, Hacı Bozan Oğulları, Güllüoğlu gibi Türkiye’nin tarihi markalarının da alışveriş merkezleri içinde yer almasını sağlamak gerek. Cevahir’de özel bir turistik bölüm oluşturma çalışmasına başladık. AVM’lere gelen ziyaretçiler aynı zamanda misafirimiz mantığına gidiyoruz. Otel mantığında yaklaşmamız lazım.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2010 – 14. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Avi Alkaş

POPÜLER