Sosyal Medya Hesaplarımız

Cengiz Çambel

Yatırım yapmak için en uygun zamandayız

Cengiz Çambel
Abone Ol:

Üretici firma cephesinde de önemli gelişmeler oldu. İtibarı yüksek olmayan firmalara mal verilmedi. Teminat mektupları istendi. Piyasa itibarı yüksek olanlar ise önemli karlar sağladı. Böylece üretici ve tedarikçi firmaların piyasa riskleri de azaldı.

Global krizin Türkiye’de ayak seslerinin duyulmaya başladığı Ekim 2008 tarihinden itibaren adeta üzerine kara bulutlar çöken sektörde, son aylarda oldukça büyük kıpırdanmalar yaşanıyor. Krizi fırsata dönüştürmek isteyen perakendeciler, yatırım üstüne yatırım yapıyor. Son aylarda yoğun bir şekilde perakende noktalarını ve tedarikçi-üretici firmaları geziyorum. Tablo oldukça iç açıcı. Perakendeciler artık organik büyümeyi bile hedefleyebiliyorlar. Bilgisayar ve yazılımdan iyi faydalanıp kar-zarar analizleri yapıyor, verimliliği ölçüp, verimsiz mağazaları kapatabiliyorlar. Krizden önce mağaza kapatan yoktu. Sektörün önemli oyuncusu Happy Center bile verimsiz 2 mağazasının kepenklerini hemen indirmiş.

Dergimizin ilk sayısında bilhassa Anadolu’dan gelen çokça market açılış haberlerini sizlere aktarmıştık. İstanbul dışındaki perakendecilerin de morallerinin yüksek olması bizi umutlandırıyor. Peki krizle birlikte ülkede neler değişti? Bir çok perakendeci, karlılığını arttırdı. Giderlerini aşağıya indirdi. Zarar eden perakendecilerin bile ciro kayıpları yüzde 5-10’u geçmedi. Mopaş, Çağrı, Altunbilek, Halk, Çarmar, Üçler, Polbay, Beşkardeşler, KİM yeni mağazalar açarak büyüme yolunda önemli adımlar attılar. Şarpa, sektöre İzmir’den hızlı bir giriş yapmıştı. Marketim Gebze’de mağaza açarken Kelepir, discount sektörüne hızlı girdi. Dim Down sektörde “ben de varım” dedi. Grup Hatipoğlu, Avrupa yakasına yöneldi. Akkar mağaza sayısını ona çıkardı. Özlem, 12. mağazasını açtı. Rammar ve Happy Center durmak bilmedi.

Alışveriş merkezi pazarı da hızlı bir büyümeye sahne oldu. Ülkenin her yerinde yeni alışveriş merkezleri açıldı. Kira fiyatlarının inmesi ise sektörde görülen önemli bir gelişmeydi.

Üretici firma cephesinde de önemli gelişmeler oldu. İtibarı yüksek olmayan firmalara mal verilmedi. Teminat mektupları istendi. Piyasa itibarı yüksek olanlar ise önemli karlar sağladı. Böylece üretici ve tedarikçi firmaların piyasa riskleri de azaldı.

Bu tablo sektörün ne kadar dinamik olduğunun en açık göstergesi. Krizde perakendecileri yatırıma iten faktörleri şöyle sıralamakta fayda var:

1- Dükkan kiraları en alt seviyeye indi. Önemli ve iyi lokasyonlarda yer bulmak kolaylaştı. Hava paraları kalktı.

2- Boş market yerine eskiden onlarca perakendeci talip olurken şimdi bu sayı bir ikiye kadar düştü. Böylelikle ev sahiplerinin de fahiş kira isteme devri tarihe karıştı.

3- Eleman sirkülasyonu bitti. 3-5 lira fazlasına yer değiştiren market çalışanları, artık yerinden kıpırdamıyor. Sektörün en önemli sorunu çözüldü.

4- Ekipman fiyatları geriledi, vadeler uzadı. Bin metrekarelik bir market, eskiden 700-800 milyon liraya donatılıyordu. Şimdi bu fiyatlar 400-500 milyon liraya kadar geriledi. Vadeler de perakendecilerin istediği tarihe kadar uzadı.

5- Raftaki ürün fiyatları da düştü. Üretici firmalar her listede hem fiyat düşürdüler, hem de iskontoları arttırıp promosyonları çoğalttılar. İtibarlı perakendecilerin de vadelerini uzattılar.

6-Market satın alarak büyümek isteyenlere gün doğdu. Hem fiyatlar düştü ve hem de en verimli mağazalar alınmaya başlandı. Satın almalarda hiçbir perakendeci eskisi gibi tüm marketleri almıyor. Sadece verimli mağazalar pazarlık konusu oluyor.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Mayıs 2009 – 3. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Cengiz Çambel

Üretici firmalara çağrım var!

Cengiz Çambel

Almanya’da yaşayan ve gıda sektöründe faaliyet gösteren Türk perakendecileri ve gıda üreticisi firmaları yakından izliyorum. Bu konuda bana Almanya’da danışmanlık yapan Volkan Aydın ve Oğuz Evler büyük destek veriyorlar. Grupları sayesinde Avrupa pazarında neler olup bittiğini yakından izliyorum. Geçtiğimiz günlerde sevgili Volkan Aydın, WhatsApp’me çok güzel görseller ve mesaj iletmiş. Mesajı ve görselleri görünce bayıldım. Bende bu konuda bir şeyler yazmalıyım diye düşündüm. Volkan Aydın, Avrupa’daki etnik marketler için üretim yapan tüm gıda üreticilerine de bu mesajı göndermiş. Orada da bu çalışmaların yapılması çok değerli olacaktır. Volkan Aydın’ın mesajı şöyle:

Gıda markası olarak ülke turizmine katkısınız olsun. Türk gıda markalarının da Nutella örneğinde olduğu gibi benzeri çalışmalar yapması çok faydalı olacaktır. Özellikle Avrupa’da doğmuş markalarımız öncülük yapabilir. Nutella’nın sınırlı ürün serisi, İtalya’da yer alan simge yapılarını öne çıkarıyor.

Yeni kampanya, Ti Amo Italia veya ‘Seni Seviyorum İtalya’ sloganıyla, ülkenin turizm kurulu (ENIT) ile Nutella’nın sahipleri olan Ferrero arasındaki bir işbirliği kapsamında geliştirildi.

Ayrıca paketlerde yer alan QR kodlar ile ambalajlardaki görsellerin yer aldığı bölgeleri sanal ortamda keşfetmek mümkün.

Çalışma bu kadar basit. Ürünlerin ambalajlarının üzerine Türkiye’nin turizm bölgelerinin görsellerini koymak yeterli olacaktır. Avrupa’ya ihracat yapan firmalar için de bu çalışmalar daha mutluluk verici olacaktır. Belki Turizm Bakanlığı’mızda bu konuda destekler verip elini cebine atabilir. Raflarda Türkiye’nin turistik bölgelerini gösteren ambalajlı ürünleri görmek bizleri ne kadar mutlu edecektir.

Ne dersiniz, sizce de güzel olmaz mı?

Devamını Oku

Cengiz Çambel

Perakende yasası, çözüm olacak mı?

Cengiz Çambel

1978 yılından itibaren ekonomi gazeteciliği, 1989 yılından bugüne kadar da perakende gazeteciliği yapmaya başladım. Rahmetle andığım gazeteci ağabeyim Bülent Yardımcı ile de perakende yayıncılığa Bakkal.Market Dergisi’yle adım attım. O tarihten itibaren de bakkaliye pazarıyla yakından ilgilenmeye başladım. TESK Başkanı Bendevi Palandöken ile de dostluğumuz o yıllara dayanır. Karış karış ülkeyi gezmiş, esnafın sorunlarını konferanslarda masaya yatırmıştık.

1990 yılından itibaren TBMM’de hep Perakende Yasası gündeme geldi. Taraflar konuyu tartışmaya açtı. O yıllarda Milletvekili Aydın Apaydın ve İzmir CHP Vekili Mehmet Ali Susam’da bu yasa tasarısı için önemli katkılarda bulundu. MHP Milletvekili Kenan Tanrıkulu’da Perakende Yasası’nın TBMM’den çıkması için olanca gücüyle çalıştı. Perakende sektörü, 2010 yılından itibaren büyük ivme kazanmaya başlamıştı. Ulusal, uluslararası ve yerel zincirler hızla büyüyordu. AVM açılışları da büyük hız kazanmıştı. Yasa tasarısı çıksa bile çok şey geçmiş olacaktı.

Sonraki yıllarda TBMM’den bir Perakende Yasa’sı onaylandı. Bu yasa için yurtdışı örnekleri de incelenmişti. Hatta AVM’lerde de esnafa yer açılması için maddeler eklenmişti. AVM’lerin bodrum katları haricinde esnaf hiçbir zaman girişi ve üst katlarda dükkan açamadı. Kira ve aidatlerın yüksekliği nedeniyle zaten esnafın dükkan açması da imkansızdı.

Perakende Yasa’mız var ama maalesef günün şartlarına uygun değil. Artık Türkiye’nin tüm il, ilçe ve mahallelerinde market yeri bulmak çok zor. Hatta buna köylerde dahil. Yasalar geriye dönük işlemeyeceğine göre çıkacak yasanın esnafa ilaç olmayacağı bilinen bir gerçek. Peki neye çözüm olacak? Perakende yasası, sektörü düzene mi sokacak? Bu konu tartışılır!

Yazar arkadaşımız, perakende sektörünün duayen isimlerinden Ercüment Tunçalp’de bu konuda yazdığı yazıyla çok önemli konulara değinmiş. Teknik verilerle konuyu masaya yatırmış. Çok ses getirecek bir yazıya daha imza atmış. Arkadaşım İbrahim Bostancıoğlu’da 144. sayı Retail Türkiye Dergisi’nde bu konuyu detaylı bir şekilde inceledi, kaleme aldı. Tarafların görüşlerine başvurdu. Her iki yazıyı da okumanızı ısrarla öneririm.

Alışveriş merkezleri içinde aynı şeyleri söylemek mümkün. 440’ın üzerindeki AVM’nin birçoğu bugün işlevini yitirmiş durumda. Pandeminin de etkisiyle alışveriş merkezleri sıkıntılı günler yaşıyor. Dip dibe AVM’ler görmek mümkün. Çıkacak yasayla AVM’lere de sınırlama getirilmesi çok zor. Zaten bazıları daha şimdiden okul ve hastaneye dönüşmüş durumda. Katlar bomboş. Eskiden AVM sahipleri kraldı. Şimdi kral ise perakendeciler. Perakendeciler, AVM’lerle kira pazarlığı yapıyor. İşlerine gelmezse tazminatlarını ödeyip çıkıyorlar veya kontrat süreçlerinin dolmasını bekliyorlar.

Retail Türkiye’nin internet sitesindeki arama motoruna “perakende yasası” yazınca karşıma onlarca haber çıktı. Birçoğu 2010’lu yıllara kadar dayanıyor. Daha eski yılları da ben yukarıda özetledim. Haberler hep perakende yasasının sorunlara çözüm olamayacağı yönünde. Hazırlanan yasa taslağı içinde aynı şeyleri söylemek mümkün olacak.

Yani kısacası iş işten geçmiş durumda! Çok beğendiğim bir atasözü vardır. Atı alan Üsküdar’ı geçmiş durumda.

Devamını Oku

Cengiz Çambel

İşte perakendecilik budur!

Cengiz Çambel

Linkedin’de gezinirken gözüme Happy Center CEO’su Yavuz Altun’un mesajı dikkatimi çekti. Linkedin’de Yavuz Altun’u izlemenizi tavsiye ederim. Mesajda Santa Farma İlaç firmasında Pazarlama Müdürü olarak çalışan Şazer Gügük’ün Happy Center için yazdıklarını okudum. Okurken de duygulandım. “Helal olsun Happy Center çalışanlarına” dedim. Perakendecilik sadece ürün satmak değil, aynı zaman insana dokunmaktır. Bunun en güzel örneğini mağaza çalışanları vermiş. İfademi fazla uzatmadan Şazer Gügük’ün yazdıklarını okumanızı isterim.

“23 Şubat salı günü babam ani rahatsızlık sonucu Taşdelen merkezde bulunan Happy Center marketi önünde düşerek başından şiddetli darbe almış ve bilinç kaybı yaşamıştır. Hemen fark ederek ellerinden gelen tüm yardımı yapan market çalışanları Birgül Levent, Gamze hanım ve diğer tüm çalışanlara sonsuz minnettarım. Acil servise ısrarla birkaç kez ulaşmış, bu arada biz yakınlarını bulmak için Belediye’nin seri nokta aracından destek almış ve evimize kadar hızlı bilgi iletilmesini sağlamışlardır. Bununla da yetinmeyip beni doğru bilgilendirerek hastaneye hızlı ulaşmamı, hatta babamdan önce ulaşmamı sağladılar ve gün boyu arayarak babamın sağlık durumunu takip ettiler. Happy Center bu tarih itibarı ile benim için sadece alışveriş yapılan bir nokta değil insan hayatına saygı duyan çalışanları ile hayatımda farklı bir yer alacaktır. Dünyayı iyi insanlar ve iyilik kurtaracak! Minnettarım Birgül hanım, Gamze hanım ve diğer tüm tanıştığım Happy Center Taşdelen çalışanları. Babamın sağlık durumu erken müdahale sayesinde şu an çok iyi.”

Ne güzel kelimeler değil mi? Para kazanmanın çok çok ötesinde. Burada çok önemli olan etken market çalışanlarının sektörü sevmeleri ve markaya olan sadakatlarından kaynaklanmaktadır.

Yavuz Altun’da kendi mesajında, Şazer hanıma şunları yazıyor:” Kıymetli müşterimiz Şazer Gügük, babanız için büyük geçmiş olsun dileklerimizle, teveccühünüzden ve paylaşımınızdan dolayı çok teşekkür ediyoruz. Taşdelen şubesi bütün çalışma arkadaşlarımı, Birgül hanım, Gamze hanım ve diğerlerini göstermiş oldukları duyarlılıktan dolayı takdir ve tebrik ediyorum. Babanızın sağlık durumunun iyi olmasından dolayı çok mutlu olduk. Sizlerin de yazdıklarınız ve bu duyguları bize yaşattığınız için hepimiz size minnettarız, yeriniz şirketimizin ve çalışma arkadaşlarımızın gönlünde apayrı bir yerde olacak.”

Sosyal medya sayesinde ne güzel gelişmelere şahit oluyoruz. İnsana dokunan, önce müşteri diyen Happy Center ve Taşdelen mağazası çalışanlarını kutluyorum. CEO Yavuz Altun’da çalışanlarıyla gurur duyuyordur. İnanıyorum ki sadece Taşdelen mağazası çalışanları değil tüm mağazalarda çalışanlarda aynı hassasiyeti göstereceklerdir.

İyiki varlar.

Devamını Oku

Cengiz Çambel

POPÜLER