Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Altınkılıç, peynirde ‘kalite’ demek

Editör
Kemal Kılınç
Abone Ol:

Altınkılıç ailesi 1976 yılında Unkapanı’nda 17 m2 büyüklügünde bir dükkânda peynir toptancısı olarak sektöre girdi.

1991 Yılında özel anlaşmalarla ürettirerek aldıgı koyun peynirlerini İstanbul’un seçkin market ve şarküterilerine dagıttı. Kalite standardını yakalayamama ve buna baglı riskler neticesinde 1991 yılında fiilen üretime başlandı. Mehmet Kılınç tarafından kurulan firmayı şimdi oglu Kemal Kılınç kardeşi Mehmet Ali ve çocukları ve yegenleri ile birlikte yönetiyor.

Ülkemizde süt ve sütlü ürünler üreticilerinin en büyük sorununun nitelikli süt üretiminin yetersizligi olduguna inanan Kılınç’ın firması en kaliteli ürünleri en uygun fiyatlarla tüketiciyle buluşturmak için çalışıyor. ASÜD’ün (Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Dernegi) verilerine göre Dünya da toplam süt üretimi 695 milyon ton. Türkiye 12,2 milyon ton üretimle 15. sırada. Bu üretimin ancak 5-6 milyon tonunu nitelikli, verimli süt olarak degerlendiren Kılınç’a göre, 2014 yılına kadar Avrupa Birligi standartlarında 24 milyon ton üretim kapasitesine ulaşmamız gerekiyor. Yani süt üretimi ile ilgili ciddi yatırımlara ihtiyaç oldugu görülüyor. Devletin halen süt ile ilgili teşviklerinin ve desteklemelerinin hem yetersiz, hem de dogru yönetilmedigini görüyorum. Örnegin; sadece Dogu ve Güneydogu bölgelerimizde istihdam amaçlı kullandırılan süt üretim teşvikleri halen süt mandıracılıgı yapan ancak kaynak yetersizliginden büyümesini gerçekleştiremeyen bölge ve işletmelere kaydırılmalı, ayrıca teşvikler oransal ve miktarsal bazda da arttırılmalıdır.

Perakendeci rekabeti peynir kalitesini bozuyor

Çig süt fiyatları kısa süre dalgalanmalar yaşadıktan sonra 735 krş/litre düzeyinde oturmuş göründügü ülkemizde, toplam peynir tüketiminin yaklaşık %15’i kaliteli, markalı, ambalajlı olarak tüketiliyor. Kılınç, peynir üretiminin geleneksel damak tadımıza uygun olmaktan çıkıp daha fazla fiyat odaklı üretilmeye başlandıgına üzülüyor ve bunun nedenini de artan organize perakendeciligin rekabetçi koşullarından kaynaklandıgına inanıyor. Altınkılıç’ın ürettigi ürünlerin ‘A kalite’ oldugunu söyleyen Kılınç, organize perakendecilerin artan rekabeti yanında sektördeki kayıt dışı faaliyetlerinde, satış noktalarında rekabet etmelerini ve fiyat yapılarını zorladıgını belirtiyor. Kılınç, bu işletmelerin hijyen, üretim koşulları itibariyle son derece yetersiz olduklarını, üretimden satışa arz edilinceye kadar ürünlerin soguk zincir koşullarına uygun muhafaza edilemedigini, kalite belgeleri ve üretim proseslerine uygun olmamalarına ragmen denetim altına alınamamalarını anlayamadıgını söylüyor. Altınkılıç gibi butik tarzı kaliteli peynir üreticilerini zor günlerin bekledigini, buna ragmen kaliteden ödün vermeden zor şartlara ragmen direneceklerini ifade ediyor. Perakendecilerin genelde Ramazan ayına girmeden çok önce peynir alımlarını yaptıkları halde, Ramazan’dan çıktıktan sonra satışlarına göre eksiklerini giderme yolunu seçtiklerine dikkat çeken Kılınç, bu sene Ramazan ayı satışları ile ilgili şunları söyledi:

“2010 yılında küresel krizin etkilerinin yok olmaya başlaması ile işlerimizde toplamda reel olarak %20’lik bir artış bekliyoruz. Bu artışın sinyallerini 2009 yılının sonunda aldıktan sonra, 2010 yılının ilk altı ayında yaşadık. Önümüzdeki dönemde Ramazan ayı ve iki önemli Bayram ve Okul açılışlarının sektörümüze getirecegi hareketlilikten umutluyuz. Her sene Ramazan bir önceki aya göre %50 bir artış getirir ki biz bu artışı Ramazan’ın bitmesi ile daha çok hissederiz. Çünkü ürünlerimizi satan perakendeci dostlarımız eksilen ürünlerinin yerine siparişlr verirler. Bu sene de Ramazan ayının mevsimsel etkiye ragmen ciro kaybına neden olmadan yaşanacagına inanıyorum ve tüm perakendecilerin hazırlıklarının ve beklentilerinin bu yönde oldugunu gözlemliyorum”.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

Sensormatic, yoluna ‘Securitas Technology’ ismiyle devam edecek

Editör

Yazar:

Türkiye’nin lider elektronik güvenlik ve iş zekâsı entegratörü Sensormatic, isim değişikliği kararı aldı. 2011 yılından bu yana, 47 ülkede faaliyetleri bulunan ve müşterilerine güvenliğin tüm alanlarında hizmet sunabilen Securitas Grubu’nun bünyesinde yer alan şirket, bundan böyle yoluna ‘Securitas Technology’ ismiyle devam edecek.

Securitas Grubu’nun en yeni teknolojik çözümleri, 80 yılı aşkın zamana dayanan derin uzmanlığı, küresel çaptaki varlığı ve güvenlik alanındaki geniş çözüm portföyüyle sektörde ayrıştığını belirten Securitas Technology Avrupa Başkanı İsmail Uzelli, “Teknoloji alanında kararlı adımlarla ilerliyoruz. Securitas Grubu, müşterilerine yenilikçi, yüksek kaliteli ve sürdürülebilir güvenlik hizmetleri sunmaya devam etmek için 2010 yılından bu yana 38 şirket satın aldı. Bu yıl yaptığı Stanley Security ve Healthcare satın alması teknoloji alanında uzun yıllardır devam ettirdiğimiz stratejimiz için önemli bir dönüm noktası oldu. Bu satın alma ile elektronik güvenlik ciromuzu ikiye katlayarak dünyanın en büyük ilk 3 elektronik güvenlik entegratörü arasında yerimizi aldık. Bu yeni oluşum tüm dünyada “Securitas Technology” adı ile faaliyet gösterecek. Sensormatic olarak biz de Securitas’ın dünya güvenlik endüstrisini değiştirecek adımlarına eşlik etmek üzere, uzun yıllardır büyük gururla taşıdığımız Sensormatic adını bırakarak, faaliyetlerimize Securitas Technology ismiyle devam etme kararı aldık. Şirket faaliyet alanımız ve Türkiye organizasyonumuz mevcut hali ile hizmet vermeye devam edecek.” diye konuştu.

Güvenliğin her alanında derin tecrübeye sahip

Türkiye’de 12 farklı sektörde ve AVM’den havalimanlarına, tesislerden kurumsal ofislere ve mağazalara kadar hayatın her alanında verimli, güvenli ve sürdürülebilir çözümler sunduklarını belirten Uzelli, sözlerine şöyle devam etti:

“Kurulduğumuz günden bu yana Sensormatic adıyla pek çok başarıya imza attık. 2011 yılında gerçekleşen birleşmeyle bir Securitas Grup şirketi olduk. Grubun teknoloji alanındaki büyüme stratejisinde kilit rol oynadık ve bu alandaki 30 yıla yakın tecrübemiz, 300’e yakın çalışanımız ve geniş çözüm portföyümüzle gruba değer katmaya devam ediyoruz. Grubun elektronik güvenlikteki dönüşüme öncülük ederken birlikte dönüştük, geliştik. Sahip olduğumuz elektronik güvenlik tecrübesini tüm dünyadaki meslektaşlarımızla paylaşarak ve onlardan bilgi transfer ederek birlikte gelişmeye devam ediyoruz.”

Sensormatic, yeni adıyla Securitas Technology, Türkiye’de kurulduğu günden bu yana en yeni teknolojileri sektörle buluşturan şirket oldu. Yarısı mühendis ve teknisyenden oluşan 300 kişilik ekip, elektronik güvenliğin her alanında derin tecrübeye sahip.

İsmail Uzelli, “En büyük müşterilerimiz ile ortalama 20 yıl süreyle çalışıyoruz.  Sürdürülebilir başarımız müşterimizi dinlemekten ve sunduğumuz müşteri deneyimi ile uzun soluklu iş birlikteliği kurmaktan geliyor. Biz kurulduğumuz günden bu yana her zaman müşteri odaklı olduk. Her zaman müşterilerimizin güvendiği, sürdürülebilir çözümler sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Bulunduğu her yerde ve alanda aynı kalitede hizmet verebilen, gerçek anlamda global varlığa sahip tek elektronik güvenlik entegratörüyüz. Hem lokal hem de globaldeki inovasyon yeteneğimiz ile değer önerimizi güçlendiriyoruz. Müşterimizin ihtiyacına bütünsel yaklaşıyoruz. Teknolojilerimizi, sunduğumuz diğer güvenlik hizmetleri ile tek çatı altında sunuyoruz. Bunu dünyada yapabilen tek şirketiz. Global dönüşüm programlarımız ile teknolojik ve organizasyonel yapımızı güçlendiriyor, müşteri deneyimimizi her geçen gün daha da iyileştiriyoruz” dedi ve ekledi:

“Perakende müşterilerimize kurulduğumuz günden bu yana sunduğumuz Sensormatic markalı çözümlerde Türkiye’de tek yetkili olmaya devam ediyoruz.”

Küresel mega trendler dünyayı, güvenlik endüstrisini ve buna bağlı müşteri ihtiyaçlarını önemli ölçüde etkiliyor. Güvenliğin geleceği küresel varlık, bağlantılı teknolojiler ve verilerin akıllı kullanımı üzerine kuruluyor. Müşteriler, hızla gelişen dünyada, hızlı değişen iş yapış şekilleri nedeniyle çalışanları için sağlıklı ve güvenli ortamlara ihtiyaç duyuyor. İşletmeler bu ortamda, sahip olduğu değerleri korurken operasyonlarını da optimize etme ihtiyacı duyuyor.

Müşteri talep ve ihtiyaçlarını önceden gören, entegre teknolojiler ve bu teknolojilerle ürettiği verilerden müşterilerinin aksiyon alabileceği çıktılar, içgörüler üreten Securitas Grubu, global müşterilerinin ihtiyaçlarına 47 ülkedeki varlığıyla tek elden ve aynı standartta hizmet ile çözüm sağlıyor. Grup, daha akıllı ve yenilikçi teknolojilere yönelik her geçen gün artan talebi karşılamak için, teknoloji ve çözüm alanında sürekli gelişen güçlü bir yapıya sahip. Son yıllardaki stratejik satın almalar ve etkin iş dönüşüm programları Securitas ‘ı güvenlik sektöründe sıra dışı bir oyuncu olma hedefine daha da yaklaştırdı.

Devamını Oku

Firmalardan

TCL, yeni televizyonlarını tanıttı

Editör

Yazar:

2021 Global Android TV pazarının 1, LCD TV pazarının ise 2 numaralı* oyuncusu, dünyanın öncü panel üreticisi TCL’nin yenilikçi ürün gamında ödüllü Mini LED ve QLED TV modelleri başı çekiyor. Üstün özelliklerle donatılmış yeni TV serisi, gelişmiş görüntü ve ses deneyimi ile kullanıcılara maksimum deneyim vadediyor. Lansmanda tümü Google TV arayüzüyle gelen TCL X925 Pro, C935, C835, C735, C635, P635 ve P735 TV modelleri ile C-Fresh klima serisi, CES 2022 İnovasyon Ödülü’’nün sahibi Sweeva serisinin yeni 6000M ve 6500M isimli moplu robot süpürge modelleri ve Breeva Pro400 Premium hava temizleyici modeli tanıtıldı. Yeni ürün ailesiyle Türkiye’nin en geniş Google TV ürün gamını TCL ile pazara sunan Bilkom, farklı ihtiyaçlara yönelik geniş bir yelpazede performans odaklı ve premium ürünler ile TV pazarını hareketlendirecek.

Tamamına yakını Bilkom güvencesiyle Türkiye’de üretilen TCL’nin yeni TV ailesi, Google TV arayüzü ile daha fazla bağlanabilirlik ve uyum sağlayacak. Telefon, tablet ve bilgisayarlar, yeni sürüm sayesinde TV ile çok daha uyumlu ve hızlı çalışabilecek. Birden fazla kullanıcı profili oluşturmaya imkân tanıyan yeni Google TV’ler, kişiselleştirmeye daha fazla olanak sunacak.  Çocuk profili ve ebeveyn kontrolü özellikleri ile daha fazla kontrol mümkün olacak.

5 yıl önce başlayan TCL-Bilkom iş birliğinin her geçen gün büyüdüğünü ve yeni bir aşamaya geçtiğinin altını çizen Bilkom Genel Müdürü Fikret Ballıkaya, “2 yıl önce önemli bir adım atmış ve TCL’nin yüksek teknolojisini Türkiye’ye taşıyarak yerli üretimin müjdesini vermiştik. Bugün ise iş birliğimizi bir üst seviyeye taşıyoruz. Tamamına yakını yerli üretim olan yeni TV ailesi ile Türkiye’nin en geniş Google TV ailesini Türk pazarına sunuyoruz. Yeni dönemde TCL’nin global TV pazarı liderliğini Türkiye’ye taşıma hedefiyle yolumuza güçlü bir şekilde devam ediyoruz.” dedi.

TCL Electronics Afrika ve Orta Doğu Genel Müdürü Sunny Yang yaptığı açıklamada; “TCL, Türkiye’de kısa zamanda önemli bir büyüme katetti ve bu büyümeyi etkili bir bölgesel planlama ile gelecek hedeflerimize taşımak istiyoruz. TCL dünyanın dört bir yanında olduğu gibi Türkiye’de de insanların hayatlarında mükemmelliği sürdürmeleri için onlara ilham olma tutkusu ile hedeflerine emin adımlarla ilerlemeye devam edecek.” dedi. TCL Electronics Kıdemli Bölge Müdür’ü Timo Xu ise “Türkiye’deki tüketicilerimize birinci sınıf bir sinema deneyimi sunmak için TCL’in en yeni nesil Mini LED ve QLED C serisi TV’lerini, son teknoloji taze havalı C-Fresh serisi klima ve ekosistem ürünlerini piyasaya sürmekten gurur duyuyoruz.’’ dedi.

TCL Mobil Ülke Müdürü Serhan Tunca, TCL’nin bir ekosistem markası olduğunu vurgulayarak “TCL ekosisteminin en önemli bileşenlerinden biri de mobil kategoride sunduğumuz çözümler. Akıllı telefon, tablet, akıllı çocuk saati, kulaklık ve modemden oluşan zengin ürün portföyümüzü Türkiye pazarında genişletmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde hem yeni ürünlerimizi kullanıcılarımızla buluşturacak hem de yerli üretim konusundaki çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz.” dedi.

Devamını Oku

Firmalardan

Casthene, raflarda

Editör

Yazar:

RS Flow Pharma’nın “Sağlık da akış” sloganıyla ürettiği Casthene, kozmetik mağazaları, eczaneler ve market raflarında yer almaya başladı. Pişik, sivilce, egzama, cilt kuruluğu, yara yanık izi, kaşıntı ve sonrasında oluşan cilt tahrişlerinde, estetik operasyonları ve lazer epilasyon sonrası için kullanılan Casthene cilt bakım ürününün 30 ml ve 100 ml cilt bakım kremleri ile 100 ml cilt bakım losyonları bulunuyor.

Casthene’nin minimum içerik ile maksimum etki yarattığını söyleyen RS Flow Pharma yöneticisi Gülcihan Deniz, “Cildin kaybettiği nemi geri kazandırmaya destek olarak cildin ihtiyacı olan ekstra bakıma yardımcı olur. Cildin erken yaşlanmasının önlenmesinde cilde parlaklık ve ışıltı vererek daha canlı görünmesine yardımcı olur, aynı zamanda ciltteki kalojen üretiminde de önemli bir rol oynayan çinko oksit cildin sıkılaşmasına, esneklik kazanmasına ve daha genç görünmesine de yardımcı olur. Ciltteki nemi koruyarak cilt hücreleri arasında uzun süreli nemli kalmasına yardımcı olur” dedi.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER