Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Gedik Piliç, kanatlı sektörünün ihracat şampiyonu

Editör
Abone Ol:

Gedik Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri Ticaret Sanayi A.Ş., Türkiye’nin dört bir yanından gelen bayileriyle bir araya geldi. 2022 yılında gerçekleştirdiği 137 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi’nde kanatlı sektörünün şampiyonu olan Gedik Piliç’in 4. Bayi Buluşması, Kıbrıs’ta geniş bir katılımla gerçekleştirildi.

Anadolu’nun her bir köşesinden buluşmaya katılan iş ortaklarına teşekkür eden Gedik Piliç Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Müdürü Nihat Özbey, Gedik Piliç’in bugünlere gelmesinde bayi katkısının çok büyük olduğunu söyledi. Gedik Piliç’i başarılara yolculuk yapan kocaman bir aile olarak nitelendiren Özbey, “2020 yılının Mart ayında pandemiyle birlikte başlayan olumsuzluklar sağlığımızın yanı sıra hiç şüphesiz ki sosyo ekonomik anlamda da hepimizin hayatını olumsuz yönde etkiledi. Bu beklenmedik durum hepimizde ister istemez her alanda gelecek kaygısı oluşturdu. Tüm dünyada üretime ara verilmesi, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, artan enerji maliyetleri ve ani gelişen kur hareketi ve Türk lirasındaki yüksek değer kaybı, beraberinde yüksek enflasyonu getirerek satın alma talebinde kırılmalar yaşadık. Geçtiğimiz yıl tam da kurtulduk derken, bu seferde malum Rusya-Ukrayna savaşı başladı. Tabi bu da maalesef yine tedarik zincirini ve tahıl ulaşımını, enerji ulaşımını tetikleyerek birçok ülkede olduğu gibi bizde de ekonomik olumsuzluklara yol açtı. Türk insanı olarak daha önceki küresel ve ulusal kriz atmosferinde yaşadığımız süreçler ve normalleşme için en zor şartlarda dahi ortaya koyduğumuz çabalar, çalışkanlığımız ve hiç bitmeyen azmimizle bundan önce olduğu gibi bugün de bundan sonraki süreçte de hep birlikte bu zorlukların üstesinden gelmeyi başarıyoruz” dedi.

“2023 hedefimiz aylık 3 bin ton satış yapmak”

Gedik Piliç’in geride kalan 2 yıla 2 önemli büyük başarı sığdırmayı başardığına işaret eden Nihat Özbey, “Üst üste ihracatta 2 şampiyonluğu yakaladık. Bir önceki yıl Ege Bölgesinin birincisi, Türkiye’nin ikincisi iken, 2022 yılı sonu itibariyle ihracatta sektör şampiyonu olduk ve ödüllerimiz aldık. Ayrıca bir önceki yıla göre tam 45 basamak yükselerek Türkiye’nin ilk 500 Sanayi devi sıralamasında 168. Sıraya yükseldik 2022 sonuçlarına göre de tahmini olarak ilk 100 firmaya yakın bir yerde yer alacağız gibi gözüküyor. Bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bu tablo gerçekten çok büyük bir alkışı hak ediyor. 2022 yılında bu başarılarla da taçlandırarak hem taze piliç hem de ileri işlenmiş kategorisinde hedeflerimizi gerçekleştirdik ve 2023 yılı hedeflerimizi belirledik. Üretimimizi yüzde 100 tam dikey entegrasyonla, üstün hijyen ve uluslararası kalite standartlarına göre taze piliç eti kategorisinde günlük 400 bin tavuk kesim sayısı ile gerçekleştiriyoruz. İleri işlenmiş, pişmiş pratik ürün kategorisinde ise aylık 2 bin ton satış yapıyoruz. Pandemi ile başlayan bu kategorideki tüketici ve pazar talebi nedeniyle 2023 yılında satışlarımızı 3 bin ton, 2025 yılında ise 7 bin ton seviyelerine taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“2025 yılına kadar 200 bin noktaya ulaşmayı hedefliyoruz”

Gedik Piliç olarak Türkiye’nin 7 bölgesinde pazarlamanın en önemli 4 saç ayağı olan ürün geliştirme, fiyat konumlandırması, reklam tanıtım promosyon ve dağıtım süreçlerinin titizlikle takip edildiği bir organizasyon kurduklarının altını çizen Özbey, şu bilgileri paylaştı:

“Sistemin içinde 52 siz değerli iş ortağımız olan bayilerimiz, 26 kurumsal büyük müşteriler ve 55 tane de ulusal yerel market zincirler var. Uluslararası araştırma şirketi verilerine göre, Türkiye’de tavuk ve tavuk ürünlerinin satıldığı nokta uzayı var. Biz Gedik Piliç olarak ana omurgasını sizlerin oluşturduğu yaklaşık 1000 kişilik satış ekibi, 1200 araçlık dağıtım filosu ile ürünlerimizi global araştırma şirketlerinin verilerine göre Türkiye’de 100 bin noktaya taşıyoruz. Ancak 2023’te hedefimiz 150 bin ve 2025 yılına kadar ise 200 bin noktaya ulaşmayı hedefliyoruz. Çizgi üstü reklam tanırım çalışmalarının başarıya ulaşması için ve sağlıklı bir marka yaşam süreci için Türkiye’de minimum yüzde 50-60 satış noktasına ulaşmak gerekmektedir. Gedik Piliç olarak sektörde rakiplere göre en büyük farkımız; Türkiye’nin en fazla tabaklı, özel gramajlı ve parça tavuk üreten firmasıyız. Üretimimizin yaklaşık yüzde 75’i tabaklı ve özel gramajlı ürünlerden oluşmaktadır.”

“Gedik Piliç olarak gençlere büyük önem veriyoruz”

Marka olarak gençlere büyük önem verdiklerinin altını çizen Gedik Piliç Yönetim Kurulu Üyesi Yağız Gedik de “Gedik Piliç olarak tanıtım çalışmalarımızda Survivor ve Masterchef aktivitelerimizle, özellikle gençleri hedefliyoruz. Çünkü gençler, bu ülkenin yarınları. Yine dünyada ve ülkemizdeki yenilenebilir yeşil enerjinin önemini hem ekonomik hem de sağlık açısından çok önemiyoruz. Bu nedenle 3 fabrikamızın da çatılarını güneş panelleri ile donattık. Sosyal sorumluluk çerçevesinde bölgemizdeki çeşitli etkinliklere sponsorluklar yapmaya devam ediyoruz.”

Gedik Piliç’in Türkiye ekonomisi ve istihdama katkı sağladığına işaret eden Yönetim Kurulu Başkanı Osman Gedik ise şunları kaydetti:

“55 yıl önce başladığımız heyecandan bir parça dahi kaybetmeden, köklerimizi daha derin salarak büyümenin verdiği gururu hep birlikte yaşıyoruz. Babam Halil Gedik’in vizyonu ile kurulmuş Gedik Piliç ikinci nesil ben ve benden sonraki üçüncü kuşakta oğullarım Halil ve Yağız Gedik. Geleceğe hiçbir şüphem yoktur. Sözün özü geçmişimizden aldığımız güç ile yarınlara güvenim tamdır.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Firmalardan

EnPOS’tan sektör girişimcilerine destek

Editör

Yazar:

EnPOS; donanım, satış yazılımı, kampanya, promosyon, e-dönüşüm, ön muhasebe ve bulut ERP çözümlerini kapsayan özel bir “Büyüme ve Geçiş Paketi” açıkladı.

Sektördeki kırılma noktasını ve hazırlanan özel geçiş hamlesini değerlendiren EnPOS Satış, Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Mehmet Teoman, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Sektördeki satın alma ve devir süreçleri neticesinde franchise / bayi sistemlerinden ayrılan veya kendi bağımsız marketini kurma kararı alan perakendecilerimiz çok kritik bir saha tecrübesine sahip. Bu işletmecilerimiz küçük düşünmeye değil; hızlı hareket etmeye, yüksek işlem kapasiteli donanımları kullanmaya, anlık promosyonlar yönetmeye ve çoklu müşteri sirkülasyonunu sıfır hatayla yürütmeye alışkınlar. Kendi markalarıyla pazara güçlü bir dönüş yaparken teknolojik altyapıdan taviz vermemeleri ve ilk adım maliyetlerini en aza indirmeleri için bu özel geçiş hamlesini başlattık. Perakende tecrübesi olan tüm dostlarımızın arkasındayız.”

Devamını Oku

Firmalardan

Citi Türkiye ve Moka United’dan ödeme çözümleri

Editör

Yazar:

Citi Türkiye, Türkiye’deki kurumsal müşterilerinin ödeme, tahsilat ve nakit akışı yönetimini kolaylaştıracak üç yeni ve gelişmiş çözüm sunmak amacıyla Moka United ile bir iş birliğine imza attı. Bu ortaklık, Citi Türkiye müşterilerine Moka United’ın öncü teknolojisine doğrudan erişim imkanı sunarak, hazine operasyonlarını sadeleştirecek ve müşteri deneyimini ileriye taşıyacak.

Kurumsal müşterilerin daha hızlı ve entegre ödeme çözümlerine yönelik artan talepleri doğrultusunda hayata geçirilen bu iş birliği, nakit akışı süreçlerinde karşılaşılan operasyonel zorlukları gidermeyi hedefliyor. Örneğin, perakende sektöründe faaliyet gösteren bir şirket, tek bir POS terminali üzerinden farklı bankalardan ödeme kabul ederek hem operasyonel verimliliği hem de nakit akışını optimize edebilecek.

Bu iş birliği kapsamında sunulan üç entegre çözüm, Citi Türkiye’nin kurumsal müşterilerine tahsilat süreçlerini basitleştirme, nakit yönetimini otomatikleştirme ve ödemeleri hızlandırma konularında kapsamlı bir araç seti sunuyor:

Citi Orta Doğu ve Afrika Ödemeler Başkanı Naman Kapoor, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Modern ticaretin dinamikleri kesintisiz bir akışa sahip olup, 7/24 operasyon gerektiriyor. Müşterilerimizin kendi nihai tüketicilerinin beklentilerini karşılayabilmeleri için hız, verimlilik ve geniş seçenek yelpazesi sunan çözümlere ihtiyaçları bulunuyor. Moka United ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, tahsilatların anlık olarak yönetilmesini sağlayan araçlar sunarak bu temel ihtiyaçları karşılıyor. Bu sayede müşterilerimizi, ‘her zaman açık’ bir ekonomide yalnızca rekabet etmekle kalmayıp, aynı zamanda başarılı bir şekilde büyümeleri için güçlendiriyoruz.”

Moka United CEO’su Gizem Moral ise değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Moka United olarak, uçtan uca finansal teknoloji altyapımızla hem Türkiye’deki hem de yurt dışındaki operasyonlarımızda müşterilerimizin finansal çözüm ortağı olmaya devam ediyoruz. Dünyanın en köklü ve saygın finans kurumlarından biriyle iş birliği yapmak, Moka United’ın teknolojik gücünün ve güvenilirliğinin önemli bir tescilidir. Citi Türkiye ile kurduğumuz bu stratejik iş birliği ile Türkiye’deki kurumsal müşteri ekosisteminin dijitalleşmesini hızlandırıyor, operasyonel süreçleri sadeleştirirken uçtan uca değer yaratan bir ortaklık modeli sunuyoruz. Bu iş birliğinin uzun vadede hem Citi Türkiye müşterilerine hem de Türkiye’deki finansal teknoloji ekosistemine kayda değer katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”

Devamını Oku

Firmalardan

Pet perakendesinin geleceğinde uzmanlık yer alıyor

Editör

Yazar:

Bilimi ve inovasyonu merkeze alan Royal Canin, kedi ve köpeklerin ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılamayı hedeflerken, hayvan sahiplerine de daha bilinçli ve kaliteli bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Türkiye’deki petshop iş birliklerinden online satış kanallarına ve küresel Perfect Store vizyonuna kadar her adımda, hayvanların ve sahiplerinin değişen beklentilerini odağına alan marka, geleceğin perakende modelini bugünden inşa ediyor.

Kedi ve köpek sahipliği Türkiye’de hızla gelişirken, petshoplar da yalnızca ürün satışı yapılan noktalar olmaktan çıkarak danışmanlık, eğitim ve deneyim merkezlerine dönüşüyor. Bilim temelli beslenme yaklaşımını perakende deneyimiyle buluşturan Royal Canin, petshop kanalını sektörün sürdürülebilir büyümesinin temel unsurlarından biri olarak görüyor.

Royal Canin Türkiye Perakende Kanalı Satış ve Pazarlama Direktörü Mahir Balabanlı ile mama sektöründe petshop kanalının geleceğini, değişen tüketici beklentilerini ve sektörün dönüşümünü konuştuk.

Bize Royal Canin’in çalışmalarından ve petshoplara, pet perakende kanalına yaptığı yatırımların arkasındaki stratejiden bahseder misiniz?

Royal Canin olarak misyonumuz, “Hayvanlar İçin Daha İyi Bir Dünya” yaratmak. Bu doğrultuda yalnızca ürün geliştirmiyor, aynı zamanda hayvan sahiplerinin doğru bilgiye ve doğru yönlendirmeye ulaşmasını sağlayacak ekosistemler oluşturuyoruz.

Hayvan sahiplerinin beslenme çözümlerimize kolaylıkla erişebilmesi ve tüm kanallarda bütüncül bir müşteri deneyimi sunabilmek bizim için çok değerli. Bu kapsamda online ve fiziksel varlığımıza ve buradaki satış kanallarımıza yatırımlarımıza devam ediyoruz.  Özellikle petshoplar bu ekosistemin en önemli temas noktalarının başında geliyor. Çünkü hayvan sahipleri çoğu zaman ilk beslenme tavsiyesini, ürün yönlendirmesini ve bakım önerilerini buradan alıyor. Bu nedenle petshopları yalnızca bir satış kanalı olarak değil, aynı zamanda eğitim, danışmanlık ve deneyim merkezi olarak görüyoruz.

Aynı zamanda Royal Canin olarak bugün dünyanın birçok ülkesinde uzman pet perakendesine yapılan yatırımların arttığını görüyoruz. Özellikle Avrupa pazarlarında uzman pet mağazaları, markalar ile tüketiciler arasında güven ilişkisi oluşturan en önemli kanallar arasında yer alıyor. Royal Canin Türkiye olarak biz de pet shoplarımıza sadece ticari yatırım yapmıyoruz, aynı zamanda vizyon ortaklığımızı vurgulayacak farklı gelişim alanları da yaratıyoruz.

Türkiye petshop ve pet retail kanalı açısından nasıl bir gelişim gösteriyor?

Türkiye, pet food sektörü açısından dinamik ve gelişimini sürdüren önemli pazarlardan biri. Hayvan sahiplenme oranlarının artmasıyla birlikte tüketicilerin beklentileri de önemli ölçüde değişiyor.

Geçmişte fiyat odaklı tercihlerin daha belirleyici olduğu bir yapı söz konusuyken, bugün tüketiciler ürün içeriğine, bilimsel yaklaşıma, sağlık faydalarına ve uzman tavsiyelerine çok daha fazla önem veriyor. Bu noktada veteriner hekimlerin rolü hayvan sağlığı açısından kritik bir öneme sahip. Royal Canin olarak doğru beslenme önerisinin veteriner hekimler tarafından verilmesi gerektiğini her fırsatta vurguluyoruz. Ancak biliyoruz ki birçok hayvan sahibi, günlük alışverişlerinde ve ürün seçimlerinde pet shop çalışanlarının yönlendirmelerinden de önemli ölçüde etkileniyor. Bu nedenle pet shopların rolü yalnızca ürün satışıyla sınırlı değil; doğru bilgiye erişim sağlayan, hayvan sahiplerini bilinçlendiren ve onları ihtiyaçlarına en uygun çözümlere yönlendiren güvenilir danışmanlar haline geliyor. Özellikle premium beslenme kategorisinde bu rehberlik çok daha büyük önem taşıyor.

Pet retail kanalına baktığımızda ise hem fiziksel mağazacılıkta hem de omnichannel yapıda hızlı bir dönüşüm yaşandığını görüyoruz. Tüketiciler artık yalnızca ürün çeşitliliği değil; uzmanlık, danışmanlık, alışveriş deneyimi ve güven unsurlarını da ön planda tutuyor. Dolayısıyla sektör, daha profesyonel, daha bilgi odaklı ve katma değer yaratan bir yapıya doğru evrilmeye devam ediyor.

Dünyadaki pet perakende trendleri Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

Uluslararası pazarlarda uzman petshoplarınçok daha güçlü konumlandığını görüyoruz. Avrupa ve Kuzey Amerika’da petshoplar; eğitim etkinlikleri ve kişiselleştirilmiş hizmetlerle tam anlamıyla deneyim merkezlerine dönüşmüş durumda.

Türkiye’de de benzer bir dönüşüm yaşanıyor. Önümüzdeki yıllarda dijital ve fiziksel kanalların daha fazla entegre olduğu, omnichannel yapının güçlendiği bir dönem göreceğiz.

Perfect Store yaklaşımınız nedir, biraz bahseder misiniz?

Perfect Store yaklaşımımız, petshop perakende kanalında tüketicinin mağaza deneyimini en ideal seviyeye taşımayı hedefleyen bütüncül bir perakende mükemmelliği modelidir.

Bu yaklaşımın merkezinde, hayvan sahiplerinin ihtiyaç duydukları ürüne en doğru şekilde, en kolay ve en hızlı biçimde ulaşabilmeleri yer alıyor. Çünkü satın alma kararlarının önemli bir bölümü mağaza içinde, raf önünde veriliyor. Bu nedenle mağaza deneyimini doğru kurgulamak, satış performansını doğrudan etkileyen kritik bir unsur.

Perfect Store modeli; doğru ürün çeşitliliği, kategori bazlı raf yönetimi, güçlü ürün görünürlüğü, etkili mağaza navigasyonu ve eğitimli satış ekipleri gibi temel bileşenlerden oluşuyor. Amaç yalnızca ürünün rafta bulunması değil, doğru şekilde konumlandırılması ve doğru şekilde anlatılması.

Biz Royal Canin olarak bu modeli sadece bir görsel mağaza standardı olarak değil, aynı zamanda bir “retail iş ortaklığı geliştirme sistemi” olarak görüyoruz. Petshopların kendi performanslarını artırmalarına yardımcı olurken, tüketici tarafında da daha tutarlı ve güvenilir bir alışveriş deneyimi oluşturmayı hedefliyoruz.

Kısacası Perfect Store yaklaşımı hem petshopların sürdürülebilir büyümesini destekleyen hem de hayvan sahiplerinin daha doğru seçimler yapmasını sağlayan bir perakende mükemmelliği çerçevesidir diyebiliriz.

Royal Canin’in Perfect Store yaklaşımı petshoplara nasıl katkı sağlıyor?

Perfect Store yaklaşımımızın temelinde tüketicinin ihtiyaç duyduğu ürüne hızlı, kolay ve doğru şekilde ulaşabilmesi bulunuyor. Doğru ürün yelpazesi, etkili raf yönetimi, kategori bazlı yerleşim, mağaza navigasyonu ve görünürlük gibi kriterler satın alma kararlarını doğrudan etkiliyor.

Uluslararası araştırmalar mağaza içi satın alma kararlarının önemli bölümünün raf önünde verildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle mağaza deneyimini optimize etmek hem tüketici memnuniyeti hem de perakendecilerin büyümesi açısından kritik öneme sahip.

Royal Canin, petshop iş ortaklarına hangi alanlarda destek veriyor?

İş ortaklarımızın gelişimini kendi gelişimimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Kategori yönetimi, satış ekiplerinin eğitimi, mağaza içi görünürlük çözümleri, tüketici içgörüleri ve ticari gelişim programlarıyla petshoplarımızın büyümesine katkı sağlıyoruz. Ayrıca düzenlediğimiz PetShop Academy gibi platformlarla sektör profesyonellerini bir araya getirerek bilgi paylaşımını ve ortak gelişimi destekliyoruz.

Önümüzdeki dönemde petshop kanalında hangi değişimleri göreceğiz?

2030’a doğru ilerlerken petshopların rolü daha da genişleyecek.

Geleceğin başarılı petshopları yalnızca ürün satan işletmeler olmayacak; eğitim veren, topluluk oluşturan, dijital çözümleri kullanan ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunan merkezler haline gelecek.

Biz de Royal Canin olarak bu dönüşümün önemli bir parçası olmaya ve iş ortaklarımızla birlikte sektöre değer katmaya devam edeceğiz.

Çünkü inanıyoruz ki sektörün geleceği güçlü üreticiler kadar güçlü perakendecilerle de şekillenecek. Petshoplara yapılan yatırım, aslında sektörün geleceğine yapılan yatırımdır.

Peki biraz da ürünlerinizden bahsedelim. Royal Canin’in Petshop kanalında öne çıkan kategorileri nelerdir? Bu kategorilerde nasıl bir dönüşüm yaşanıyor?

Petshop kanalı son yıllarda oldukça hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Geleneksel olarak kuru mama kategorisinin ağırlıklı olduğu bir yapıdan, daha geniş ve uzmanlaşmış bir kategori yönetimine doğru ilerliyoruz.

Bugün petshop kanalında başlıca kategorileri; kuru mama, yaş mama, ödül mamaları, takviyeler, bakım ve hijyen ürünleri, aksesuarlar ve oyuncaklar oluşturuyor. Özellikle yaş mama ve fonksiyonel beslenme kategorilerinde önemli bir büyüme görüyoruz.Bununla birlikte tüketiciler artık yalnızca ürün satın almak istemiyor; hayvanlarının yaşına, yaşam evresine, ırkına ve özel ihtiyaçlarına uygun, kişiselleştirilmiş beslenme çözümleri arıyor. Bu durum da premium ürünlere ve uzman danışmanlığa olan talebi artırıyor.

Royal Canin Türkiye olarak kategori yönetimi yaklaşımımız hayvan sahibinin bu ihtiyaç ve beklentileri ile birebir uyuşuyor.  Yavru, yetişkin ve yaşlı hayvanların farklı ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizin yanı sıra, belirli ırklara ve özel beslenme gereksinimlerine yönelik ürünlerimizle petshop iş ortaklarımızın müşterilerine daha doğru yönlendirmeler yapmalarını destekliyoruz.

Önümüzdeki dönemde fonksiyonel beslenme ve supplement ürünlerinin petshop kanalındaki büyümenin temel itici güçleri arasında yer alacağını öngörüyoruz.

Son dönemde Royal Canin portföyüne eklenen yeni ürünler ve kategoriler neler oldu?

Hayvanların yaşam evresi, ırkı ve özel ihtiyaçlarına yönelik beslenme çözümleri geliştirmeye devam ediyoruz. Son dönemde özellikle fonksiyonel beslenme kategorilerinde portföyümüzü genişlettik.

Bu kapsamda ilk kez Türkiye’de satışa sunduğumuz tamamlayıcı ödül maması serimiz, köpeklerin farklı yaşam evreleri, ihtiyaçları ve sağlık öncelikleri dikkate alınarak geliştirilmiş fonksiyonel bir ürün grubu olarak ön plana çıkıyor.  Bu seri ile amacımız, ödül kullanımını yalnızca bir ödüllendirme aracı olmaktan çıkararak, günlük beslenme rutinini destekleyen bir yapıya dönüştürmek.

Petshop kanalında yer alan serimiz; bağışıklık ve sindirim desteğinden deri-tüy sağlığına, eklem fonksiyonlarından sağlıklı yaş almaya ve eğitim süreçlerine kadar farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyor. Veteriner kliniklerinde konumlanan özel seri ise kilo kontrolü, üriner sistem sağlığı, bağırsak sağlığı ve alerji yönetimi gibi daha spesifik sağlık ihtiyaçlarına yönelik formüle edilmiş kuru mama serilerimizle uyumlu şekilde geliştirildi. Serinin en önemli özelliklerinden biri de günlük beslenme planına entegre edilebilmesi.

Royal Canin olarak odağımız, her zaman olduğu gibi bilimsel veriler ışığında, her hayvanın kendine özgü ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirmeye devam etmek olacak.

Sektörün geleceğine ilişkin öngörüleriniz neler? Önümüzdeki dönemde petshop kanalını nasıl bir dönüşüm bekliyor?

Evcil hayvan sektörünün önümüzdeki yıllarda büyümesini sürdüreceğine inanıyoruz. Ancak bu büyümenin yalnızca hacimsel değil, aynı zamanda niteliksel bir dönüşümü de beraberinde getireceğini düşünüyoruz.

Hayvan sahipleri artık onların sağlığı, yaşam kalitesi ve mutluluğu için daha bilinçli tercihler yapıyor. Bu değişim, premium beslenme, fonksiyonel ürünler, kişiselleştirilmiş çözümler ve sağlık odaklı kategorilerin önemini artırıyor.

Petshoplar da bu dönüşümün merkezinde yer alacak. Geleceğin başarılı petshopları yalnızca ürün satan noktalar değil; eğitim veren, danışmanlık sunan, dijital çözümleri kullanan ve hayvan sahiplerine bütüncül bir deneyim yaşatan merkezler olacak.

Aynı zamanda dijital ve fiziksel kanalların daha fazla entegre olduğu, veri ve teknoloji destekli bir perakende yapısı göreceğiz. Tüketiciler ürünlere her kanaldan ulaşmak isterken, uzman yönlendirme ve güvenilir bilgiye duyulan ihtiyaç da artmaya devam edecek.  Biz de Royal Canin olarak bilimi merkeze alan yaklaşımımızla, iş ortaklarımızın gelişimini destekleyerek ve hayvan sahiplerinin değişen ihtiyaçlarına uygun çözümler sunarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamayı sürdüreceğiz. Çünkü inanıyoruz ki sektörün geleceği; bilgi, uzmanlık ve güçlü iş birlikleri üzerine inşa edilecek.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER