Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Godiva’nın farklı formattaki yeni çikolataları market raflarında

Editör
pladis Türkiye Başkanı Mete Buyurgan, pladis Ortadoğu-Kuzey Afrika ve Orta Asya Bölgesi Pazarlama Başkan Yardımcısı Başak Karaca
Abone Ol:

Pladis’in de ilk dünya lansmanı olan Godiva’nın yeni market serisi, Türkiye ile birlikte Kuzey Amerika’daki market raflarında yerini aldı. Sırada Çin, Suudi Arabistan ve İngiltere var. Yıldız Holding’in atıştırmalık ürünlerini 2016 yılında tek çatı altında toplayan pladis, ilk dünya lansmanını Godiva için İstanbul’da yaptı. pladis, dünyanın en önemli premium çikolata markalarından biri olan Godiva’nın mağazalarında en çok tercih edilen üç ürününü, marketlere taşıyarak daha geniş kitlelerle buluşturdu. Godiva’nın yeni serisi Türkiye’de 8000’i aşkın perakende noktasında raflara girdi.

Godiva’nın yeni market serisinin lansmanında konuşan pladis Türkiye Başkanı Mete Buyurgan, markanın Yıldız Holding çatısı altında ikinci büyük atılımını gerçekleştirdiğini vurguladı. Buyurgan, şunları söyledi:

“Godiva 10 yılda Yıldız Holding’in vizyonu ile gerçek anlamda global bir marka oldu. Öncelikle Çin, Ortadoğu ve Pasifik bölgesinde yeni pazarlara girdik. Butik sayısını 400’den 750’ye çıkardık. Örneğin, Godiva’yı bünyemize kattığımızda Çin’de hiç butiğimiz yoktu. 2009’da Çin’de 2 butik açtık. Bugün bu sayı 107’e çıktı. Keza Orta Doğu pazarında 9 olan butik sayımızı 43’e ulaştırdık. Japonya hala büyüyor. Buradaki Godiva butik sayımız 112’den 282’ye çıktı. Bu büyüme ile cirosunu da ikiye katlayarak 500 milyon dolardan yaklaşık 1 milyar dolara taşıdık. Şimdi ikinci büyük atılımla Godiva’yı çok daha geniş ve yeni bir tüketici kitlesi ile buluşturmuş olacağız.”

Godiva’nın yeni market serisinin Türkiye ile eş zamanlı olarak Kuzey Amerika’da da satışa sunulduğunu ifade eden Buyurgan, önümüzdeki dönemde bu yeni serinin Suudi Arabistan, Çin ve İngiltere gibi pazarlarda da raflara gireceğini kaydetti.

Dünya atıştırmalık pazarı premium segmentte büyüyor

Dünyadaki atıştırmalık pazarının premium segmentte büyümeye devam ettiğine işaret eden Mete Buyurgan, “Atıştırmalık dediğimiz bisküvi, çikolata, kek, sakız ve şekerlemede toplam pazarın büyüklüğü 300 milyar dolar. Bu pazar içinde en büyük payı yüzde 34 ile çikolata alıyor. Pazarın büyüme dinamiklerine baktığımızda ortalama yüzde 4 gibi bir büyüme hızının olduğunu görüyoruz. Atıştırmalık pazarının coğrafi dağılımına baktığımızda Batı Avrupa’nın yüzde 27 ile en büyük paya sahip olduğunu görüyoruz. Ancak, büyük olmasına rağmen Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da büyüme daha yavaş. Bu bölgelerde büyüyen tek kategori premium kategorisi. Asya Pasifik ve Orta Doğu gibi diğer coğrafyalarda ise, tüm segmentlerde büyüme yüzdeleri çift haneli.  Bu nedenle her pazara özel stratejiler geliştireceğiz. Batı Avrupa ve Kuzey Amerika gibi doymuş pazarlara premium ürünlerimizle giderken, hızlı büyüyen pazarlarda tüm segmentlerle olacağız” şeklinde konuştu.

Godiva’nın yeni market serisinin aynı zamanda pladis’in de ilk global lansmanı olduğunu kaydeden Mete Buyurgan, “pladis olarak ana hedefimiz atıştırmalık alanında en hızlı büyüyen şirket olmaktı. Bu ana hedefe hizmet eden dört önemli alt hedefimiz daha var. Godiva, Ülker ve McVitie’s’i milyar pound cirolu markalar yapmak; İngiltere ve Türkiye’de liderliğimizi güçlendirmek, ana pazarlarımıza yenilerini eklemek ve müşterimizin olduğu her yerde olmak istiyoruz. Godiva’nın yeni market serisi bu hedefe ulaşmada önemli bir adım olacak” dedi.  

Türkiye önemli üretim merkezlerinden olacak

pladis Türkiye’nin Godiva’nın yeni market serisi için önemli üretim merkezlerinden biri olacağına işaret eden Buyurgan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“pladis Türkiye olarak Godiva’nın market için hazırlanan serisinin büyük bölümünün üretimini de üstleniyoruz. Bu bizim için büyük bir sorumluluk. Godiva’nın bu alandaki yeni stratejilerini gerçekleştirmek ve gelecek dönemde sizlere yeni sürprizler yapmak için Silivri’de 100 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirdik. Godiva’nın premium çikolatadaki tecrübesi ile pladis’in üretimdeki kabiliyetinin ve dağıtımdaki gücünün sinerjisi, yeni projelerimizin de habercisi olacak. Şu anda pladis Türkiye olarak gelirlerimizin yaklaşık beşte birini ihracattan karşılıyoruz. Yeni üretim fırsatları ile bu oranı daha da yukarıya çekmeyi hedefliyoruz.”

2021 yılına gelindiğinde Godiva’nın toplam satışlarının yarısının yeni market serisinden geleceğine işaret eden Mete Buyurgan, bu serinin aynı zamanda pladis’in toplam çikolata satışlarının da yüzde 7’sini karşılayacağını ifade etti.

Godiva’nın yeni market serisinin yolculuğunu anlatan pladis Ortadoğu-Kuzey Afrika ve Orta Asya Bölgesi Pazarlama Başkan Yardımcısı Başak Karaca, Godiva’nın en sevilen üç başyapıt ürününü, Godiva kalitesinden ödün vermeden yepyeni bir tüketici kitlesi ile buluşturduklarını söyledi. Market kanalı için seçilen bu üç başyapıtın 2016 yılında 27,5 milyon adet sattığına işaret eden Karaca, “Godiva’nın orijinal Belçika reçetesi ile hazırlanan yeni market serisi ile tüketicilerimize erişilebilir lüksü vaad ediyoruz. Aslında günümüzde lüks kavramı da yaşanılan tecrübeler, keyifli anlar ile ölçülüyor. İnsana en uzun süre keyif veren ise yaşadığı deneyimler” diye konuştu.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Firmalardan

Güvenlik teknolojilerinde yeni dönem başlıyor

Editör

Yazar:

Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümleri entegratörü Securitas Technology, İstanbul Kavacık’taki genel merkezinde gerçekleştirdiği basın buluşmasında, yapay zekâ, bulut çözümleri ve sensör teknolojilerinin güvenlik alanındaki etkilerini ortaya koyan Securitas Technology 2026 Global Teknoloji Trendleri Raporu’nun detaylarını paylaştı. Securitas Technology Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Top, güvenlik teknolojilerinin artık yalnızca riskleri yönetmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kurumlara operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve stratejik değer kazandıran entegre sistemlere dönüştüğü vurguladı.

Yapay zekânın güvenlik operasyonlarında yarattığı dönüşüme dikkat çeken Top, “Bugün kurumların yüzde 70’i güvenlik programlarında yapay zekâdan yararlanıyor. Yapay zekâ sayesinde güvenlik operasyonları reaktif yapıdan çıkarak proaktif bir modele evriliyor. Anomali tespiti, video içi arama ve öngörüsel analizler sayesinde riskler henüz gerçekleşmeden belirlenebiliyor. Bu da kurumlara hem hız hem de stratejik karar alma avantajı sağlıyor” dedi.

Top, özellikle GenAI destekli uygulamaların önümüzdeki dönemde güvenlik süreçlerini daha da akıllı ve otonom hale getireceğini ifade etti.

Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu ise “Güvenlik artık yalnızca bir koruma katmanı değil; iş süreçlerine değer katan stratejik bir unsur haline geldi. Biz de Securitas Technology Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ, bulut ve entegre teknolojilerden maksimum fayda sağlamasını hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; yenilikçi çözümlerle kurumların operasyonel verimliliğini artırmak, çalışan ve ziyaretçi güvenliğini en üst seviyeye taşımak ve iş sürekliliğine katkı sağlamak olacak” diye konuştu.

Yapay zekâ ile daha akıllı güvenlik yönetimi

Yapay zekâ destekli çözümler artık güvenlik sektörünün temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Video analitiği, makine öğrenimi ve veri işleme teknolojileri sayesinde güvenlik sistemleri yalnızca görüntü kaydetmekle kalmıyor; aynı zamanda olayları yorumlayabiliyor, riskleri sınıflandırabiliyor ve olası tehditleri erken aşamada tespit edebiliyor.

Bugün plaka tanıma, yüz tanıma, nesne takibi, alan yoğunluğu ölçümü ve davranış analizi gibi birçok uygulama aktif olarak kullanılıyor. Özellikle anomali tespiti yapan sistemler, olağan dışı hareketleri gerçek zamanlı olarak belirleyerek güvenlik ekiplerinin daha hızlı aksiyon almasına yardımcı oluyor.

Video içi arama teknolojileri ise binlerce saatlik görüntünün manuel olarak incelenmesi ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Belirli bir kişi, araç ya da olay, saniyeler içinde filtrelenebiliyor. Yapay zekâ destekli raporlama sistemleri de olay kayıtlarını analiz ederek önceliklendirilmiş risk haritaları ve aksiyon önerileri sunabiliyor.

Bu dönüşümün en önemli etkilerinden biri ise güvenlik anlayışındaki paradigma değişimi. Yeni nesil sistemler yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmiyor; verileri analiz ederek potansiyel riskleri önceden öngörebiliyor. Örneğin giriş-çıkış hareketlerindeki sıra dışı yoğunlukları tespit edebiliyor, sensörlerden gelen verileri değerlendirerek yangın, gaz kaçağı veya ekipman arızası gibi riskler için erken uyarılar oluşturabiliyor.

Böylece güvenlik ekipleri zamanlarını operasyonel yüklerden çok stratejik karar süreçlerine ayırabiliyor. Kaynak planlaması daha verimli hale gelirken, risklere müdahale süresi de önemli ölçüde kısalıyor.

Securitas Technology’nin araştırmasına göre kurumların büyük çoğunluğu güvenlik operasyonlarında yapay zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde güvenlik yönetiminde veri odaklı ve öngörü temelli sistemlerin standart hale geleceğini gösteriyor.

Devamını Oku

Firmalardan

Difaş’tan çocuklarda ağız sağlığına dikkat çeken yaklaşım

Editör

Yazar:

Ağız sağlığı eğitiminin erken yaşta başlaması büyük önem taşıyor. İlk dişin çıkmasıyla birlikte başlayan bakım süreci, çocuğun ilerleyen yaşlarda sürdüreceği alışkanlıklarının temelini oluşturuyor. Difaş, her yaşa uygun ürün geliştirme yaklaşımını bu bilinçle şekillendiriyor.

Difaş Genel Müdürü Yalçın Kaynak, “Difaş olarak çocukların ağız sağlığını bir halk sağlığı meselesi olarak görüyoruz. Erken yaşta kazanılan alışkanlıkların bireyin tüm yaşamını etkilediğinin bilinciyle hareket ediyor, her yaş grubuna uygun ürünler geliştirirken çocukların gelecekteki sağlık davranışlarına da katkı sağlamayı hedefliyoruz.  Süt dişleri geçici olsa da çocukların beslenme, konuşma ve çene gelişimi açısından kritik bir rol üstleniyor. Bu süreçte ailelerin bilinçli yaklaşımı ve çocuklara rol model olması belirleyici oluyor. Aynı zamanda dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri de ağız sağlığının korunmasında önemli bir yer tutuyor. Ağız bakımını, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biri olarak görüyoruz. Bu nedenle çocukların doğru alışkanlıkları küçük yaşta edinmesini desteklemek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Çünkü sağlıklı gülüşlerin, erken yaşta atılan bilinçli adımlarla mümkün olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu

Kaynak “Difaş olarak 0-3 bebek, 4-7 & 8-14 çocuk ve 15+ yaş çocuk, genç ve yetişkin bireyler için geliştirdiğimiz ürün çeşitleri ile ağız bakımını yaşa uygun hale getiriyoruz. Alanında uzman ekipler tarafından geliştirilen bu ürünler, yumuşak, yuvarlatılmış kıllarıyla çocukların hassas diş etlerini korumaya yardımcı olurken; ergonomik, sapları sayesinde de kolay tutuş sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de çocuklarda ağız sağlığı farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Devamını Oku

Firmalardan

Yapay zekada yeni dönem: Pilottan değere, veriden karara

Editör

Yazar:

Küresel ekonomik dalgalanmaların kalıcı hale geldiği yeni dönemde, rekabet avantajı hızlı ve tutarlı karar alabilme kapasitesiyle şekilleniyor. Türkiye’nin önde gelen yazılım ve bilgi teknolojileri çözüm sağlayıcılarından Obase, yapay zekanın kurumlarda ölçülebilir iş sonuçları üreten stratejik bir yapıya dönüştüğünü vurguluyor.

Obase CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, yapay zeka yatırımları ile gerçek iş sonuçları arasındaki uçurumu kapatmanın mümkün olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor: “Deloitte araştırmasına katılan yapay zeka liderlerinin yalnızca yüzde 20’si somut gelir büyümesi elde ettiğini söylüyor; yüzde 74’ü halen ‘hedefliyoruz’ aşamasında. Büyük AI kurumsal yazılım devlerinin dahi ücretli kullanıcı tabanına penetrasyonu yüzde 3’te kalıyor. Yatırımlar ile sonuçlar arasındaki bu boşluk, yapay zekanın kurumsal karar süreçlerine gerçek anlamda entegre edilememesinden kaynaklanıyor. Obase AIR, mevcut sistemlerle tümleşerek veriyi doğrudan aksiyona dönüştüren ve ölçülebilir sonuç taahhüt eden bir karar zekası platformu olarak bu noktada çözüm sunuyor. Hayata geçirdiğimiz karar zekası projeleri sayesinde şirketlerde ciro artışı, maliyet yönetimi, işgücü verimliliği ve müşteri deneyimi alanlarında dramatik iyileşmeler kaydediyoruz. Nitekim 2025 yılında müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik hayata geçirdiğimiz bir projemizde, operasyonel verimlilikte 80 katın üzerinde bir iyileşme sağladık.”

Karar ve sonuç odaklı yeni iş modelleri öne çıkıyor

Yapay zeka olgunluğunda küresel tablo endişe verici: Şirketlerin yüzde 78’i yapay zeka kullandığını söylerken, yalnızca yüzde 1’i kendini gerçek anlamda olgun kabul ediyor. Bu “pilot tuzağının” temel nedeni, yapay zekanın iş süreçlerine ve karar mekanizmalarına entegre edilememesi. Teknoloji dünyasında önemli bir paradigma değişimi yaşanıyor: Yazılım lisansı satmaktan, ölçülebilir iş sonucunu taahhüt etmeye doğru hızlı bir geçiş var. Artık yatırımlar; lisans bedeli, altyapı maliyeti veya “sistem kuruldu mu?” sorusuyla değil, üretilen somut iş değeriyle ölçülecek bir döneme giriyoruz. Obase AIR’ın temelindeki Result-as-a-Service (RaaS) ve Decision-as-a-Service (DaaS) modelleri bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyor.

Result-as-a-Service (RaaS) modeli, artan satış oranları, optimize edilen operasyonel giderler ve iyileşen müşteri deneyimi gibi ölçülebilir sonuçlara odaklanan bir yaklaşım sunuyor. Yapay zekanın kritik görevler üstlendiği yeni dönemde karar süreçlerinin tutarlılığı iş sürekliliği açısından belirleyici rol oynuyor.  Decision-as-a-Service (DaaS) yaklaşımı, yapay zeka modellerini kurumsal iş kurallarıyla entegre ediyor. Bu sayede fiyat optimizasyonu, stok planlama, kredi değerlendirme ve risk analizi gibi alanlarda kararlar otomatik ve ölçeklenebilir biçimde üretiliyor.

Bülent Dal, bu dönüşümü şöyle değerlendiriyor: “McKinsey, yapay zeka ve analitiğin sektörler genelinde yıllık 9,5 ila 15,4 trilyon dolar katma değer potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor. Bu potansiyeli  gerçekleştirebilmeninyolu karar hızını ve karar kalitesini artırmaktan geçiyor. Obase AIR ile tam olarak bunu yapıyoruz. Müşterilerimizde veriyi aksiyona, kararı rekabet avantajına dönüştüren projeler hayata geçiriyor ve RaaS ve DaaS yaklaşımlarıyla ölçülebilir iş değeri üretiyoruz.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER