Firmalardan
Makarnayı fakirler değil zenginler yiyor
Selva Gıda’nın yaptırdığı araştırma, makarna tüketim alışkanlıklarındaki ezberi bozdu.
Araştırmaya göre, zenginler kişi başı 13 kilogram makarna yerken, düşük gelir grubu sadece 700 gram makarna tüketiyor. Yani makarna fakir değil, zengin yemeği oldu,‘makarna fakir yemeğidir’ algısı yanlış çıktı.
Uğur Yücel’in rol aldığı reklam filmiyle adından söz ettiren Selva’nın üreticisi İttifak Holding iştiraki Selva Gıda Genel Müdürü Mehmet Karakuş, “Türkiye’de makarnayı düşük gelir grubu insanların tükettiğine yönelik bir önyargı vardı. Ama yaptırdığımız araştırmalar gösterdi ki gelir grubu yüksek kesim daha çok makarna tüketiyor. Başta araştırma sonuçlarında bir hata var dedik ve 3 kez tekrarlattık. Sonuç değişmedi. Çünkü üst gelir grubu, bir restorana gittiğinde de makarna yiyor. Ama düşük gelir grubundakiler evde kendi eriştesini kesiyor. Yani düşündüğümüzün aksine Türkiye’de makarnayı zengin kesim ağırlıklı tüketiyor” dedi.
Türk Mutfak Vakfı ile ortak çalışma
Türkiye’de çoğunluğun hala makarnayı ‘ana yemek’ olarak görmediğini ve dolayısıyla misafirinin önüne çıkarmaya çekindiğini belirten Karakuş, “Örneğin merkezimizin olduğu Konya’da misafir geleceği zaman su böreği pişirilir, makarna değil. Ama biz bu algıyı değiştirmek istiyoruz. Bu sadece bizi değil makarna pazarını da büyütür” dedi. Bunun için geçtiğimiz yıl bir çalışma başlattıklarını belirten Karakuş, şöyle devam etti:
“Türk Mutfak Vakfı’yla ortak bir çalışma yaptık. Geleneksel Türk lezzetlerini makarnaya uyarladık. Örneğin tas kebaplı makarna gibi. Bunların tariflerini de yeni tasarladığımız ambalajların üzerine koyduk. Böyle bir çalışma ilk kez yapılıyor. Projenin devamı olarak Uğur Yücel’in oynadığı bir reklam filmi projesini yayına soktuk. Tam bir ay oldu, haliyle çok büyük bir ilgi var. Tüm bu çalışmaların sonunda geçen yıla göre miktar bazında yüzde 25 büyüme hedefliyoruz” dedi.
Selva, Japonya pazarına hakim
2007 yılında 62 milyon TL olan cirolarını, 2008 yılında 79 milyon TL’ye çıkardıklarını anlatan Karakuş, “İhracatımız ise 19 milyon dolardan 25 milyon dolara çıktı” dedi. Halihazırda 60 ülkeye ihracatlarının olduğunu ifade eden Karakuş, ağırlıklı pazarlarının ise son 7 yıldır ihracat yaptıkları Japonya olduğunu belirtti. Japonya’ya ihracat yapabilmek için bıkmadan usanmadan tam 1.5 yıl çalıştıklarını anlatan Mehmet Karakuş, şöyle konuştu:
Hedef İtalya pazarı
“Japonya, gıda anlamında dünyanın en zor pazarlarından bir tanesi. Türkiye’den Japonya’ya gönderilen makarna ihracatının yüzde 48’ini Selva olarak biz yapıyoruz. Japonya ve Uzakdoğu pazarının yanı sıra Afrika ülkelerine de yoğun bir ihracatımız var. Hayalimiz İtalya’ya da kendi markamızla makarna ihraç etmek. En başından beri kendi markamızla ihracat yapıyoruz ve bundan ödün vermiyoruz.”
Türkiye’de üretilen makarnaların ortalama pişme süresinin 8-12 dakika arasında değiştiğini belirten Mehmet Karakuş, “Özellikle çalışan hanımları düşünerek 3 dakikada pişen makarna geliştirdik. Yakında piyasada olacak” dedi. Selva Gıda olarak Ar-Ge’ye çok önem verdiklerini belirten Karakuş, “Kepekli ve sebzeli mantının yanı sıra kepekli erişteyi de ürün portföyümüze ekliyoruz. Bu tür inovatif ürünler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.
Makarna pazarımız 606 bin ton
Türkiye’de makarna pazarı 606 bin ton. Bu bir milyar dolarlık bir pazar anlamına geliyor. Türkiye yılda 175 bin ton ihracat yapıyor. Makarna pazarının hızlı büyümediğini öne süren, bunun nedeni olarak da makarnanın hala ‘ana yemek’ kapsamında olmamasını gösteren Mehmet Karakuş, “Özellikle düşük gelir grubuna sahip kesim, pilavdan ve ekmekten kalan kısmı makarna ile ikame etmeye çalışıyor. Ayrıca yaptığımız araştırmadan çıkan bir başka çarpıcı sonuç ise Türkiye’de makarna tüketen kesimin yüzde 85’inin, makarnayı sade, peynirli, kıymalı, salçalı, ketçaplı olarak sadece 5 çeşit yaparak yiyor olması. Bunun dışında başka bir sos bilmiyorlar. Mevcut İtalyan sosları ise Türk damak lezzetine çok uymuyor. Haliyle de makarna insanlara yavan geliyor. Makarnayı doğru şekilde yemeyi bilmemek de pazarın büyümesi önünde büyük bir engel” ifadesini kullandı.
Hedef ekmekten pay kapmak!
Türkiye’de kişi başına ekmek tüketiminin 110 gram olduğunu anlatan Mehmet Karakuş, şu bilgileri verdi:
“Türkiye’de kişi başı makarna tüketimi 6 kilogram, pirinç 9 kilogram, bulgur ise 12 kilogram. Bizim amacımız pirinç ve bulgurdan değil, ekmekten pay kapmak! Yunanistan’da kişi başı 8 kilogram, İtalya’da 28 kilogram makarna tüketiliyor ve Türkiye üretim kapasitesinin sadece yüzde 55-60’ını kullanabiliyorsa, demek ki bizim de gideceğimiz daha çok yol var.”
Önyargı yıkılacak
Makarna sektöründe, Türk halkının sos sevmediği şeklindeki önyargıyı yıkmak isteyen Selva Gıda, Türk mutfağının sulu yemekleriyle makarnayı birleştirmeyi hedefliyor. Uğur Yücel de reklam filmlerinde Türk halkına şimdiye kadar hiç denemediği kıymalı yoğurtlu, hamsili, ciğer soteli, çoban kavurmalı, menemenli, misket köfteli makarna tarifleri vererek alışkanlıkları kırmaya çalışıyor. Tariflere Selva Gıda’nın internet sitesinde de yer veriliyor.
Firmalardan
Hayhay, Perakende Günleri’nde
Türkiye’nin ödeme sistemleri ve tüketici finansmanı alanındaki oyuncularından Hayhay, 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Perakende Günleri’nde yeni marka kimliği, yeni logosu ve yeni stratejik yaklaşımıyla ilk kez tüketicilerin, perakende sektörünün ve iş ortaklarının karşısına çıkacak.
2021 yılında faaliyetlerine başlayan Hayhay, bugün 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmış durumda. Hayhay’ın tüketici finansmanı şirketi 500 milyon TL sermaye ile faaliyet gösteriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde alışveriş kredilerini Türkiye’de daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve finans dünyasında İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmayı hedefliyor. Hayhay’a göre finansın amacı yalnızca bir satın alma işlemini mümkün kılmak değil; insanların finansal olarak daha sağlıklı ve güçlü kalmalarına yardımcı olmak. Bu nedenle şirket, alışveriş kredilerinden ödeme sistemlerine kadar tüm çözümlerini tüketicilerin, perakendecilerin ve finansal sistemin birlikte kazandığı daha sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla tasarlıyor.
Aklın yolu Hayhay
Hayhay Genel Müdürü Alaattin Sabuncu, yeni marka dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün Akıllı Alışveriş Kredisi çözümümüz; Gürgençler, Karaca, Mudo, Başkentgaz, Nocturne, Yenilio, Kiğılı ve Taksitlio gibi farklı sektörlerden markalar tarafından kullanılıyor. Teknolojiden ev yaşamına, modadan hizmet sektörüne kadar uzanan bu ekosistemi büyütmeye devam ediyoruz.
2026 yılı sonuna kadar 30’un üzerinde markayla çalışmayı, mevcut 1 milyonu aşkın kullanıcımızın tamamını Akıllı Alışveriş Kredisi deneyimiyle buluşturmayı ve 300 bin yeni kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla kullanıcıya veya daha fazla iş ortağına ulaşmak değil. Akıllı Alışveriş Kredisi’ni Türkiye’de planlı alışverişlerin doğal bir parçası haline getirirken, finansal teknolojileri insanların lehine çalıştıran, şeffaf bir sistem kurmak, finansal olarak güçlenen bireyleri ise ana aktör haline getirmek istiyoruz.
Yeni dönemde vizyonumuz, İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmak. Misyonumuz ise bu yaklaşımı Akıllı Alışveriş Kredisi, ödeme sistemleri ve POS çözümlerimizle hem tüketicilerin hem de perakendecilerin günlük hayatına taşımak.”
Firmalardan
“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”
Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.
Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijitalleşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”
Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için operasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.
Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü
Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.
Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.
Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.
Firmalardan
Çamlı Yem Besicilik A.Ş.’den açıklama var
- sayımızda yayımlanan Dosya Konumuzda Markam Danışmanlık yöneticisi Güven Borca, Yaşar Grubu şirketlerinden Çamlı Yem Besicilik’in satıldığı yönünde bir yazıyı gündeme getirmişti. Bu yazı sonrası Çamlı Yem Besicilik A.Ş. Yönetim Kurulu’ndan bir açıklama geldi. Açıklama şöyle:
“Son günlerde, şirketimiz Çamlı Yem Besicilik’in satışına ilişkin olarak çeşitli mecralarda yer alan haber ve söylemler üzerine açıklama gereği duyulmuştur.
Söz konusu haber ve söylemler gerçeği yansıtmamakta olup, kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir.
Çamlı Yem Besicilik, tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörlerinin öncüsü olarak; deniz işletmesi, büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı yem işletmesi ve organik süt işletmesi ile, 40 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdürmektedir. Faaliyetlerimiz, belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda güçlü ve istikrarlı bir şekilde devam etmektedir.
Şirketimizle ilgili doğru ve güncel bilgiler yalnızca resmi iletişim kanallarımız aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
Asılsız iddialara itibar edilmemesini önemle rica eder, kamuoyunun bilgisine sunarız.”
