Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Meram Un ve Pare Küp Şeker, Tüm-Al ile güçlenecek

Editör
Abone Ol:

Albayrak Şirketler Grubu’nun ikinci nesil gençlerinin bir araya gelerek 2008 yılı başında Konya’da kurdukları Tüm-Al, büyüme yolunda önemli adımlar atıyor.

Tüm-Al Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Albayrak, “Biz geleceğin mesleğinin lojistik olduğuna inanıyoruz. Bunun içinde üretim ve pazarlama dallarının birbirinden ayrılması taraftarıyız. Tüm-Al’ın kurulma amacı tamamen pazarlama dalına yönelik. 2009 yılında bir yıllık başarımız bize çok umut verdi ve şirketimizi büyütme kararı aldık. Yeni ortakları da bünyemize dahil ettik ve hem sermaye hem de beyin olarak güçlenerek daha verimli ve başarılı işlere imza atmayı planlıyoruz” dedi.

“Ailemizin markaları olan ‘Meram Un’ ve ‘Küp Şeker Pare’nin bayiliklerini üstlenerek işe başladık. Açıkçası taşın altına biz de elimizi koyduk” diyen Albayrak, iyi bir yerde olmak için kaliteli ve güvenilir bir ürün portföyüne sahip olunması gerektiğinin bilincinde olduklarını belirtti.
 
Sahip olduğukları markaların, bu sektöre girmelerini biraz daha kolaylaştırdığını belirten Albayrak şöyle devam etti;
“Şunun altını çizmem gerekiyor ki, tamamen kurumsal bir yönetim anlayışı ile yola çıktık. Tüm-Al tamamen bireysel kurulmuş bir şirkettir ve Albayrak Grup’tan yönetim olarak ayrıdır. Üretim ve satış kanallarını birbirinden ayırarak Meram Un ve Küp Şeker Pare markalarının pazardaki yerlerini güçlendirmek istiyoruz. Meram Un olarak pazarda güvenilir ve sağlam bir yere sahibiz. Fırın piyasasında bilinir bir markayız. İsim olarak duyulmasa da halkımızın büyük bir bölümü aldıkları ekmek sayesinde Meram Un markasıyla tanışmış oluyorlar ve bizim sattığımız ürünü tadıyorlar. Bilindiği gibi her un işleniş ve buğday kalitesinden dolayı aynı değildir. Meram Un olarak tamamen kuvvetli ve verimli un üretmeye özen gösteren Al-San A.Ş, (Meram Un sahibi firma) fırıncılar için bir kurtarıcı ürün pozisyonundadır. Paçal dediğimiz birçok unun karışımından oluşan hamurlarda, Meram Un diğer unları kurtarıcı pozisyondadır ve verimi arttırmak için birçok hamurkar Meram Un’u tercih etmektedir.
 
Özellikle pasta-böreklik, tip 650 ve tandırlık ürünlerimiz, Meram Un markasını yaratan ürünlerin başında gelmektedir.”
 
”Fark yaratmak istiyoruz”
 
Küp Şeker sektörünün çuval un sektöründen biraz daha farklılık gösterdiğini kaydeden Albayrak, “Bilindiği üzere çuval toz şeker fiyatı devlet tarafından açıklanmaktadır ve rekabet şansı pek yoktur. Küp Şeker Pare markasının Türkiye distribütörlüğünü üstlenen firmamız Al-Paş A.Ş.’nin (Küp Şeker Pare sahibi firma) geçmişte kurduğu bayilik sistemini sürdürmekte ve satışlarına devam etmektedir. Gelecekte açıkta küp şeker satışının yasaklanması söz konusu, biz şimdiden sarma şeker satışına ağırlık vermekteyiz. Portföyümüzde bulunan 1 kg. (399 adet), 700 gr. ve 500 gr’lık ürünler ile tüketim alışkanlıkları konusunda farklılık yaratmak istiyoruz. Açıkçası bunların meyvelerini toplamaya da başladık” dedikten sonra konuşmasını şöyle sürdürdü:
“2008 yılı ortalarında Tüm-Al olarak susam ticaretine de başlamaya karar verdik. Sahip olduğumuz un müşterilerinin büyük bir bölümü susam tüketiyor. Biz de bu taleplerini karşılamak için yurt dışından soyulmuş ve kurutulmuş susam getirtiyoruz. Susam getirmekteki amacımız, müşteriler arasında bir bağ oluşturarak Tüm-Al şirketini tek un değil, bütün ihtiyaçlarına karşılık verebilecek bir şirket olarak görmelerini sağlamak ve bir aile sinerjisi oluşturmaktır. 2009 yılı başında yumurta sektörüne de girmeye karar verdik. Konya ve yakın bölgelerde üretim yapan üreticilerden yumurtalarını toplayarak toptan satış gerçekleştirmekteyiz. Kısa sürede yumurta sektöründe de büyük yol aldık. Bunun en önemli sebebi üreticiler için mal satışını kolaylaştırmamız ve talepleri hemen karşılayabilmemizdir.”
 
Zahirecilerin de tercihi
 
Sektöründe deneyimli ve sevilen satış temsilcilerini bünyelerinde bulundurduklarının da altını çizen Albayrak, “Bu temsilciler günlük ziyaretlerle müşterilerimiz arasındaki bağı sürekli sıcak tutmaya özen gösterirler ve onların ihtiyaçlarını bizlere iletirler. Günlük üretim kapasitesi yüksek olan fırınlara doğrudan satış gerçekleştirmekteyiz. Bunun yanında zahireci dediğimiz un satıcılarına da satışımız vardır. Öyle ki, Konya’da faaliyet gösteren zahirecilerin çok yüksek bölümünde yerimizi almış durumdayız. Müşterilerimizin stoklarına göre günlük sevkiyat yapmaktayız ve böylece Meram Un markasının teminini her zaman kolaylaştırmaktayız” dedi.
 
“Her bölgeye kolaylıkla ulaşıyoruz”
 
Özellikle Marmara bölgesinde ağırlıklı olarak da İstanbul’da gıda toptancıları ile koordineli çalıştıklarını ve bu toptancılara paket un satışı gerçekleştirdiklerini belirten Tüm-Al Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Albayrak, şunları söyledi:
”Gıda toptancıları servis araçları ile paket ve çuvallı ürünlerimizi her bir noktaya ulaştırmaktadırlar ve bu sayede etkili bir şekilde ürünümüzün yayılmasını sağlamaktadırlar. Küp şeker satışını da tıpkı paket un satışı gibi gerçekleştirmekteyiz. Kendi alt bayilerimizi oluşturduk ve bu bayilere bölgesel olarak hangi ürünün daha verimli olacağının araştırması yapıldıktan sonra ürün teminini gerçekleştirmekteyiz. Fiyat hassasiyeti ile hareket ederek bir bölgede birden çok bayilik oluşturuyoruz. Hem bayilerimizi fiyat konusunda çakıştırmamaya özen gösteriyoruz, hem de her bölgeye kolaylıkla ulaşım sağlıyoruz. Yumurta satışını toptan gerçekleştirdiğimiz için kamyon bazında satışlarımızı direkt olarak üreticinin çiftliklerinden yapmaktayız. Bunun yanında kısa vadede soğuk hava deposu tesisi kurma gibi bir projemiz var. Bu depolara da mal çekerek satışımızı kendi depolarımızdan kendi filolarımızla  gerçekleştirebiliriz. Fakat biz taze ve yeni çıkmış ürünü tüketiciyle buluşturmayı düşünmekte olduğumuz için direkt satışa her zaman sıcak bakmaktayız. Ulusal zincir firmalarla belli bir çalışmamız yok. Fakat İstanbul’da birkaç yerel zincir markayla çalışmalarımız var ve insert bedeli karşılığı mağazalarında yer almaktayız.
2008’in ilk yılımızdı ve kendimizi piyasaya tanıtma çalışmaları ile geçti. Bunu başardığımıza inanıyoruz. İçinde bulunduğumuz ekonomik krizin ve piyasaların günden güne kötüye gitmesinden dolayı tamamen müşteri analizine ağırlık verdik. Sağlam ve kaliteden ödün vermeden çalışan bayilerle birlikteliğimizi devam ettirmeye gayret gösterdik.
 
Tüm-Al olarak 2009 yılına çok önem veriyoruz. Girmiş olduğumuz yumurta sektörü ve gıda piyasalarına verdiğimiz önemden dolayı ciromuzu ikiye katlamayı planlıyoruz. Gerekli Ar&Ge ve altyapı çalışmalarımızı bu yıl içinde tamamlamayı planlıyoruz. 2009 yılı içinde yaptığımız bu çalışmalar sonrasında 2010 yılında Türkiye’nin en büyük 2 bin 500 firması listesinde yer almayı hedefliyoruz.”
Pazarın geleceğine de değinen Albayrak, “Gıda piyasası asla bitmeyecek bir piyasa. Biz de bu sektörün rahatlığı içinde geleceğe umutla bakıyoruz. Fakat içinde bulunduğumuz küresel ısınma bizleri çok derinden etkilemekte. Bunun içindir ki, sosyal sorumluluk projelerine imza atmayı planlıyoruz. Üzerinde yaşadığımız ve gelecek nesillere bırakacağımız bu topraklara sahip çıkmamamız gerektiğini düşünmekteyiz.
 
Satışını gerçekleştirdiğimiz un ve şekerler de ihracat yapabilme gibi bir şansımız yok. Üretici firma olma zorunluluğu var.
 
Fakat yumurta da ihracat yapma gibi bir projemiz var ve gerekli bütün çalışmaları tamamladık. Kısa vadede mevcut pazarımızı güçlendirmek gibi hedefimiz var. Uzun vadede de müşterilerimizin her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ürün yelpazemizi genişletme projelerimiz var” dedi.
Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

Subway, Türkiye’deki operasyonlarını genişletecek

Editör

Yazar:

Türkiye ve Çin başta olmak üzere, beş ayrı ülkedeki başarılı faaliyetleri ile dünyanın en büyük beş restoran işletmecisinden biri olan TFI TAB Gıda Yatırımları, portföyüne kattığı yeni markalarla büyümesini sürdürüyor. Şirket, Burger King, Sbarro, Popeyes ve Arby’s’den oluşan dört küresel marka ve kendisine ait Usta Dönerci ve Usta Pideci’den oluşan iki ulusal olmak üzere, toplam altı markanın yanına bir dünya devini daha ekledi.

TFI TAB Gıda Yatırımları Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kurdoğlu: ‘’Subway operasyonuyla büyümemizi daha da hızlandırarak, dünya çapındaki toplam restoran sayımızı bu yılın sonuna kadar 3000’in üzerine çıkaracağız. Subway gibi ünü dünyaya yayılmış bir markanın daha bize güvenerek operasyonlarını devretmesiyle hem kendi markalarımızı yaratabilme hem de dünya markalarını yönetebilme ve geliştirebilme kabiliyetimizi bir kez daha kanıtlamış olduk. Et, ekmek, patates, salata başta olmak üzere birçok ihtiyacımızı tedarik ettiğimiz ekosistem şirketlerimiz, 28 yıllık sektör tecrübemiz, inovatif ürün, hizmet ve çözümlerimizle bünyemizdeki diğer markaları olduğu gibi Subway’i de Türkiye’nin en değerli markalarından biri haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Subway CEO’su John Chidsey ise; “Subway olarak, uluslararası çaptaki varlığımızı güçlendirmeyi amaçlarken, diğer önemli markaların bir bölgedeki büyümesine önderlik ederek, kayda değer deneyim edinmiş operatörlerle ortaklık arayışındayız. Pazarın lider restoran operatörü olarak Türkiye’deki tüketiciler konusunda derin bir anlayış ve tecrübeye sahip olan TFI TAB Gıda Yatırımları, Subway’in Türkiye’deki varlığını hızlandırmaya destek sağlayacak en ideal ortaktır” açıklamasında bulundu.

Devamını Oku

Firmalardan

Token, işletmeler için yenilikçi teknolojiler geliştirmeye devam ediyor

Editör

Yazar:

Token Finansal Teknolojiler’in hikayesi, Arçelik bünyesinde başlayan ödeme kaydedici cihaz çalışmalarına dayanıyor. Bu çalışmalar sonucunda yakalanan hızlı büyüme ve dünyada finansal teknolojiler alanındaki dönüşüm sonucunda şirket, 2018 yılında Arçelik’ten bölünme yoluyla ayrılarak kuruldu. 2020 yılında yapılan hisse satışıyla doğrudan Koç Holding iştiraki haline geldi. Token Finansal Teknolojiler Genel Müdür Yardımcısı Erkin Uzun ile firmaları hakkında bilgi aldıktan sonra sektörü ve gelecek planlarını konuştuk.

Token’i bizlere tanıtır mısınız? Neler yapıyorsunuz? İşletmelere ne gibi katma değerler sağlıyorsunuz? Ülke genelinde ne kadar kullanıcınız var?

Geldiğimiz noktada, yazarkasa POS alanında satışlarımız 800 bine yaklaşmış durumda. Bu alanda liderliğimizi sürdürüyoruz. Buna ek olarak faaliyetlerimizi, finansal teknolojiler alanındaki farklı alanlara doğru genişletmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda, online ödeme çözümleri, elektronik belge, işletmelere sunduğumuz dijitalleşme çözümleri ve kapalı devre ödeme çözümleri alanında girişimlerimiz var. Türkiye’de finansal teknolojiler alanında yakaladığımız başarılarımızı yurt dışına taşımak da stratejik önceliklerimiz arasında… Bununla ilgili olarak, Hollanda, Romanya ve Azerbaycan’da da şirketler kurduk ve iş geliştirme çalışmaları yapıyoruz.

İşletmelere katkılarımızı genel olarak özetlemem gerekirse; geliştirdiğimiz teknolojilerle işletmelerin süreçlerini iyileştirmeyi, dijital dünyaya daha pratik şekilde adapte olmalarına katkı sağlamayı, verimliliklerini arttırmayı ve tüm bunların sonucu olarak da karlı bir şekilde büyümelerine yardımcı olmayı hedefliyoruz.

Gelecek hedefleriniz nelerdir?

Token olarak işletmeler için yenilikçi teknolojiler geliştirmeye devam ediyoruz. Hedefimiz, finansal teknolojiler ekosisteminde, işletmelerin ihtiyaç duyduğu bütünleşik çözümleri, partnerleriyle birlikte sunan bir firma olmaya devam etmek. Türkiye’de özellikle online ödemeler alanındaki önemli çözüm sağlayıcılardan birisi olmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda 2020 yılında bir ödeme ve elektronik para şirketi kurduk, hizmetlerimizi sunmak üzere faaliyet lisansımızı bekliyoruz.

Türkiye’de, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 507 numaralı VUK tebliği “Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetimi Sistemi” doğrultusunda Beko 400 TR’yi geliştirdik ve bu kapsamda onay alan ilk şirketlerden biri olduk. Android tabanlı POS cihazımız Beko 400 TR ile satış, ödeme ve e-fatura işlemlerini tek platformda birleştiriyoruz.

Bunun yanında petrol istasyonlarına yönelik olarak tasarladığımız Beko 1000 TR yeni nesil pompa yazarkasa ürünümüzü de yakın zamanda sektöre sunduk.

En önemli hedeflerimizden birisi de Token’ın güçlü bir global şirket olması… Bu konuda, Türkiye’de edindiğimiz deneyimleri ve teknolojik bilgi birikimimizi, Koç Grubu sinerjilerinden de faydalanarak yurt dışına taşımayı amaçlıyoruz. Romanya ve Azerbaycan’da kurduğumuz şirketlerle bu anlamda önemli adımlar atmış durumdayız. Bu ülkeler ile başlayarak yurt dışı pazarlarda e-ticaret şirketleri için online ödeme ve işletmelere yönelik dijitalleştirme çözümlerimizi yakında müşterilerimize sunmaya başlayacağız.

TokenFlex ile yemek kartı sektörüne giriş yaptınız. Hedefiniz nelerdir? TokenFlex, ne gibi artılar sağlıyor?

Gücümüzü aldığımız Türk ekonomisine güç katmayı ve toplumun gelişimine yardımcı olmayı çok önemli görüyoruz. Bir ödeme ürünü olan yemek kartının, faaliyetlerimizle olan yakın ilişkisinin yanında, bu ilkelerimiz ile de uyumlu bir ürün olduğunu düşünerek bu sektöre girdik. Gerçekten de yemek kartlarının sistemin paydaşları ve ekonomimiz açısından önemli faydaları var. Her şeyden önce, çalışanlar açısından çok önemli ve sevilen bir yan fayda. Sunulan vergi teşvikleri de çalışanların elde ettiği faydayı arttırıyor ve firmaların yemek maliyetlerini düşürüyor. Firmaların çalışanlarına verdiği yemek bedellerinin doğrudan yeme-içme endüstrisine akmasının da hem sektör esnafına büyük fayda sağladığını hem de sektördeki kayıt dışı oranını azalttığını görüyoruz.

Daha önce de değindiğim gibi, Token’ın amaçlarından birisi günlük ticaretteki süreçleri kolaylaştırmak ve iyileştirmek. TokenFlex de bu amaca hizmet eden bir ürün. Kullanıcı açısından çok pratik ve hızlı bir ödeme çözümü. Akıllı telefona indirilen bir uygulama aracılığıyla kullanıldığı için kullanıcıların fiziki kart taşıma gereksinimi bulunmuyor. İşletmeler, ürünü Beko markalı ÖKC POS cihazlarında kullanabildiği gibi, ayrı bir POS cihazına ihtiyaç duymadan, cep telefonlarına TokenFlex POS uygulaması indirerek de hemen kullanmaya başlayabiliyor. Bu da işletmelere ilk yatırım maliyeti açısından esneklik ve avantaj getiriyor. İşletmelere ve kullanıcılara sunduğumuz bu tip faydaları zenginleştirmeyi hedefliyoruz ve bunun için partnerlerimizle birlikte teknolojiler geliştirmeye devam ediyoruz.

Yemek kartı sektörünün büyüklüğü nedir? Bu sektörde kendinizi nerede konumlandıracaksınız?

Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kişinin yemek kartı kullandığını tahmin ediyoruz. Toplam aktif sigortalı sayısının yaklaşık 25 milyon olduğu ülkemizde bu sayı yüzde 15’in altında bir penetrasyona tekabül ediyor. Özellikle de sektöre sağlanan vergi avantajları düşünüldüğünde bu düşük bir oran.

Yemek kartı sektörü uzun yıllar boyunca Türkiye’de yabancı sermayeli şirketlerin ağırlıkta olduğu bir alan oldu. Son dönemde yerli oyuncuların da sektöre ilgi gösterdiğini görüyoruz. Düşük penetrasyonun getirdiği büyüme potansiyeli ve yeni oyuncuların pazarlama faaliyetleri sebebiyle sektörde büyümenin hızlanacağını tahmin ediyoruz.

Yerli sermayeli bir şirket olarak, güçlü platform yayılımımız ve işletmeler ile kullanıcılara sunacağımız yeniliklerle sektördeki potansiyelin ortaya çıkmasına önemli katkı vereceğimize inanıyoruz. Bunun ötesinde, paydaşlarımıza sunacağımız yemek kartı ile bütünleşik hizmetlerimizle sektörün çehresini değiştirecek birçok yeniliğe öncülük etmek, sektörün kurumsallaşmasına ve dijitalleşmesine katkıda bulunmak da hedeflerimiz arasında.

TokenFlex, sadece bir yemek kartı mıdır? Başka nerelerde kullanılabilecek? Bu sektöre ne gibi yenilikler getireceksiniz?

Dünya ve ülkemiz, ekonomik anlamda zorlukların ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçiyor. Böyle bir ortamda, insanlar ve işletmeler açısından esnekliğin öneminin gitgide arttığını düşünüyorum. Esneklik, sadece hizmet verdiğimiz paydaşlarımız için değil, bizim gibi yeni ürünlere yatırım yapan firmalar açısından da çok önemli. Zira, çok dinamik bir sektörde faaliyet gösteriyoruz. Yeni mevzuatlar yayınlanıyor ya da var olanlar değişiyor. İş alanları ve modelleri birbirine yakınsıyor. Rakipler değişiyor. Rekabet kavramı bile yeniden tanımlanıyor. Müşterilerin beklentileri de bu değişim ve dönüşüme göre yeniden şekilleniyor.

Durum böyleyken, bizim TokenFlex ürününde temel amacımız, tüm paydaşlarımıza ihtiyaçları olan esneklik açısından bir katkı sağlayabilmek ve belirsizlikleri yönetmelerini kolaylaştırmak. Bu kapsamda TokenFlex’e sadece bir yemek kartı çözümü olarak değil, müşterilerimizin talep ve ihtiyaçlarına göre şekil vereceğimiz esnek bir teknolojik altyapı olarak bakıyoruz. Bu kapsamda, kullanıcıların ödemeler alanındaki farklı ihtiyaçlarını tek platform üzerinden yönetmesini sağlayacak bütünleşik çözümlerin ve bizimle çalışan işletmelere önemli maliyet ve verimlilik avantajları getirecek yeni ürünlerin üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.

Bu arada, terminolojik bir düzeltme de yapayım; biz tanımlama kolaylığı sebebiyle TokenFlex’e yemek kartı diyoruz. Bununla beraber, TokenFlex’te plastik bir kart bulunmuyor, akıllı telefon üzerinden kullanılıyor. Bu kullanım şeklini, pratik ve hızlı bir ödeme deneyimi sunmasının ötesinde, plastik kart kullanımı gereksinimini azaltması sebebiyle de çok anlamlı görüyoruz.

TokenFlex’i önce nerede test edip uygulamaya geçireceksiniz?

TokenFlex ürününün genel kullanımına 2022 başında başladık. İlk olarak Koç Topluluğu şirketlerinde uygulamayı planladık. Bugün itibariyle yaklaşık 50 şirketimizde aktif olarak kullanılıyor. Üye işyeri yayılımımıza Kasım 2021’de başladık. Haziran sonu itibariyle Türkiye’de 10 binin üzerinde anlaşmalı nokta sayısına ulaştık ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaştık. Sahada edindiğimiz tecrübeler ve grup çalışanlarımızın geri bildirimleriyle ürünümüzü ve süreçlerimizi geliştirmeye ve üye işyeri yayılımımızı arttırmaya devam ediyoruz. Hedefimiz yılın ikinci yarısından itibaren grup dışına açılmak.  Her geçen gün yeni kullanıcılar ve işletmeler TokenFlex ailesine katılıyor. Giderek büyüyoruz ve paydaş ekosistemimizin de bizimle birlikte büyümesi için çalışıyoruz.

Devamını Oku

Firmalardan

Token, ödüle aday gösterildi

Editör

Yazar:

Koç Topluluğu şirketi Token Finansal Teknolojiler, kullanıcı deneyimi tasarımı konusunda dünyanın önde gelen yarışması UX Design Awards’ta 48 ülkeden yapılan 400’den fazla başvuru arasından elemeye katıldığı her iki projesi OderoPOS ve Token Store ile 124 finalistin içinde yer alarak ödüle aday gösterildi. UX Design Awards web sitesinde çevrimiçi bir sergide sunulan finalist projeler, “Halkın Tercihi 2022 Ödülü” için 31 Ağustos 2022 tarihine kadar oylamaya açık olacak.

Bu yıl 50. yılını kutlayan Berlin Uluslararası Tasarım Merkezi tarafından 2015 yılından bu yana başarılı uygulamaları ödüllendiren UX Design Awards’ta ikinci eleme 1 Eylül’de gerçekleştirilecek. Deneyimli uzmanların jüri üyesi olarak yer aldığı ödül programında, başvurular gizlilik içinde kullanıcı odaklılık ve tasarım kalitesi alanında çok aşamalı bir değerlendirme sürecinden geçiyor.

Pazarın ihtiyaçları doğrultusunda, POS terminallerini Android ve bulut hizmetleriyle geliştirerek müşterileri için açık bir platform sağlayıcısı olmayı, yalnızca güvenli bankacılık hizmetleri değil, aynı zamanda Mobil Cihaz Yönetimi (MDM) ve geliştiriciler için API hizmeti de vermeyi hedefleyen Token, ödüle aday olduğu OderoPOS ve Token Store ile işletmelerin tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Token Finansal Teknolojiler Tasarım Direktörü Bilgen Deliormanlı, “Token olarak kullanıcı deneyimi ve tasarımıyla fark yaratan ürünlerle öne çıkarak kullanıcılarımızın ihtiyaçlarına yanıt veriyoruz. Tasarım ekibimizle hem endüstriyel tasarım hem UX/UI alanında fiziksel ve dijital ürünlere imza atıyoruz. Tasarladığımız kullanıcılara değer yaratan ürünlerle, Token tasarım ekibini Türkiye’nin dijital ürün tasarımı konusunda önde gelen tasarım merkezlerinden biri haline getirmek en büyük hedefimiz. Yeni kurulan tasarım ekibimizle, dünyanın en prestijli etkinliklerinden biri olan UX Design Awards’ta 2 ürünümüzle aday gösterilmekten büyük onur ve mutluluk duyduk” dedi.

Küçük işletmelerin işlerini tek noktadan, uygun maliyetle ve kolay bir şekilde yönetmelerine olanak sağlamayı amaçlayan OderoPOS Platformu, farklı türde işletmelerin ihtiyaçlarına göre geliştirilmiş çeşitli bulut tabanlı uygulamalar arasından kendi seçimlerini yapma esnekliği sunuyor. Avrupa ve Türkiye pazarındaki küçük işletmeler için geliştirilen ürün, ilk olarak Token’ın 2021 yılında giriş yaptığı Romanya pazarında OderoPOS adıyla kullanılacak. Platform, satış otomasyonundan envanter yönetimine kadar uzanan ve Odero Android POS serisi ile tamamen entegre olan kapsamlı bir iş araçları setine sahip. Sıradan bir entegre POS çözümü yerine modüler ve esnek bir POS tasarımıyla sunulan cihaz, Quick Sell gibi native uygulamaları sayesinde işletmecilerin, eşit ödeme, parçalı ödeme ve kısmi ödeme gibi karmaşık durumlarda bile sorunsuz şekilde ödeme almalarını sağlıyor.

Satış ve ödemenin yanı sıra stok yönetiminden muhasebeye kadar işletmelerin ihtiyaç duyabileceği birçok uygulamayı tek bir yerde birleştiren OderoPOS Platformu, uygulamaları Odero App Store’dan indirme kolaylığı sağlıyor. Uygulamalara POS cihazı üzerinden abone olunabiliyor veya abonelikten çıkılabiliyor. Üçüncü taraf uygulamalara da izin veren cihaz, kullanıcılara esneklik kazandırıyor.

Devamını Oku

POPÜLER