Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Onur Grup, inşaatçılığı sevdi

Editör
Abone Ol:

İlkar İnaş Yapı, Perakende sektörünün öncüsü ve sözcüsü olan Onur Market güvencesiyle, inşaat sektöründe iddialı projelerinden birini daha gerçekleştiriyor.

“Yaşamak güzeldir” mottosuyla Bağcılar’a değer katmaya hazırlanan Venara Bağcılar projesinin lansman ve temel atma töreni Özen Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Özen’in açılış konuşması ile yapıldı. Törende Özen, 40 yıllık gıda perakendeciliği tecrübesine sahip olan Onur Market güvencesiyle, daha önce pek çok inşaat projesine imza atan grubun, Çorlu’da hayata geçirdiği 248 konutluk Venara Çorlu projesinin inşaat sektöründeki ilk büyük adımı olduğunu belirtti.

Özen, gayrimenkul sektörüne farklı bir bakış açısı getirmeyi hedeflediklerini ifade ederek şunları kaydetti: “Venera markası ile başarımızı gayrimenkul sektörüne de taşıyoruz. Onur Market markasıyla, Marmara Bölgesine yayılmış 155 mağazasıyla perakende sektöründe fark yaratan Özen Grup, Venara markası ile gayrimenkul sektöründe de önemli yatırımlar gerçekleştiriyor. Birinci neslin değerlerini besimsemiş olan ailemizin ikinci kuşağı, Venara markasıyla inşaat sektörüne güçlü bir adım attı. 5.000’den fazla çalışanımızla Marmara bölgesinde en büyük gıda perakende kuruluşlarından birisiyiz. İnşaat sektöründe hayata geçirdiğimiz projelerde bu sorumlulukla yola çıkıyoruz. Ülke ekonomisine katkı sağlamak ve şehircilik anlayışına yeni bir soluk getirmek amacıyla gayrimenkul sektöründeyiz. 248 aile için planladığımız Venara Çorlu projesi, konut sahipleri ve çevrenin ihtiyaçlarını göz önüne alarak inşa ettiğimiz ilk nitelikli bir yaşam projesiydi. Başarımızı İstanbul’a taşıyarak, Bağcılar’ın merkezinde bugün 422 konutluk Venara Bağcılar projemizin temellerini attık.”

İlkar İnaş Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Özen ise Venara markası altında yenilikçi projeler gerçekleştirmeye devam edeceklerini belirterek şunları söyledi: “Venara markası altında konut sahibi olmak isteyenlerin yüzde yüz memnuniyetini esas alıyoruz. Venara Bağcılar projemiz ile de yatırım yapmak yada konut sahibi olmak isteyenlere en uygun koşul ve fiyatları sunuyoruz. Bu yaklaşımımızla da inşaat sektöründe fark yaratıyoruz. Bağcılar’ın merkezinde yer alan Venara Bağcılar, metronun yanında olması bakımından da avantajlı bir proje. Bu projemiz ile birlikte ev sahibi olmak isteyenlere 60 ay vadeli ve sıfır faizli imkânlar sunuyoruz. 9 bin 500 metrekarelik alanda gerçekleştireceğimiz Venara Bağcılar bölgenin yıldızı olacak.”

Yunus Özen, projenin lokasyonu ve nitelikleri hakkında ise şunları aktardı: “Yenimahalle metro durağı, Medipol Hastanesi, Kemer Üniversitesi, Atatürk Havalimanı ve Basın Ekspress Yolu’na yakın merkezi bir lokasyonda yer alan Venara Bağcılar, 2+1 ve 3+1 olmak üzere 422 konuttan oluşuyor. Sağlıklı ve mutlu yaşamın yanı sıra, hayattan keyif almak için tasarlanan Venara Bağcılar bünyesinde yürüyüş alanları, bahçeler, basketbol sahası, fitness salonu, çocuklar için oyun alanları, Türk hamamı ve sauna yer alacak.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

WoMH 2022: gelin, zorlukların üstesinden birlikte gelelim!

Editör

Yazar:

COVID nedeniyle zorunlu bir aradan sonra, Linde Material Handling şimdi bir kez daha Almanya’nın Mannheim şehrinde World of Material Handling (WoMH) etkinliğine ziyaretçilerini davet ediyor. İntralojistik uzmanı, 20 Haziran – 1 Temmuz tarihleri arasında, etkin ve sürdürülebilir intralojistik için önemli ölçüde genişletilmiş çözüm yelpazesini, Avrupa’dan ve dünyanın her yerinden gelecek ziyaretçilere sunacak. “YOLUNUZ BİZİM YOLUMUZ” sloganına uyumlu olarak Linde MH: “Tüm intralojistik çözümleri yelpazesi, tamamen müşterilerinin ihtiyaç ve gereksinimlerine yönelik olup, Linde MH’de, yolculuğa müşterileriyle birlikte çıkıyor.” diye açıklıyor.

Yeni ekipman satın almayı planlayan veya intralojistik süreçlerini yeniden düzenlemek isteyen firmalar, günümüzde çok çeşitli çözüm seçenekleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Ancak lojistik yöneticileri operasyonları kendileri için doğru ekipman, yazılım sistemi ve hizmetleri nasıl bulabilir? WoMH, çok sayıda yeniliği içeren kapsamlı Linde MH ürün yelpazesini tanıma fırsatı sunuyor. 17.000 metrekarelik bir alanı kapsayan geniş bir salon ile birlikte, çeşitli açık alanlarda ekipmanlar kapsamlı bir şekilde incelenip test edilebilecek. Ürün uzmanları, satış danışmanları ve intralojistik planlamacıları sizle yüz yüze görüşmeler için hazır bulunacaktır. Bunlar arasında otomasyon uzmanı Dematic, güvenlik uzmanı A-Safe, forklift ataşman üreticileri Kaup, Bolzoni Auramo, Meyer, Durwen ve e-l-m Kragelund, çatal üreticisi Vetter, akü üreticileri Hoppecke, Intilion ve Fronius, yakıt hücresi üreticisi Plug Power, kapı üreticisi Efaflex, lastik üreticileri Continental ve Trelleborg, koltuk üreticisi Grammar, yaya algılama uzmanı Blaxtair, Bito Depolama Sistemleri, Ravas Mobil Tartım Sistemleri, döşeme grubu P&K’nin yanı sıra Actil Depolama Ekipmanları ve daha niceleri.

Bir şişe üretim tesisi örneği kullanılarak, mal girişi, depo ve sipariş toplama alanından üretim tedariğine ve sevkiyatına kadar eksiksiz intralojistik süreçleri gösterilecektir. “Misafirlerimiz çok sayıda çok farklı ürünü canlı olarak görme ve test sürüşü yapma gibi eşsiz fırsatlara sahip olacaklar. Tüm ekipmanları tek bir yerde sunacağız! Bu, WoMH’yi, ziyaretçilerin geniş ürün ve hizmet yelpazemizin yalnızca sınırlı bir bölümünü deneyimleyebildiği ‘normal’ bir ticaret fuarından temel olarak farklı kılan şeydir,” diyor Linde Material Handling’de Marka Yönetimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Stefan Prokosch. Tamamen ağ bağlantılı yeni nesil akülü ve içten yanmalı motorla çalışan forkliftlere odaklanılacak. Sunulacak diğer ürün ve hizmetler arasında, her ikisi de daha fazla verimlilik ve sürdürülebilirlik sağlayan Linde:connect Filo Yönetim Sistemi ve Linde Warehouse Navigator gibi yazılım çözümleri yer alıyor. Güvenlik ve destek sistemleri, aydınlatma çözümleri, enerji yönetim sistemleri, otomatik ve otonom araçlar ile proje yönetimi ve danışmanlık hizmetleri de sergilenecek. Prokosch, “Son yıllarda Linde MH, kapsamlı bir intralojistik çözümleri sağlayıcısı haline geldi” diyor. “WoMH’de ziyaretçiler bunu ilk elden deneyimleyebilirler.” diye sözlerini sonlandırıyor.

Devamını Oku

Firmalardan

Önlem Botanika, annelerle buluştu

Editör

Yazar:

İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Anne Bebek Çocuk Fuarı’na katılım sağlayan Önlem Botanika Çocuk Bezi, annelerle buluştu. Fuar sırasında uzman doktor pediatrist Başak Namdar Çelikkan ve Pakten Sağlık Ürünleri Global Pazarlama Direktörü Esra Gür ‘’Çocuk gelişiminde bebek bezinin önemi’’ ile ilgili bir söyleşi gerçekleştirdi. 2000 yılında, Gaziantep’te faaliyete geçmiş ve bölgenin ilk bebek bezi üreticisi olan Pakten Sağlık, Önlem ve Holder gibi 17’den fazla markası ile 70 ülkeye ihracat yapmakta, hem bebek hem de yetişkin bakımında uzman kadrosuyla 22 yıldır sektörde hizmet veriyor. Gür, annelerin bebeğin doğması ile birlikte oluşan ihtiyaçlarından bahsederken her gün milyonlarca bebeğin Pakten ürünlerinin hijyeni ile büyüdüğünü iletti. Gür, söyleşiye şu şekilde devam etti:

‘’Markanızın adı Önlem ve biz anneliğin doğasında önlem almak olduğunu çok iyi biliyoruz. Özellikle belli gelişim süreçleri için bu önlemler daha da önem kazanıyor. Bu nedenle hem annelerimizi dinliyoruz hem bebek ihtiyaçlarını yeniden değerlendiriyoruz ve Ar-Ge ekibimizle çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Yaptığımız araştırmalara bize gösteriyor ki: bebeklerin ilk doğdukları zaman, fiziksel ihtiyaçları kadar, duygusal ihtiyaçları da çok önemli. Dünya’ya ilk geldiklerinde öncelikle korunma ihtiyacı duyuyorlar. Korunmayı, bağ kurma, onu da sağlıklı büyüme takip ediyor. Biz de bunlardan yola çıkarak Önlem Botanika’yı tasarladık ve bezimizde bu üç özel ihtiyaç için de farklı özellikler geliştirdik. Birincisi korunma ihtiyacıdır. Bebeğin ilk doğduğu dönemde ortaya çıkar.  Bebek doğar, kimseyi tanımaz. Annesinin şefkati ve sevgisi onu içgüdüsel olarak korurken, Önlem Botanika olarak biz de onu tüm dış etkenlerden en doğal şekilde koruyalım istedik. Bunun için Türkiye’de üretilen bebek bezleri içerisinde Oeko-Tex Sertifikasını alan ilk ve tek bebek bezi üreticisi olduk.

Oeko-Tex; bağımsız test kuruluşları tarafından sağlığa zarar vermediği kanıtlanan sertifikadır. Yüzlerce test yapıldıktan sonra bu belgenin alınmasına hak kazanılır.

İkinci önemli ihtiyaç, bağ kurmadır. Bebekler bu ihtiyaçla birlikte, çevrelerini keşfetmeye başlarlar. Her gördükleri, dokundukları, hissettikleri, kokladıkları, onlarda yepyeni ufuklar açıyor. Bu bağlılık onlara mutluluk ve neşe getiriyor. Biz de mutluluklarına mutluluk, neşelerine neşe katmak için ipeksi ve pamuksu dokunuş hissi uyandıran 5 Botanik öze sahip Türkiye’nin ilk ve tek Botanica bebek bezlerini tüketicinin beğenisine sunduk. Bu 5 botanik öz; Aloe vera, E vitamini, Zeytinyağı, Papatya ve İpek Proteinidir. Bu bitkisel özler, bebek cildine bakım sağlamaya yardımcı olan özlerdir.

Üçüncü ve son ihtiyaç, gelişim sürecidir. Sağlıklı gelişim için bölünmeden deliksiz uykunun ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Çünkü bebeklerde büyüme hormonu, bebekler uyurken salgılanır. Bu nedenle uykularının bölünmemesi için de önlem almak gerekir. Bunun için son teknolojiyi kullanarak annelerin aradığı üstün emme ve ıslaklığı tutma performansını Önlem Botanika Bebek Bezi’miz ile sağlıyoruz. Bebek bezi, bebek vücuduna ergonomik olarak oturtularak hareketlerinde özgürlük te tanıyor. Gündüzleri bebeklerimizin kâşif taraflarını ortaya çıkartan Önlem Botanika, geceleri de uykularının bölünmeden devamlılığına destek oluyor.”

Devamını Oku

Firmalardan

Yeme içme sektöründe sürdürülebilirliğin standardı belirlendi

Editör

Yazar:

Metro Türkiye yeme-içme sektörünü sürdürülebilirlik konusunda desteklemek ve sektördeki uygulamaların yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla “Sürdürülebilir Restoran Kılavuzu”nu hazırladı. Dernekler, üniversiteler ve sektörden önemli paydaşlardan oluşan ‘Sürdürülebilir Restoran Komitesi’nin katkılarıyla ortaya çıkan bu kılavuz, ülkemizde yeme-içme sektöründe sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaşmasının önündeki en büyük zorluk, bu konuda ortak ve standart bir tanımın, kriterin bulunmaması ve işletmelerin bu konuda farklı uygulamaları benimsemek durumunda kalması gerçeğinden yola çıkarak hazırlandı. ‘Sürdürülebilir Restoran Kılavuzu’ ile Metro Türkiye, sürdürülebilir restoran olmanın ortak bir tanımını yaparak kriterlerini belirliyor ve restoranlara sürdürülebilirlik dönüşümünde yol gösteriyor.

TÜRÜNG: “Sektör uzmanlarının katkısıyla dünya standartlarında bir kılavuz hazırladık”

Tanıtım toplantısında konuşan Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, özellikle yeni nesil başta olmak üzere son tüketicide çevresel konularda farkındalık ve bilinç düzeyinin giderek arttığını, eskiden restoranlar için menünün güzel olmasının, hizmet kalitesinin yüksek olmasının artık yeterli olmadığını, gelişen bu farkındalıkla birlikte müşterilerin sürdürülebilirlik alanında sektörden beklenti ve taleplerinin yükseldiğini vurguladı. Türüng şöyle konuştu:

“Sürdürülebilirlik konusunda son dönemde toplumda büyük bir farkındalık ve bilinç artışı yaşandığını memnuniyetle gözlemliyoruz. Yaptığımız araştırmalara göre, yeni nesil artık farklı bir dünyanın hayalini kuruyor. Bu yeni dünya; daha temiz, daha çevreci ve toprağa saygılı. Farkındalık düzeyinde yaşanan bu artış elbette tercihleri ve tüketim alışkanlıklarını da değiştiriyor. Metro Türkiye olarak gözlemlediğimiz bu ihtiyaçtan yola çıkarak, sürdürülebilir dönüşümünü gerçekleştirmek isteyen restoranların çıkacakları yolda onlara bir harita sunduk. TÜRYİD, Sürdürülebilirlik Akademisi, WWF derneklerinin liderlerinden; Boğaziçi, Yeditepe ve Özyeğin Üniversitelerinin değerli akademisyenlerine, restoran işletmecilerinden, profesyonel şeflere kadar farklı uzmanlıkları barındıran 15 kişilik Sürdürülebilir Restoran Komitesi’ni kurduk. Türkiye’de sürdürülebilir restoran standardının oluşturulması için, bu çok değerli komite üyelerimizle birlikte bir yıl çalıştık. Sonuçta dünya standartlarında bir çalışma olan ‘Sürdürülebilir Restoran Kılavuzu’nu hazırladık. Bu kılavuzu inceleyerek sürdürülebilirliği adım adım uygulayan bir restoran bu alanda uluslararası sertifika sahibi olabilecek.”

Bu çalışmayı sürdürülebilir restoran olmanın ortak bir tanımını yaparak kriterlerini belirlemek ve sürdürülebilirlik dönüşümlerinde restoranların çözüm ortağı olabilmek amacıyla yaptıklarını ifade eden Türüng, yeme içme sektöründeki işletmeleri desteklemek için çalışmalarına ve yatırımlarına devam edeceklerini kaydederek şöyle devam etti:

“Restoranlarda performansı artırıp maliyetleri azaltan, operasyonel ve yönetimsel düzeyde ve tüm paydaşlar arasında sürdürülebilir uygulamaları garanti eden gıda sistemlerine adanmış bir sertifika programı olan Eco Cook ile temaslarımızı sürüyor. Bu programı Türkiye’ye getirmek için adımlarımızı attık. Umuyoruz ilerde TURYİD’in kıymetli katkılarıyla bu sayı daha da artar ve ülkemizde daha fazla restoranın sürdürülebilir restoran olma yolundaki dönüşümlerine hep birlikte tanık oluruz.”

Devamını Oku

POPÜLER