Firmalardan
Perakendenin liderleri Nebim Planet 2023’te buluştu
Nebim; yaklaşık 450 kişinin katıldığı Nebim Planet 2023 etkinliğini 9 Mayıs 2023’te Wyndham Grand Levent’te gerçekleştirdi. Nebim V3 ürün ailesine katılan yeni çözümlerin ve geliştirmelerin tanıtıldığı etkinlikte, BR Mağazacılık (Altınyıldız Classics), DeFacto, Ecco, Gizia, Gündoğdu Mobilya, Kiğılı ve Orka Holding (Damat&Tween-D’S Damat-Beverly Hills Polo Club) firmalarının temsilcileri de yurt içi ve yurt dışında Nebim V3’ün iş süreçlerine yaptığı katkılarla ilgili tecrübelerini katılımcılar ile paylaştı.
Etkinlikte ayrıca Nebim’in iş ortakları Artı Partners, Doğan, E-Finans, Hugin, Kayaport, Mobildev, Turatel ve Verifone fuaye demo alanlarında Nebim V3 ile entegre çözümleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Nebim Genel Koordinatörü Sedat Taşçı; Nebim V3’ün dört farklı sürümü sayesinde kurumsal ve KOBİ segmentlerinde geniş kitlelerle buluşmada sağladığı olanak ile 7500’den fazla firmaya ulaştığını belirtti.
Taşçı, Çözüm Ortağı ağının yurt içi ve yurt dışı dağıtım kanalını genişleterek Azerbaycan, Avusturya, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Makedonya, Özbekistan çözüm ortaklarıyla birlikte Türkiye ve dünya çapında yaklaşık 80 çözüm ortağına ulaştıklarını vurguladı. Nebim V3 ekosisteminde iş birliği içinde oldukları teknoloji çözüm ortaklıklarından bahseden Taşçı, Nebim V3 verimlilik ölçümü çalışmaları ile firmaların verimliliklerini artırmaya devam ettiklerini, eğitime verdikleri önemle birlikte Nebim Akademi eğitim portalı aracılığı ve birçok akademik kurumla iş birliği yaparak sektörün eğitimli personel ihtiyacını desteklediklerini belirtti.
Nebim Genel Koordinatörü Sedat Taşçı konuşmasını Nebim merkez ofisinin Nida Kule’ye, AR-GE’nin İTÜ Teknokent Arı 6’ya taşındığı bilgisini vererek sonlandırdı.
Nebim’in rolü
Nebim’in yurt dışı operasyonlarından bahseden Nebim Yurt Dışı Satış Kanalları ve Operasyonları Müdürü Tançel Coşanay, yurt dışı açılımında 30’un üzerinde ülkede, 20’nin üzerinde ara yüz dilinde, 80’in üzerinde markanın 1000’den fazla mağazasında V3’ün çalışır durumda olduğunu ve yakın zamanda 40’ın üzerinde ülkede Nebim V3’ün aktif olacağını ifade etti. Coşanay konuşmasında Nebim V3’ün kullanıldığı ülkelerdeki lokalizasyon süreçlerinden de bahsetti.
DeFacto Information Technologies IT Bs Osman Tahtalıoğlu 50 ülkede 500’ün üzerinde mağazası olan giyim markası DeFacto’nun franchise kısmında Nebim ile yaptıkları iş birliklerinin detaylarını anlattı. Yurt dışında yeni mağaza açma süreçlerinde mevzuat farklılıklarının olduğu ülkelerde de Nebim’in bütün süreci üzerine aldığını, Nebim sayesinde mağaza açılışından ertesi gün dataların teslimine kadar her şeyin kolaylıkla halledildiğini aktardı.
1986 yılında erkek moda giyimine yön vermek vizyonu ile kurulan Orka Holding’in Director of International Business Development Nihat Onuk, 25 yılı aşkın süredir Nebim’le yapılan çalışmaların gerek sezon öncesi planlama gerek sezon içinde süreçlerimizi güçlendirerek, yurt dışında markalaşmamıza ivme katacak şekilde vizyonumuzun hayata geçirilmesinde lokalizasyon süreçleri ve çoklu dil desteğinin de etkisi ile Nebim süreçlerimizde önemli bir işlevi olan değerli bir iş ortağımızdır diyerek operasyonlarında Nebim’in sağladığı faydalardan bahsetti.
Omni channel deneyimi
Nebim V3 Mobil Mağaza uygulamasının geliştirilmesiyle arka ofis ve ön ofis operasyonlarının tek ekrandan yönetimine başlanarak operasyonel verimliliğin arttığını detayları ile anlatan Nebim V3 Uzmanı Mine Körlü, canlıda operasyon süreçlerinin nasıl ilerlediğini de uygulama üzerinden gösterdi.
BR Mağazacılık Altınyıldız Classics Mağazalar Envanter Yönetimi ve Destek Operasyonları Müdürü Mahinur Şanlı, mağaza operasyonlarımızı yönetirken neleri geliştirmeliyiz noktasında Nebim ile karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak ilerlemek süreçlerimizi kolaylaştırıyor diyerek Mobil Mağaza Uygulamasının önemli ayakları olan perakende sipariş karşılama, uzaktan satış siparişi alınması, satılan ürünlerin alokasyon işlemlerinin otomatikleşmesi, sevkiyatın en uygun lokasyondan yapılabilmesi ve envanter yönetimi ile ilgili kendi mağazalarında yaşadıkları süreçlerden bahsetti.
Nebim Kıdemli Eğitim Uzmanı Şerife Taşkıran sunumunda Perakende Sipariş Karşılama Yönetiminin süreçlerinden, algoritmalarından ve parametrelerinden bahsederek siparişin son aşaması için gerekli olan kargo entegrasyonu süreçlerinin Nebim V3 içerisinden takip edilerek sürecin hızlanmasının sağlanması ile ilgili katkılara değindi.
Kiğılı Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Müdürü Erhan Tav, 67 ilde 200 mağaza, 51 ülkede 61 mağazası bulunan Kiğılı’nın teknolojinin gelişim süreci ve pandemi döneminde değişen alışveriş alışkanlıklarının bir sonucu olarak ihtiyaç duydukları Omni Channel dönüşüm yolculuğundan ve Nebim ile birlikte gerçekleştirdikleri Perakende Sipariş Karşılama projesinden bahsetti. Perakende sipariş karşılama ile mağaza stoklarını online kanallarda satışa açtıklarını ifade eden Tav, online offline satış kanal ayrımını kaldırarak eşsiz bir müşteri deneyimi sunmalarında Nebim V3’ün etkisini anlattı.
Mobilya sektörüne özel çözümler
Nebim Verimlilik Proje Müdürü Salih Cankurtaran, Sevkiyat Planlama Süreçleri ve Mobil Teslimatçı Uygulamaları, sevkiyat planlaması, teslimat öncesi ve sonrası işlemler ve teslimatçıların prim hesaplamalarına kadar birçok işlemin program üzerinden derlenmeye başlandığını aktardı. Cankurtaran, sevkiyat planlama süreçleri öncelikli kriterler, filtre seçenekleri, sipariş listeleme, rota planlama, haritalama adımları ile mobil teslimat kısmındaki irsaliye listeleme ve teslim süreçleri hakkında bilgiler verdi.
Kendi yapar kendi satar sloganı, 140+ fabrika satış mağazası, 30+ dağıtım deposu kanalıyla aracısız olarak son tüketici ile buluşan Gündoğdu Mobilya Bilgi Sistemleri Teknoloji Müdürü Ahmet Yürük, Nebim ile Gündoğdu Mobilya’nın 30 yılı aşkın zamandır sürdürdüğü iş birliği ile sağladıkları sektörel kazanımlardan bahsetti. Mobilya sektörünün taksitli satış yönü için Nebim ile ortak geliştirdikleri süreçlerden, Nebim V3 geliştirmelerinden olan müşteri istihbarat yönetiminin takip süreçlerine yaptığı katkılardan, yine Nebim V3’ün mobilya sektörüne özgü olan çözümlerinden ürün paket takibi ve takım&kombin takibi kazanımlarından, teslimat & sevkiyat planlama ve satış-teslimat döngüsü süreçlerinin baştan uca ve entegre şekilde Nebim V3 üzerinden takibi ile bu geliştirmelerin ve uygulamaların iş süreçlerine sağladığı olumlu katkıları dile getirdi.
Nebim V3 ile bütçe yönetimi
Nebim V3 Bütçe programı ile ilgili bilgiler veren Nebim İş Zekâsı Uzmanı Adem Balcı, bütçe programının faydalarına değinerek çok hızlı bir şekilde ciro, smm, adet, diğer gelir ve giderlerin bütçelenerek, bütçe ve gerçekleşenlerin hızlı bir şekilde raporlanması ile ağır tablolar ve formüller ile uğraşmaya gerek kalmadan bütçe süreçlerinin kolaylaşmasından bahsetti.
Lüks modanın temsilcisi Gizia’nın Finans Direktörü Mecit Dağdeviren, büyük destekçileri olarak tanımladığı Nebim’in ürünün oluşmasından mağazada satışına kadar olan süreçte kattığı değerin iş süreçlerine sağladığı olumlu katkılardan mutluluk duyduklarını ifade etti. Nebim V3 Bütçe programının da iş süreçlerindeki her kolun takibini kolaylaştırdığına örnek olarak, dekorasyon sürecindeki mağazayı da bütçe üzerinden proje kodu oluşturarak yönettiklerini; teklifler, faturalar, raporlama gibi finansal anlamda süreci yönetmeye yardımcı olacak tüm unsurların Nebim V3 Bütçe ile verimli ve entegre bir şekilde ilerlediğini belirtti.
Nebim V3 İş Zekâsı
Nebim CPM Proje Müdürü Ümit İmice, perakendeye özgü raporların İş Zekâsı için hazırlandığını, daha sonra bu standart raporların uyarlanmasını kullanıcı ile birlikte gerçekleştirdiklerinden bahsederken İş Zekasının önemli özelliklerinden esnek yetkilendirme ve kısa sürede canlıya alma süreçlerine de vurgu yaptı.
89 ülkede 2200 mağaza ile sektöründe önemli bir konumda bulunan Ecco Senior Merchandiser of Middle East and Africa yöneticisi Cengiz Kırgezen ise yaptığı sunumunda karlılığın önemine değinerek, karlılığı artırmak için kendi şirketlerine uyarladıkları Nebim V3 İş Zekası raporlarından sağladıkları faydaları, kampanya süreçlerinde tek tuşla ulaşabildikleri raporlardan mağaza bazında yaptıkları değerlemelerle aldıkları kararları ve hızlı stok yönetimi için hızlı karar süreçlerine katkısından bahsederek, standardı yakalamak ve sürekliliği sağlamak için KPI’ların önemini anlattı.
Nebim İş Geliştirme ve Üretim Müdürü Yılmaz Akgül son oturumda Nebim V3 versiyon yeniliklerini paylaştı. Perakende Satış, İYS ve İzinli Pazarlama Yönetimi, Finans ve Muhasebe, Nebim V3 Mobil Uygulama, Stok Yönetimi, İnsan Kaynakları ve Ücret Bordrosu, Tedarik ve Ürün Yönetimi alanlarındaki yeni gelişmeleri ve sağlanan entegrasyonları katılımcılara detaylarıyla ifade etti.
Firmalardan
P&G Türkiye, tüketici ihtiyaçlarından ilham alan inovasyonlarla yaşamları iyileştiriyor
Büyüme stratejisi, belirsiz ve değişken küresel koşullara rağmen uzun vadeli, sürdürülebilir ve sorumlu büyümeye odaklanan disiplinli bir yaklaşıma dayanan P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Üyesi ve Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı Armağan Sunerli ile sürdürülebilir büyümeyi, gelecek vizyonlarını ve pazarı konuştuk.
P&G Türkiye’nin bugün ulaştığı noktanın global organizasyon ve özellikle Avrupa bölgesi içindeki stratejik ağırlığını nasıl tanımlarsınız?
P&G olarak Türkiye’deki serüvenimize 1987 yılında başladık ve bu süreçte farklı kategorilerin öncüsü olarak hızlı tüketim ürünleri sektörüne yön verdik. 39 yılda ülkemizi birçok ilkle tanıştırdığımız ev ve kumaş temizlik bakımı, tıraş bakım, kadın kişisel bakım, bebek bakım, ağız bakım, saç bakım ve sağlık kategorilerinde bugün, öne çıkan 18 markamızla tüketicilere hizmet sunmaya devam ediyoruz.
Bugün Avrupa’nın en hızlı büyüyen hızlı tüketim ürünleri pazarına sahip ülke olan Türkiye, P&G için de Avrupa’nın en hızlı büyüyen pazarı durumunda. Avrupa organizasyonu içinde hem tüketici yapısı hem de finansal etkileriyle bölge performansına doğrudan yansıması olan, stratejik bir ülke konumunda bulunuyoruz. Bununla birlikte Türkiye’de elde ettiğimiz her başarı ya da karşılaştığımız her zorluk, Avrupa bölgesinin genel performansına net biçimde yansıyor. Bu da Türkiye’nin yalnızca büyüyen bir pazar değil, Avrupa ölçeğinde belirleyici bir ülke olarak konumlanmasını sağlıyor.
Türkiye’nin sahip olduğu bu ‘kaldıraç’ rolü, yerel pazarın dinamikleriyle birleştiğinde operasyonel önceliklerinizi ve ekosistemdeki büyüme hedeflerinizi nasıl şekillendiriyor?
Dünyada en yüksek nüfusa sahip 18. ülke olan Türkiye, Avrupa’da en büyük nüfusa sahip ülke konumunda. Çocuk ve genç nüfus oranımızın AB ülkelerinden yüksek olması, Türkiye’de kategori büyüme hızının yüksek olmasını da beraberinde getiriyor. Ülkemizde içerisinde bulunduğumuz kategoriler geçen yıl içerisinde %3’ü aşkın hacim ve %30’u aşan değer büyümesi gösterdi.
Bu ekosistemde P&G olarak, ülkemize ilk jel çamaşır deterjanı kapsülü, ilk bulaşık deterjanı kapsülü gibi yenilikleri kazandıran ev bakım kategorisinde pazardaki güçlü yapımızı korumaya devam ederken birçok kategorimizde çift haneli hacim büyümeleri elde ettik. Üstün performanslı ve doğru ürünleri ambalaj tasarımlarından marka iletişimine, doğru satış kanalları ve perakende uygulamalarından tüketicimize sağladığımız değere tüm unsurlarıyla bir bütün olarak ele alıp kategorileri büyütmeye odaklanıyoruz. Bugün Türkiye’de her 10 hanenin 8’inde en az bir ürünümüzle yer almamız, tüketici ihtiyaçlarını doğru okuyarak anlamlı çözümler sunduğumuzun en somut göstergesi. İnovasyon ve kalite standartlarıyla, tüketici beklentilerinin ötesine geçmeyi hedefliyoruz.
Tüketici ihtiyaçlarından ilham alan inovasyonlarla yaşamları iyileştiriyor ve dokunduğumuz her paydada çift taraflı değer yaratıyoruz. Şirket olarak büyürken, tedarikçilerimiz ve iş ortaklarımız için de kazandıran aksiyonlar alıyor, içinde bulunduğumuz ekosistemi de geliştirmeyi sürdürüyoruz.

Kategorilerinizde sürdürülebilir büyümeyi sağlayan stratejinizin temelinde nasıl bir yaklaşım var?
P&G’nin büyüme stratejisi, belirsiz ve değişken küresel koşullara rağmen uzun vadeli, sürdürülebilir ve sorumlu büyümeye odaklanan disiplinli bir yaklaşıma dayanıyor. Bizim kazanma stratejimiz bütün dünyada aynı formül üzerine kurulu: Üstün Ürünler, Üstün Ambalaj, Üstün Marka İletişimi, Üstün Perakende Uygulaması, Üstün Tüketici ve Müşteri Değeri.
Başarı, içlerinden birini seçmekten değil, hepsini aynı anda ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmekten geçiyor. Bu sayede hem tüketicilerin hem de perakende ortaklarımızın değişen ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayabiliyor, stratejimizi gerçek zamanlı olarak esnek biçimde yönetebiliyoruz.
Bizi rekabette ayrıştıran ve uzun vadeli başarımızı şekillendiren bu stratejik yaklaşım, sürdürülebilir büyüme sağlamamızı ve faaliyet gösterdiğimiz kategorilerde değer yaratmamızı mümkün kılıyor. Bu güçlü stratejimizle kazanmaya ve paydaşlarımıza kazandırmaya devam ediyoruz.
Pazarın hızla dönüştüğü bir dönemde, tüketici beklentilerine nasıl yanıt veriyorsunuz?
P&G’de önceliğimiz, “tüketiciyi anlamak” ve farkında oldukları ya da olmadıkları ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bizim için “tüketiciyi anlamak” ise sadece bir araştırma sonucu değil; ürün geliştirmeden pazarlama iletişimine kadar her sürecin başlangıç noktasıdır. Bu doğrultuda A&I (Analiz ve İçgörü) ekiplerimiz yılda yaklaşık 1000 araştırma yürütüyor ve 100.000 tüketicinin görüşünü alıyor. Globaldeki 2000’den fazla Ar-Ge mühendisimiz ve inovasyona ayırdığımız yıllık 2 milyar dolarlık yatırımımız, bu genetik kodun bir parçasıdır.
Türkiye, tüketici davranışlarının en hızlı dönüştüğü pazarlardan biri. Bu dönüşümü doğru anlayabilmek için tüketiciyi davranışsal ve sosyolojik boyutlarıyla okumak gerekiyor. Örneğin; 2024 itibarıyla ortalama hane halkı büyüklüğü 3 kişiye kadar geriledi; tek kişilik hanelerin oranı ise 2010’da %7 iken bugün %20’ye yükseldi. Küçülen haneler ve hızlanan hayat temposu, özellikle en güçlü kategorilerimizden biri olan ev bakımında bizi daha kompakt ve pratik ürünler geliştirmeye yöneltiyor. Bununla birlikte deterjan kategorisinde tüketicinin öncelikli beklentisi, ek bir ürüne ihtiyaç duymadan leke ve koku çıkarmak ve zahmetsiz kullanım. Bu ihtiyaçlara, 7 günlük kurumuş lekelerde bile üstün temizlik sunan ve yepyeni bir form olan Ariel PODS ile cevap veriyoruz. Yeni Ariel PODS sadece form yeniliğiyle değil üstün performansıyla da bu ihtiyaçlara çözüm sağlıyor.
Öte yandan yoğun gündelik hayat içerisinde insanlar ev işlerine çok da fazla zaman ayırmadan ve hemen her günün yapılması gereken bulaşık yıkamayı da zahmetsiz, hızlı ama tertemiz bir şekilde çözmek istiyor. Bu içgörüyle Fairy 30 Dakikada Mucize ürününü pazara sunduk. Bu ürün sayesinde 3 kat yağ çözücü etken* ile 30 dakikada kısa programda inatçı yağ ve yemek kalıntılarını etkili bir şekilde temizliyor. *(Fairy Orjinal’e göre)
Arçelik, Beko, Bosch, Vestel gibi Türkiye’nin ve dünyanın alanında lider çamaşır ve bulaşık makinası üreticilerinin de 1 numaralı tavsiyesi olan Ariel ve Fairy markalarımız, tüketicilerimizden yeni inovasyonlarıyla pozitif dönüşler alıyor. Ariel PODS için, “gerçekten hayatı kolaylaştırıyor”, “ölçü derdi olmadan güvenle kullanıyorum” gibi yorumlar alıyoruz. Fairy 30 Dakikada Mucize tarafında ise aldığımız geri bildirimler, ürünün bulaşık yıkamayı gerçekten daha zahmetsiz ve hızlı hale getirdiği yönünde.
Tüketici odaklı inovasyon yaklaşımımız, yalnızca ev bakım kategorisinde değil, diğer kategorilerimizde de başarımızın temelini oluşturuyor. En güçlü olduğumuz alanlardan biri olan saç bakım kategorisinde, özellikle yeni jenerasyonun daha yoğun ve aşamalı bakım rutinlerini benimsemesinden yola çıkarak geliştirdiğimiz ürünlerle pazarda öne çıkıyoruz. Onarma ve koruma saç bakımında kadınların en büyük ihtiyacı. Bu değişimi dikkate alarak yaptığımız inovasyonlarla P&G’nin Pantene Heat & Glow serimiz ya da doğal içeriklere yönelik artan beklentiye yanıt veren Herbal Essences ürünleri gibi inovasyonlar sunduk. Bu stratejilerimizin sonucunda saç bakım kategorisinde çift haneli büyüme ve penetrasyon artışı elde ettik.
Bebek bakım kategorisinde ise özellikle gece yaşanan sızdırmalar, hem bebeklerin hem de annelerin uyku kalitesini olumsuz etkileyen önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Bu durum; bez, kıyafet, yatak ve çarşafların sık sık değiştirilmesi gibi ek zahmetleri de beraberinde getiriyor. Yeni Prima Premium Care ile Türkiye’de bir ilk olan kaka ve çiş cebi özelliğini ailelerle buluşturuyoruz. %100’e varan cilt ve sızdırma koruması sayesinde bebeklere konfor, ebeveynlere ise gönül rahatlığı sunuyoruz.
Bir diğer örnek de son 1 yılda, artan estetik kaygılar, kişisel bakım trendleri ve tüketici bilincinin yükselmesi ile beyazlık diş macunu segmentindeki büyüme. Beyazlık segmenti Oral-B’nin büyüme stratejisinin en öncelikli alanlarından birini oluşturuyor. Son bir yıl içinde Oral-B, beyazlık segmentini yaklaşık %20 oranında büyüterek kategori büyümesine öncülük etti.
P&G olarak, ürünlerimizin tüketici beklentilerini üstün performans, kalite ve güvenilirlikle karşılamasını temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Bugün tüketiciler, düşük fiyatın her zaman gerçek tasarruf anlamına gelmediğinin; asıl tasarrufun yüksek performans ve kalitede saklı olduğunun bilincinde. Fiyat hassasiyeti artsa da Türk tüketicisi evine ve ailesine verdiği değerden ödün vermiyor; “ödediğim paraya değer” dediği ürünleri tercih ediyor.
Biz de bu güvene layık olmak için inovasyon odağımızı, kalite standartlarımızı ve tüketici içgörüsüne dayalı yaklaşımımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki sürdürülebilir başarının temelinde, tüketicinin güvenini kazanmak ve bu güveni her gün yeniden hak etmek yatıyor.
Firmalardan
Kore’nin global cilt bakım markası Nacific Türkiye’de
Kore merkezli global cilt bakım markası Nacific, Türkiye pazarına Korelle Kozmetik distribütörlüğünde ve güçlü bir kurumsal marka kimliğiyle giriş yaptı. Markanın Türkiye yapılanması ve pazara giriş stratejisi, Korelle Kozmetik liderliğinde kurgulanırken; Nacific ürünleri Rossmann’ın yaygın mağaza ağı ve online satış kanalları üzerinden özel olarak tüketicilerle buluşuyor. Bu güçlü iş ortaklığı modeli, markanın Türkiye’de uzun vadeli ve sürdürülebilir bir büyüme hedeflediğini ortaya koyuyor.
Nacific’in Türkiye operasyonu, distribütörlüğünü üstlenen Korelle Kozmetik çatısı altında yürütülüyor. Korelle Kozmetik; marka konumlandırma, dağıtım yönetimi, pazarlama stratejisi ve pazar geliştirme süreçlerini bütünleşmiş bir yaklaşımla yöneterek markanın Türkiye’de kurumsal ve sürdürülebilir bir yapı içinde büyümesini hedefliyor. Ürünler, güçlü ve güvenilir perakende altyapısı sayesinde Rossmann Türkiye’nin yaygın mağaza ağı ve online satış kanalları üzerinden tüketicilerle buluşuyor.
26 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen basın toplantısında; Korelle Kozmetik Kurucu Ortağı ve Başkanı Fatih Akşener, The Skin Factory CEO’su Jason Roh, Overseas Business Division Director Julie Sun ile Rossmann Türkiye üst düzey yöneticileri bir araya geldi.
Toplantıda konuşan Korelle Kozmetik Kurucu Ortağı ve Başkan Yardımcısı Neslihan Niğiz Ulak şu değerlendirmede bulundu, “Türkiye’de Kore kozmetiği kategorisi hızla büyürken, pazarda güçlü kurumsal yapı ve uzun vadeli marka yönetimi konusunda önemli bir boşluk olduğunu gözlemledik. Korelle Kozmetik’i tam da bu ihtiyaca yanıt vermek amacıyla konumlandırdık. Nacific’in marka gücü, bilimsel yaklaşımı, içerik şeffaflığı ve gerçek sonuç odaklı marka felsefesi vizyonumuzla güçlü bir uyum gösterdi. Nacific’in global gücünü Rossmann’ın güvenilir perakende altyapısıyla birleştirerek Türkiye’de sürdürülebilir bir büyüme ivmesi yakalayacağımıza inanıyoruz. Uzun vadede hedefimiz, Korelle’yi Kore güzelliğinin Türkiye’deki en etkili ve belirleyici oyuncularından biri haline getirmek.”
Firmalardan
Nestlé Türkiye’de 120’nci yılını kutluyor
Nestlé Türkiye, “Ortak Değer Yaratma” anlayışı doğrultusunda 120’nci yılını geniş ölçekli sosyal fayda hareketlerinden biri olan 120 Bin İyilik Hareketi ve ülkemiz tarımının geleceğini gençlerle birlikte şekillendireceği “Genç İşi Tarım” projesi ile kutluyor. “120 Bin İyilik Hareketi” ile doğanın korunmasından eğitimde fırsat eşitliğine, gıdaya erişimden toplumsal gönüllülüğe ve meme sağlığı farkındalığının artırılmasına kadar pek çok alanda paydaşlarıyla güç birliği yaparak kalıcı etki yaratıyor. Şirket aynı zamanda 5 yılda 20 bini aşkın gence ulaşacak “Genç İşi Tarım” projesiyle üretimin niteliği, dayanıklılığı ve uzun vadeli sürdürülebilirliğinde dönüşüm ihtiyacına katkıda bulunmayı hedefliyor.
Bugün 9 farklı kategoride 800’ü aşkın ürünü ve 50’den fazla markasıyla Türkiye’deki 120’nci yaşını kutlayan Nestlé Türkiye’nin CEO’su Leszek Wacirz, şirketin 120 yıllık köklü geçmişinden aldığı güçle sürdürülebilir büyümesine kararlılıkla devam ettiğini ifade etti.
Dünya genelindeki gıdanın geleceğine de değinen Wacirz, “Nestlé küresel bir şirket olarak, bugünün ve gelecek nesillerin yaşam kalitesini artırmak için gıdanın ve içeceğin gücünü ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Gıdanın geleceğini güvence altına almak ekonomik bir gereklilik olduğu kadar, kolektif bir yükümlülük. Önümüzdeki on yılın olası riskleri arasında yer alan hava olayları, biyoçeşitliliğin etkilenmesi ve doğal kaynakların azalması sorunlarına yalnızca bir risk bakış açısıyla değil, sorumluluk bilinciyle odaklanıyoruz. Bu doğrultuda, portföyümüzü daha sağlıklı ve besleyici alternatifler ile yeniliyoruz. Teknoloji ve inovasyonla hazırladığımız kaliteli ürünlerimizi tüketicilerimizle buluşturuyoruz” dedi.
Türkiye’de tarım girişimciliğinde yeni dönem: Genç İşi Tarım
Gıdanın geleceğinin tarım ve teknolojiyle güvence altına alınabileceğini vurgulayan Nestlé Türkiye Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal, Türkiye’nin tarımda küresel ölçekte yedinci sırada yer aldığını, sektörün gayri safi milli hasılaya yaklaşık yüzde 7 katkı sağladığını ve ülke nüfusunun yüzde 20’sinin hâlâ tarım sektöründe istihdam edildiğini belirtti. Bu göstergelerin Türkiye’nin tarım alanındaki güçlü potansiyeline işaret ettiğini ve Nestlé Türkiye olarak köklü miraslarından aldıkları ilhamla yeni bir projeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Ünal, “‘Burası Yuvamız’ yaklaşımımızla, yerel değerleri gözetiyor ve toplum için kalıcı etki yaratmayı hedefliyoruz. Nestlé çatısı altında, gıdanın geleceğini güvence altına almak, çiftçileri desteklemek ve gençlerin istihdamına katkı sağlamak amacıyla uzun yıllardır pek çok çalışma yürütüyoruz. Şimdi de bu vizyonu genç kuşağın dinamizmiyle birleştirip tarım ve girişimcilik sektörüne yeni bir soluk getirmeyi hedefleyerek, ‘Genç İşi Tarım’ projesini hayata geçiriyoruz. Impact Hub İstanbul oyun kuruculuğuyla başlattığımız ‘Genç İşi Tarım’ projemizde, tarım sektörüne yenilikçi ve girişimci bir bakış açısı getirecek genç yetenekleri bir araya getiriyoruz. ‘Genç İşi Tarım’ projemiz, küresel ölçekte gençlerin ekonomik hayata katılımını destekleyen Nestlé Needs YOUth girişiminin Türkiye’deki güçlü bir yansıması” dedi.
