Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Pfanner, meyve suyu pazarında fark yarattı

Editör
Abone Ol:

2007 yılında gıda sektöründe faaliyette bulunmak üzere kurulan İnsiderinvest, lider yabancı markaları Türkiye pazarına getirmeyi ve güçlü bir dağıtım ağı ile tüketicilere sunmayı amaçlıyor.

Bu kapsamda ilk markaları olan Pfanner Meyve Suları’nı pazara sunduklarını söyleyen İnsiderinvest Türkiye CEO’su Yakup Altuntaş, “Bu yıl içinde yeni markalar getirmeye başlayacağız. Ancak bugüne baktığımızda odak markamız Pfanner Meyve Suları. Pfanner, 150 yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteren ve dünyadaki en ileri üretim teknolojilerini kullanan köklü bir kuruluş. Avusturyalı bir marka olan Pfanner, dünyadaki en geniş ürün gamına sahip içecek üreticilerinden biri. Ürünleri 70’den fazla ülkede satışa sunuluyor. 2007 cirosu 228 milyon euro. İnsiderinvest olarak Türkiye’de 2009-2010 yılları için yüzde 5, orta ve uzun vadede yüzde 10 pazar payı hedefliyoruz” dedikten sonra şunları söyledi:

“Meyve suyu sektöründe kalite odaklı ürünler konusunda bir boşluk vardı. Biz Türk insanının da hak ettiği kalitede meyve suyunu makul fiyatlarla tüketebilmesini istedik. Pazarın kalitesinin artması, tüketiciler için daha iyi seçenekler oluşması için Pfanner’i seçtik. Rekabet konusunda hiçbir zaman çekincemiz olmadı. Pfanner 150 yıllık tecrübesi ve kullandığı yüksek üretim teknolojisi ile gerçekten özel ürünler üretiyor. Pfanner’in en büyük özelliği kalitesinden kesinlikle taviz vermemesi. Ürünler bu kadar farklı ve iyiyken rekabetten korkmaya gerek kalmıyor. Bizim bu sene içinde Türkiye pazarına sunacağımız ürünlerin zaten pazarda muadilleri bulunmuyor. Pazarı değiştirecek güce sahip bir markayız. Hem ambalajı hem de çeşitliliği ile Pfanner ürünleri kendi pazarını kısa sürede yaratmayı başardı. Oldukça sadık bir tüketici kitlesi bulunuyor. Bu sene ananas&guava, çilek, diyet ürünler gibi yeni lezzetleri tüketicilerimizle buluşturacağız.”

Farklı ambalajlar ile fark yaratılacak

Yurt dışında Pfanner’in pek çok farklı ambalaj çeşidinin yer aldığının altını çizen Yakup Altuntaş, “Türkiye’ye ilk olarak iki litrelik tetra pak ambalajlarla girdik. Aileler için iki litre daha uygun bir seçenek oluyor. Bu bizim satış stratejimizin bir parçası. Aynı zamanda Pfanner’in toplam üretiminin %70’inden fazlası iki litrelik ambalajlardan oluşuyor. Bazı çeşitlerde bir litrelik ambalaj seçeneği de yer alıyor. Pfanner şu anda Türkiye’de bulunan markalardan çok daha eski ve köklü bir kuruluş. Sonuçta tüketicinin avantajına olacak her gelişmeden mutluluk duyarız. Ayrıca meyve suyu kolay taklit edilebilecek bir ürün değil. Örneğin Pfanner kalitesini korumak için dünyadaki en iyi meyve üreticilerini buluyor ve sürekli aynı üreticiden alım yapıyor. Çilek suyu için İspanya’dan, kan portakalı için Brezilya’dan meyve alıyor. Bu yüzden taklit konusunda endişe duymuyoruz” dedikten sonra pazardaki rekabeti şöyle değerlendirdi:

“Biz Pfanner’i pazara sunarken rakiplere göre hareket etmedik. Zaten farklı bir kulvar yaratmayı hedefliyorduk, öyle de oldu. Birebir rekabet içinde olduğumuz herhangi bir marka yok. Tüketici hazır olduğu sürece pazar da hazır olmak zorunda. Son dönemlerde yaptığımız tadım aktivitelerimizde şunu gördük; tüketici meyve suyunda yeni seçenekler arıyor. Daha önce hiç tatmadıkları yeni lezzetleri sunduğumuzda heyecan ve keyif ile karşılıyor. Dolayısıyla üretici de buna uymak ve hem kaliteli hem de yeni lezzetler sunmak zorunda. Bizim avantajımız bunlara halihazırda sahip oluşumuz. Pfanner dünyada en geniş ürün gamına sahip markalardan biri. Biz yeni bir ürün sunmak için sıfırdan ar-ge yapmak zorunda kalmıyoruz. Yerli üreticiler için durum daha farklı.”

Kalite odaklı seçim yapacaklarını belirten Altuntaş, “Bir ürün gerçekten kaliteli ise pazarlama ve satış için gerektirdiği efor çok daha düşük oluyor, daha kısa sürede hedefine ulaşıyor. Türkiye’de düşük fiyatlı ürünlerde oldukça fazla seçenek olmasına rağmen farklı ve daha seçkin bir ürün aradığınızda fazla alternatifiniz kalmıyor. Pazarda böyle bir boşluk varken bunu değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

A101, bir ilke daha imza attı

Editör

Yazar:

Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde faaliyet göstererek, 11.000’den fazla marketiyle en yaygın perakende zinciri unvanını elinde tutan A101, meyve ve sebzeyi en taze haliyle ülkenin her yerindeki müşterilerine ulaştırma hedefiyle 2020 Mayıs ayından itibaren faaliyet gösteren Antalya Meyve Sebze Deposu ile uluslararası standartlarda başarıya imza attı.

İlk kurulduğu günden itibaren A101 meyve sebze deposuna gelen ürünlerin kalite kontrol aşamaları, depoya gelen ve depodan çıkan tüm lojistik araçlarının iklimlendirme ve diğer teknik özelliklerinin takibi, depolama hijyen ve ısı koşullarının sağlanması ve tedarik zincirini etkileyen tüm noktalar uçtan uca, A101 kalite standartlarına uygun şekilde takip edilmekte ve sürekli izleniyor.

Uluslararası başarıya ve A101’in kaliteye verdiği öneme dikkat çeken A101 Meyve Sebze Genel Müdürü Gürol Kıraç “Üreticilerimize en yakın noktada kurduğumuz A101 Antalya Meyve Sebze Depomuzun iki yıl gibi kısa bir zamanda, uluslararası standartlara kavuşması ve “BRCGS Uluslararası Depolama ve Tedarik Zinciri Güvenliği” sertifikası alması, hayata geçirdiğimiz projelerimizin ne kadar doğru bir noktada olduğunu bizlere gösteriyor. En taze ve en kaliteli meyve sebzeyi, en uygun fiyatlarla müşterilerimize en yakın noktalarda satışa sunmak bizim en önemli motivasyonumuzdur. Bu sebeple almış olduğumuz bu belgenin müşterilerimiz açısından da son derece kıymetli ve önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Ürünlerin kalitesinden ve tüm tedarik koşullarından müşterilerin emin olmasının ve düzenli olarak uluslararası bir firma tarafından bu operasyonun takip edilebilir olmasının müşteriler için oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Kıraç, A101’in uygun fiyatlarla Avrupa standartlardaki kaliteyi müşterilerine ulaştırmaya devam edeceğini belirtti.

A101’in bu başarısının arkasındaki büyük ekibe de dikkat çeken Kıraç, “Bu başarının arkasında işlerine gönülden bağlı, her biri alanında eğitimli, deneyimli ve hırslı bir ekip var. Önümüzdeki süreçte ekibimizle birlikte, ülkemizin diğer üretim bölgelerinde kurmayı planladığımız yeni meyve sebze depolarımızla, tedarik zincirimizi daha da güçlü hale getirmeyi hedeflemekteyiz” diyerek şirketin bu konudaki gelecek planlarından da bahsetti.

İngiliz Perakendeciler Birliği tarafından geliştirilen ve kısa bir süre sonra tüm dünyada geçerli hale gelen gıda güvenliği standardı BRCGS (Brand Reputation Through Compliance Global Standard); perakendeciler ve gıda üretimi yapan marka sahiplerinin, güvenlik ve kalite ile ilgili gerekli özeni göstermesini ve gıda üretim tesislerinde minimum hijyen standardını hayata geçirmesini sağlamak amacıyla kurulmuştur. Dünya üzerinde 130’dan fazla ülkede faaliyet gösteren BRCGS’in, yaklaşık 30 bin sertifikalı firması bulunmaktadır.

Devamını Oku

Firmalardan

1000 bayiye ulaşmayı hedefleyen CarrefourSA, yola çıktı

Editör

Yazar:

Türkiye genelinde 41 ilde 800’ü aşkın mağazasıyla yılda 140 milyon müşteriye dokunan Carrefour Grup ve Sabancı Holding iştiraki CarrefourSA, “Doğrusu CarrefourSA’da” mottosuyla sürdürdüğü büyüme hikayesini esnaf ve girişimcilerle güçlendiriyor.

Fiziksel mağazaların yanı sıra Carrefoursa.com ile dijitalden ve tekneleriyle denizden de hizmet sunan perakendenin öncü markası bu kez de yola çıkan müşterileri için harekete geçti. Son iki yıldır bayilik sistemiyle hizmet ağını genişleten CarrefourSA, artık akaryakıt istasyonlarındaki yerini alacağını açıkladı. Bu yeni girişimin ilk adresi ise Tekirdağ, Marmara Ereğlisi oldu.

Yolda olanlara 7/24 CarrefourSA hizmeti

Yerli esnaf ve girişimciye destek olma politikasıyla market ağını genişletmeye devam eden CarrefourSA, mini konseptiyle büyüyeceği akaryakıt istasyonları bayilik sisteminin ilkinin açılışını gerçekleştirdi. Marmara Ereğlisi’nde 7/24 hizmet veren akaryakıt istasyonunda yaklaşık 100 metrekare büyüklüğündeki alanda hizmete başlayan CarrefourSA, öz markalı ürünlerin de dahil olduğu 2300 ürün çeşidiyle yoldaki müşterilerine ulaşacak.

Bu açılışa ilişkin konuşan CarrefourSA İcra Kurulu Üyesi Bulut Batum, müşterilere doğru ürünü, doğru hizmet kalitesi ve fiyatla her noktadan temin etmeyi sürdürmek yolunda bir adım daha atmaktan mutluluk duyduklarını belirtti. “Bir taraftan yeni market yatırımlarımıza devam ederken, diğer taraftan küçük esnafımızı destekleyen bayilik sistemimizle Türkiye’deki büyüme ivmemizi güçlendiriyoruz.  Türkiye’nin dört bir yanındaki girişimcileri desteklemek amacıyla yola çıktığımız bayilik sistemimizle, müşterilerimizin bize en kolay şekilde ulaşmasını sağlarken, yerli girişimciye kârlı bir yatırım imkanı sunuyoruz” diyen Batum, sözlerine şöyle devam etti: “Bakkal ve küçük marketlerin yanı sıra bu sisteme akaryakıt istasyonlarını eklememiz, sistemin herkes tarafından ve her noktadan erişilebilirliği için önemli bir kırılma noktası. Bu önemli adım aynı zamanda 3 yıl sonunda 1000 bayiye ulaşma hedefimizdeki kararlılığımızı da ortaya koyuyor.”

Kendi başarı hikayesini yazmak isteyen girişimciler için bu sistemin değerli bir fırsat olduğunu da vurgulayan Bulut Batum, “Carrefour, 2023’te Türkiye’de 30, dünyada ise 60 yılını dolduracak. Bu önemli tecrübeyi, ‘Doğrusu CarrefourSA’da’ mottomuzla ülkemizin her noktasına ulaştırmak öncelikli amacımız. Şu an bayilik sistemi ile Türkiye’nin 27 iline ulaştık. CarrefourSA olarak bugün 41 şehirdeyiz. Bu rakamı artırmaya ve daha fazla girişimciyi ailemizin bir parçası olarak konumlandırmaya odaklandık” diye ekledi.

Devamını Oku

Firmalardan

Londra ofisiyle Batı Avrupa Bölgesi’ndeki büyümesini hızlandıracak

Editör

Yazar:

REM People, yurtdışı büyüme hamlesini hızlandırdı. REM People, İstanbul ve Dubai’nin ardından İngiltere’nin başkenti Londra’daki ofisinin resmi açılışını yaptı. Halen 50’den fazla ülkede, alanında lider 120 kuruma hizmet veren REM People, Avrupa’daki şirketlere de verimlilik kazandırıyor.

Markaların ürün yolculuklarını takip etmelerini sağlayarak verimliliklerini artırdıklarını belirten REM People CEO’su Bülent Peker, yurtdışı stratejisi hakkında şöyle konuşuyor: “Türkiye ve dünyada sektörünün en hızlı büyüyen şirketlerinden biri olarak İstanbul ve Dubai merkezlerimizle şimdiye kadar 50’den fazla ülkede sektör devlerinin sahadaki gözü, kulağı olduk. Geliştirdiğimiz yüzde 100 yerli yazılım çözümlerimizle yapay zeka ve derin öğrenme yoluyla kurumların verimliliklerini artırıyoruz. Anlık görüntü tanıma teknolojimizle saha satış ekiplerinin çektiği fotoğraflar analiz ediliyor ve reyonlardaki ürünler gözleniyor. Yapay zekanın ilerisine geçerek derin öğrenme ile analizler yapıyoruz. Bu analizler müşterilerimizin daha hızlı aksiyon alması için kullanılıyor. Söz konusu çözümlerle global bir marka olma yolunda Londra ofisimizle de Orta ve Batı Avrupa’daki varlığımızı artırmayı hedefliyoruz.”

REM People, 2015 yılından bu yana yapay zekâ tabanlı çoklu kanal perakende uygulama yönetimi çözümleri sunuyor. REM People’ı rakiplerinden ayıran en önemli özellik perakendecilerin performanslarını faaliyet gösterdikleri tüm kanallarda takip etmelerini sağlayan entegre çözümler sunması. REM People, müşterilerinin perakende uygulamalarını ve mağazacılık operasyonlarını, tanzim/teşhir uygulama performanslarını offline, online ve basılı kanallarda izleyerek ‘ürün yolculuklarını’ takip etmelerine yardımcı oluyor.

Devamını Oku

POPÜLER