Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Pınar Süt, Protein Ailesi ile yine sektörün öncüsü

Editör
Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı,Yaşar Holding İcra Başkanı Mehmet Aktaş
Abone Ol:

Pınar Süt; markanın özünde bulunan yenilikçi bakış açısını, güçlü AR-GE altyapısı ve tüketicinin nabzını tutan profesyonel analiz süreçleri ile birleştirdi, yepyeni ürün grubu ‘Pınar Protein Ailesi’ni NG Wellness Sapanca’da gerçekleştirdiği toplantıyla tanıttı.

Pınar Süt; yatırımını bu kez Pınar Protein’e yaptı. Pınar Süt; üç yıllık ciddi bir pazar araştırması ve buna paralel ürün geliştirme sürecinin sonucunda, doğru beslenmeyi amaçlayan ve hayatında spora yer veren herkesin en çok ihtiyaç duyduğu ‘proteini’, sağlıklı yaşamın en önemli gıdalarından “süt” ve “yoğurt” ile birleştirdi.

Pınar Süt’ün yaklaşık 10 milyon TL’lik yatırımla beğeniye sunduğu yepyeni ürün grubu Pınar Proteinli Süt ve Yoğurt tanıtım toplantısında “sağlıklı birey sağlıklı toplum” mesajı veren Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı; “Pınar Süt olarak hem tüketicilerimize hem de gelecek nesillere sorumluluğumuz çok büyük ve biz, bunun farkında bir markayız. Tam da bu nedenle; “Daha iyi bir yaşam için” sloganıyla yola çıktık ve nesillerin sağlıklı ve mutlu bir geleceğe sahip olması adına, üretimden rafa kadar her aşamada faaliyetlerimizi yürütüyoruz. İnsanı odak noktasına alan çalışmalar ve ürünlerimizle daha iyi bir yaşam kurgulayarak, yatırım kararlarımızı sorumlu yönetim anlayışıyla alıyoruz. Aynı zamanda da dünya trendlerini yakından takip ediyoruz. Türkiye’yi tanıştırdığımız ilklerle her zaman sektörün bir adım önünde yola devam ediyoruz. Yenilikçi yaklaşımımız ile AR – GE faaliyetlerimize ağırlık vererek hem Türkiye pazarında hem de yurtdışı pazarında yeni ürünler sunmaya ve yeni ambalajlar geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.

Yaşar Holding İcra Başkanı Mehmet Aktaş ise konuşmasında; “Modern süt sektörünün kurucusu olma onuruna sahip bir kuruluş olarak değerli bir sektör yaratıldığını düşünüyoruz. Bugün Türkiye’de 18-19 milyon tona kadar süt üretiliyor, bu anlamda dünyanın 8 ülkesinden biri haline geldik. Süt sektöründe milyarlarca dolarlık bir iç üretimimiz var. Aynı başarıyı ihracatta, dış ticarette sürdürebilmek için en önemli dinamik “inovasyon”. Yeni ürünlere yatırımın artmasıyla özellikle süt sektöründe Türkiye’nin dış ticarette değer yaratma kapasitesi gelişecek. Biz böyle değerli bir sektörün öncüsü olarak süt sektöründe de inovasyona devam ediyoruz. Çünkü geleceğimiz süt sektöründe ve bugünkü 300 milyon dolarlık ihracatı 1 milyar dolara çıkarmak çok zor bir şey değil. Yeter ki bu tür katma değeri yüksek ürünleri yaratalım, üretelim. İnovasyon ve AR–GE Türkiye’nin kurtuluşu, geleceği, katma değerli ürünler üretmenin başka yolu yok. Pınar Proteinli yoğurt ve süt de bu anlamda çok değerli ürünler diye düşünüyoruz. Yaşar topluluğu olarak 4 AR – GE merkezimiz var. İki tanesi boya sektöründe diğer ikisi de gıda sektöründe. Süt ve ette yeni başladık, ancak boya sektöründeki faaliyetimiz biraz daha eski. Kimya sektöründe Sanayi Bakanlığı tarafından son 3 yılda üst üste Türkiye’nin en iyi AR–GE merkezi seçildik. Tabii meseleye sadece sanayi tarafında bakmamak lazım. Değer zincirinin bütününde inovasyona ihtiyaç var. Pınar’ın misyonu Türkiye’nin bu sektörde değer yaratma kapasitesini geliştirmek” dedi.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Selahattin Dönmez; süt tüketimi, proteinin hayatımızdaki yeri, günlük hayatta ne kadar kullanılması ve hangi yiyeceklerden nasıl alınması gerektiğiyle ilgili çok özel bir sunum yaptı. Isı kontrollü pastörizasyon ve UHT süreçlerine dikkat çeken Selahattin Dönmez, hijyenik koşullarda üretilmeyen sütün, büyük riskler taşıyabileceğini ve tüketilmesinin uygun olmayabileceğini söyledi; “Türkiye protein kalitesi bakımından kalitesiz besleniyor. Toplumumuzun süt ve süt ürünleri tüketiminin arttırılması gerekiyor. Bu nedenle herkesin peynir, yoğurt ve benzeri süt ürünleri grubunun yanı sıra mutlaka günde en az 1 bardak süt içmesi gerekiyor.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

Erak: Nebim ile verimliliğimizi artırdık

Editör

Yazar:

Türkiye’nin en köklü ve büyük şirketleri arasında yer alan, sahip olduğu gelişmiş teknoloji ve bilgi birikimi ile birçok dünya lideri markaya üretim yapan Erak Giyim, üretim süreçlerini Nebim Üretim ile yönetiyor. Erak Giyim ERP ve İş Geliştirme Müdürü Feyzullah Göç, Nebim Üretim ile ilgili görüşlerini paylaştı.

Firmanızı kısaca tanıtır mısınız?

Erak Giyim, 1984 yılında Sait Akarlar tarafından kuruldu. Kısa sürede Türkiye’nin en önemli Blue Jeans üreticisi durumuna geldi. Ana üreticisi Mavi Jeans ve bunun yanında birçok yurt dışı markasına da üretim yapıyoruz. Çerkezköy’de fabrikamız var. Yaklaşık 1400 çalışanımız var ve büyük markalara üretim yapan bir firmayız diyebilirim. Türkiye’deki birçok fason üretim noktalarımızda üretimimizi gerçekleştiriyoruz.

Nebim Üretim ile süreci nasıl yönetiyorsunuz, isleyişi anlatabilir misiniz?

Nebim’i detaylı kullanan firmalardanız diyebilirim. Çok uzun süredir de Nebim ile çalışıyoruz. Üretimin çoğu safhasında ve şirketin çoğu departmanında Nebim’i kullanıyoruz. Çok fazla siparişimiz olduğu için bunları manuel sistemlerle ya da daha basit yapılarla yönetmek imkânsız. Sistem üzerinden bilgileri girmek, takip edebilmek, planlama ve analizler yapmak yani günün sonunda da kaliteli bir ürün çıkartmak bizim için önemli. Bir ürünü üretmek için koleksiyon hazırlık veya müşteri numunesi ile ihtiyaç duyulan bilgiyi müşteriden aldıktan sonra; Ürüne reçete oluşturma, kumaşından dikim paket malzemesine kadar tanımlama, numune çalışmaları yapma, numune çalışmalarından sonra toplu siparişler alıp iş emirleri oluşturma, üretime girme, çekme ve pastal çalışmaları yapma, kesim, dikim, yıkama, paketleme, planlama ki biz bu kısımda barkod okutma alt yapısına da sahibiz ve anlık olarak ürünlerimizin nerede olduğunu takip edebiliyoruz ve izleyebiliyoruz. Ürün bazında maliyetler yapma ve tüm bu aşamalardan sonra da ürünü ne zaman nereye sevk edilecek gibi tüm işlemleri Nebim Üretim programı üzerinden yürütüyoruz. Burada tabi önemli olan bazı alt yapılar var onlardan bahsetmek istiyorum. Ürün bazlı maliyet yaparken özellikle İş Emri ve Ön maliyet bağlantısı oluşturduğumuz için ürün sevk olurken, sistemde oluşan sevk irsaliyesini fiyatlıyoruz ve muhasebe buna göre faturalandırma yapabiliyor. Bu sayede biz ürün maliyetlerini yıllık bazlı analiz edebiliyoruz.

Bir başka alt yapımız! Hammadde Yönetimi’. Ürünün içindeki ihtiyaç duyulan tüm kalemlerin satın alması ile ilgili kısım. Bu bizde çok önemli bir alt yapı. Ürün içinde kullanılan malzemeler, tabi bunları sipariş mi geçeceksiniz yoksa depodan rezerve mi edeceksiniz gibi kısımlar çok karmaşık yapılar. Biz bu aşamada ürünün içindeki fiyatları önce depoda yeterli stok var mı diye bakıyoruz ve varsa oradan rezerve ediyoruz. Yoksa açık olan siparişlere bakıyoruz. Eğer o kısımda da açık olan siparişlerimiz varsa onları rezerve ediyoruz. Son olarak da hala ihtiyaç varsa otomatik olarak sipariş oluşturuyoruz. Üretimde çok fazla sipariş olduğu için bunları manuel olarak yapmak çok zor. Burada daha önce Nebim ile çalışarak geliştirdiğimiz otomatik algoritmalar ile bunları düzenli olarak sisteme yaptırıyoruz. İhtiyaç çıktıkça da sistem bizim adımıza bu karmaşık yapıyı hallediyor. Tabi siparişleri açtıktan sonra siparişlerin aynı zamanda karşı tarafa yani tedarikçilere iletilmesi gerekiyor. Bunun için de Reporting Services ile sipariş formu yolluyoruz. Bunun dışında bazı tedarikçilerimizde Nebim Web Servis alt yapısı mevcut. Yani web tarafından veri aktarımı da yapıyoruz. Günün sonunda tedarikçiler siparişleri bize yolladığı zaman depo mal kabulü ile depoya girişi oluyor. Gelen malzemeler fiziken bir kutuya konulurken aynı zamanda da Nebim tarafında da sevk emri olarak kayda alınıyor. Biz de iş emri planına göre onların çıkışlarını planladığımız şekilde e-İrsaliye sistemini kullanarak yapıyoruz. Bu bizdeki çok önemli alt yapılardan bir tanesi. Bu sayede aksesuar stok yönetimini aksesuar envanter yönetimini hangi ürüne ne çıkılmış, çıkılacak gibi birçok bilgiyi rahatlıkla izleyebiliriz. Paketleme tarafında koli okutma alt yapısına sahibiz. Burada da anlık olarak mamul ve yarı mamul envanterini alabiliyoruz. e-İrsaliye ye tabiyiz. O yüzden Nebim tarafında e-İrsaliye kullanıyoruz. Mavi tarafında çalışan alt yapılarımız var. Hem sipariş aktarımı hem de reçete aktarımları mevcut. Yani kısacası şunu diyebilirim, ürün girişinden ürünü sevk etmeye kadar olan birçok aşamayı Nebim Üretim programı üzerinden yürütebiliyoruz.

Uygulamanın sağladığı en önemli faydalar nelerdir?

Nebim Üretim programı üzerinde biz çok fazla veri tuttuğumuz ve her şeyi bunun üzerinden yaptığımız için öncelikle raporlamalarımızı ve analizlerimizi çok rahat bir şekilde yapabiliyoruz. Barkod okutma ve koli okutma alt yapısının sağladığı izlenebilirlik faydası çok önemli. Bu sayede ürünlerimizin anlık olarak nerede olduğunu takip edebiliyoruz. Ürün envanterini çekebiliyoruz. Maliyetlerimizi doğru bir şekilde yönetebiliyoruz. Yoğun olarak insan faktörü olan işlerimizi özellikle sipariş aşamaları gibi bölümleri otomatize ettik. Bu entegre ve otomatik yapı bizim için çok önemli katkı sağlayan alt yapı diyebilirim.

Devamını Oku

Firmalardan

Murat Ergin, Truva Kozmetik’te

Editör

Yazar:

Sektörün deneyimli isimlerinden Murat Ergin, merkezi Antalya da bulunan Truva Kozmetik firmasında Satış ve Pazarlamadan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.

Ergin, 2002 yılında Unilever’de işe başlayarak sektöre ilk adımını attı. Sırasıyla Bey Gıda, Levent Kimya, Banat, Bileşim Kimya ve Difaş’ta çeşitli departmanlarda görev yaptı.

Devamını Oku

Firmalardan

Lay’s, Anadolu Meraları ile işbirliği yapıyor

Editör

Yazar:

PepsiCo, PepsiCo Pozitif (Pep+) stratejisinin, Pozitif Değer Zinciri, Pozitif Seçenekler ile birlikte üç temel başlığından biri olan Pozitif Tarım başlığı altında Türkiye’de yaptığı çalışmalarla yenileyici tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu kapsamda en sevilen yiyecek markalarından Lay’s, PepsiCo Vakfı desteği ve Anadolu Meraları işbirliğiyle yeni bir proje başlatarak yenileyici tarım uygulamalarını genişletiyor. Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle Konya’da PepsiCo ürünlerinin temelini oluşturan patates, pancar, ayçiçeği ve mısır gibi ürün grupları, yeşil gübreleme, kompost özütü gibi uygulamalar başta olmak üzere yenileyici tarım uygulamaları kullanılarak yetiştirilecek.

PepsiCo’nun Türkiye’deki cipslik patates üretiminin yüzde 60’ını gerçekleştirdiğini ifade eden PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel, “Türkiye’deki 20 şehirde toplam 50.000 dönüm arazi üzerinde binlerce çiftçi ile birlikte cipslik patates üretimi yapıyoruz. Bu yıl, yenileyici tarım uygulamalarına yönelik olarak hayata geçirdiğimiz Lay’s Yenileyici Tarım Projesi ile Konya ili ve civarındaki çiftçilere ulaşacağız.  Uygulama arazisinde çiftçilerimiz hem yapılan uygulamaları gözlemleyecek hem de gerçekleştireceğimiz eğitimler ile yenileyici tarım tekniklerinin toprağa olan pozitif etkisine dair bilgi birikimini artıracak. Bununla birlikte, proje kapsamında başta kadın ve genç nesil çiftçilere olmak üzere vereceğimiz mikro destekler ile etki alanımızı artırmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar Pozitif Tarım uygulamaları kapsamında yaptığımız teknoloji yatırımları sayesinde, iş birliği yaptığımız çiftçilerin tarlalarında 2010 yılından beri net tarla verimleri %30 artırıldı; depo fireleri %26 azaldı. Birim patates üretimi için tüketilen su miktarı %50, birim patates üretiminde salınan CO2 seviyesi ise yine %50 azaltıldı. Düşük basınçlı sulama teknolojileri konusunda yaptığımız çalışmalar ve verim artışı sayesinde tarımda birim başına kullandığımız suyu Türkiye’de %50 azaltmayı başardık. Croptrak adlı uygulamamızla tüm tarlalarımızda yapılan uygulamaları 2 yıldır online olarak takip ediyor ve aldığımız verilere göre çiftçilerimizi yönlendiriyoruz. Bununla birlikte tarım uygularımız arasındaki en iyi örneklerden biri olan Naturalis gübremizi, cips üretiminde kullandığımız patateslerin organik atıklarından üretiyoruz. Geleneksel bir gübreye kıyasla Naturalis, %40 daha az kimyasal içeriyor ve organik içeriğin yanı sıra besin de sağladığı için toprakta pozitif etki yaratıyor. Diğer taraftan çiftçileri bilinçlendirmek için PepsiCo Agro Akademi ile bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından çiftçilerimize 20 bin saatin üzerinde eğitim verilmesini sağladık. Şimdi de Anadolu Meraları ile gerçekleştirdiğimiz bu proje ile uygulama sahasında 1000 çiftçiye yerinde inceleme ve eğitim olanağı sağlayacağız. Bugüne kadar Agro Akademi ile başlattığımız bu eğitim yolculuğunu, şimdi de Anadolu Meraları ile yenileyici tarım uygulamalarına odaklanarak devam ettireceğiz” dedi.

Türkiye başta olmak üzere dünyada; “sürdürülebilir”in ötesinde ekolojik, ekonomik ve toplumsal olarak yenileyici tarımın hem anlayış olarak yerleşmesi, hem de somut olarak yaygınlaşmasına hizmet etmeyi amaçlayan Anadolu Meraları sosyal girişiminin Genel Koordinatörü Yasemin Kireç yenileyici tarımın önemine vurgu yaptı: “Onarım çağı diye adlandırdığımız bu dönemde; ekosistemleri onararak tarım yapmanın bu çağın en önemli konusu olduğuna dair küresel farkındalık çok büyük bir hızla artıyor. Bu yeni çağın getirdiği yenilikçi ve yenileyici yaklaşımlara cesaretle yaklaşan Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle gıda endüstrisinin dönüşümü için küresel ölçekte ses getirecek önemli bir adım atan PepsiCo Türkiye’ye gösterdikleri bu cesaret ve bu yolculuğa duydukları güven için teşekkür ediyoruz. PepsiCo Türkiye’yi, yenileyici tarıma gönül veren bütün aktörlerle, hep beraber kurmaya başladığımız onarım ekosisteminde görmekten mutluluk duyuyoruz.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER