Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Pizza Pizza 2010 yılı sonunda 250 şubeye ulaşmak istiyor

Editör
Tolga Türker
Abone Ol:

Pizza restoranlar zinciri Pizza Pizza, 16 Kasım Pazartesi günü Swissotel’de yeni hedeflerini, 15. yılına özel düzenlediği bir basın toplantısı ile açıkladı.

Pizza Pizza Genel Müdürü Tolga Türker ve Pizza Pizza Genel Müdür Yardımcısı Kader Çakmakbilir’in katıldığı toplantıda, Pizza Pizza Menümden Mini Çıktı kampanyasının talihlisine de MINI Cooper’ın anahtarı teslim edildi. 2010 yılında İstanbul’daki şube sayısını 60’a çıkaracaklarını belirten Tolga Türker, İstanbul’da başlangıçta 25 kişinin istihdam edileceği, İzmir Torbalı’dakine benzer 5 milyon dolarlık yatırım maliyetli yeni bir üretim tesisi açma hazırlığı yaptıklarını ifade etti. 2010 yılında “bugün dükkân aç, iş sahibi ol” konsepti ile franchise’lardan 1 yıl sonrasına kadar yatırım bedeli almayacakları projeyi de duyuran Türker, 2010 yılında Türkiye genelinde 250 şubeye ulaşacaklarının ve ek olarak 1200 kişiye daha istihdam yaratacaklarının altını çizdi.

Tolga Türker yaptığı konuşmada, “Pizza Pizza’nın hikayesi 1995 yılında İzmir Alsancak’ta başladı. Şu an Türkiye’nin 45 ilinde ve KKTC’de 160 şubeye sahibiz. Bu, gurur verici bir tablodur. 1999 yılında ilk mağazamız İzmir dışında açıldığında bu kadar hızlı bir şekilde büyüyeceğimizi düşünmemiştik. 15 yıl içerisinde Pizza Pizza, kendi öz sermayesi ile 25 milyon dolarlık fiziki yatırım, 20 milyon dolarlık reklam ve pazarlama yatırımı ile 35 milyon dolarlık bayi yatırımları yaptı. Hedeflerimiz büyük. 2009 yılında 160 restoran, 100 milyon ciro 1650 çalışanımızla Türkiye’nin en büyük restoranlar zinciri haine geldik. 2010 yılı sonuna kadar Türkiye çapında 250 şubeye ulaşmak için kolları sıvadık. Yurt dışında ise bir Türk pizza markasının adını duyurmak ve farklı noktalarda hizmet vermek, başlıca hedefimiz” açıklamalarında bulundu.

‘15. yıla özel bugün dükkân aç, iş sahibi ol’

Tolga Türker Pizza Pizza’nın bayilik sisteminde bir ilke imza attığına dikkat çekerek, “Türkiye’de ve dünyada olmayan bir yatırım fırsatı için hazırlıkları tamamladık. Çok yakında ‘bugün dükkân aç, iş sahibi ol’ konsepti ile girişimciler için yeni bir sistem başlatacağız. Bu destek konseptli bir ödeme planı olacak. Bayi adayımızdan teminat mektubu isteyeceğiz ve o da bugün açtığı dükkânın bedelini gelecek sene verecek” açıklamalarında bulundu. Türker, bu sistemin herhangi bir taksit ya da yarısını şimdi öde yarısını sonra öde sistemi olmadığına dikkat çekerek, “2010 ile birlikte Pizza Pizza franchise’ı olan kişi, dükkânını bu sene açacak ve önümüzdeki sene bu tarihte bedelini ödeyecek. Bu sistem ile yatırımın tamamını biz yapacağız; işletme hakkını ise yatırımcı alacak” ifadelerinde bulundu. Genel Müdür Tolga Türker, yapılan bir franchise yatırımının geri dönüşünün 12 ile 24 ay arasında gerçekleştiğini belirterek, “‘bugün dükkân aç, iş sahibi ol’ sistemimiz ile yatırımcı çok avantajlı bir yatırım yapmış olacak” dedi.

İstanbul’a da üretim tesisi geliyor

Günde ortalama 30 franchise talebi aldıklarını ifade eden Tolga Türker, Pizza Pizza’nın her yönü ile cazip bir yatırım olduğuna dikkat çekerek, 2010 yılında İstanbul’a ağırlık vereceklerini kaydetti. Türker, “Şu an İstanbul’da şube sayımız 20. Ancak 2010 yılında bu sayıyı 60’a ulaştıracağız. Yine 2010 yılı içerisinde İstanbul’da da İzmir Torbalı’da olduğu gibi bir üretim tesisi ve merkez ofisi açma hazırlıklarımız var. İstanbul’daki üretim tesisimiz 1000 metrekarelik bir alanda, 5 milyon dolar yatırım maliyeti ile kurulacak. Bunun 3 milyon doları fiziki yatırım, 2 milyon doları pazarlama ve reklam yatırımı olacak. Yeni üretim tesisinden İstanbul ve yakın bölgelerdeki şubelerimize malzeme sevkiyatını gerçekleştireceğiz. Bu tesisimizde üretim, lojistik, pazarlama, operasyon, pazarlama ve reklam departmanlarımız bulunacak, başlangıçta 25 kişi ile çalışmalara başlanacak. Bütün çalışmalarla 2010 sonuna kadar şube sayımızı 250’e çıkaracağız. Şu anda 1650 kişiye istihdam sağlıyoruz, yeni tesis ve yeni şubelerle 1200 kişiye ek istihdam olanağı yaratacağız” açıklamalarında bulundu.

“Pizza Pizza dünya markası olacak”

Pizza Pizza Genel Müdür Yardımcısı Kader Çakmakbilir de yaptığı konuşmasında, “Türkiye Pizza Pizza’yı tanıdı. Sırada yurt dışı var. Şu an Türkiye çapında ve KKTC’de 160 şube ile hizmet veriyoruz. 2010 yılında da yurt dışında Pizza Pizza şubeleri açmaya başlıyoruz. 2008 yılının son çeyreğinden bu yana tüm dünya zor günler geçiriyor. Ancak biz Pizza Pizza olarak istikrarlı büyümemizdeki başarımızı yatırımları devam ettirmemize bağlıyoruz. Pizza Pizza artık benzersiz lezzetleriyle Türkiye’deki pizza endüstrisine yön veriyor. Ayrıca yeniliklerimizle de farkımızı ortaya koymaya devam ediyoruz. Yurt dışı çalışmalarımız da tam hız devam ediyor. Yakında Suudi Arabistan’ın Riyad, Rusya’nın Soçi, Ukrayna, Özbekistan’ın Taşkent şehirleri ile Irak ve Belçika gibi noktalarda da Pizza Pizza olacak” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

Erak: Nebim ile verimliliğimizi artırdık

Editör

Yazar:

Türkiye’nin en köklü ve büyük şirketleri arasında yer alan, sahip olduğu gelişmiş teknoloji ve bilgi birikimi ile birçok dünya lideri markaya üretim yapan Erak Giyim, üretim süreçlerini Nebim Üretim ile yönetiyor. Erak Giyim ERP ve İş Geliştirme Müdürü Feyzullah Göç, Nebim Üretim ile ilgili görüşlerini paylaştı.

Firmanızı kısaca tanıtır mısınız?

Erak Giyim, 1984 yılında Sait Akarlar tarafından kuruldu. Kısa sürede Türkiye’nin en önemli Blue Jeans üreticisi durumuna geldi. Ana üreticisi Mavi Jeans ve bunun yanında birçok yurt dışı markasına da üretim yapıyoruz. Çerkezköy’de fabrikamız var. Yaklaşık 1400 çalışanımız var ve büyük markalara üretim yapan bir firmayız diyebilirim. Türkiye’deki birçok fason üretim noktalarımızda üretimimizi gerçekleştiriyoruz.

Nebim Üretim ile süreci nasıl yönetiyorsunuz, isleyişi anlatabilir misiniz?

Nebim’i detaylı kullanan firmalardanız diyebilirim. Çok uzun süredir de Nebim ile çalışıyoruz. Üretimin çoğu safhasında ve şirketin çoğu departmanında Nebim’i kullanıyoruz. Çok fazla siparişimiz olduğu için bunları manuel sistemlerle ya da daha basit yapılarla yönetmek imkânsız. Sistem üzerinden bilgileri girmek, takip edebilmek, planlama ve analizler yapmak yani günün sonunda da kaliteli bir ürün çıkartmak bizim için önemli. Bir ürünü üretmek için koleksiyon hazırlık veya müşteri numunesi ile ihtiyaç duyulan bilgiyi müşteriden aldıktan sonra; Ürüne reçete oluşturma, kumaşından dikim paket malzemesine kadar tanımlama, numune çalışmaları yapma, numune çalışmalarından sonra toplu siparişler alıp iş emirleri oluşturma, üretime girme, çekme ve pastal çalışmaları yapma, kesim, dikim, yıkama, paketleme, planlama ki biz bu kısımda barkod okutma alt yapısına da sahibiz ve anlık olarak ürünlerimizin nerede olduğunu takip edebiliyoruz ve izleyebiliyoruz. Ürün bazında maliyetler yapma ve tüm bu aşamalardan sonra da ürünü ne zaman nereye sevk edilecek gibi tüm işlemleri Nebim Üretim programı üzerinden yürütüyoruz. Burada tabi önemli olan bazı alt yapılar var onlardan bahsetmek istiyorum. Ürün bazlı maliyet yaparken özellikle İş Emri ve Ön maliyet bağlantısı oluşturduğumuz için ürün sevk olurken, sistemde oluşan sevk irsaliyesini fiyatlıyoruz ve muhasebe buna göre faturalandırma yapabiliyor. Bu sayede biz ürün maliyetlerini yıllık bazlı analiz edebiliyoruz.

Bir başka alt yapımız! Hammadde Yönetimi’. Ürünün içindeki ihtiyaç duyulan tüm kalemlerin satın alması ile ilgili kısım. Bu bizde çok önemli bir alt yapı. Ürün içinde kullanılan malzemeler, tabi bunları sipariş mi geçeceksiniz yoksa depodan rezerve mi edeceksiniz gibi kısımlar çok karmaşık yapılar. Biz bu aşamada ürünün içindeki fiyatları önce depoda yeterli stok var mı diye bakıyoruz ve varsa oradan rezerve ediyoruz. Yoksa açık olan siparişlere bakıyoruz. Eğer o kısımda da açık olan siparişlerimiz varsa onları rezerve ediyoruz. Son olarak da hala ihtiyaç varsa otomatik olarak sipariş oluşturuyoruz. Üretimde çok fazla sipariş olduğu için bunları manuel olarak yapmak çok zor. Burada daha önce Nebim ile çalışarak geliştirdiğimiz otomatik algoritmalar ile bunları düzenli olarak sisteme yaptırıyoruz. İhtiyaç çıktıkça da sistem bizim adımıza bu karmaşık yapıyı hallediyor. Tabi siparişleri açtıktan sonra siparişlerin aynı zamanda karşı tarafa yani tedarikçilere iletilmesi gerekiyor. Bunun için de Reporting Services ile sipariş formu yolluyoruz. Bunun dışında bazı tedarikçilerimizde Nebim Web Servis alt yapısı mevcut. Yani web tarafından veri aktarımı da yapıyoruz. Günün sonunda tedarikçiler siparişleri bize yolladığı zaman depo mal kabulü ile depoya girişi oluyor. Gelen malzemeler fiziken bir kutuya konulurken aynı zamanda da Nebim tarafında da sevk emri olarak kayda alınıyor. Biz de iş emri planına göre onların çıkışlarını planladığımız şekilde e-İrsaliye sistemini kullanarak yapıyoruz. Bu bizdeki çok önemli alt yapılardan bir tanesi. Bu sayede aksesuar stok yönetimini aksesuar envanter yönetimini hangi ürüne ne çıkılmış, çıkılacak gibi birçok bilgiyi rahatlıkla izleyebiliriz. Paketleme tarafında koli okutma alt yapısına sahibiz. Burada da anlık olarak mamul ve yarı mamul envanterini alabiliyoruz. e-İrsaliye ye tabiyiz. O yüzden Nebim tarafında e-İrsaliye kullanıyoruz. Mavi tarafında çalışan alt yapılarımız var. Hem sipariş aktarımı hem de reçete aktarımları mevcut. Yani kısacası şunu diyebilirim, ürün girişinden ürünü sevk etmeye kadar olan birçok aşamayı Nebim Üretim programı üzerinden yürütebiliyoruz.

Uygulamanın sağladığı en önemli faydalar nelerdir?

Nebim Üretim programı üzerinde biz çok fazla veri tuttuğumuz ve her şeyi bunun üzerinden yaptığımız için öncelikle raporlamalarımızı ve analizlerimizi çok rahat bir şekilde yapabiliyoruz. Barkod okutma ve koli okutma alt yapısının sağladığı izlenebilirlik faydası çok önemli. Bu sayede ürünlerimizin anlık olarak nerede olduğunu takip edebiliyoruz. Ürün envanterini çekebiliyoruz. Maliyetlerimizi doğru bir şekilde yönetebiliyoruz. Yoğun olarak insan faktörü olan işlerimizi özellikle sipariş aşamaları gibi bölümleri otomatize ettik. Bu entegre ve otomatik yapı bizim için çok önemli katkı sağlayan alt yapı diyebilirim.

Devamını Oku

Firmalardan

Murat Ergin, Truva Kozmetik’te

Editör

Yazar:

Sektörün deneyimli isimlerinden Murat Ergin, merkezi Antalya da bulunan Truva Kozmetik firmasında Satış ve Pazarlamadan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.

Ergin, 2002 yılında Unilever’de işe başlayarak sektöre ilk adımını attı. Sırasıyla Bey Gıda, Levent Kimya, Banat, Bileşim Kimya ve Difaş’ta çeşitli departmanlarda görev yaptı.

Devamını Oku

Firmalardan

Lay’s, Anadolu Meraları ile işbirliği yapıyor

Editör

Yazar:

PepsiCo, PepsiCo Pozitif (Pep+) stratejisinin, Pozitif Değer Zinciri, Pozitif Seçenekler ile birlikte üç temel başlığından biri olan Pozitif Tarım başlığı altında Türkiye’de yaptığı çalışmalarla yenileyici tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu kapsamda en sevilen yiyecek markalarından Lay’s, PepsiCo Vakfı desteği ve Anadolu Meraları işbirliğiyle yeni bir proje başlatarak yenileyici tarım uygulamalarını genişletiyor. Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle Konya’da PepsiCo ürünlerinin temelini oluşturan patates, pancar, ayçiçeği ve mısır gibi ürün grupları, yeşil gübreleme, kompost özütü gibi uygulamalar başta olmak üzere yenileyici tarım uygulamaları kullanılarak yetiştirilecek.

PepsiCo’nun Türkiye’deki cipslik patates üretiminin yüzde 60’ını gerçekleştirdiğini ifade eden PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel, “Türkiye’deki 20 şehirde toplam 50.000 dönüm arazi üzerinde binlerce çiftçi ile birlikte cipslik patates üretimi yapıyoruz. Bu yıl, yenileyici tarım uygulamalarına yönelik olarak hayata geçirdiğimiz Lay’s Yenileyici Tarım Projesi ile Konya ili ve civarındaki çiftçilere ulaşacağız.  Uygulama arazisinde çiftçilerimiz hem yapılan uygulamaları gözlemleyecek hem de gerçekleştireceğimiz eğitimler ile yenileyici tarım tekniklerinin toprağa olan pozitif etkisine dair bilgi birikimini artıracak. Bununla birlikte, proje kapsamında başta kadın ve genç nesil çiftçilere olmak üzere vereceğimiz mikro destekler ile etki alanımızı artırmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar Pozitif Tarım uygulamaları kapsamında yaptığımız teknoloji yatırımları sayesinde, iş birliği yaptığımız çiftçilerin tarlalarında 2010 yılından beri net tarla verimleri %30 artırıldı; depo fireleri %26 azaldı. Birim patates üretimi için tüketilen su miktarı %50, birim patates üretiminde salınan CO2 seviyesi ise yine %50 azaltıldı. Düşük basınçlı sulama teknolojileri konusunda yaptığımız çalışmalar ve verim artışı sayesinde tarımda birim başına kullandığımız suyu Türkiye’de %50 azaltmayı başardık. Croptrak adlı uygulamamızla tüm tarlalarımızda yapılan uygulamaları 2 yıldır online olarak takip ediyor ve aldığımız verilere göre çiftçilerimizi yönlendiriyoruz. Bununla birlikte tarım uygularımız arasındaki en iyi örneklerden biri olan Naturalis gübremizi, cips üretiminde kullandığımız patateslerin organik atıklarından üretiyoruz. Geleneksel bir gübreye kıyasla Naturalis, %40 daha az kimyasal içeriyor ve organik içeriğin yanı sıra besin de sağladığı için toprakta pozitif etki yaratıyor. Diğer taraftan çiftçileri bilinçlendirmek için PepsiCo Agro Akademi ile bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından çiftçilerimize 20 bin saatin üzerinde eğitim verilmesini sağladık. Şimdi de Anadolu Meraları ile gerçekleştirdiğimiz bu proje ile uygulama sahasında 1000 çiftçiye yerinde inceleme ve eğitim olanağı sağlayacağız. Bugüne kadar Agro Akademi ile başlattığımız bu eğitim yolculuğunu, şimdi de Anadolu Meraları ile yenileyici tarım uygulamalarına odaklanarak devam ettireceğiz” dedi.

Türkiye başta olmak üzere dünyada; “sürdürülebilir”in ötesinde ekolojik, ekonomik ve toplumsal olarak yenileyici tarımın hem anlayış olarak yerleşmesi, hem de somut olarak yaygınlaşmasına hizmet etmeyi amaçlayan Anadolu Meraları sosyal girişiminin Genel Koordinatörü Yasemin Kireç yenileyici tarımın önemine vurgu yaptı: “Onarım çağı diye adlandırdığımız bu dönemde; ekosistemleri onararak tarım yapmanın bu çağın en önemli konusu olduğuna dair küresel farkındalık çok büyük bir hızla artıyor. Bu yeni çağın getirdiği yenilikçi ve yenileyici yaklaşımlara cesaretle yaklaşan Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle gıda endüstrisinin dönüşümü için küresel ölçekte ses getirecek önemli bir adım atan PepsiCo Türkiye’ye gösterdikleri bu cesaret ve bu yolculuğa duydukları güven için teşekkür ediyoruz. PepsiCo Türkiye’yi, yenileyici tarıma gönül veren bütün aktörlerle, hep beraber kurmaya başladığımız onarım ekosisteminde görmekten mutluluk duyuyoruz.”

Devamını Oku

POPÜLER