Firmalardan
Reis’e göre tarımsal üretim artacak, fiyatlar düşecek
Reis Gıda, ekonomik dar boğazdan geçildiği bir dönemde, halkın bütçesine katkı sağlayacak bir sosyal sorumluluk projesine imza attı.
Reis Gıda’nın öncülüğünde, yemek danışmanı Ayşe Tüter’in desteği ile hayata geçirilen proje, Osmanlı saray mutfağının en önemli mirasçılarından Beyoğlu’ndaki Hacı Abdullah restoranda düzenlenen bilgilendirme toplantısı ile açıklandı.
Reis Tarımsal Ürünler Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, pirinç ve bakliyat ürünlerinin 2009 yılı rekolteleri hakkında bilgi verdi. Tarımsal üretiminin bu yıl artmasının beklendiğini ifade eden Reis, “Nisan ve Mayıs ayında yağışların normal seviyede olması halinde, bu yıl adeta bereket fışkıracak” dedi.
Bakliyatta bu yıl özellikle kırmızı mercimekte üretim patlaması yaşanacağını belirten Reis, geçtiğimiz yıl 60 bin ton olan üretimin bu yıl 350 bin tonlara yükselmesinin beklendiğini vurguladı. “Haziranda piyasaya çıkacak kırmızı mercimek üretiminde yüzde 500’e varan oranda artış söz konusu” diyen Mehmet Reis, şöyle devam etti:
“Geçtiğimiz yıl kırmızı mercimek ihtiyacımızın yüzde 80’ini ithal ettik. Bu yıl hem kendi ihtiyacımızı karşılar hem de yurt dışına satabiliriz. Pirinç, kuru fasulye ve nohut üretiminde ise 2009’da yüzde 10 civarında artış öngörüyoruz. Rekolte artışlarıyla birlikte, bu yıl pirinç ve bakliyat fiyatlarının düşmesini bekliyoruz.”
Sağlıklı, besleyici ve uzun süre tok tutan yiyeceklerin başında gelen bakliyatın dünyada en kalitelisinin Türkiye’de yetiştiğini ifade eden Mehmet Reis, ancak, ülkemizde pirinç ve bakliyat tüketiminin yeterli seviyede olmadığını, özellikle son yıllarda fiyatlarda yaşanan dalgalanmalar nedeniyle halkın bakliyat tüketiminden uzaklaştığına dikkat çekti.
Bulgur dışında tüm bakliyat ve pirinç tüketiminin son 9 yılda ortalama yüzde 20-50 arasında azaldığını belirten Reis, şunları söyledi:
“Örneğin, Avrupa’da ortalama 20 kilogram olan yıllık pirinç tüketimi, Türkiye’de son yıllarda hızla azaldı. 2000 yılında 12 kilogram olan kişi başı tüketim, 2007’de 8, 2008’de 7 kilograma düştü. Bu yıl ise 5.6 kilogram olması bekleniyor. 2000’de ortalama 4-5 kilogram olan kuru fasulye tüketimi de bugün 2.8 kilogram seviyesinde. Yine 2000 yılında 5 kilogram civarında olan yıllık kişi başı kırmızı mercimek tüketimi de bugün ortalama 3-4 kilogram.
Ancak bu yıl pirinç ve bakliyat ürünlerinde beklenen ürün bolluğunun, tüketime olumlu yansımasını bekliyoruz. Bakliyattan soğuyan vatandaş, hem besleyici hem hesaplı olan bakliyat yemekleri ile yeniden barışacak ve efsane geri dönecek.“
Toplantıda, tarımsal üretimin ülke ekonomisindeki yeri ve önemine de dikkat çeken Mehmet Reis, TÜİK’in 2008’in son çeyreğine ilişkin açıkladığı büyüme rakamlarına değinerek, ekonominin yüzde 6.2 küçülmesine karşılık, tarım sektörünün birçok soruna rağmen 4.6 oranında büyüdüğünü hatırlattı. Reis, 2009’un ilk iki aylık dış ticaret rakamlarına göre yüzde 4.8’lik artışla ihracatı artan tek sektörün tarım olduğunu da vurguladı. Tarımın, işsizliğin en fazla telafi edildiği sektörlerin başında geldiğine işaret eden Reis, şöyle devam etti: “Tarım ülke için adeta can simidi, zor günlerin ilacı. Tüm dünyada büyük destek gören tarım sektörü ülkemizde yıllarca arka plana itildi. fiimdi bunu değiştirmenin zamanı. Küresel krizin yaşandığı günümüzde, tarıma daha fazla önem vermeliyiz. Tarımdaki potansiyeli değerlendirerek, hem kendimize yetebilmeli hem eskiden olduğu gibi dışarıya satabilmeliyiz.”
Firmalardan
Hayhay, Perakende Günleri’nde
Türkiye’nin ödeme sistemleri ve tüketici finansmanı alanındaki oyuncularından Hayhay, 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Perakende Günleri’nde yeni marka kimliği, yeni logosu ve yeni stratejik yaklaşımıyla ilk kez tüketicilerin, perakende sektörünün ve iş ortaklarının karşısına çıkacak.
2021 yılında faaliyetlerine başlayan Hayhay, bugün 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmış durumda. Hayhay’ın tüketici finansmanı şirketi 500 milyon TL sermaye ile faaliyet gösteriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde alışveriş kredilerini Türkiye’de daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve finans dünyasında İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmayı hedefliyor. Hayhay’a göre finansın amacı yalnızca bir satın alma işlemini mümkün kılmak değil; insanların finansal olarak daha sağlıklı ve güçlü kalmalarına yardımcı olmak. Bu nedenle şirket, alışveriş kredilerinden ödeme sistemlerine kadar tüm çözümlerini tüketicilerin, perakendecilerin ve finansal sistemin birlikte kazandığı daha sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla tasarlıyor.
Aklın yolu Hayhay
Hayhay Genel Müdürü Alaattin Sabuncu, yeni marka dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün Akıllı Alışveriş Kredisi çözümümüz; Gürgençler, Karaca, Mudo, Başkentgaz, Nocturne, Yenilio, Kiğılı ve Taksitlio gibi farklı sektörlerden markalar tarafından kullanılıyor. Teknolojiden ev yaşamına, modadan hizmet sektörüne kadar uzanan bu ekosistemi büyütmeye devam ediyoruz.
2026 yılı sonuna kadar 30’un üzerinde markayla çalışmayı, mevcut 1 milyonu aşkın kullanıcımızın tamamını Akıllı Alışveriş Kredisi deneyimiyle buluşturmayı ve 300 bin yeni kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla kullanıcıya veya daha fazla iş ortağına ulaşmak değil. Akıllı Alışveriş Kredisi’ni Türkiye’de planlı alışverişlerin doğal bir parçası haline getirirken, finansal teknolojileri insanların lehine çalıştıran, şeffaf bir sistem kurmak, finansal olarak güçlenen bireyleri ise ana aktör haline getirmek istiyoruz.
Yeni dönemde vizyonumuz, İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmak. Misyonumuz ise bu yaklaşımı Akıllı Alışveriş Kredisi, ödeme sistemleri ve POS çözümlerimizle hem tüketicilerin hem de perakendecilerin günlük hayatına taşımak.”
Firmalardan
“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”
Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.
Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijitalleşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”
Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için operasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.
Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü
Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.
Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.
Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.
Firmalardan
Çamlı Yem Besicilik A.Ş.’den açıklama var
- sayımızda yayımlanan Dosya Konumuzda Markam Danışmanlık yöneticisi Güven Borca, Yaşar Grubu şirketlerinden Çamlı Yem Besicilik’in satıldığı yönünde bir yazıyı gündeme getirmişti. Bu yazı sonrası Çamlı Yem Besicilik A.Ş. Yönetim Kurulu’ndan bir açıklama geldi. Açıklama şöyle:
“Son günlerde, şirketimiz Çamlı Yem Besicilik’in satışına ilişkin olarak çeşitli mecralarda yer alan haber ve söylemler üzerine açıklama gereği duyulmuştur.
Söz konusu haber ve söylemler gerçeği yansıtmamakta olup, kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir.
Çamlı Yem Besicilik, tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörlerinin öncüsü olarak; deniz işletmesi, büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı yem işletmesi ve organik süt işletmesi ile, 40 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdürmektedir. Faaliyetlerimiz, belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda güçlü ve istikrarlı bir şekilde devam etmektedir.
Şirketimizle ilgili doğru ve güncel bilgiler yalnızca resmi iletişim kanallarımız aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
Asılsız iddialara itibar edilmemesini önemle rica eder, kamuoyunun bilgisine sunarız.”
