Firmalardan
Şahin Sucukları, “İSO İkinci 500″de 125 basamak birden tırmandı
Şahin Sucukları, İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Firması sıralamasında 125 basamak birden tırmanarak 182. sıraya yükseldi.
Şahin Sucukları, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) her yıl hazırladığı “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Firması” 2015 yılına ilişkin sıralamasında, “125 basamak birden” tırmanarak, 182. sıraya yükseldi.
Et ve et ürünleri sektörünün yenilikçi firması Şahin’ in Yönetim Kurulu Danışmanı Hakan Sinangil, prestijli uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’nin En Değerli 100 Markası-2016” araştırmasında, “AA” notuyla, “Türkiye’nin En Değerli 85. Markası” olarak belirlendiğini de anımsatarak, “Tüm bunlar birer tesadüfün sonucu değil; şirket yönetimi, tüm çalışanlarımız, bayilerimiz, tedarikçilerimizin emek ve çabaları ve elbette en önemli ve değerlisi tüketicilerimizin tercihinin sonucudur” dedi ve şu noktaların altını çizdi:
“Yaptığımız yenilikçi yatırımların da pozitif etkisiyle 2015 yılı büyüme hızında sektör ortalamasının üzerine çıktık ve dolayısıyla İSO İkinci 500 firma arasında çok büyük bir sıçrama yaparak zirveye doğru ilerleme başarısını gösterdik. Yaptığımız yenilikçi yatırımların odağına her zaman tüketici ihtiyaçlarını koyduk; yatırım stratejilerimizi her zaman tüketicilerin güncel piyasa taleplerine dayandırarak hazırladık ve bu önemli sıralamada öne çıktık.”
Şahin Sucukları’nın 1923 yılından, Türkiye Cumhuriyet’imizin kuruluşundan bu yana Anadolu’nun en eski geleneksel gıda üretimine dayanan bir geçmişi olduğunu vurgulayan Sinangil, “Cumhuriyetimiz ile yaşıt ve yüzde 100 Türk/Anadolu sermayesi, halkımızın markası olan Şahin’ in bu hızlı gelişiminde en büyük pay halkımızın verdiği destek olduğunu düşünüyoruz” dedi ve ekledi:
“Şahin olarak, bizim birinci önceliğimiz müşterilerimizin talep ve ihtiyaçlarıdır; tüm operasyonlarımızda tamamen müşteri odaklı bir yönetim anlayışıyla hareket ederiz; çünkü biliriz ki, aslında müşterilerimizin talep ve ihtiyaçlarını karşılamaya dönük tüm ürünler, aynı zamanda ülkemizin kalkınmasını ve çağdaş bir toplum olarak gelişmesine destek olan çabalardır.”
Müşterilerin taleplerini karşılamaya odaklı araştırma-geliştirme (Ar-Ge) çalışmalarına da ağırlık verdiklerini vurgulayan Sinangil, “Özellikle yenilikçi bir şirket olarak, marka yönetim stratejilerimizi, odağını bu temel ilkelerimizin oluşturduğu her türlü yeniliğe açık tutuyoruz” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu stratejilere dayanarak geliştirdiğimiz 96 farklı çeşit ürünün, toplam 33,000 noktaya dağıtımını yapıyoruz. Bu da bizi, Türkiye’nin en değerli 85.firması ve halkın sucuk denince ilk akla gelen ismi olarak öne çıkarıyor. Halkımızın verdiği bu desteğe dayanarak, gıda alanında, yalnızca işlenmiş et sektöründe faaliyet göstermemize rağmen, 2015 sonunda toplam 163 milyon 847 bin 397 lira üretimden net satış rakamına ulaşan ve İSO İkinci 500’de 182. Büyük Firma sırasına oturan 4,000 kişilik Şahin ailesi olarak, Şahinsever tüm değerli Türk halkımıza teşekkürlerimizi, minnetlerimizi sunuyoruz. Şahin Sucukları olarak, Anadolu’nun merkezi Kayseri’de, bir küçük köyden 93 sene önce başlayan namuslu-dürüst-güvenilir imalat, tüm modern teknolojileri kullanarak, sağlık ön planda alın teri ile coşmaya devam ediyor.”
Firmalardan
Blend 1601’e İtalya’dan tasarım ödülü
İzmir merkezli butik kahve markası Blend 1601, uluslararası tasarım dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen A’ Design Award’da önemli bir başarıya imza attı. Markanın “Shade-Grown” (gölgede yetişen) kahve felsefesinden ilham alan ambalaj tasarımı, Ambalaj Tasarımı kategorisinde verilen Iron A’ Design Award ödülüne layık görüldü.
Uluslararası jüriden tam not
A’ Design Award jürisi tarafından verilen Iron Ödülü; profesyonel standartları başarıyla karşılayan, işlevselliği estetikle birleştiren ve sektöre değer katan tasarımlara veriliyor. Blend 1601’in ödüllü ambalaj tasarımı; sürdürülebilirlik yaklaşımı, kullanıcı deneyimini kolaylaştıran ikon sistemi, ölçeklenebilir marka mimarisi ve güçlü hikâye anlatımıyla öne çıktı. Tasarımdaki her detay, gölgede yetişen kahvenin doğallığını ve zanaatkâr üretim anlayışını yansıtacak şekilde kurgulandı. Dokulu yüzeyler, çevre dostu malzemeler ve el işçiliğini hissettiren uygulamalar, markanın premium konumlandırmasını güçlendiren unsurlar arasında yer aldı.
Gölgede yetişen kahvenin hikayesi dünyaya açıldı
Blend 1601, kurucusu Armağan Portakal tarafından nitelikli kahve kültürüne farklı bir bakış açısı kazandırmak amacıyla hayata geçirildi. Marka, 1500 ila 2100 metre rakımda, doğal bitki örtüsünün içinde ve ağaç gölgelerinde yetişen Arabica çekirdeklerini kahveseverlerle buluşturuyor. Tam olgunluğa ulaşan kahve meyvelerinin elle toplanmasıyla başlayan süreç, çekirdeğin karakterini koruyan özenli üretim aşamalarıyla devam ediyor. Bu yaklaşım, markanın ambalaj tasarımında da kendine güçlü bir karşılık buluyor.
“Bağırmadan konuşuyoruz ve sesimizi duyanlar çoğalıyor”
Blend 1601 Kurucusu Armağan Portakal, kazanılan ödülün markanın kuruluş felsefesinin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu belirterek, “Blend 1601’i kurarken amacımız sadece iyi kahve üretmek değildi. Doğaya saygılı üretimi, estetik anlayışı ve sosyal faydayı aynı potada buluşturan bir marka yaratmak istedik. Bugün dünyanın en saygın tasarım ödüllerinden birinde bu yaklaşımın takdir görmesi bizim için son derece değerli. Bağırmadan konuşuyoruz ve sesimizi duyanlar çoğalıyor. Bu da başlı başına bir ödül bizim için. Bu başarıda büyük emeği bulunan Burak Şahin’e ve Istanbul French Fries ekibine teşekkür ediyoruz. Onlarla çalışmak bizim için büyük bir keyif.” şeklinde konuştu.
Firmalardan
Hayhay, Perakende Günleri’nde
Türkiye’nin ödeme sistemleri ve tüketici finansmanı alanındaki oyuncularından Hayhay, 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Perakende Günleri’nde yeni marka kimliği, yeni logosu ve yeni stratejik yaklaşımıyla ilk kez tüketicilerin, perakende sektörünün ve iş ortaklarının karşısına çıkacak.
2021 yılında faaliyetlerine başlayan Hayhay, bugün 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmış durumda. Hayhay’ın tüketici finansmanı şirketi 500 milyon TL sermaye ile faaliyet gösteriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde alışveriş kredilerini Türkiye’de daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve finans dünyasında İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmayı hedefliyor. Hayhay’a göre finansın amacı yalnızca bir satın alma işlemini mümkün kılmak değil; insanların finansal olarak daha sağlıklı ve güçlü kalmalarına yardımcı olmak. Bu nedenle şirket, alışveriş kredilerinden ödeme sistemlerine kadar tüm çözümlerini tüketicilerin, perakendecilerin ve finansal sistemin birlikte kazandığı daha sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla tasarlıyor.
Aklın yolu Hayhay
Hayhay Genel Müdürü Alaattin Sabuncu, yeni marka dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün Akıllı Alışveriş Kredisi çözümümüz; Gürgençler, Karaca, Mudo, Başkentgaz, Nocturne, Yenilio, Kiğılı ve Taksitlio gibi farklı sektörlerden markalar tarafından kullanılıyor. Teknolojiden ev yaşamına, modadan hizmet sektörüne kadar uzanan bu ekosistemi büyütmeye devam ediyoruz.
2026 yılı sonuna kadar 30’un üzerinde markayla çalışmayı, mevcut 1 milyonu aşkın kullanıcımızın tamamını Akıllı Alışveriş Kredisi deneyimiyle buluşturmayı ve 300 bin yeni kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla kullanıcıya veya daha fazla iş ortağına ulaşmak değil. Akıllı Alışveriş Kredisi’ni Türkiye’de planlı alışverişlerin doğal bir parçası haline getirirken, finansal teknolojileri insanların lehine çalıştıran, şeffaf bir sistem kurmak, finansal olarak güçlenen bireyleri ise ana aktör haline getirmek istiyoruz.
Yeni dönemde vizyonumuz, İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmak. Misyonumuz ise bu yaklaşımı Akıllı Alışveriş Kredisi, ödeme sistemleri ve POS çözümlerimizle hem tüketicilerin hem de perakendecilerin günlük hayatına taşımak.”
Firmalardan
“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”
Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.
Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijitalleşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”
Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için operasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.
Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü
Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.
Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.
Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.
