Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Token, işletmeler için yenilikçi teknolojiler geliştirmeye devam ediyor

Editör
Abone Ol:

Token Finansal Teknolojiler’in hikayesi, Arçelik bünyesinde başlayan ödeme kaydedici cihaz çalışmalarına dayanıyor. Bu çalışmalar sonucunda yakalanan hızlı büyüme ve dünyada finansal teknolojiler alanındaki dönüşüm sonucunda şirket, 2018 yılında Arçelik’ten bölünme yoluyla ayrılarak kuruldu. 2020 yılında yapılan hisse satışıyla doğrudan Koç Holding iştiraki haline geldi. Token Finansal Teknolojiler Genel Müdür Yardımcısı Erkin Uzun ile firmaları hakkında bilgi aldıktan sonra sektörü ve gelecek planlarını konuştuk.

Token’i bizlere tanıtır mısınız? Neler yapıyorsunuz? İşletmelere ne gibi katma değerler sağlıyorsunuz? Ülke genelinde ne kadar kullanıcınız var?

Geldiğimiz noktada, yazarkasa POS alanında satışlarımız 800 bine yaklaşmış durumda. Bu alanda liderliğimizi sürdürüyoruz. Buna ek olarak faaliyetlerimizi, finansal teknolojiler alanındaki farklı alanlara doğru genişletmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda, online ödeme çözümleri, elektronik belge, işletmelere sunduğumuz dijitalleşme çözümleri ve kapalı devre ödeme çözümleri alanında girişimlerimiz var. Türkiye’de finansal teknolojiler alanında yakaladığımız başarılarımızı yurt dışına taşımak da stratejik önceliklerimiz arasında… Bununla ilgili olarak, Hollanda, Romanya ve Azerbaycan’da da şirketler kurduk ve iş geliştirme çalışmaları yapıyoruz.

İşletmelere katkılarımızı genel olarak özetlemem gerekirse; geliştirdiğimiz teknolojilerle işletmelerin süreçlerini iyileştirmeyi, dijital dünyaya daha pratik şekilde adapte olmalarına katkı sağlamayı, verimliliklerini arttırmayı ve tüm bunların sonucu olarak da karlı bir şekilde büyümelerine yardımcı olmayı hedefliyoruz.

Gelecek hedefleriniz nelerdir?

Token olarak işletmeler için yenilikçi teknolojiler geliştirmeye devam ediyoruz. Hedefimiz, finansal teknolojiler ekosisteminde, işletmelerin ihtiyaç duyduğu bütünleşik çözümleri, partnerleriyle birlikte sunan bir firma olmaya devam etmek. Türkiye’de özellikle online ödemeler alanındaki önemli çözüm sağlayıcılardan birisi olmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda 2020 yılında bir ödeme ve elektronik para şirketi kurduk, hizmetlerimizi sunmak üzere faaliyet lisansımızı bekliyoruz.

Türkiye’de, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 507 numaralı VUK tebliği “Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetimi Sistemi” doğrultusunda Beko 400 TR’yi geliştirdik ve bu kapsamda onay alan ilk şirketlerden biri olduk. Android tabanlı POS cihazımız Beko 400 TR ile satış, ödeme ve e-fatura işlemlerini tek platformda birleştiriyoruz.

Bunun yanında petrol istasyonlarına yönelik olarak tasarladığımız Beko 1000 TR yeni nesil pompa yazarkasa ürünümüzü de yakın zamanda sektöre sunduk.

En önemli hedeflerimizden birisi de Token’ın güçlü bir global şirket olması… Bu konuda, Türkiye’de edindiğimiz deneyimleri ve teknolojik bilgi birikimimizi, Koç Grubu sinerjilerinden de faydalanarak yurt dışına taşımayı amaçlıyoruz. Romanya ve Azerbaycan’da kurduğumuz şirketlerle bu anlamda önemli adımlar atmış durumdayız. Bu ülkeler ile başlayarak yurt dışı pazarlarda e-ticaret şirketleri için online ödeme ve işletmelere yönelik dijitalleştirme çözümlerimizi yakında müşterilerimize sunmaya başlayacağız.

TokenFlex ile yemek kartı sektörüne giriş yaptınız. Hedefiniz nelerdir? TokenFlex, ne gibi artılar sağlıyor?

Gücümüzü aldığımız Türk ekonomisine güç katmayı ve toplumun gelişimine yardımcı olmayı çok önemli görüyoruz. Bir ödeme ürünü olan yemek kartının, faaliyetlerimizle olan yakın ilişkisinin yanında, bu ilkelerimiz ile de uyumlu bir ürün olduğunu düşünerek bu sektöre girdik. Gerçekten de yemek kartlarının sistemin paydaşları ve ekonomimiz açısından önemli faydaları var. Her şeyden önce, çalışanlar açısından çok önemli ve sevilen bir yan fayda. Sunulan vergi teşvikleri de çalışanların elde ettiği faydayı arttırıyor ve firmaların yemek maliyetlerini düşürüyor. Firmaların çalışanlarına verdiği yemek bedellerinin doğrudan yeme-içme endüstrisine akmasının da hem sektör esnafına büyük fayda sağladığını hem de sektördeki kayıt dışı oranını azalttığını görüyoruz.

Daha önce de değindiğim gibi, Token’ın amaçlarından birisi günlük ticaretteki süreçleri kolaylaştırmak ve iyileştirmek. TokenFlex de bu amaca hizmet eden bir ürün. Kullanıcı açısından çok pratik ve hızlı bir ödeme çözümü. Akıllı telefona indirilen bir uygulama aracılığıyla kullanıldığı için kullanıcıların fiziki kart taşıma gereksinimi bulunmuyor. İşletmeler, ürünü Beko markalı ÖKC POS cihazlarında kullanabildiği gibi, ayrı bir POS cihazına ihtiyaç duymadan, cep telefonlarına TokenFlex POS uygulaması indirerek de hemen kullanmaya başlayabiliyor. Bu da işletmelere ilk yatırım maliyeti açısından esneklik ve avantaj getiriyor. İşletmelere ve kullanıcılara sunduğumuz bu tip faydaları zenginleştirmeyi hedefliyoruz ve bunun için partnerlerimizle birlikte teknolojiler geliştirmeye devam ediyoruz.

Yemek kartı sektörünün büyüklüğü nedir? Bu sektörde kendinizi nerede konumlandıracaksınız?

Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kişinin yemek kartı kullandığını tahmin ediyoruz. Toplam aktif sigortalı sayısının yaklaşık 25 milyon olduğu ülkemizde bu sayı yüzde 15’in altında bir penetrasyona tekabül ediyor. Özellikle de sektöre sağlanan vergi avantajları düşünüldüğünde bu düşük bir oran.

Yemek kartı sektörü uzun yıllar boyunca Türkiye’de yabancı sermayeli şirketlerin ağırlıkta olduğu bir alan oldu. Son dönemde yerli oyuncuların da sektöre ilgi gösterdiğini görüyoruz. Düşük penetrasyonun getirdiği büyüme potansiyeli ve yeni oyuncuların pazarlama faaliyetleri sebebiyle sektörde büyümenin hızlanacağını tahmin ediyoruz.

Yerli sermayeli bir şirket olarak, güçlü platform yayılımımız ve işletmeler ile kullanıcılara sunacağımız yeniliklerle sektördeki potansiyelin ortaya çıkmasına önemli katkı vereceğimize inanıyoruz. Bunun ötesinde, paydaşlarımıza sunacağımız yemek kartı ile bütünleşik hizmetlerimizle sektörün çehresini değiştirecek birçok yeniliğe öncülük etmek, sektörün kurumsallaşmasına ve dijitalleşmesine katkıda bulunmak da hedeflerimiz arasında.

TokenFlex, sadece bir yemek kartı mıdır? Başka nerelerde kullanılabilecek? Bu sektöre ne gibi yenilikler getireceksiniz?

Dünya ve ülkemiz, ekonomik anlamda zorlukların ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçiyor. Böyle bir ortamda, insanlar ve işletmeler açısından esnekliğin öneminin gitgide arttığını düşünüyorum. Esneklik, sadece hizmet verdiğimiz paydaşlarımız için değil, bizim gibi yeni ürünlere yatırım yapan firmalar açısından da çok önemli. Zira, çok dinamik bir sektörde faaliyet gösteriyoruz. Yeni mevzuatlar yayınlanıyor ya da var olanlar değişiyor. İş alanları ve modelleri birbirine yakınsıyor. Rakipler değişiyor. Rekabet kavramı bile yeniden tanımlanıyor. Müşterilerin beklentileri de bu değişim ve dönüşüme göre yeniden şekilleniyor.

Durum böyleyken, bizim TokenFlex ürününde temel amacımız, tüm paydaşlarımıza ihtiyaçları olan esneklik açısından bir katkı sağlayabilmek ve belirsizlikleri yönetmelerini kolaylaştırmak. Bu kapsamda TokenFlex’e sadece bir yemek kartı çözümü olarak değil, müşterilerimizin talep ve ihtiyaçlarına göre şekil vereceğimiz esnek bir teknolojik altyapı olarak bakıyoruz. Bu kapsamda, kullanıcıların ödemeler alanındaki farklı ihtiyaçlarını tek platform üzerinden yönetmesini sağlayacak bütünleşik çözümlerin ve bizimle çalışan işletmelere önemli maliyet ve verimlilik avantajları getirecek yeni ürünlerin üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.

Bu arada, terminolojik bir düzeltme de yapayım; biz tanımlama kolaylığı sebebiyle TokenFlex’e yemek kartı diyoruz. Bununla beraber, TokenFlex’te plastik bir kart bulunmuyor, akıllı telefon üzerinden kullanılıyor. Bu kullanım şeklini, pratik ve hızlı bir ödeme deneyimi sunmasının ötesinde, plastik kart kullanımı gereksinimini azaltması sebebiyle de çok anlamlı görüyoruz.

TokenFlex’i önce nerede test edip uygulamaya geçireceksiniz?

TokenFlex ürününün genel kullanımına 2022 başında başladık. İlk olarak Koç Topluluğu şirketlerinde uygulamayı planladık. Bugün itibariyle yaklaşık 50 şirketimizde aktif olarak kullanılıyor. Üye işyeri yayılımımıza Kasım 2021’de başladık. Haziran sonu itibariyle Türkiye’de 10 binin üzerinde anlaşmalı nokta sayısına ulaştık ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaştık. Sahada edindiğimiz tecrübeler ve grup çalışanlarımızın geri bildirimleriyle ürünümüzü ve süreçlerimizi geliştirmeye ve üye işyeri yayılımımızı arttırmaya devam ediyoruz. Hedefimiz yılın ikinci yarısından itibaren grup dışına açılmak.  Her geçen gün yeni kullanıcılar ve işletmeler TokenFlex ailesine katılıyor. Giderek büyüyoruz ve paydaş ekosistemimizin de bizimle birlikte büyümesi için çalışıyoruz.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

Londra ofisiyle Batı Avrupa Bölgesi’ndeki büyümesini hızlandıracak

Editör

Yazar:

REM People, yurtdışı büyüme hamlesini hızlandırdı. REM People, İstanbul ve Dubai’nin ardından İngiltere’nin başkenti Londra’daki ofisinin resmi açılışını yaptı. Halen 50’den fazla ülkede, alanında lider 120 kuruma hizmet veren REM People, Avrupa’daki şirketlere de verimlilik kazandırıyor.

Markaların ürün yolculuklarını takip etmelerini sağlayarak verimliliklerini artırdıklarını belirten REM People CEO’su Bülent Peker, yurtdışı stratejisi hakkında şöyle konuşuyor: “Türkiye ve dünyada sektörünün en hızlı büyüyen şirketlerinden biri olarak İstanbul ve Dubai merkezlerimizle şimdiye kadar 50’den fazla ülkede sektör devlerinin sahadaki gözü, kulağı olduk. Geliştirdiğimiz yüzde 100 yerli yazılım çözümlerimizle yapay zeka ve derin öğrenme yoluyla kurumların verimliliklerini artırıyoruz. Anlık görüntü tanıma teknolojimizle saha satış ekiplerinin çektiği fotoğraflar analiz ediliyor ve reyonlardaki ürünler gözleniyor. Yapay zekanın ilerisine geçerek derin öğrenme ile analizler yapıyoruz. Bu analizler müşterilerimizin daha hızlı aksiyon alması için kullanılıyor. Söz konusu çözümlerle global bir marka olma yolunda Londra ofisimizle de Orta ve Batı Avrupa’daki varlığımızı artırmayı hedefliyoruz.”

REM People, 2015 yılından bu yana yapay zekâ tabanlı çoklu kanal perakende uygulama yönetimi çözümleri sunuyor. REM People’ı rakiplerinden ayıran en önemli özellik perakendecilerin performanslarını faaliyet gösterdikleri tüm kanallarda takip etmelerini sağlayan entegre çözümler sunması. REM People, müşterilerinin perakende uygulamalarını ve mağazacılık operasyonlarını, tanzim/teşhir uygulama performanslarını offline, online ve basılı kanallarda izleyerek ‘ürün yolculuklarını’ takip etmelerine yardımcı oluyor.

Devamını Oku

Firmalardan

Seyhanlar Market’in tercihi yine Isuzu oldu

Editör

Yazar:

Kaliteli ve sağlıklı ürünleri en uygun fiyata sunmak amacıyla kurulan ve 40 yılı aşkın süredir hizmet veren Seyhanlar Market, 2013 yılından itibaren dünyanın önde gelen firmalarından olan Isuzu markasının bayiliğini yapan Bursa Ağır Vasıta ile tekrar işbirliği yaparak 17 adet Isuzu NPR 3D’yi filosuna dahil etti.

Teslimat törenine Seyhanlar Market Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Seyhan, Anadolu Isuzu Türkiye Satış Direktörü Yusuf Teoman, Anadolu Isuzu Türkiye Kamyon Pick-Up Satış Müdürü Atakan Gürler, Anadolu Isuzu Kamyon Pick-Up Satış Şefi Arif Bugeker, Bursa Ağır Vasıta Yönetim Kurulu Başkanı Lokman Koçaslan, Bursa Ağır Vasıta Genel Müdürü Ahmet Uğur, Bursa Ağır Vasıta Satış Müdürü İnci Kaplan ve Bursa Ağır Vasıta satış ekibi katılım gösterdi.

Satış ve satış sonrası maksimum müşteri memnuniyetini en önemli misyonu edinerek, Isuzu markasının satış, servis ve yedek parça hizmetini veren Bursa Ağır Vasıta, müşterileri için en yüksek kalitedeki ürünü, en kısa zamanda, en uygun satış fiyatı ile tüketiciye ulaştırmayı amaçlıyor.

İşleri gereği sağlam ve kaliteli araçlara ihtiyaç duyduklarının altını çizen Seyhanlar Market Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Seyhan, “Firmamız için en önemli iki unsur sağlamlık ve güvenilirlik. Mahalle aralarında veya ana yollar üzerinde olan mağazalarımıza, her gün araçlarımız ile ürün sevk ediyoruz. Araçlar sürekli yük altında aktif olarak kullanılıyor. Bu sevk işlemlerinde araç kaynaklı aksama durumları işlerimizin de aksamasına neden olabilmekte. Dolayısıyla araçlarımızın her gün yüksek tempoya dayanabilecek, şehir içinde pratik ve güvenilir araçlar olması gerekiyor. Bu aradığımız unsurlar ve daha fazlasını Isuzu marka araçlarda bulduğumuzu düşünüyoruz. Aynı zamanda araçlarımızın bakımları ve servis hizmetlerinin de kısa zamanda çözülebilmesi gerekmekte. Bu noktada da Bursa Ağır Vasıta profesyonel kadrosu ve hızlı çözümler sunmasıyla yardımımıza yetişiyor. Almış olduğumuz tüm hizmetlerden dolayı Anadolu Isuzu ve Bursa Ağır Vasıta’ya teşekkür ediyoruz.” dedi.

Bursa Ağır Vasıta’nın müşteri memnuniyetini temel aldığını ve hizmet verdiği bölgelerde tercih kaynağı olmanın büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Bursa Ağır Vasıta Yönetim Kurulu Başkanı Lokman Koçaslan, “Müşterilerimize en kaliteli hizmeti vermeyi ve müşteri memnuniyetini en yüksek noktada tutmayı temel amaç edindik. Bu bağlamda sektörünün önde gelen firmalarından olan Seyhanlar Marketçilik ile gerçekleştirdiğimiz, yıllara dayanan işbirliğimiz bizler için çok değerli. Bursa Ağır Vasıta olarak müşterilerimizin çözüm ortağı olarak hem kendilerine hem de ülkemize hizmet etmek en büyük hedefimizdir. Yüksek güç ve torka sahip uzun ömürlü motoru,  dar alanlara rahatlıkla girmeyi sağlayan kupası ve araç boyutlarıyla segmentinin standartlarını belirleyen Isuzu NPR 3D’yi ve Bursa Ağır Vasıta’yı tercih ettiği için Seyhanlar Market’e teşekkür eder, araçlarının hayırlı uğurlu olmasını dileriz” diye konuştu.

Devamını Oku

Firmalardan

Subway, Türkiye’deki operasyonlarını genişletecek

Editör

Yazar:

Türkiye ve Çin başta olmak üzere, beş ayrı ülkedeki başarılı faaliyetleri ile dünyanın en büyük beş restoran işletmecisinden biri olan TFI TAB Gıda Yatırımları, portföyüne kattığı yeni markalarla büyümesini sürdürüyor. Şirket, Burger King, Sbarro, Popeyes ve Arby’s’den oluşan dört küresel marka ve kendisine ait Usta Dönerci ve Usta Pideci’den oluşan iki ulusal olmak üzere, toplam altı markanın yanına bir dünya devini daha ekledi.

TFI TAB Gıda Yatırımları Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kurdoğlu: ‘’Subway operasyonuyla büyümemizi daha da hızlandırarak, dünya çapındaki toplam restoran sayımızı bu yılın sonuna kadar 3000’in üzerine çıkaracağız. Subway gibi ünü dünyaya yayılmış bir markanın daha bize güvenerek operasyonlarını devretmesiyle hem kendi markalarımızı yaratabilme hem de dünya markalarını yönetebilme ve geliştirebilme kabiliyetimizi bir kez daha kanıtlamış olduk. Et, ekmek, patates, salata başta olmak üzere birçok ihtiyacımızı tedarik ettiğimiz ekosistem şirketlerimiz, 28 yıllık sektör tecrübemiz, inovatif ürün, hizmet ve çözümlerimizle bünyemizdeki diğer markaları olduğu gibi Subway’i de Türkiye’nin en değerli markalarından biri haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Subway CEO’su John Chidsey ise; “Subway olarak, uluslararası çaptaki varlığımızı güçlendirmeyi amaçlarken, diğer önemli markaların bir bölgedeki büyümesine önderlik ederek, kayda değer deneyim edinmiş operatörlerle ortaklık arayışındayız. Pazarın lider restoran operatörü olarak Türkiye’deki tüketiciler konusunda derin bir anlayış ve tecrübeye sahip olan TFI TAB Gıda Yatırımları, Subway’in Türkiye’deki varlığını hızlandırmaya destek sağlayacak en ideal ortaktır” açıklamasında bulundu.

Devamını Oku

POPÜLER