Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Türkiye’nin gururu Sultanlar Grup, 75 ülkeye ihracat yapıyor

Editör
Abone Ol:

Türkiye’nin gururu Sultanlar Grup, 75 ülkeye ihracat yapıyor.

Sultan Yıldız, Rize’de inşaat ustalığını bırakarak orta cami önünde küçük bir seyyar tezgahta o dönem lüks lamba filtreleri, çengelli iğneleri DDT türü haşere ilaçları satarak ufak ufak ticari hayata atılmaya başlar. Önce ürünlerini temin etmek ve yeni müşteriler bulmak amacıyla Trabzon’a sonra Samsun’a gitmiş en sonunda da ticaretin kalbi Tahtakale’yi keşfederek 1953 yılında İstanbul’a yerleşmeye karar vermiş ve 10 metrekarelik bir dükkan da Yıldız Pazarı adıyla faaliyet göstermeye devam etmiştir.

Dedeleriyle birlikte baba Selahattin Yıldız, amca Şeref Yıldız, diğer aile üyeleri ve akrabaların da yavaş yavaş İstanbul’a gelmeye başladıklarını söyleyen Sultanlar Pazarlama Genel Müdürü Mücahit Yıldız, “O günden adımlarını attığımız ve prensiplerini koyduğumuz etik değerlerimiz iş ahlakımız ve dürüstlüğümüz sayesinde gerek müşterimizin gerekse tedarikçilerimiz teveccühü sürekli artmıştır. Şirketimize o derece güvenirlermiş ki, Anadolu’dan esnaf geldiğinde paralarını getirip dedemlere teslim ederlermiş. İhtiyacı olduklarında gelip kısım kısım paralarını alırlarmış, iş hacminin gelişmesiyle önce 300 metrekarelik bir dükkana sonra da Unkapanı Küçük Pazar’da Sultanlar İş Hanı inşaa ettirilerek burada faaliyete devam etmiştir” dedikten sonra şu bilgileri verdi:

“1979 yılında Sultan Yıldız’ın vefatından sonra, Selahattin Yıldız ve Şeref Yıldız’ın yönetiminde yola devam eden Sultanlar, 1966’da konulan Sultanlar Ticaret Kollektif Şirketi ismini terk ederek, 1980’de Sultanlar Ev İhtiyaç Maddeleri Pazarlama A.Ş adı altında anonim şirket haline gelmiştir. O yıllarda Anadolu’daki esnafın gelip İstanbul’dan mal alması olayının İstanbul’daki firmaların Anadolu’ya hizmet götürmesi şekline dönüşmesiyle Sultanlar Pazarlama, İstanbul dışına servis verir bir konuma ulaşmıştır. Bayer ve British Petrol (BP), Shell firmalarının tüketim ürünlerinin Türkiye dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Zamanla Sultanlar Grup, bünyesine katılan diğer şirketler gibi büyük başarılara imza atarak, proje ve uygulamalarıyla başka kuruluşlara örnek olarak zirveye giden yoldaki yüksek basamakları emin adımlarla tırmanmıştır. 1993’te hizmete alınan 6 bin 500 m2’lik Altunizade’deki Sultanlar Pazarlama binası da hızla artan müşteri portföyüne cevap veremez hale gelinci 2005 yılında şu anda kullanımda olan 30 bin m2’lik kapalı alanı 75.000 m3’lük depolama alanına sahip Samandıra’daki tesislere geçilmiştir.

Sultanlar Pazarlama, bugün 150’den fazla çalışanı ve 95 araçlık dağıtım filosuyla, Türkiye genelinde en büyük dağıtım şirketlerinden birisidir. Gıda, temizlik, kozmetik, bebe malzemeleri, sağlık ve ecza levazımatlarından oluşan 8 bin çeşit ürünle ticari düzendeki tüm satış biçimlerini kullanarak kozmetik dağıtıcılarına, marketlere, eczanelere, parfümerilere, kantin ve kooperatiflere, otel, restaurant ve toplu tüketim yerlerine hizmet sunarak onların hedeflerine, beklentilere daha kısa sürede, daha az maliyetler ulaşmalarına katkı sağlamaya çalışıyoruz.”

Türkiye’de dağıtım faaliyetlerinin yanı sıra zaman içinde üretim konularına da el attıklarını ifade eden Yıldız, “Burada yatay ve dikey büyüme modellerini oluşturduk. Pendik/Kurtköy’de 65.000 metrekarelik bir alanda temizlik, kozmetik markalarımızı ve gıda sahasında Türkiye’nin en modern tesislerinden birini kurduk. Tesislerimiz, uluslararası birçok kuruluş tarafından akredite edilmiştir” dedikten sonra markalarını şöyle sıraladı:

“Tibet: Camsil, Ernet, Saloon, Aida, Blue blue, Cenk, Deonet Tibtrap, Piknik, Flore, Pratik, Byfilinta, Ninni, Fitruka, Morgen, Tillo

Hayat Gıda: Kenton, Bünsa,

Arı Gıda: Arı.”

Dünyada grup olarak 75 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini söyleyen Yıldız, “Birçok uluslararası firmaya Privet Label ürün yapıyoruz. Dolayısıyla önümüzün çok açık olduğuna inanıyorum. Elbette rekabet her geçen gün derinleşiyor. Kar marjları daralıyor. Şimdi sürümden kar devri başladı. Ürünlerin ömürleri kısaldı. Hizmetin maliyeti artmaya başladı. Bugün rekabet o kadar yoğun ki bir satış noktasına ürün satın almaya giden tüketiciden çok ürün satmaya giden insan oldu. Eğer farklı şeyler, innovatif şeyler katma değerli şeyler ortaya koyabiliyorsanız varlığınız devam edecektir. Aksi taktirde küçülmek zorunda kalabilirsiniz. Her zaman lider olmaya bilirsiniz ancak her zaman ayakta kalmanız gerekmektedir” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Firmalardan

HADİ, bankacılığı değiştirmeye geldi

Editör

Yazar:

TOM Bank, teknoloji odaklı inovatif bakış açısıyla hayata geçirdiği HADİ uygulamasının ilk reklam filmini yayınladı. Filmde, ilk yılında 9 milyon kullanıcıya ulaşan HADİ’nin finans dünyasındaki yükselişi vurgulandı. Sevilen oyuncu Sinem Kobal’ın marka yüzü olduğu filmde, lansman heyecanını yansıtan “Hadi Geliyor Hadi” reklam müziği ile HADİ’nin kullanıcılarına sunduğu faydalara dikkat çekildi.

HADİ’nin bankacılık sektörünün imza binaları arasında bir uygulama olarak yükseldiğinin görüldüğü filmde, Türkiye’nin en büyük dijital bankası TOM Bank’ın, 13 binden fazla mağazasıyla Türkiye’nin en büyük market zinciri olan A101 ile güçlerini birleştirmesi sonucunda kullanıcılara sunduğu avantajları ekrana taşındı. Üstelik sadece A101’de değil, English Home ve Eve’de de HADİ’nin ayrıcalıkları kolayca kullanılabiliyor. RABARBA imzasını taşıyan reklam filminin yönetmen koltuğunda ise Cemal Alpan yer aldı.

Özellikle veresiye alışverişe dijital bir boyut kazandırmasıyla öne çıkan HADİ, A101 mağazalarında kasada QR kod okutarak saniyeler içinde 2 ay sonra ödemeli veresiye alışveriş imkânı sunuyor. Üstelik Hadi Veresiye kullanmak için yapılması gerekenler oldukça kolay. Uygulama üzerinden kullanıcılar, limit bilgisini anında öğrenebiliyor ve saniyeler içinde kasada veresiye alışveriş yapabiliyor. Ayrıca HADİ’nin masrafsız ve kolay kullanım vaat eden dijital bankacılık hizmetleri, kullanıcıların perakende ve market alışverişlerindeki ihtiyaçlarına yanıt veriyor.

Devamını Oku

Firmalardan

Gündoğdu Mobilya, Nebim V3 ERP ile tüm iş süreçlerini yönetiyor

Editör

Yazar:

Trabzon Organize Sanayi Bölgesi, Bursa İnegöl ve Rize Kalkandere’de 220.000 metrekare kapalı alanda ayrı üretim tesisinde koltuk-kanepeden mobilyaya, yaylı yataktan ev tekstiline, bazadan büro mobilyasına, mutfak masa takımlarından halıya kadar pek çok alanda tümüyle entegre üretim yapan Gündoğdu Mobilya kurucusu Aydın Gündoğdu; üretimden satışa, sevkiyat planlamadan teslimata kadar tüm süreçlerini yönettikleri Nebim V3 ERP ve Nebim Üretim ile ilgili görüşlerini paylaştı. Satış sonrası sürecin mobilya sektörü için önemine değinirken Nebim V3’ün mobilya sektörüne özel çözümleriyle süreçlerini hızlandırdıklarını ve operasyonlarını maksimum verimle tamamladıklarını dile getirdi.

Gündoğdu Mobilya Kurucusu Aydın Gündoğdu kuruluş sürecini ve büyüme yolculuğunu şu sözlerle anlattı:

“Gündoğdu Mobilya veya Gündoğdu Grup takriben 45 yıllık bir firmadır. 1980’lerde tuhafiye, konfeksiyon, toptan ve perakende ticareti yaparak ticaret hayatına başladım. 90’lı yılların başında mobilya firmasını ilk olarak imalat yapmak üzere Trabzon’da 8-9 kişilik bir ekiple, önceleri yaylı yatak üretmek üzerine kurduk. Daha sonraki yıllarda panel mobilya eklemeye başladık. 2007’li yılların başında Arsin Organize Sanayi Bölgesi’nde ilk fabrikamızı yaptık. Trabzon merkezli olarak Trabzon’un merkezinde ve Trabzon’a yakın Doğu Karadeniz bölgesindeki illerde satış noktaları açarak ürettiğimiz malları satmaya başladık. “Kendi yapar, kendi satar” diye bir slogan tescil ettik. Ona uygun olarak da kendi ürettiğimiz ne varsa onu açtığımız yakın mağazalarda satmaya başladık. 2015’li yıllara gelince Gündoğdu daha da büyüdü ve bölgenin dışına çıkmaya başladık. Şu anda Türkiye’nin %56’sındayız. Sekiz kişi ile başlamış olduğumuz yolculukta, şu anda toplam 11 tane üretim fabrikası, 140 tane direkt firmaya bağlı satış mağazası, 30’a yakın dağıtım merkezi ile Türkiye’nin %60’ına ulaşabilen bir grup haline geldik.”

“Nebim ile Winner sürümünden beri çalıştığımız için bir aile gibi olduk, tüm süreçlerimizde destekleri ile süreçlerimizi kolaylaştırıyor”

Nebim ile süreçlerine başlangıçlarından “Nebim, mağaza konfeksiyon sistemine mağazacılık yazılımı yapıyordu o dönemde. Dinledim, baktım, profesyonel bir programdı. Tamam dedim, mağaza takibini biz stok takip, satış gibi bölümlerle alalım. O şekilde Nebim ile tanışmış olduk. İlk bölüm versiyonunu onun üzerinden almış olduk.” diyerek bahseden Aydın Gündoğdu, sürümler arasında geçişlere ve Nebim ekiplerinin desteklerine de değinerek “Bir süre sonra Winner çıktı. Winner ile uzun süre çalıştık. En son Nebim V3 çıktı. Nebim V3’te biliyorsunuz ki e-Devlet uyumu da içeriyor. Böyle bir geçmişimiz oldu Nebim ile daha içli dışlı olduk. Onlar da hem Winner’ı hem de Nebim V3’ü aktarırken bize çok yardımcı oldular. Neredeyse Nebim ile biz bir aile gibi olduk.” dedi.

Gündoğdu Kurucusu Aydın Gündoğdu Nebim’in ödeme süreçlerine katkısını “30 yıl önce mobilyaya başladığımızda bugün gibi kredi kartları, bankalar, banka kredilendirmeleri yoktu. %100 müşteriye elden taksit yaparak bu taksitleri takip ediyorduk. Bütün mağazaları, stokları, depoları takip eden bir süreç içerisinde Nebim ile iyi yürütüp mağaza takip sisteminin çok sağlam olduğunu gördük. O arada epey bir program da denedik ama olmadı, zayıf olduğunu gördük. Burada Nebim bize epey yardımcı oldu. Bilhassa bir finans kurumu gibi elden verdiğimiz taksiti anında gününde raporlama, kalanlarını tekrar almaya çalışmak, en sonda kalanlarını takibe sokmak bunların tamamını Nebim üzerinden yürütmüş olduk. Program o yönden bize gayet verimli bir şekilde çalıştı.” sözleriyle dile getirdi.

“Nebim ile kurguladığımız Üretim programı her geçen gün gelişerek hem bizim hem de sektörün ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor”

Nebim ile yürüdüğümüz süreç içerisinde elbette Nebim bir mağazacılık yazılımı olduğu için Nebim’e biz öneriler getirmeye başladık diyen Gündoğdu, süreci anlatarak devam etti:

“Dedik ki, siz mağazacılık tarafında varsınız ama bu işin bir de imalatı var. Sadece tuhafiye ve ayakkabının imalatı yok, mobilya da bir sektör ve bunun da imalatı var. Nebim yavaş yavaş mobilyaya da ilgi duymaya başladı ve biz 20 yıl önce bir üretim programı kurguladık. Bu üretim programı ile de o günkü şartlarda üretimimizi komple kontrol altına aldık. Şimdi ise, 20 yıl sonra onu yeniliyoruz.

Tekrar ele aldığımızda daha fazla iyileştirme ve geliştirme yapmamız gerekti. Çünkü çoğu firma mobilyayı üretiyor, son tüketiciye satıyor. Bizim gibi yapan firma çok az. Biz ilk etapta ham maddeden mal üretip, bu malların tüm aşamalarını üretim hatlarında takip edip, depolara alıp, depolardan lojistiğe, sevkiyata göndereceğimiz, mağazada satacağımız, müşteriye teslim edeceğimiz, teslim ettikten sonra tekrar onu kontrol edip varsa hata onu düzelterek müşteriyi memnun etme aşamasına kadar gelen ve yaptığımız tüm işlemleri de onaylatan bir sistem düşündük. %80-90 bitti, uygulamayı çok iyi kullandığımız ve eklediğimiz bölümler var ki, Türkiye’de birçok firmanın halledemediği, hatta sosyal medya üzerinden dijital platformda mal satıp, bu malın tüketiciye ulaşmasını bilgisayar üzerinden kontrol edemediği için kopuk kopuk kontrol edip ulaştırmasından dolayı batan veya batmaya çok yakın firmalar var.”

“Mobilyayı üretmek ve satmak zordur ancak en zor kısmı satış sonrası süreçtir, biz bu zorlukların hepsini Nebim V3’e eklenen Sevkiyat ve Rota Planlama ve Mobil Teslimatçı uygulamalarıyla geride bıraktık”

Süreçlerin sürekli içerisinde olduğuna değinen Aydın Gündoğdu, mobilyanın üretimden satışa kadar olan süreçlerini anlatırken “Mesela bizim sistemde malı üretmek zordur, satmak zordur. En zor kısmı ise mobilya olmasından kaynaklanır. Bir ayakkabı gibi, bir gömlek gibi, bir elektronik telefon gibi değildir. Siz internetten satsanız da mağazada satsanız da kolay değildir. Mobilya fabrikada üretilir ama evde tekrar montaj edilir, evde bir daha üretilir. Aşamalarda da sıkıntıların çıkması muhtemeldir. Bu sıkıntıların sisteme anında yansıması gerekir.” dedi.

Mobilya süreçlerinin sadece satışla bitmediğini, satış sonrası sürecinde mobilyacılar için çok önemli olduğunu ve Nebim V3’e eklenen yeni özelliklerle bu süreçleri kolaylaştırdıklarını belirten Gündoğdu Kurucusu; “Biz bir malı sistem üzerinden satıyoruz, sattıktan sonra dağıtım kanallarımız var. Programlar da iki boyutlu düşünülmüş, bizim düşündüğümüz kadar ERP düşünülmemiş. Eğer bir fabrika süreci yönetiyor ise üretim programı yazdırıyor. Süreçte ne gerekli, malı ilk ham maddeden kapının önüne kadar getiren, depoya kadar getiren kısım yetiyor bir üretim fabrikasına ki piyasanın %99’u böyle. Pazarlama tarafından da programı alacak olan, almış olduğu hazır malı müşterisine götürüp teslim edip orada işini bitirmiş oluyor. Orada iş tam ikiye ayrılmış oluyor. Yani siz bir üretim fabrikasına program yazarsınız işiniz biter. Bir de pazarlama tarafına program yazmanız gerekir. Adamın malı vardır, malların zaten geldiği yer bellidir. Stoklarına koyar, malı stoktan alır, malı satar, müşterisine gider mal. SSH (Satış Sonrası Hizmetler) çok göz önünde bulundurulmaz ki, en sıkıntılı kısımdır. Hele hele bugün tüketici kanunlarına göre hiçbir mahkemeyi kazanamıyorsunuz zaten ama SSH önemli. Öyle firmalar var ki SSH oranı yani geri dönüş oranı %10’lara çıkar. Bu da tamamen karı yok edebilecek bir durum. Biz bu aşamaların tamamını üretimden başlayarak son satışa kadar kontrol altına almış olduk.” ifadelerini kullandı.

“Nebim V3 Raf Takip Sistemini mobilyaya uygulayarak 300 bin metrekarelik depolarımızda hangi ürünün hangi renginin hangi rafta olduğunu kolayca buluyor, zamandan tasarruf ediyoruz”

Raf takip sisteminin mobilya sektörüne uygulanmasının işlerini nasıl kolaylaştırdığını da anlatan Gündoğdu “Bunların içerisinde üretimde malı ürettik, depolara aldık, burası kolay. Depolara aldıktan sonra lojistikten malların Türkiye’nin tamamına dağılması gerekiyor. Biz buraya depo takip programı yazdırdık. Düşünün, 200-300 bin m2 bir alanda binlerce raf var. 10 – 15 bin koltuk takımının bir alanda olduğunu düşünün. Biz 15 bin koltuk takımı içerisinden koltukları almalıyız, diğerlerini göndermeliyiz. En ufak alanlar kat olarak 12 bin m2 bizde. 12 bin m2 alan içerisinde bir malı bulun desem size, siz akşama kadar yeni bir insansanız bu koltukları bulamazsınız. Biz burada ne yaptık? Raf takip sistemini çok zor olan mobilyaya uyguladık. Bunu çözdük, yani şu anda biz malı ürettikten sonra Türkiye’de 10 tane büyük depomuzda olsa, ana depolar, hangi malımızın hangi depoda hangi renkte hangi rafta olduğunu biliyoruz. Azaldı çoğaldı biliyoruz. Bu çok inanılmaz bir boyut.” dedi.

“Merkezden sevkiyat takibi senaryosu ile her şehirde yer alan depo görevlisinin programı bilmesine gerek kalmadan takibi sağlayabiliyoruz”

Gündoğdu Mobilya Kurucusu Aydın Gündoğdu sevkiyat süreçlerinin merkezden kurgulanmasının önemini anlattı: “Sevkiyata sıra gelince, benim depoma bir tane sevkiyat elemanı geldi ama en azından programı anlattım ona, anlıyor ve hiç hayatında depoyu görmedi. Verdim ona toplama arabasını, 12 bin m2 içerisinde her malı eliyle koymuş gibi yerinde bulup kapıya kadar getirebiliyor. Bu bir defa raf takip sistemi, malın olduğu yerde takip sistemi olarak bize çok ivme kazandırdı. Malı gönderdik diyelim dağıtım deposuna, yani buradan yükledik İzmir bölge deposuna gönderdik. Bu program İzmir bölge deposunda malın müşteriye doğru gidişini takip etmeye başlıyor. Merkezden takip ediyorsunuz. Siz önce İzmir’in satışlarına bakıp İzmir’in malını İzmir’e gönderiyorsunuz. Çünkü biz de Türkiye’nin her tarafında alanları gördük, İzmir deposunun hükmedeceği alanlar belli. Eğer o alanda bir mal satılmışsa İzmir’e gitmesi gerekiyor. İzmir dağıtıma başlayınca merkezdeki bir eleman İzmir’deki depocunun ve Ankara’daki depocunun bizim sistemi tam olarak bilmesi gerekmiyor çünkü merkezden takip etme sistemini kurguladık.”

“Nebim V3 Sevkiyat ve Rota Planlama uygulaması sayesinde ürünlerin yanlış arabalara yüklenmesinin önüne geçerek planlamaları tek seferde yapıyoruz”

“Merkezdeki eleman malı İzmir’e gönderiyor, İzmir’de birkaç tane teslim ve montaj arabası var. Bu arabalar hangi malın hangi arabaya yüklenmesi gerektiğini ve dağıtım sırasına göre dizilmesi gerektiğini biliyor çünkü bu mallar ağırdır ve yanlışlıkla bir müşterinin malını ters tarafa koyarsanız geri çıkarmak zor olur. Dağıtım sırasına göre yerleştiriyorlar. Ayrıca, müşterileri homojen bir şekilde dağıtmak için de tüm teslimat sisteminde dikkatli davranıyoruz, yani bir taraftan mal yükleyip diğer tarafa gitmemeye özen gösteriyoruz.” Diyen Aydın Gündoğdu, Nebim V3 Sevkiyat ve Rota Planlama ile Mobil Teslimatçı uygulamalarının süreçlerine sağladığı katkıyı anlatmaya devam etti.

“Nebim V3 ile tüm Türkiye’de teslim süreçlerimizi merkezden kolaylıkla takip edebiliyoruz”

Depo takip sistemine değinen Gündoğdu “Tüm bu işleri merkezdeki bir eleman yapıyor. Yoldaki eleman sadece yüklüyor ve boşaltıyor ama merkezde bunun programı yapılıyor. Daha önce her depoda bir eleman yetiştirmeniz gerekiyordu ve bu da oldukça zordu. Eleman ayrıldığında depo kör oluyordu. Şimdi merkezde istediğimiz kadar eleman toplayabiliyoruz. İzmir’in tüm köylerini, kasabalarını, caddelerini ve mahallelerini buradan biliyoruz ve malı ona göre düzenliyoruz. Bu, merkezden kontrolle mükemmel bir sonuç elde etmemizi sağlıyor. Arabaya yükledik ve devam ediyoruz.” Diyerek satış sonrası süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.

“Depo, lojistik, sevkiyat ve teslimat süreçlerini Nebim V3 ile entegre bir şekilde kullanabildiğimiz için satış sonrası süreci de sorunsuz yönetebiliyoruz”

Gündoğdu Mobilya Kurucusu Aydın Gündoğdu, satış sonrası süreç ve Mobil Teslimatçı uygulamasının kendi süreçlerine katkısını şu şekilde anlattı:

“Mobilya sistemimiz içerisinde üç tür SSH (Satış Sonrası Hizmet) hatası oluyor:

1-Üretim hataları,

2-Taşıma ve montaj hataları

3-Müşteri hataları.

%60’a yakın taşıma ve montaj hatası oluyor. Üretim ve müşteri hatası %20’ler civarında. Taşıma ve montaj sistemini de az önce anlattığım gibi merkezden takip ediyoruz. Bugün buradaki eleman sahadaki dağıtımcıya diyor ki, yarın İzmir’in Efes tarafına gideceksiniz. Yükleyeceğiniz mallar bunlar: tonajı dört ton, metre küpü 37. Sizin arabanız buna uygun, arabanıza bunu yüklüyoruz. Akşamdan ona atıyor. Akşamdan teslimatçı bakıyor ve “Benim yarın işim bu” diyor. Akşamdan depocu, malları teslimatçının önüne getiriyor ve sabah yarım saat içerisinde malını yükleyip çıkıyor. Malı teslim ederken, mobilyayı kuruyor ve malda bir arıza gördüğü an hemen arıza kaydı açıyor. Örneğin, “rafın şu yeri çizik” diyor. Anında arıza kaydı açılmış oluyor ve ilgili arıza birimine otomatik olarak düşüyor. Mal kurulduktan sonra, hiçbir arıza yoksa müşteriye “Şöyle bir dön bakalım, etrafında bir arıza var mı?” diye soruyor. Yok ise “Ben senin telefonunu sisteme atıyorum. Malı sağlam ve eksiksiz teslim aldığına dair onay vermen gerekiyor” diyor. Bu da yine program üzerinden oluyor.

Müşteri bu onayı verdiğinde bizim için çok kıymetli bir evrak oluyor çünkü müşteri önce malı sağlam teslim almış. Eğer arıza var ise, sebebi ile birlikte “Şu arızası vardır” diyor ve onay vermemiş oluyor. Arıza giderilene kadar onay verilmiyor. Müşterinin onayını bu şekilde almış oluyoruz. Bu yetmiyor, o bölgede fotoğrafını çekip sisteme kaydediyor. Yarın bir arıza yaptığında dolap arıza yaptı diyorsunuz ve biz hemen fotoğrafına bakıyoruz. Tüketici hakem heyetine bakın, dolabın yerini kendi başına değiştirilmiş. Halbuki satış sözleşmesinde, dolabın yerinin değiştirilmemesi, bize haber verilmesi gerektiğini, taşınırken bize haber verilmesi gerektiğini ve verilmezse bütün hatanın müşteriye ait olduğunu belirtiyoruz. Arızalı kısımda, eğer arıza varsa tekrar o müşterinin evine gidilmesini sistem emrediyor. Arızalı parçayı al getir veya buradan direk gönder ve tak diyor ve sonrasında tekrar müşterinin onayını alarak süreç sonlanıyor. Bu süreç çok kıymetli ve hemen hemen herkesin de aradığı bir süreç.”

“Nebim V3 değişime ve büyümeye açık bir ERP olduğundan hem üretim hem de perakende tarafında neredeyse tüm süreçlerde kullanılarak iş süreçlerimizde verimimizi arttırıyor”

Nebim V3 ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Aydın Gündoğdu “Bu süreci takip etmek ve bu programı satın almak için üretici olmak gerekmiyor. Şu anda dağıtım sıkıntısı çeken birçok firma için Nebim V3 Depo Yönetimi ve Raf Takip Sisteminin yanında Sevkiyat ve Rota Planlama ve Mobil Teslimatçı uygulaması çok kıymetli. Üretim kısmını da koyduğunuzda tamamen ERP olmuş oluyor program, üreticiye satılır ayrıca tüketici yani pazarlama tarafına da, çünkü ikiye de ayrılabilecek nitelikte bir program. Üretim bölümü ayrı, bahsettiğimiz bölüm ayrı, Nebim V3 esnek bir program olduğu için her bölüme hitap ediyor. Nebim V3 artık sadece tuhafiye, konfeksiyon sistemlerini kontrol eden bir program ve yazılım değil, mobilya sektörü gibi çok zor olan bir sektörde de süreçleri takip edebilen bir sistem haline dönüşmüş oldu.” dedi.

“Nebim Üretim’in yeterliliği sayesinde tüm üretimi istasyonlara programımıza göre bildiriyor, istasyonların ürettikleri ürünü birbirlerine göndermesini sağlıyor ve bir mamul meydana gelen süreci oluşturuyoruz.”

Nebim ekipleriyle birlikte Nebim Üretim’de yaptıkları geliştirmelere değinen Aydın Gündoğdu “Geliştirmelerle ilgili olarak, işlerin yapılması için üretim programında yaptığımız yeniliklerle 6-7 tane fabrikamızda 360-370 tane iş istasyonu oluşturduk. Fabrikalarımız kendi kendine yarı mamul üreten fabrikalar. Ormandan ağacı alıp biçip tahta haline getirip işleyen bir fabrika. Sacı alıp ona şekil verip belli hale getirebilen bir fabrika ve bu fabrikaların tamamı birbirleri ile iletişim içerisinde. Aylık üretim verdiğimizde, üretimin istasyonlara dağılımı, istasyonlardan işin güne göre akışı, Nebim Üretim sayesinde işin en başından organize ediliyor. Ayın başında üretim toplantısından çıkan sonuçlar, profil kesim veya kumaş kesim istasyonuna günlere bölünerek veriliyor. Hangi gün, hangi malı, hangi istasyona göndermesi gerektiği program vasıtasıyla belirleniyor, bir daha sormuyor. O günlerde, o malı, o istasyona gönderdiğinde süreç kendi halinde yürüyor. Program bunu en üstten aşağıya kontrol ediyor.

Bizim gibi çok karmaşık alanda çok çeşit yapan ve birbirinden uzakta konumlanmış fabrikaları olan firmalar için üretimin bu şekilde ilerlemesi önemlidir. Kimi belli bir organize sanayinin içerisinde, kimi buradan 100-200 km uzaklıkta olan fabrikalar birbirlerine yarı mamul üretiyorlar. Yarı mamulleri birbirlerine göndererek en sonunda bir mamul meydana gelen bir sistem oluşturuyoruz. Nebim Üretim programının ana kabiliyetini kullandığımız yer de burası.” ifadelerine yer verdi.

Nebim Üretim ile yürüttükleri süreci detaylandırmaya devam eden Gündoğdu Mobilya Kurucusu “Yine üretim programında Maliyet Muhasebesi ve diğer kısımları hızlı bir şekilde çıkartabiliyoruz. Özel programlarla üretimden sonra malı fabrika depolarına tabii ki alıyoruz. Bu program sayesinde fabrika depolarının tamamını lojistikteki personel görüyor, depolar arası transferi istediği gibi yapabiliyor. Hatta bunu yapmadan önce mala kriter koyuyor: Mal şu seviyeye çıkarsa, buradaki mal şuraya aksın. Bunlar hala ana depolar içerisindeki hareketler. Bir önceki konuşmada anlatmıştım, sahadaki gelen satışlara göre malı gönderiyor, lojistiği yapıyorlar sonrasında da dağıtımı gerçekleşiyor.” ifadeleriyle devam etti.

“Nebim V3 ile çok hızlı hareket edebildiğimiz için yalnızca merkez depomuzda ürün stoğu yapıyor, saha depolarında ürün stoklamak için gereken alandan ve insan kaynağından tasarruf ediyoruz” 

“Nebim V3’ün en önemli özelliklerinden birisi, biz sahadaki depoların hiçbirisinde mal stoklamıyoruz. O maliyeti yemiyoruz, tüm malı merkezde stokluyoruz. Satış sistemi üzerinden gelen satışları sadece depolara gönderiyoruz çünkü her alana 2 günde, 3 günde, bir haftada sevkiyatımız var. Malın sıkıntısını çekmiyor, sadece transit dağıtımını yapmış oluyorlar. O zaman sahada depoculara, bilinçli depoculara ve çok büyük depolara ihtiyacınız kalmıyor. Program sayesinde bunu da ortadan kaldırmış oluyoruz. Yoksa siz tesadüfen her depoya belli bir miktar mal göndermelisiniz. Bunu ehlileştirmek çok zor. Program sayesinde çok hızlı hareket edebildiğimiz için süreci de ona göre ayarlıyoruz. Bir günde teslimat yapmaya çok girmiyoruz. Zaten müşteri 10-15 gün bekliyor. Biz o zaman içerisinde merkezde malı bulundurarak lazım olan yerlere gönderiyoruz. Çünkü merkez depolarımız çok korumalı, çok büyük ve içerisinde yeterli sayıda eleman var. Bu bize büyük bir kolaylık sağlıyor.” ifadelerini kullanan Aydın Gündoğdu, Nebim V3 ile tüm depo, stok ve sevkiyat yönetimini merkez depodan gerçekleştirebilmenin iş süreçlerine katkısının altını çizdi.

“Mağazadan satış ve dijital platformdan yaptığımız satışların takibini Nebim V3 ile tek ekranda yapabilmek süreçlerimize hız katarken bizi rekabette bir adım öne taşıdı”

Aydın Gündoğdu, Nebim V3 üzerinden yürüttükleri satış süreçleri ile ilgili de önemli bilgiler vererek ihtiyaçları doğrultusunda yapılan geliştirmelerle satış ekranına ekledikleri özellikleri anlattı:

“Satış sistemine gelince, tabii ki şu anda Türk Ticaret Kanunu’na her gün yenilikler ilave ediliyor. Bu yenilikleri de göz önüne alarak satış sistemimizi geliştirdik. Artık dijital platformda da satış yapıyoruz, bu zor olsa da ciddi anlamda satışlarımız var. İki türlü satış sistemimiz mevcut: biri mesafeli satış sistemi, diğeri mağaza satış sistemi. Biz her iki sistemin ekranlarını birleştirdik. Siz evinizde otururken, örneğin Gündoğdu’yu gördünüz ve güzel bir kanepe beğendiniz. Kanepenin dört rengi var ve beşinci bir renk ister misiniz diye soruyor sistem. “Olur” diyorsunuz, %10 fark vererek özelleştirmeye giriyorsunuz ve bunu ekrandan yapabiliyorsunuz.

Bir de mesafe anlayışımız var: Eğer 20 bin TL’lik bir kanepe alıyorsanız, 30 km bedava taşıyoruz. 20.000 liralık bir kanepeyi 80 km götürmemizi isterseniz, sistem otomatik olarak bir fiyat hesaplaması yapıyor. Şu anda tüm bunları sistem üzerinden kendiniz yapabiliyorsunuz. Renk değişikliği ve kilometre kontrolü yapabiliyorsunuz. Teslimat adresinizi yazdığınızda, size en yakın depo neresi ise oradan doğru hesaplama başlıyor. Bu, programa kattığımız bir özellik.

İkinci olarak, sisteme ‘al götür’ sistemini ekledik. Al götür sisteminde, “bir tane yorgan alacağım ve 70 km ilerideyim” diyorsunuz. O zaman diyoruz ki, “mağazadan al götür” veya en yakın depomuzdan al götür bedava diyoruz. Müşteri de ‘mağazadan alırım’ seçeneğini seçince, program otomatik olarak mağazadan alır olarak kaydediyor. Geldiğinizde ürün mağazada hazır bekliyor veya depodan teslim edilecekse depo görevlisi düzenlenen evrakla teslimi gerçekleştiriyor. Bu da müşteri için bir kolaylık sağlıyor ve dünyada da örneklerinin fazla olduğu bir yöntem. Bahsettiğim özellikleri de ekleyerek satış ekranını oldukça özelleştirdik.”

“Satış ekranında müşteriden aldığımız onaylarla işimizi garanti altına alıyor, çıkacak problemlerin önüne geçiyoruz”

KVKK ve satış anlaşması onaylarının müşteriden alınmasının önemine değinen Gündoğdu Kurucusu Aydın Gündoğdu “Satış ekranında sunucu size belli bir yere kadar alan verebiliyordu, biz satış ekranını çok genişlettik. Sunucularla Nebim’in arasında bir köprü oluşturarak onların kaynakları üzerinden birbirine bağlantısını sağladık. Bize en iyi hizmet verebilecek olan sunuculara geçtik. Böylece malı çok detaylı gösterebiliyoruz, yoksa sınırlı sayıda malın sınırlı yerlerini gösterebiliyorsunuz. Biz çok daha fazlasını şu anda bu yeni satış ekranımızda gösterebiliyoruz. Satış ekranının en önemli özelliklerinden biri de şu: Müşteriye malı satarken, satış ekranında gerek KVKK (Kişisel Verileri Koruma Kanunu) ile ilgili gerek müşteriyle yapılan anlaşmaların onaylatılmasını sağlıyoruz. KVKK’yı müşteriye ister internetten otomatik imzayla ister mağaza satışında olsun, sisteme girerek onaylatıyoruz. Bu onay, birçok konu için gerekli. Müşteriye malı satarken şartlarını oluşturmuş oluyoruz.” dedi.

Gündoğdu, müşteriye karşı açık bir tutumla tüm süreçleri açıkladıklarını belirterek “Mağazadan mal teslim alındıktan sonra, müşteri malı alıp götürüyor. Diyelim ki mal eve sığmadı veya evi 14-15. katta ve merdiven dar, asansör kullanılmıyor. Bu durumlarda problem oluyordu. Bu problemlerin tamamını sözleşmenin içine koyduk. Eskiden müşterilerle 10 problemimiz varsa, şimdi sadece 1 problemimiz kalıyor. Herkesin de sorunudur bu durumlar. Demek ki malı sadece satmıyoruz, müşteri alırken çok şeyi görüyor. Çok kötü niyetli olmadıktan sonra müşteri itiraz edemez. Bu yüzden her alanda müşteriyi uyarmış oluyoruz. Satış, teslimat, arıza ve montaj esnasında müşteri her şeyi biliyor. Bilmediği, kapalı hiçbir şey yok. Yaptığımız program bunu sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

“Operasyonlarımız büyüyerek devam ettiği için kendi ekibimiz haricinde dış teslimatçılarla sevkiyat süreçlerimizi tamamlıyor, Nebim V3 Mobil Teslimatçı uygulamasıyla detayları takip ederken teslimatçı ile ilgili tüm verilere sistem üzerinden ulaşabiliyoruz”

Gündoğdu Kurucusu dış teslimatçılarla çalışma süreçlerini “Tabii ki teslimatı artık sadece kendi gücümüzle yapamıyoruz. Kendi ekibimiz var ama dış teslimatçı kullanıyoruz. Artık bütün firmalar buna döndü. Dış teslimatta bir iş kolu oluştu, montaj ve teslimat ekipleri oluştu. Firmalar bu konuda uzmanlaştı. Malı üreten ayrı, satan ayrı, teslim edenler de ayrı olmaya başladı. Eskiden her mağazanın kendi teslimat ekibi vardı. Ancak dijital satışlardan sonra hep dış teslimatla yapıldığı için mağazacılar da bu işi öğrendi. Dış teslimatçıya malı verdiğinizde, onunla olan ilişkileriniz var: ona verdiğiniz malın miktarı, ödemenin aylık miktarı, 15 gün içerisinde ne kadar teslimat yaptı, ne kadar prim hak etti. Verdiğiniz mesafenin dışına çıktığında, o mesafe için otomatik bir fiyat hesaplaması yapılması gerekiyor. Ay sonunda, yaptığı teslimatı, gittiği fazla yolu ve diğer haklarını otomatik olarak görüyorsunuz. Bunu elle yapmak yerine Nebim V3 üzerinden yapıyoruz. Tek tuşa basarak faturasını kestiriyoruz.” sözleriyle belirtti.

“Sevkiyatı gerçekleşen ancak bir nedenle satışı sağlanamayan ürünlerimizin varlığından bölgedeki diğer mağazalarımızı Nebim V3 üzerinden haberdar edip indirimli bir şekilde satıyor ve merkeze dönme maliyetinin önüne geçiyoruz”

Gündoğdu, transfer edilen ürünün ne sebeple olursa olsun satışı gerçekleşmediğinde izledikleri yoldan “Örneğin, İstanbul Silivri’de oturuyorsunuz ve bizden bir mal aldınız. Satılmayan malı öncesinde göndermediğimiz için Silivri’ye ait depoya yatak odası, yemek odası, koltuk takımı gönderiyoruz. Allah göstermesin, o arada bir şey oldu, nişanınız bozuldu ya da bir ölüm hali oldu ve malınız İstanbul’da depoda kaldı. Giden her malı, müşterinin adına ürün barkodunun dışında bir barkodla paketliyoruz. Mal depoda ama İstanbul’a gitmiş, geri gelmesi zor. O mal orada kalacak artık. Mal boşa düşüyor. Bu malın üzerindeki son etiketi iptal ediyoruz ve isimsiz sahipsiz mal olarak alıyoruz. Sahipsiz malı diğer mağazalar görüyor. Diğer mağazalara diyoruz ki, “sahipsiz mal var, %10 indirimli yapın ve satın.” Bir daha ana merkeze geri almayalım. İkinci konu, Outlet açıyoruz. İstanbul’da 12 mağaza var diyelim. Anadolu yakasında bir tanesinin üst katı büyük, orada outlet açıyoruz ve sahipsiz veya mağazalarda teşhirde bozulmuş malları koyuyoruz. Diğer mağazalar, malları sistem üzerinden görebiliyor. Bu da elinizde kalan malların harcamasını size getirmiş oluyor ve tek mağazada operasyonu tamamlamış oluyorsunuz.” sözleriyle bahsetti.

“Nebim V3’ün mobilya sektörüne özel çözümleri Sevkiyat ve Rota Planlama ile Mobil Teslimatçı uygulamaları ile süreçlerimize hız kazandırdık”

Gündoğdu Mobilya Kurucusu Aydın Gündoğdu “Diyelim ki, bir depoya bağlı 5 aracınız var. Merkezden planlama yaparken, Silivri tarafına gidecek olan mallara bakıyorsunuz. Program sayesinde hem metreküp hem de kilogram hesaplıyoruz. Bir malı girdiğimizde kaç kilogram olduğunu görüyoruz ve arabaya göre malı yerleştiriyoruz. A arabası Silivri’ye gidecek, merkez bunu söylüyor. Arabacının ve depocunun haberi yok. Merkezden arabayı gönderiyoruz. Silivri’ye giderken, Nebim V3’te bulunan Mobil Teslimatçı uygulaması sayesinde faydalı teslimat sistemi ile o yol güzergahındaki malları birleştiriyoruz. O yöne doğru giden arabayı mümkün olduğu kadar doldurarak gönderiyoruz. Bu bizim için faydalı oluyor, yoksa tek bir takımı alıp Silivri’ye gitmek zorunda kalabilir. Orada malı biriktirerek gönderiyoruz. Müşteriye teslimat tarihini esnek veriyoruz, 15 gün ile 30 ya da 45 gün arası diyoruz. Maldan mala fark etmekle beraber bu da bize malı kümeleme ve o yöne doğru hazırlanma kolaylığı getiriyor.” Sözleriyle Nebim V3’ün mobilya sektörüne özel çözümlerinin süreçlere sağladığı katkıyı anlattı.

“Nebim V3 ile satış süreçlerimiz hızlandı, verimliliğimiz arttı”

İki türlü satış ekranımız var: dijital platformda direkt müşteri girip satışı orada bitirebiliyor, bir de elemanlarımız mağazada satışı kartlarla bitirebiliyor. Eskiden bir masanın başına gelmek gerekiyordu ama şimdi sistemde malları görüp seçebiliyorsunuz. Ödeme sistemi de sistem üzerinden ayarlanmışsa, KVKK izni de dahil her şeyinizi onaylatarak süreci tamamlayabiliyorsunuz. Bilhassa katlı mağazalar için çok faydalı oldu, çünkü tek bir masanın başına müşterilerin gelmek zorunda olması sıkışmalara ve yavaşlamaya sebep oluyordu.

Devamını Oku

Firmalardan

Narkonteks Tekstil, Nebim V3 ile verimliliğini arttırıyor

Editör

Yazar:

Narkonteks Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Toygar Narbay, Nebim Gold Çözüm Ortağı Giltaş’ın Ege Giyim Sanayicileri Derneği ile ortaklaşa düzenlediği “Üretimde Karlılık ve Verimlilik Semineri”’nde Narkonteks’in Nebim ile yolculuğundan bahsetti. Toygar Narbay, Nebim V3’ün üretimden finansa, satın almadan satışa kadar yurt içi ve yurt dışı tüm operasyonlarını entegre bir şekilde yönetmeye olanak sağladığını bu sayede tüm iş süreçlerini kolaylaştırarak verimliliklerini artırdığını söyledi.

2020 yılında Nebim ile iş birliğine başlayan Narkonteks, 2022 yılının başında mağazacılık ve finans tarafını, 2023 yılı itibari ile de üretim dahil tüm süreçlerini Nebim V3 ile yönetmeye başladı. Nebim V3 ERP’nin aynı platform üzerinde uçtan uca tüm çözümleri sunmasının şirket verimliliğine olan pozitif etkisini anlatan Narkonteks Yönetim Kurulu Başkanı Toygar Narbay, üretim’in yanında insan kaynakları, finans, muhasebe, raporlama, perakende ve toptan satış, depo ve stok yönetimi süreçlerinin hepsini kapsamlı ve entegre bir şekilde yönettiklerini söyledi. Bu süreçlere ek olarak perakende mağazalarında da Nebim V3 POS ve Nebim V3 Mobil Mağaza uygulamasını kullandıklarını dile getiren Narbay, reyonda çalışan satış danışmanları ve operasyonel süreçleri yöneten mağaza çalışanları tüm süreçleri aynı platform üzerinden yönetirken, müşterilerine reyonda temassız mobil ödemeye kadar uzanan tüm süreçlerini başarılı bir şekilde ilerletmenin önemine değindi.

“Yurt içi ve yurt dışında genişleyen operasyonlarımızın yükünü Nebim ile hafifleterek tüm süreçlerimizin yönetimini kolaylaştırdık”

2005 yılında kurulduklarında herhangi bir ERP programları olmadığını, süreç içinde çeşitli yazılımlar denediklerini, 2009 yılında Blackspade’in de devreye girmesiyle işletme faaliyetleri üretim faaliyeti olmaktan çıkıp satış, dağıtım, pazarlama, mağazacılık, B2C, direct to customer gibi çeşitli kanallarda genişlemeye başladığını anlatan Yönetim Kurulu Başkanı Toygar Narbay, konsinye satışların izlenmesi ve faturalanması, franchise işlemleri, mağazacılık süreçleri ve yurt dışında da stok tutup oradaki üçüncü parti firmalar aracılığıyla internetten satış ve bunun takibine kadar genişleyen bir operasyon yükünün ERP’leri olmadığı için süreçlerini zorlaştırdığını anlatarak devam etti:

“Hiçbir program ihtiyaçlarımızı cevaplamıyor, on altı/on yedi program sistemde entegre olarak çalışmak zorunda kalıyordu. Bir programa güncelleme geldiğinde veri kayıpları ve operasyonel zorluklar yaşamaya başladık ve tek bir platform üzerinde tüm süreçleri birleştirme düşüncesi ile kendi modüllerimizi yazmaya ve platformumuzu geliştirmeye çalıştık ama bir noktada gördük ki, biz bir hazır giyim firmasından bilgi işlem firmasına doğru eviriliyoruz ve gelişmeleri yakalamak da kendi yazılımınızla mümkün olmuyor. Bunu gördükten sonra bir partner aramaya başladık ve 2020 yılının son çeyreğinde Nebim ile tanışma şansını elde ettik.”

“ERP programı satıp alıp hemen kullanmaya başlayabileceğiniz bir süreç değil birlikte gelişme süreci, biz Nebim’in harika yazılım ve analiz ekibi ile bunu başardık”

Nebim’in harika yazılım ve analiz ekibi ile 2020 yılının son çeyreğinde süreçlerimizi geliştirmeye başladıklarını aktaran Narbay “ERP programına geçiş, kendi süreçlerinizi de gözden geçirip, programı anlayıp, geliştirmelerin birlikte yapılmasının sağlanacağı bir süreç. Biz de tam olarak bunu yaptık ve 2022’nin başında mağazacılık ve mali işler tarafını; 2023 yılında da Üretim dahil diğer tüm süreçlerimizi Nebim’e aktardık. Şu anda Nebim V3 ile perakende mağazalarımızı yönetiyor ve 650’ye noktamızda toptan satışlarımızı gerçekleştiriyoruz. Boyner’deki 150 noktadaki konsinye satış süreçlerimizi takip ediyoruz, ihracat operasyonlarımızı yürütüyoruz, franchiselarımızı yönetiyoruz ve tüm bu süreçlerde bizim için en önemlisi Nebim’deki data bizim çok sağlıklı, birbiriyle tutarlı raporlar almamızı sağlıyor.” dedi.

“Nebim V3 gibi 360 derece bir program kullanılmasının ne kadar önemli olduğunu Üretim, Finans ve Satış ile ilgili bir bütünlük içerisinde yapabildiğimiz raporlamaların karar destek sistemimize verdiği katkı ile daha iyi anlıyoruz”

Özellikle yönetim tarafından anlamlı sonuçlar çıkarabilmek için 360 derece bir programın kullanılmasının ne kadar önemli olduğunu, programdan aldıkları Üretim, Finans ve Satış datalarının bir bütünlük içerisinde olduğu raporlarla çok daha net bir şekilde görebildiklerini söyleyen Narkonteks Yönetim Kurulu Başkanı Toygar Narbay, operasyonlarınıza uygun bir program seçmenin operasyonel süreçlerinizi kolaylaştırdığını ve verimliliğinizi artırmasında çok önemli bir rol oynadığını vurguladı.

Power BI’da geliştirmelerin başında olunmasına rağmen güçlü bir rapor seti üretilmiş durumda olduğunun, işletme verimliliğine ve karar destek sistemlerine çok ciddi katkıda bulunmaya başladığının altını çizdi.

“Nebim ile yürüttüğümüz süreçte yaptığımız geliştirmeler tüm endüstri için çok faydalı olacak”

Nebim ile yolculuklarının bu noktadan sonra çok daha keyifli bir hal almaya başladığını belirten Narbay, “Artık sadece sisteme veri girmek değil, sistemden çıkan verilerin bir küp çerçevesinde, istediğimiz gibi görsel bir karar destek sistemine dönüşmesi yolculuğu başladı ve ben bunu çok anlamlı buluyorum. Programın gelişimi henüz bitmedi, listemizde Nebim ekipleri ve Yılmaz Bey ile yapacağımız bir çok proje var, onları gerçekleştireceğiz. Tüm bu geliştirmeler eminim ki endüstriye de çok faydalı olacak. Ne kadar çok firma bu programı kullanırsa program çok daha fazla beslenecek ve gelişecek.” dedi

“Nebim V3 ve Üretim, tüm iş süreçlerimizi aynı platform üzerinde bütünleşik ve verimli bir şekilde yönetmemize destek sağlıyor”

Narkonteks Yönetim Kurulu Başkanı Toygar Narbay, sözlerini sonlandırırken, “Söylemeliyim ki, biz artık sadece üretim yapan, iki boyutlu bir kumaşı üç boyutlu bir ürüne çeviren bir firma değiliz; bunun yanında insan kaynakları, finansman, mali işler, raporlama, tasarım, AR-GE, inovasyon, satış, pazarlama, dağıtım, mağazacılığa kadar uzanan bir süreç, bunların denetimi, üretimi ve insan kaynaklarını yani 360 derece bir şirketi yönetiyoruz. Üretim sadece bu süreçlerin bir parçası.

Dolayısıyla firmaların bu kadar kompleks süreçleri yönettiği, müşteri beklentilerinin bu kadar çeşitlendiği bir dünyada artık manuel sistemler veya çok farklı programları bir arada kullanmaya çalışarak, bunları entegre etmeye uğraşarak müşteri taleplerine cevap vermeleri ve aynı zamanda verimli ve para kazanan bir yapı kurmaları çok kolay olmayacaktır. Firmaların bu noktada beraber yürüyecekleri partnerleri doğru seçmeleri gerektiğine inanıyorum. Nebim tek platform çözümünü sunarak firmalara bu kararları almasında çok ciddi destek sağlayacaktır.” değerlendirmelerinde bulundu.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER