Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Türkiye’nin gururu Sultanlar Grup, 75 ülkeye ihracat yapıyor

Editör
Abone Ol:

Türkiye’nin gururu Sultanlar Grup, 75 ülkeye ihracat yapıyor.

Sultan Yıldız, Rize’de inşaat ustalığını bırakarak orta cami önünde küçük bir seyyar tezgahta o dönem lüks lamba filtreleri, çengelli iğneleri DDT türü haşere ilaçları satarak ufak ufak ticari hayata atılmaya başlar. Önce ürünlerini temin etmek ve yeni müşteriler bulmak amacıyla Trabzon’a sonra Samsun’a gitmiş en sonunda da ticaretin kalbi Tahtakale’yi keşfederek 1953 yılında İstanbul’a yerleşmeye karar vermiş ve 10 metrekarelik bir dükkan da Yıldız Pazarı adıyla faaliyet göstermeye devam etmiştir.

Dedeleriyle birlikte baba Selahattin Yıldız, amca Şeref Yıldız, diğer aile üyeleri ve akrabaların da yavaş yavaş İstanbul’a gelmeye başladıklarını söyleyen Sultanlar Pazarlama Genel Müdürü Mücahit Yıldız, “O günden adımlarını attığımız ve prensiplerini koyduğumuz etik değerlerimiz iş ahlakımız ve dürüstlüğümüz sayesinde gerek müşterimizin gerekse tedarikçilerimiz teveccühü sürekli artmıştır. Şirketimize o derece güvenirlermiş ki, Anadolu’dan esnaf geldiğinde paralarını getirip dedemlere teslim ederlermiş. İhtiyacı olduklarında gelip kısım kısım paralarını alırlarmış, iş hacminin gelişmesiyle önce 300 metrekarelik bir dükkana sonra da Unkapanı Küçük Pazar’da Sultanlar İş Hanı inşaa ettirilerek burada faaliyete devam etmiştir” dedikten sonra şu bilgileri verdi:

“1979 yılında Sultan Yıldız’ın vefatından sonra, Selahattin Yıldız ve Şeref Yıldız’ın yönetiminde yola devam eden Sultanlar, 1966’da konulan Sultanlar Ticaret Kollektif Şirketi ismini terk ederek, 1980’de Sultanlar Ev İhtiyaç Maddeleri Pazarlama A.Ş adı altında anonim şirket haline gelmiştir. O yıllarda Anadolu’daki esnafın gelip İstanbul’dan mal alması olayının İstanbul’daki firmaların Anadolu’ya hizmet götürmesi şekline dönüşmesiyle Sultanlar Pazarlama, İstanbul dışına servis verir bir konuma ulaşmıştır. Bayer ve British Petrol (BP), Shell firmalarının tüketim ürünlerinin Türkiye dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Zamanla Sultanlar Grup, bünyesine katılan diğer şirketler gibi büyük başarılara imza atarak, proje ve uygulamalarıyla başka kuruluşlara örnek olarak zirveye giden yoldaki yüksek basamakları emin adımlarla tırmanmıştır. 1993’te hizmete alınan 6 bin 500 m2’lik Altunizade’deki Sultanlar Pazarlama binası da hızla artan müşteri portföyüne cevap veremez hale gelinci 2005 yılında şu anda kullanımda olan 30 bin m2’lik kapalı alanı 75.000 m3’lük depolama alanına sahip Samandıra’daki tesislere geçilmiştir.

Sultanlar Pazarlama, bugün 150’den fazla çalışanı ve 95 araçlık dağıtım filosuyla, Türkiye genelinde en büyük dağıtım şirketlerinden birisidir. Gıda, temizlik, kozmetik, bebe malzemeleri, sağlık ve ecza levazımatlarından oluşan 8 bin çeşit ürünle ticari düzendeki tüm satış biçimlerini kullanarak kozmetik dağıtıcılarına, marketlere, eczanelere, parfümerilere, kantin ve kooperatiflere, otel, restaurant ve toplu tüketim yerlerine hizmet sunarak onların hedeflerine, beklentilere daha kısa sürede, daha az maliyetler ulaşmalarına katkı sağlamaya çalışıyoruz.”

Türkiye’de dağıtım faaliyetlerinin yanı sıra zaman içinde üretim konularına da el attıklarını ifade eden Yıldız, “Burada yatay ve dikey büyüme modellerini oluşturduk. Pendik/Kurtköy’de 65.000 metrekarelik bir alanda temizlik, kozmetik markalarımızı ve gıda sahasında Türkiye’nin en modern tesislerinden birini kurduk. Tesislerimiz, uluslararası birçok kuruluş tarafından akredite edilmiştir” dedikten sonra markalarını şöyle sıraladı:

“Tibet: Camsil, Ernet, Saloon, Aida, Blue blue, Cenk, Deonet Tibtrap, Piknik, Flore, Pratik, Byfilinta, Ninni, Fitruka, Morgen, Tillo

Hayat Gıda: Kenton, Bünsa,

Arı Gıda: Arı.”

Dünyada grup olarak 75 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini söyleyen Yıldız, “Birçok uluslararası firmaya Privet Label ürün yapıyoruz. Dolayısıyla önümüzün çok açık olduğuna inanıyorum. Elbette rekabet her geçen gün derinleşiyor. Kar marjları daralıyor. Şimdi sürümden kar devri başladı. Ürünlerin ömürleri kısaldı. Hizmetin maliyeti artmaya başladı. Bugün rekabet o kadar yoğun ki bir satış noktasına ürün satın almaya giden tüketiciden çok ürün satmaya giden insan oldu. Eğer farklı şeyler, innovatif şeyler katma değerli şeyler ortaya koyabiliyorsanız varlığınız devam edecektir. Aksi taktirde küçülmek zorunda kalabilirsiniz. Her zaman lider olmaya bilirsiniz ancak her zaman ayakta kalmanız gerekmektedir” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

Erak: Nebim ile verimliliğimizi artırdık

Editör

Yazar:

Türkiye’nin en köklü ve büyük şirketleri arasında yer alan, sahip olduğu gelişmiş teknoloji ve bilgi birikimi ile birçok dünya lideri markaya üretim yapan Erak Giyim, üretim süreçlerini Nebim Üretim ile yönetiyor. Erak Giyim ERP ve İş Geliştirme Müdürü Feyzullah Göç, Nebim Üretim ile ilgili görüşlerini paylaştı.

Firmanızı kısaca tanıtır mısınız?

Erak Giyim, 1984 yılında Sait Akarlar tarafından kuruldu. Kısa sürede Türkiye’nin en önemli Blue Jeans üreticisi durumuna geldi. Ana üreticisi Mavi Jeans ve bunun yanında birçok yurt dışı markasına da üretim yapıyoruz. Çerkezköy’de fabrikamız var. Yaklaşık 1400 çalışanımız var ve büyük markalara üretim yapan bir firmayız diyebilirim. Türkiye’deki birçok fason üretim noktalarımızda üretimimizi gerçekleştiriyoruz.

Nebim Üretim ile süreci nasıl yönetiyorsunuz, isleyişi anlatabilir misiniz?

Nebim’i detaylı kullanan firmalardanız diyebilirim. Çok uzun süredir de Nebim ile çalışıyoruz. Üretimin çoğu safhasında ve şirketin çoğu departmanında Nebim’i kullanıyoruz. Çok fazla siparişimiz olduğu için bunları manuel sistemlerle ya da daha basit yapılarla yönetmek imkânsız. Sistem üzerinden bilgileri girmek, takip edebilmek, planlama ve analizler yapmak yani günün sonunda da kaliteli bir ürün çıkartmak bizim için önemli. Bir ürünü üretmek için koleksiyon hazırlık veya müşteri numunesi ile ihtiyaç duyulan bilgiyi müşteriden aldıktan sonra; Ürüne reçete oluşturma, kumaşından dikim paket malzemesine kadar tanımlama, numune çalışmaları yapma, numune çalışmalarından sonra toplu siparişler alıp iş emirleri oluşturma, üretime girme, çekme ve pastal çalışmaları yapma, kesim, dikim, yıkama, paketleme, planlama ki biz bu kısımda barkod okutma alt yapısına da sahibiz ve anlık olarak ürünlerimizin nerede olduğunu takip edebiliyoruz ve izleyebiliyoruz. Ürün bazında maliyetler yapma ve tüm bu aşamalardan sonra da ürünü ne zaman nereye sevk edilecek gibi tüm işlemleri Nebim Üretim programı üzerinden yürütüyoruz. Burada tabi önemli olan bazı alt yapılar var onlardan bahsetmek istiyorum. Ürün bazlı maliyet yaparken özellikle İş Emri ve Ön maliyet bağlantısı oluşturduğumuz için ürün sevk olurken, sistemde oluşan sevk irsaliyesini fiyatlıyoruz ve muhasebe buna göre faturalandırma yapabiliyor. Bu sayede biz ürün maliyetlerini yıllık bazlı analiz edebiliyoruz.

Bir başka alt yapımız! Hammadde Yönetimi’. Ürünün içindeki ihtiyaç duyulan tüm kalemlerin satın alması ile ilgili kısım. Bu bizde çok önemli bir alt yapı. Ürün içinde kullanılan malzemeler, tabi bunları sipariş mi geçeceksiniz yoksa depodan rezerve mi edeceksiniz gibi kısımlar çok karmaşık yapılar. Biz bu aşamada ürünün içindeki fiyatları önce depoda yeterli stok var mı diye bakıyoruz ve varsa oradan rezerve ediyoruz. Yoksa açık olan siparişlere bakıyoruz. Eğer o kısımda da açık olan siparişlerimiz varsa onları rezerve ediyoruz. Son olarak da hala ihtiyaç varsa otomatik olarak sipariş oluşturuyoruz. Üretimde çok fazla sipariş olduğu için bunları manuel olarak yapmak çok zor. Burada daha önce Nebim ile çalışarak geliştirdiğimiz otomatik algoritmalar ile bunları düzenli olarak sisteme yaptırıyoruz. İhtiyaç çıktıkça da sistem bizim adımıza bu karmaşık yapıyı hallediyor. Tabi siparişleri açtıktan sonra siparişlerin aynı zamanda karşı tarafa yani tedarikçilere iletilmesi gerekiyor. Bunun için de Reporting Services ile sipariş formu yolluyoruz. Bunun dışında bazı tedarikçilerimizde Nebim Web Servis alt yapısı mevcut. Yani web tarafından veri aktarımı da yapıyoruz. Günün sonunda tedarikçiler siparişleri bize yolladığı zaman depo mal kabulü ile depoya girişi oluyor. Gelen malzemeler fiziken bir kutuya konulurken aynı zamanda da Nebim tarafında da sevk emri olarak kayda alınıyor. Biz de iş emri planına göre onların çıkışlarını planladığımız şekilde e-İrsaliye sistemini kullanarak yapıyoruz. Bu bizdeki çok önemli alt yapılardan bir tanesi. Bu sayede aksesuar stok yönetimini aksesuar envanter yönetimini hangi ürüne ne çıkılmış, çıkılacak gibi birçok bilgiyi rahatlıkla izleyebiliriz. Paketleme tarafında koli okutma alt yapısına sahibiz. Burada da anlık olarak mamul ve yarı mamul envanterini alabiliyoruz. e-İrsaliye ye tabiyiz. O yüzden Nebim tarafında e-İrsaliye kullanıyoruz. Mavi tarafında çalışan alt yapılarımız var. Hem sipariş aktarımı hem de reçete aktarımları mevcut. Yani kısacası şunu diyebilirim, ürün girişinden ürünü sevk etmeye kadar olan birçok aşamayı Nebim Üretim programı üzerinden yürütebiliyoruz.

Uygulamanın sağladığı en önemli faydalar nelerdir?

Nebim Üretim programı üzerinde biz çok fazla veri tuttuğumuz ve her şeyi bunun üzerinden yaptığımız için öncelikle raporlamalarımızı ve analizlerimizi çok rahat bir şekilde yapabiliyoruz. Barkod okutma ve koli okutma alt yapısının sağladığı izlenebilirlik faydası çok önemli. Bu sayede ürünlerimizin anlık olarak nerede olduğunu takip edebiliyoruz. Ürün envanterini çekebiliyoruz. Maliyetlerimizi doğru bir şekilde yönetebiliyoruz. Yoğun olarak insan faktörü olan işlerimizi özellikle sipariş aşamaları gibi bölümleri otomatize ettik. Bu entegre ve otomatik yapı bizim için çok önemli katkı sağlayan alt yapı diyebilirim.

Devamını Oku

Firmalardan

Murat Ergin, Truva Kozmetik’te

Editör

Yazar:

Sektörün deneyimli isimlerinden Murat Ergin, merkezi Antalya da bulunan Truva Kozmetik firmasında Satış ve Pazarlamadan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.

Ergin, 2002 yılında Unilever’de işe başlayarak sektöre ilk adımını attı. Sırasıyla Bey Gıda, Levent Kimya, Banat, Bileşim Kimya ve Difaş’ta çeşitli departmanlarda görev yaptı.

Devamını Oku

Firmalardan

Lay’s, Anadolu Meraları ile işbirliği yapıyor

Editör

Yazar:

PepsiCo, PepsiCo Pozitif (Pep+) stratejisinin, Pozitif Değer Zinciri, Pozitif Seçenekler ile birlikte üç temel başlığından biri olan Pozitif Tarım başlığı altında Türkiye’de yaptığı çalışmalarla yenileyici tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu kapsamda en sevilen yiyecek markalarından Lay’s, PepsiCo Vakfı desteği ve Anadolu Meraları işbirliğiyle yeni bir proje başlatarak yenileyici tarım uygulamalarını genişletiyor. Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle Konya’da PepsiCo ürünlerinin temelini oluşturan patates, pancar, ayçiçeği ve mısır gibi ürün grupları, yeşil gübreleme, kompost özütü gibi uygulamalar başta olmak üzere yenileyici tarım uygulamaları kullanılarak yetiştirilecek.

PepsiCo’nun Türkiye’deki cipslik patates üretiminin yüzde 60’ını gerçekleştirdiğini ifade eden PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel, “Türkiye’deki 20 şehirde toplam 50.000 dönüm arazi üzerinde binlerce çiftçi ile birlikte cipslik patates üretimi yapıyoruz. Bu yıl, yenileyici tarım uygulamalarına yönelik olarak hayata geçirdiğimiz Lay’s Yenileyici Tarım Projesi ile Konya ili ve civarındaki çiftçilere ulaşacağız.  Uygulama arazisinde çiftçilerimiz hem yapılan uygulamaları gözlemleyecek hem de gerçekleştireceğimiz eğitimler ile yenileyici tarım tekniklerinin toprağa olan pozitif etkisine dair bilgi birikimini artıracak. Bununla birlikte, proje kapsamında başta kadın ve genç nesil çiftçilere olmak üzere vereceğimiz mikro destekler ile etki alanımızı artırmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar Pozitif Tarım uygulamaları kapsamında yaptığımız teknoloji yatırımları sayesinde, iş birliği yaptığımız çiftçilerin tarlalarında 2010 yılından beri net tarla verimleri %30 artırıldı; depo fireleri %26 azaldı. Birim patates üretimi için tüketilen su miktarı %50, birim patates üretiminde salınan CO2 seviyesi ise yine %50 azaltıldı. Düşük basınçlı sulama teknolojileri konusunda yaptığımız çalışmalar ve verim artışı sayesinde tarımda birim başına kullandığımız suyu Türkiye’de %50 azaltmayı başardık. Croptrak adlı uygulamamızla tüm tarlalarımızda yapılan uygulamaları 2 yıldır online olarak takip ediyor ve aldığımız verilere göre çiftçilerimizi yönlendiriyoruz. Bununla birlikte tarım uygularımız arasındaki en iyi örneklerden biri olan Naturalis gübremizi, cips üretiminde kullandığımız patateslerin organik atıklarından üretiyoruz. Geleneksel bir gübreye kıyasla Naturalis, %40 daha az kimyasal içeriyor ve organik içeriğin yanı sıra besin de sağladığı için toprakta pozitif etki yaratıyor. Diğer taraftan çiftçileri bilinçlendirmek için PepsiCo Agro Akademi ile bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından çiftçilerimize 20 bin saatin üzerinde eğitim verilmesini sağladık. Şimdi de Anadolu Meraları ile gerçekleştirdiğimiz bu proje ile uygulama sahasında 1000 çiftçiye yerinde inceleme ve eğitim olanağı sağlayacağız. Bugüne kadar Agro Akademi ile başlattığımız bu eğitim yolculuğunu, şimdi de Anadolu Meraları ile yenileyici tarım uygulamalarına odaklanarak devam ettireceğiz” dedi.

Türkiye başta olmak üzere dünyada; “sürdürülebilir”in ötesinde ekolojik, ekonomik ve toplumsal olarak yenileyici tarımın hem anlayış olarak yerleşmesi, hem de somut olarak yaygınlaşmasına hizmet etmeyi amaçlayan Anadolu Meraları sosyal girişiminin Genel Koordinatörü Yasemin Kireç yenileyici tarımın önemine vurgu yaptı: “Onarım çağı diye adlandırdığımız bu dönemde; ekosistemleri onararak tarım yapmanın bu çağın en önemli konusu olduğuna dair küresel farkındalık çok büyük bir hızla artıyor. Bu yeni çağın getirdiği yenilikçi ve yenileyici yaklaşımlara cesaretle yaklaşan Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle gıda endüstrisinin dönüşümü için küresel ölçekte ses getirecek önemli bir adım atan PepsiCo Türkiye’ye gösterdikleri bu cesaret ve bu yolculuğa duydukları güven için teşekkür ediyoruz. PepsiCo Türkiye’yi, yenileyici tarıma gönül veren bütün aktörlerle, hep beraber kurmaya başladığımız onarım ekosisteminde görmekten mutluluk duyuyoruz.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER