Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

2010’da gayrimenkul piyasalarında canlanma bekleniyor

Editör
Abone Ol:

Jones Lang Laselle (JLL) tarafından hazırlanan “Türkiye Gayrimenkul Piyasası 2009 Yılı ve 2010’a Bakış” raporunda; ekonomik daralmanın 2009 yılında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye Gayrimenkul Piyasası’nı da olumsuz etkilediği, buna karşın 2010 yılında güçlü büyümenin geri dönüşüyle birlikte piyasaların canlanmasının beklendiği kaydedildi.

JLL araştırma departmanı tarafından hazırlanan rapor, Türkiye Başkanı Avi Alkaş, Sermaye Piyasaları&Danışmanlık Hizmetleri Direktörü Dr. Kıvanç Erman ve Sermaye Piyasaları&Araştırma Müdürü İdil Hamzadi’nin katılımıyla gerçekleştirilen bir toplantıda paylaşıldı.

2009 yılının ikinci yarısında Türkiye’deki perakende, ofis ve lojistik piyasalarını değerlendiren Jones Lang LaSalle Türkiye Gayrimenkul Piyasası 2009 Yılı ve 2010’a Bakış raporunda;

-Perakendecilerin yeni projelere yatırım yaparken daha temkinli davrandığı, birincil projelerde talebin halen güçlü seyrettiği,

-Ofis piyasasında boşluk oranlarının kısıtlı A sınıfı arzı nedeniyle fazla değişmediği,

-Ekonomik durumdan en çok etkilenen piyasa olan lojistik piyasasında bir çok geliştirme projesinin ertelendiği,

-Yatırım piyasasının ise bazı potansiyel satın alma işlemleriyle yeniden canlanmasının beklendiği kaydedildi.

gayrimenkul_piyasa_200Perakende

Markalar Türkiye’ye girmeye devam ediyor. JLL Türkiye Gayrimenkul Piyasası 2009 Yılı İkinci Yarı Raporu’na göre; perakendeciler, yılın ikinci yarısında ekonomik daralma nedeniyle yeni projelere, özellikle ikincil merkezlere girme kararlarında daha seçici davrandı. Ancak erişimi yüksek, piyasa yoğunluğunun az olduğu ve güçlü piyasa pozisyonuna sahip projeler yine de perakendecilerin ilgisini çekmeye devam etti. 2009 yılında, Türk perakendecilerin Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika başta olmak üzere yurtdışı yatırımlarına ilgisi yoğunlaştı.

2009 yılında; yapı market, hipermarket, elektronik marketler gibi ana kiracıların birincil projelere olan taleplerinin güçlü seyrettiğini belirten Alkaş, “Halihazırda Türkiye’de faaliyet gösteren Tesco, Metro, Darty ve Electroworld gibi büyük ana kiracıların yanında, İzmir’de ilk mağazasını açan Best Buy, Mediamarkt, Leroy Merlin ve Baumaxx gibi perakende markalarının Türkiye pazarında genişleme hedeflerinin olduğunu görmekteyiz. Ayrıca Decathlon, Basler, Aftershock ve Bijou Brigette, Paris Hilton gibi uluslararası giyim ve aksesuar markaları 2009 yılında Türkiye pazarına giriş yaptı. Yine bu dönemde zorlu ekonomik koşullara rağmen lüks perakende markaları da Türkiye pazarına yatırım yapmaya devam etti. Lüks markaların genişleme stratejileri, cadde perakendeciliğine olan güçlü talebin ana sebeplerinden biri oldu. Brioni, Hermes, Prada ve Mont Blanc Nişantaşı’nda ilk mağazalarını açarken, Miu Miu da İstinye Park’ta faaliyete geçti. Gelecek dönemde Houblot ve Lanvin gibi lüks markalar da Türkiye’de mağaza açmayı planlıyor”dedi.

Ekonomik daralmanın 2009 yılında alışveriş merkezleri arzında bir yavaşlamaya neden olduğunu söyleyen JLL Türkiye Başkanı Avi Alkaş, “2008 yılında kiralanabilir alan bazında %25 bir büyüme gözlenirken, 2009 yılında bu oran %17 olarak gerçekleşti. Alışveriş merkezi piyasasındaki mevcut kiralanabilir alan 2009 sonu itibariyle 5.7 milyon m2, inşaat halindeki projelerin toplam kiralanabilir alanı ise 2.5 milyon m2 oldu. Gelecek arzın yüksek olduğu İstanbul’da, gelecek arz mevcut arzın yaklaşık %60’ını oluşturuyor. 2009’da ekonomik daralmadan alışveriş merkezleri de etkilendi. 2008 yılında 44 alışveriş merkezi açılırken, 2009 yılında 9’u İstanbul’da, 17’si Anadolu’da olmak üzere 26 alışveriş merkezi faaliyete geçti. Ankara 1.000 kişi başına düşen 193 m2’lik kiralanabilir alanıyla en yoğun perakende pazarı olarak yerini korurken, Ankara’yı 177 m2 ile İstanbul takip etti. 2011 yılı sonunda İstanbul’un 295 m2 ’ye ulaşarak en yoğun piyasa olması bekleniyor” dedi.

Avrupa’da yatırımcı psikolojisinin olumluya dönüşmesiyle birlikte 2010 yılında yabancı yatırımcı ilgisinin Türk piyasasına dönmesi beklediklerini kaydeden Avi Alkaş, global yatırımcıların bu yıl tekrar gelişmekte olan piyasalara yönelmeye başlayacağını tahmin ettiklerini de sözlerine ekledi.

Ofis piyasası

İstanbul Ofis piyasası büyüyecek.

Rapora göre; küresel ekonomik daralma, özellikle 2009 yılının ilk yarı dönemi itibariyle uluslararası kiracı talebi üzerinde etkili olmaya başladı. İstanbul’daki yüksek kalitedeki ofis alanlarının kısıtlı olmasından dolayı, Orta ve Doğu Avrupa’daki %16.3 ve Batı Avrupa’daki %9.7’lik boşluk oranlarıyla karşılaştırıldığında, İstanbul’da A tipi ofis alanlarındaki boşluk oranları daha düşük seyrederek yaklaşık %7 olarak gerçekleşti. 2009 yılında tamamlanan yeni ofis projeleri sonrası bu oran özellikle Avrupa yakasındaki merkezi iş alanı dışı bölgede %10’a yükseldi. Düşük kiracı talebi, kira oranlarında bir düşüşe sebep oldu ve 2008 yılında İstanbul’da metrekare başına yıllık 480 euro olan birincil kira oranları, 2009 yılı sonu itibariyle yıllık 360 euro olarak gerçekleşti. İlk yarıdaki düşüşe rağmen kira oranları yılın ikinci yarısı boyunca sabit kaldı. Raporda, kiracı talebindeki artış ve kaliteli ofis arzının eksikliği nedeniyle, 2010 yılının ikinci yarısında kira oranlarında yükselme beklendiği de kaydedildi.

avi_alkas_2002009 yılı boyunca İstanbul’da 190.000 m2 A sınıfı ofis alanının ofis piyasasına girdiğini söyleyen JLL Sermaye Piyasaları&Danışmanlık Hizmetleri Direktörü Dr. Kıvanç Erman, “Tamamlanan projelerin çoğu Avrupa yakasındaki merkezi iş alanı dışında ve Asya yakasındaki alt pazarlarda yer alıyor. 2009 yılında tamamlanan A tipi ofis arzının %40’nı oluşturan bu projelerin en önemlileri Eyüp’deki Flatofis ve Ümraniye’deki Ak Ofis. 2009 yılında merkezi iş alanı içerisinde yer alan tek proje olan Apa Giz ise yaklaşık olarak 12.000 m2 A tipi ofis alanına sahip. 2010 yılında yaklaşık olarak 230.000 m2 A tipi ofis alanının piyasaya giriş yapması bekleniyor. 26.000 m2 A sınıfı ofis alanına sahip Ataşehir My Office ile 70.000 m2 A sınıfı ofis alanına sahip Ümraniye Akkom projesi, İstanbul’un Asya yakasındaki başlıca ofis projeleri olarak göze çarpıyor. Merkezi iş alanında önümüzdeki yıllarda piyasaya girmesi beklenen başlıca projeler arasında ise Mecidiyeköy Trump Towers ile Levent’te bulunan Eczacıbaşı ve Tekfen projeleri yer alıyor. Önümüzdeki yıllarda Basın Ekspres Yolu ve çevre bölgelerinde de yeni projeler piyasaya giriş yapacak. Bu bölgede özellikle 30.000 m2 ofis alanı ve 160.000 m2 alışveriş merkezi alanına sahip Marmara Forum Garden Office ve yaklaşık 18.000 m2 A sınıfı ofis alanına sahip Nishistanbul dikkat çekiyor” dedi.

Jones Lang LaSalle Yönetici Direktörü Alan Robertson konuyla ilgili yazılı açıklamasında, “ 2009, ekonomik krizden dolayı İstanbul ofis piyasası için zor bir yıl oldu. Kötüleşen ticaret koşullarıyla karşılaşan kurumsal kiracılar, operasyon maliyetlerini daha da kıstı, yeni ofis talepleri azaldı. Ofis ihtiyaçları olan şirketler bu isteklerini erteleyip süregelen kontratlarını kısa dönemli uzatmayı tercih etti. 2009 Sonbaharı itibarı ile ekonomik iyileşmenin yakın olduğuna dair daha iyimser bir bakış açısı başladı Potansiyel kiracıların sayısı arttı ve kira düzeylerindeki düşüş sona erdi. Kiraların merkezi iş alanında 2010’un ikinci yarısı itibariyle tekrar yükselmeye başlayacağına inanıyoruz. Bu sebeple, ofis inşaatına uygun alanlara sahip olan girişimci ve yatırımcılara vakit kaybetmeden inşaata başlamalarını tavsiye ediyoruz. Kira sözleşmesi bitmek üzere olan ya da 1–2 sene içerisinde yeni ofis alanlarına ihtiyaç duyacaklara ise, bir an önce harekete geçerek kiralar aşırı derecede yükselmeden yeni ofis alanlarını garanti etmelerini öneriyoruz” dedi.

Ankara’da merkezi iş alanı Balgat’a kaydı

Büyük ölçüde apartman dairelerinden dönüştürülmüş düşük kalitedeki ofis alanlarının yer aldığı Ankara’daki A sınıfı ofis stoğunun 2006 yılına göre %60 artarak 2009 sonu itibariyle 295.000 mÇ’ye ulaştığını belirten Dr. Kıvanç Erman, 2010 yılı sonu itibariyle ise Ankara’da yaklaşık 60.000 m2 A sınıfı ofis alanının giriş yapmasının beklendiğini ekledi. Ankara’nın, Kavaklıdere-Çankaya-Gaziosmanpaşa bölgelerini kapsayan mevcut merkezi iş alanının, tamamlanan yeni ofis projeleriyle birlikte Söğütgözü-Balgat yönüne kaydığına değinen Dr. Kıvanç Erman, Ankara’da inşaat halinde bulunan projelerin özellikle Mustafa Kemal Bulvarı ve Balgat’ta yoğunlaştığını sözlerine ekledi.

İzmir’de Ofis Yatırımları Artıyor

Raporda 2009 yılı sonu itibariyle İzmir 90.000 mÇ A sınıfı ofis alanına sahip olduğu, İzmir’in en büyük ofis pazarı olan Bayraklı’da yaklaşık olarak 50.000 m2 A sınıfı ofis alanın mevcut olduğu, planlanan projelerle beraber gelecek dönem ofis arzının yaklaşık 120.000 m2 olmasının beklendiği belirtiliyor.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Genel Haberler

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Editör

Yazar:

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Her yıl sonbahar aylarının gelmesi ile birlikte hem alışverişçiler hem de pazar yerleri için heyecanlı bir döneme giriş yapıyoruz. Yüzlerce indirim ve kampanya ile karşı karşıya kaldığımız Black Friday döneminde birçoğumuz elbette ihtiyaçlarımızı da karşılamak istiyoruz. Normal dönemde çok daha yüksek meblağlar ödeyeceğimiz bir ürüne uygun fiyatlarla sahip olma şansı doğal olarak hepimizi cezbediyor. Söz konusu indirimlerden faydalanmak bu noktada mantıklı olduğu kadar gerekli de ancak yine indirimlerin gerçek olup olmadığını kontrol etmek ve ihtiyacımızdan fazlasını almamaya dikkat etmek gerekiyor.

Bu noktada bilinçli bir alışveriş süreci için iyi bir pazar araştırması yapmak gerekliliği aşikar. Birçok pazar yeri büyük indirim oranları ile kampanyalar yaptığını ilan etse de fiyat değişikliği noktasında bu indirimlerin göründüğü kadar büyük olmadığını fark ettiğimiz durumlar olabiliyor. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak adına fiyat karşılaştırmaları yaparak ve ürünlerin fiyat değişim grafiklerini inceleyerek Black Friday indirimleri dönemini avantajlı şekilde tamamlayabilirsiniz.

Elektronik, giyim, kozmetik, spor… her kategoride ihtiyacımız olabilir mi?

Sonbahar aylarında kuruyan yaprakların arasında yürümekten sonra belki de en heyecanla beklenen etkinlik alışveriş yapmak. Hem indirim ve kampanyalar hem de bir ürünü ucuza almanın vermiş olduğu heyecanı bastırmak elbetteki kolay değil. Ancak indirim dönemleri bir illüzyon mu yoksa gerçekten bizlerin indirimli ürün alabilmesi için planlanmış bir fırsat mı?

Elbetteki alışverişçiler kadar markalar için de önemli bir dönem Black Friday. Yıl içerisindeki kazançların birçoğunun söz konusu dönemlerde elde edildiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. O nedenle markalar satışlarını artırmak adına indirimler yaparken, elbetteki kendi bütçelerini de düşünerek hareket etmek durumundalar. Buradan yola çıkarak kampanya dönemleri bizler için bir avantaj iken bütçemizi aşan bir soruna da dönüşebilir. Bu nedenle bilinçli bir alışverişçi olmakta fayda var.

Peki bu süreci doğru kararlar ile tamamlayabilmek adına neler yapabiliriz? İlk sıraya liste hazırlamayı yazabiliriz. Sadece 11.11 indirimleri için değil, günlük rutinimiz içerisinde market alışverişi dahi yaparken bir liste ile yola çıkmak her zaman sağlıklı bir alışveriş süreci sağlayacaktır. Tüketim toplumları ve değişen dünya parametreleri nedeniyle her şeyin ihtiyacımız gibi geldiğini hissedebiliyoruz ve özellikle indirim dönemleri bu duygularımızı çok daha derinden tetikleyebiliyor.

Bu nedenle üzerine düşünülmüş bir alışveriş listesi ile hareket etmek hem israfı önleyecektir hem de bütçemizi koruyacaktır. Söz konusu bilinçli alışverişin tek nedeni elbette bütçemizi korumak değil. Böylesine büyük bir tüketim alışkanlığından kaçınmamızın tek nedenini bütçemizi korumak olarak gördüğümüz taktirde içinde yaşadığımız Dünyada yalnız olduğumuzu zannedebiliriz.

Ama unutmamalıyız ki Dünya üzerinde milyarlarca insan bir arada yaşıyoruz ve sadece ürettiklerimizi değil doğanın bize sunduklarını da son sürat tüketmeye devam ediyoruz. İhtiyacımız dışında aldığımız her bir ürün bütçemizden götürdüğü kadar geleceğimizden ve doğamızdan da bir şeyler koparmaktadır. Hele ki yenilenebilir ve doğada çözünebilir ürünler tüketme konusunda pek de dikkatli bireyler değilsek, Dünyaya olan borcumuzu artırıyoruz denilebilir.

Elbette alışveriş dönemleri hepimiz için birer fırsat ve ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bu günlerde söz konusu indirimleri kaçırmak istemiyoruz. Hepimizin zaruri ihtiyaçları veya istekleri olabiliyor. Bunları karşılamak adına Black Friday indirimleri de önemli bir fırsat. O nedenle sunulan fırsatları değerlendirmek hepimizin hakkı. Ama bütçemizi koruyarak alışveriş yaptığımızı zannederken diğer taraftan cebimizden ve Dünyamızdan da fazlasını götürmemeye dikkat etmemiz gerekiyor.

Güvenilir adreslerden şaşmayın!

İndirim dönemlerinin karşımıza çıkardığı fırsatlar kadar yaratabileceği sorunlar da olabiliyor. Özellikle güvenli bir alışveriş süreci yaşamak adına dikkatli olmakta fayda var. Online alışverişte kredi kartı bilgilerimizi paylaştığımızı düşünürsek güvenilir adresleri tercih etmek aslında bir zorunluluk denebilir. Bu noktada SSL sertifikalı bir site üzerinden alışveriş yapmak kredi kartı bilgileri noktasında güvenli bir alışverişin kapılarını açmaktadır.

Bununla birlikte güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak her zaman ilk koşul olarak hatırlanmalı. Geçmiş alışveriş alışkanlıklarımızda da güvendiğimiz esnaf ve markaları tercih ettiğimizi hatırlarsak, internet üzerinden yapılan alışverişlerde de güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak mantıklı bir tercih olacaktır. Aksi takdirde orijinal olmayan veya kalitesiz bir ürünle karşılaşma ihtimaliniz artabilir.

Bu noktada bizlere en yol gösterici seçeneklerden biri güvenilir pazar yerlerini tercih etmek ve o pazar yerinde satış yapan marka veya satıcının değerlendirmelerini okumak. Unutulmamalı ki birincil kullanıcı deneyimlerinin yer aldığı yorumlar son yıllarda fazlaca kullanılmaya başlandı ve bir ürün satın alırken hem o ürünle ilgili hem de satıcı ile ilgili ayrıntılara yer verilmekte. Söz konusu değerlendirmeleri okuyarak hem alacağınız ürünle ilgili hem de alışveriş yapacağınız mağaza ile ilgili ayrıntılara ulaşarak güvenli bir alışveriş deneyimi yaşayabilirsiniz.

Devamını Oku

Genel Haberler

“Yerli Market Haftası Fuarı” perakendenin yıldızlarını ağırlayacak

Editör

Yazar:

İstanbul Perakendeciler Derneği (PERDER) tarafından bu yıl 25-26 Mayıs 2022 tarihlerinde gerçekleşecek Yerli Market Haftası Fuarı, 6’ncı kez perakende sektörünün öncü markalarını sektör paydaşları ile bir araya getirecek.

İstanbul PERDER’in ev sahipliğinde organize gıda perakendesine 6 yıldan bu yana imzasını atan Yerli Market Haftası (YMH), Pin Fuarcılık organizasyonunda WOW Convention Center’da üretici, tedarikçi ve perakende sektörüne hizmet sunan firmaları yerel zincir market temsilcileriyle buluşturacak. “Birlikte daha güçlüyüz” sloganıyla bu yıl “Dilek Gıda ve Hedef Grup” ana sponsorluğunda yapılacak fuarda katılımcı firmalar iki gün boyunca yeni ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Ayrıca perakendeye yıllarını vermiş isimler sektördeki gelişmeleri ve yenilikleri paylaşacaklar.

Bu yıl fuarda 90 standlı katılım ile yer alacak firmalarımızla birlikte yaklaşık 10 bin’e yakın ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini belirten İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere, “Yerli Market Haftası (YMH) ile bölgesel markaların ulusal marka olma yolunda ilerlemesine destek olmayı, onlara fayda sağlamayı amaçlıyoruz. Yerel perakendeci ve tedarikçi firmaları aynı çatı altında buluşturarak birbirlerini tanımalarını, dayanışma ve paylaşımda bulunarak iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Sunuculuğunu Ceyhun Yılmaz’ın üstleneceği YMH’ta ilk gün Yenilenebilir Enerji, Elektromobilite ve Enerji Verimliliği, Yeni Dünya Düzeninin İpuçları, Geleceğin  Perakende Trendleri konuşulacak. İkinci gün ise, PERDER Başkanları Oturumu ve Aile Şirketlerini Geleceğe Taşımak başlıklı oturumlar gerçekleştirilecek.

Programın ilk gününde yer alacak konuşmacılar şöyle: Vat Enerji Hizmetleri Genel Müdürü M. Altuğ Karataş, Solarçatı CEO&Kurucusu Utku Korkmaz, S2C Kurucu Ortağı Uğur Kılıç, Atlas Space Kurucusu&CEO Ahmet Burçin Gürbüz, Payneer Ödeme Kuruluşu CEO’su Ergi Şener, SabancıDx Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı ve Teknosa Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Kalkan, Argus Growth Agency Kurucu&İş Geliştşrme ve Büyüme Danışmanı Bora Alçı ve I-Am Global Kurucu Ortağı emre Kuzlu.

İkinci gün ise sektörün duayen isimleri deneyimlerini ve sektördeki gelişmeleri paylaşacaklar. İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere ve önceki dönem başkanları Ramazan Ulu, İhsan Biçen, Reşat Narman ile Erdal Tüfekçi aynı oturumda bir araya gelecek. Ardından 2M Parlak Gıda İK ve Kurumsal İletişim Direktörü Yasemin Parlak moderatörlüğünde Şölen CEO’su Elif Çoban, EVYAP CEO’su Mehmet Evyap ve Snowy Ulu Kardeşler Genel Müdürü Bülent Efe aile şirketlerinin geleceğini masaya yatıracak.

Devamını Oku

Genel Haberler

BMD üyeleri Rusya’da

Editör

Yazar:

BMD üyeleri, perakende sektörünü gözlemlemek amacıyla Rusya’ya gittiler. DEİK Rusya İş Konseyi Başkanı İzzet Ekmekçibaşı, BMD Başkanı Sinan Öncel, Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kamar ve Gizia Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kutlu, geziye katıldılar.

Moskova’da Kievskaya Ploshchad Group (Europeiskiy, Olimpiskiy, Schelkovsky), Colliers Group, ADG Group, Alışveriş Merkezleri Birliği (SCA) üyeleri, Moskova’nın özellikle lüks segment en ünlü iki AVM’si TSUM ve GUM yöneticileri, Rusya’da mağazaları bulunan üye marka temsilcileri ve Moskova Büyükelçisi Mehmet Samsar ile görüşmeler gerçekleştirdiler.

Moskova’daki görüşmelerde pek çok batılı markanın mağazalarının kapalı olduğu, önemli bir bölümünün ise ülkeden çıkma yönünde niyet bildirdiği bilgisi aktarıldı. Öte yandan mağazaları açık olarak faaliyete devam eden batılı marka sayısının da az olmadığı gözlemlendi.

Devamını Oku

POPÜLER