Genel Haberler
AMPD Perakende Endeksi Ekim 2009
Organize Perakende Ciroları Ekim ayı itibariyle, perakende sektörü cirolarında 10 aylık ve yıllık bazda bir artış gerçekleşmiştir.
Ekim ayı ciroları eylül ayına kıyasla %15 düşerken, 2008 yılının Ekim ayına göre aylık değişim ise %10 seviyesinde olmuştur.
2008 Ekim ayındaki yıllık artış 2007 Ekim ayına kıyasla %9 seviyesindeydi. 2009 Ekim ayındaki yıllık ciro artışı ise (Ekim’den Ekim’e) %4 düzeyinde olmuştur.
2009 yılının ilk 10 ayını 2008 yılının aynı dönemiyle kıyasladığımızda, organize perakende cirosunun %5 büyüdüğü görülmektedir.
Bayram dönemi sonrasında cirolarda aylık bazda düşüş yaşansa da sektör yıllık ve 10 aylık büyümesini sürdürmektedir. Hazır giyim perakendesi ciro büyümesinde lider konumunu korumaktadır. Ancak %4’lük artış yine de sevindirici değildir; çünkü tüketici hem güven hem de tüketim eğilimi olarak negatif sinyaller vermektedir.
Gıda ve Gıda-Dışı Cirolar
Alt sektörler bazında ciroları incelediğimizde, gıda perakendesi cirosunda önceki aya göre %10 seviyesinde bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Gıda dışında ise aylık ciro değişimi %22 düşüş olarak gerçekleşmiştir. Hazır giyim sektörü cirosu ise %25 gerilemiştir.
Aylık bazda geçen yılın Ekim ayıyla kıyaslandığında, gıda perakendesi ciroları %10, Gıda dışı perakende cirosu %11 ve hazır giyim ciroları %19 büyümüştür.
Yıllık olarak baktığımızda ise gıda cirolarının %2 arttığı görülmektedir. Öte yandan gıda dışında %8 büyüme gözlenmektedir. 2008 Ekim ayından- 2009 Ekime yıllık %12 büyüme yaşayan hazır giyim sektörü, alt kırılımdaki ciro artışının yine lideri konumundadır.
2009 ilk 10 ayını 2008 yılının ilk 10 ayıyla kıyaslandığında, gıda ciroları %4 artarken, gıdadışı %8, hazır giyim ise %12 büyüme gerçekleştirmiştir.
Metrekare Endeksi
Metrekare endeksine baktığımızda, yıllık olarak %13 artış gözlemlenmektedir. Öte yandan, 2008 Ekim ayındaki bir yıllık büyümeye baktığımızda %22 artış yaşandığı görülmektedir. Aralık 2008 sonuna kıyasla 2009 yılı ilk 10 aylık metrekare artışı ise %10 oranında gerçekleşmiştir.
Mağaza sayılarına baktığımızda ise, yıllık %10 artış yaşandığı görülmektedir; ancak 2008’deki yıllık %25’lik artış oranlarına kıyasla büyüme hız kesmiştir.

Sektör kriz ortamında bile güvenle yatırımlarını sürdürmektedir. Bu durum, sektörün yakın ve orta vadede gerçekleşecek düzelmeye duyduğu güvenin ifadesidir. Gıdadışı perakende yatırımları da önceki aylara göre artış kaydetmiştir. Önceki 3 aylık dönemde hız kesen Hazır Giyim sektörü yatırımları, yeniden artış eğilimine girmiştir.
Gıda ve Gıda-Dışı Metrekareleri
Ekim 2009’da yıllık metrekare artışı gıdada %14, gıda dışında %11 seviyesinde gerçekleşmiştir. Hazır giyimde %13 yıllık metrekare artışı yaşanmıştır.
Gıdada 2008 yılı Ekim ayındaki yıllık artış %20 iken, 2009 yılı Ekim ayında bu oran düşmüştür.
Gıda dışında ise 2008’deki %24’lük büyüme 2009?da %11’e gerilemiştir.
Geçen sene hazır giyim metrekare alanında ise %32 büyüme gözlemlenmişti; 2009 Ekim ayında yıllık hazır giyim metrekaresi ise %13 artmıştır.
Aralık 2008 sonuna kıyasla 10 aylık büyümeye baktığımızda da, en yoğun metrekare artışının %11 ile gıda perakendesinde olduğu görülmektedir. Gıda dışında 10 aylık metrekare artışı %8, hazırgiyimde 10 aylık metrekare artışı %9 olmuştur.
Geçen yılın Ekim ayına göre yıllık mağaza sayıları gelişimine bakıldığında ise, Gıdada %19 artış olurken, gıda dışında ise %3 artış olduğu görülmektedir. Hazır giyim sektöründe mağaza sayısı artışı %4 düzeyinde olmuştur.
Sonuç: Gıda perakendesi yıllık %19 mağaza sayısı artışıyla yatırımlarda öncü konumdadır. 2008 yılındaki eğilimini sürdürmektedir. Gıdadışı yatırım ivmesini yavaşlatmış olmasına rağmen, büyüme eğiliminden kopmamıştır. Hazır Giyim perakendesi ekim ayında yatırım atağıyla metrekaresini yıllık bazda %13 artırmış, Kriz döneminde de farklı bölgelerdeki tüketicisine ulaşma kararlılığını sürdürmüştür.
Ekim ayında açılan 1 yeni AVM mağaza sayılarında artışta etkili olmuştur. AVM Sayısı 226’ya çıkarken, Toplam kiralanabilir alan 5.33 milyon metrekareye ulaşmıştır.
Metrekare Başına Cirolar
Ekim 2009’da metrekare başına ciro endeksi, Eylül ayına göre %13 düşmüştür. 2008 Eylül ayına kıyasla aylık bazda %3 artış görülmektedir.

Gıda ve Gıda-Dışı Metrekare Başına Cirolar
Alt sektörlere baktığımızda; gıdada eylül ayına göre %9 düşüş yaşanmıştır. 2008 yılı aynı döneminde ise %15 düşüş gerçekleştiği görülmektedir. Gıda dışında ise aylık %20 düşüş olurken, Ekim 2008’e göre %20lik düşüş olduğu gözlenmektedir.
Hazır giyim sektörüne baktığımızda ise önceki aya göre metrekare başına cirolarda %24 düşüş olmuştur. Geçen yılda aynı döneminde %27lik düşüş yaşanmıştır. Cirolardaki düşüşe rağmen artan metrekareler metrekare başına cirolara da yansımıştır.
Cirolardaki aylık düşüşler, metrekare gelişiminin altında kalmış, metrekare başına ciroların aylık bazda düşmesine sebep olmuştur. Öte yandan, sektör genelinde yıllık bazda %3 verimlilik artışı yakalanmıştır ki bu kayda değer bir gelişmedir.
Sektör, yatırımlarının geri dönüşü konusunda güvenli ve etkin olmaya devam etmektedir. Organize perakendenin gün geçtikçe sağladığı bu etkinlik devlet açısından da daha fazla gelir anlamına gelmektedir.
Fiş Sayıları
Eylül ayına göre organize perakende fiş sayıları %3 azalırken, 2008 Ekim ayına kıyasla aylık artış %17 seviyesinde olmuştur. 2009’un ilk 10 ayı 2008 yılının ilk 10 ayıyla kıyaslandığında %14 düzeyinde fiş sayısı artışı gerçekleşmiştir.
Fiş sayılarında yıllık bazda %14 artış gözlenmektedir. Bu durum hem kayıtlılığın gelişimine dikkat çekmekte hem de tüketicinin bir süredir benimsediği üzere, sık alışverişe çıktığında her defasında az satın aldığına işaret etmektedir.

Gıda ve Gıda Dışı Fiş Sayısı
Gıdada fiş sayısı 2008 Ekim ayına göre yıllık %14 artarken, gıdadışında bu oran %16 olmuştur. Hazır giyimde ise yıllık bazda %30 artış, aylık bazda %31 düşüş olarak gerçekleşmiştir. Gıdada aylık fiş sayısı artarken, gıdadışı ve hazırgiyimde düşüş gerçekleşmiştir.
Ekim ayında bayram ve okul alışverişinin bitmesi ile özellikle gıda dışı perakendede aylık ciro düşüşüne paralel şekilde fiş sayılarında da düşüş yaşanmıştır.
Genel Haberler
Dev satın alma tamamlandı
CarrefourSA hisselerinin yüzde 89,28’inin Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık’a (A101) devri tüm yasal onayların ardından resmen tamamlandı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, CarrefourSA’nın sermayesini temsil eden payların yüzde 89,28’lik bölümünün Aydın Grup’a devrine ilişkin Rekabet Kurumu dahil tüm yasal onay süreçleri tamamlandı ve devir işlemi gerçekleşti.
Devirle birlikte Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık şemsiyesi altında yer alan perakende devleri CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. Bu yeni döneme CarrefourSA CEO’su Hatice Evren liderlik edecek.
Açıklamada görüşleri yer alan Aydın Grup Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Bostan, yeni bir sayfa açtıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“CarrefourSA’nın yeni yatırımımızla sağlamlaşacak finansal yapısı, bize daha cesur adımlar atma imkanı veriyor. Mağazalarımıza gelen herkes için daha iyi bir deneyim sunmayı, alışverişi daha keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz açısından da güven veren, değer yaratan ve birlikte büyüme iştahını artıran bir iş ortağı olmayı önemsiyoruz. Çalışanlarımız için ise enerjisi yüksek, gelişim alanı açan, parçası olmaktan gurur ve heyecan duyulan bir iş yeri olmayı hedefliyoruz. Güçlü bir finansman, ekosistem ve sağlıklı bir ticaret, bu yolculuğun merkezinde yer alacak.”
Erhan Bostan, CarrefourSA’nın en güçlü yönlerinden birinin taze, kaliteli ve zengin ürün çeşitliliği olduğunu belirterek, bu gücü daha da büyüterek Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacaklarını bildirdi.
Bostan, “Hedefimiz, Türkiye’nin her ilinde ve çok daha fazla noktada tüketicilere ulaşmak ve erişilebilirlikle kaliteyi birlikte geliştirmektir. Ekonomiye kattığımız değeri, istihdamımızı ve yerli tedarikçilerimizle kurduğumuz iş birliğini çok daha öteye götüreceğiz.” açıklamasında bulundu.
Sabancı Holding 85.5 milyon dolar ödeme yaptı
Nisan ayında satışa ilişkin Sabancı Holding tarafından yapılan açıklamada satış işleminin 325 milyon dolarlık şirket değeri üzerinden yapılacağı ifade edilmişti.
Söz konusu açıklamada şu bilgiler yer almıştı:
“Söz konusu Sözleşme uyarınca, Carrefoursa’nın 325.000.000 ABD Doları olarak belirlenen toplam şirket değeri esas alınarak hesaplanacak nihai hisse değeri, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi tutarları üzerinden yapılacak kapanış düzeltmelerine tabi olacaktır. Kapanış düzeltmeleri sonucunda hesaplanacak nihai hisse değerinin negatif olması halinde, söz konusu negatif farkın ana ortaklara isabet eden kısmının tamamı için Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.’ye ek bir finansal yükümlülük çıkabilecektir.”
Sabancı Holding tarafından KAP’a gönderilen açıklamada ise şu bilgiler yer aldı:
“Carrefoursa’nın 325.000.000 USD olarak belirlenen toplam şirket değerinin, sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde kapanış tarihindeki net borç ve net işletme sermayesi tutarları dikkate alınarak düzeltilmesi sonucunda Sabancı Holding tarafından Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye 85.479.120 USD ödeme yapılmış olup, kapanış hesaplarında yapılacak çalışma sonrasında söz konusu ödeme tutarı güncellenecektir.”
CarrefourSA CEO Kutay Kartallioğlu, bu konuda şu açıklamada bulundu:
“Şirketimizde yeni bir dönem başlıyor: Yapılan Genel Kurul toplantısı ile birlikte şirketimizin ana hissedarlık yapısı değişti ve Yeni Mağazacılık A.Ş. (Aydın Grubu) CarrefourSA’nın ana hissedarı oldu. A101 ve CarrefourSA markaları farklı yönetim yapıları ve ayrı çatılar altında, kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde hareket edecekler, bunu tekrar vurgulamak isterim. Şirketimize, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve tüm CarrefourSA ailesine hayırlı, uğurlu olsun.
Ben ise CarrefourSA’da geçen 22 yıl ve Sabancı Topluluğu bünyesindeki 25 yıllık yolculuğumun ardından bayrağı devrediyorum; planlı ve güvenli bir geçiş için bir süre daha CEO danışmanı olarak destek vermeye devam edeceğim.
Son sekiz yıldır CarrefourSA’nın CEO’su olarak görev yapmak, meslek hayatımın en büyük ayrıcalıklarından biri oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, büyük bir gurur ve derin bir minnettarlık hissediyorum.
Bu süreçte CarrefourSA’yı daha güçlü, daha çevik ve geleceğe daha hazır bir şirkete dönüştürmek için önemli adımlar attık. Dijital dönüşümü hızlandırdık, yapay zekâyı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası hâline getirdik, çok kanallı yapımızı güçlendirdik, sürdürülebilirlik hedeflerimizi ileri taşıdık ve uzun yıllar değer üretmeye devam edecek bir inovasyon kültürü oluşturduk.
Ancak en değerlisi, tüm bunları birlikte başarmış olmamızdı. Bu yolculuk boyunca birlikte çalışma ayrıcalığını yaşadığım tüm CarrefourSA ailesine; Sabancı Topluluğu’na, Carrefour Grubu’na, Yönetim Kurulumuza, müşterilerimize, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Güveniniz, desteğiniz ve ortak vizyonumuza olan inancınız, bu başarı hikâyesinin en değerli parçası oldu.
Şimdi ise geçmişe duyduğum büyük bir minnettarlıkla, geleceğe aynı heyecan ve merakla bakıyorum. Teknolojinin, yapay zekânın ve dönüşüm odaklı liderliğin iş dünyasını yeniden şekillendirdiği bu dönemde; büyüme, dönüşüm ve kalıcı değer yaratımına katkı sağlamayı heyecanla bekliyorum.
Bu yolculukta birlikte yürüdüğüm herkese gönülden teşekkür ediyorum.”
Yeni CEO Hatice Evren kimdir?
CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. CarrefourSA’daki yeni döneme ise CEO Hatice Evren liderlik edecek.
Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu olan Hatice Evren, 2010 yılında ABD’ye giderek New York Üniversitesi’nde Yönetim yüksek lisansı yaptığı sırada Araştırma Asistanı olarak çalıştı ve orada kendi girişimini de kurdu. Daha sonra The Boston Consulting Group bünyesinde çalışmaya başlayan Evren, Harvard Business School’da MBA eğitimini tamamladı. MBA sonrası The Boston Consulting Group İstanbul ve Dubai ofislerinde çalıştı.
2019 yılından itibaren Getir’e katılan Hatice Evren, Chief Transformation Officer olarak göreve başladı. 2021 yılında Getir ve GetirMore’un CEO’luğunu üstlendi. 2023 -2024 arasında Chief of Global Functions olarak teknoloji, veri, ürün, müşteri hizmetleri, tedarik ve lojistik zinciri ve operasyonel mükemmellik departmanlarında tüm coğrafyalarda (Türkiye, Avrupa, ABD) küresel fonksiyonların liderliğini yaptı. Ocak 2024-Kasım 2024 arasında ABD Grubu (Getir&Fresh Direct) CEO’su olarak görev yaptı. Getir’in Türkiye’deki market hizmetlerinin (Getir & GetirBüyük) CEO’su olarak devam etti.
Genel Haberler
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden ödüllü yarışma
İstanbul Ticaret Üniversitesi, “Bilgi, Organize Perakendesiyle Buluşuyor” adı altında bir yarışma düzenledi.
Dereceye girenlere “Ekrem Özen Perakende Değer Katan Araştırmalar” ödülü verilecek. “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” kitabında da özgün araştırmalara yer alacak.
Üniversiteden yapılan açıklamada, “Organize gıda perakendeciliğine yönelik özgün araştırmalara editörlü kitapta yayınlama fırsatı tanınacak” yer alırken jüri tarafından seçilen çalışmalarında ödüllendirileceği ifade ediliyor.
Konu başlığı ve özet gönderimi için son tarih ise 7 Ağustos 2026.
İletişim: retailresearch@ticaret.edu.tr
Genel Haberler
Müşteri ilişkilerinde yapay zeka devrimi
Küresel pazar verilerine göre, müşteri ilişkileri yönetimi dünyada en hızlı büyüyen yazılım segmenti olmayı sürdürürken pazar büyüklüğünün 2026 yılında 126,17 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yatırım getirisinin (ROI) her 1 dolarlık harcama için yaklaşık 8,71 dolar kazanç sağladığı bu yeni ekonomik düzende, veri odaklı stratejiler bir tercih olmaktan çıkarak her ölçekteki işletme için stratejik bir gereklilik haline geliyor. Özellikle hiper-kişiselleştirme ve deneyim ekonomisinin ön plana çıktığı günümüzde, müşterinin bir sonraki adımını tahmin edebilen yapay zeka destekli sistemler rekabetin ana belirleyicisi konumunda bulunuyor.
Nitekim Nobel ödüllü davranış bilimci Daniel Kahneman’ın “hızlı ve yavaş düşünme” teorisine göre insan kararlarının yaklaşık yüzde 95’i bilinçaltında ve anlık şekilleniyor; yalnızca yüzde 5’i bilinçli bir akıl yürütmeden geçiyor. Geleneksel CRM sistemleri ise büyük ölçüde bu yüzde 5’lik katmanı, yani müşterinin ne aldığını kaydedebiliyor; kararın arkasındaki asıl tetikleyiciyi, nedeni ise büyük ölçüde kaçırıyor.
Yapay Zeka destekli müşteri yönetiminin kurumsal gelecekteki rolünü vurgulayan OBASE CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, konuyu şu sözlerle özetliyor: “CRM sistemleri sayesinde uzun süredir müşterilerimizin davranışsal verisini yüksek doğrulukla gözlemleyebiliyoruz. Müşterilerin neye, ne zaman, ne kadar ve ne sıklıkta para harcadığını ölçebilir durumdayız. Makine öğrenmesi tabanlı modellerle bir sonraki satın alma davranışını tahmin edebiliyor, ‘ne satın alabilir?’ sorusuna güçlü cevaplar üretebiliyoruz.”
Geleneksel yöntemlerin kurumsal veriyi analiz etme yeteneğine sahip olduğunu ancak arka plandaki derin motivasyonu çözme noktasında yeni nesil teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirten Dal, sözlerine şöyle devam etti: “Büyük Dil Modelleri (LLM) artık bu süreci kökten değiştiriyor; müşteri etkileşimlerini sayısal verilerin ötesine taşıyarak anlamsal veri olarak işliyor. Sohbet kayıtları, çağrı merkezi transkriptleri, e-posta içerikleri ve sosyal medya mesajları aracılığıyla müşterinin gerçek ‘niyetini’ ve motivasyonunu kavramak artık mümkün hale geliyor. Böylece CRM sistemleri, sadece davranışsal hareketleri izleyen yapılar olmanın ötesine geçerek gerçek anlamda kurumsal motivasyonları anlayan yepyeni bir mimariye dönüşüyor. Örneğin bir müşteri ‘hafta sonu misafirlerim gelecek, glutensiz tarifler için neler önerirsin?’ diye sorduğunda, aslında yalnızca bir sepet değil; kalıcı bir beslenme hassasiyeti hakkında bilgi veriyor. Ya da bir kutlama için ürün ararken, taraftarı olduğu takımı ve katılmaktan keyif aldığı etkinlik türünü de bizimle paylaşmış oluyor. Bu bilgiyi elinde tutan perakendeci, müşterisini artık çok daha derinden tanıyor.”
AIR ile CRM teknolojileri öğrenen yapılara dönüşüyor
AIR Yapay Zeka Platformu, CRM sistemlerini yalnızca analiz yapan araçlar olmaktan çıkarıp sürekli öğrenen sistemlere dönüştürüyor. Geleneksel sistemlerde müşteri davranışının pasif olarak izlendiği dönem, yerini yapay zeka destekli aktif öğrenme süreçlerine bırakıyor. Kullanıcıdan gelen tüm bilgileri bağlamsal olarak ele alıp işleyen bu yeni mimaride; müşteri, ürün arama sürecinde satın alma gerekçesini kendi ifadeleriyle ayrıntılı biçimde ortaya koyabiliyor. Satın alma sürecine eşlik eden yapay zeka araçları, müşteriye doğrudan ‘Bu ürünü neden tercih ettiniz?’ diye sorarak bu kıymetli bilgiyi kurumsal hafızanın resmi ve sistematik bir parçası hâline getiriyor.
Obase AIR; yapay zekanın kurumlarda güvenli, anlamlı ve sürdürülebilir biçimde çalışabilmesi için gereken tüm bileşenleri tek bir mimaride bir araya getiren uçtan uca bir platformdur. Kurumun dağınık veri kaynaklarını, iş süreçlerini ve yapay zekâ modellerini ortak bir zeminde buluşturarak teknolojiyi operasyonların ayrılmaz bir parçası hâline getiriyor.
Büyük dil modellerini (LLM) kurumun kendi verisiyle çalışacak şekilde konumlandıran platform, yapay zeka profesyonellerine genel geçer cevaplar üreten bir araç sunmanın ötesine geçerek kurumun bağlamını, terminolojisini ve müşteri gerçekliğini anlayan güçlü bir iş ortağına dönüşüyor. Güvenli veri yönetişimi, yapılandırılmamış veriyi anlamlandıran bağlamsal zeka yardımı ve mevcut sistemlerle sorunsuz entegrasyon bu yapının temel taşlarını oluşturuyor. Bu bütünleşik ekosistemde kurumlar artık sadece ‘ne olduğunu’ değil, ‘neden olduğunu’ yani davranışın altındaki gerçek motivasyonu da anlayan, ölçeklenebilir ve kalıcı bir kurumsal yeteneğe kavuşuyor.
