Genel Haberler
Bakan Çağlayan’a göre iş dünyasında moraller yükseliyor
Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin (EGD) geleneksel yaza merhaba yemeği iş dünyası ile ekonomi basınını bir araya getirdi. İstanbul Ticaret Odası’nın Cemile Sultan Korusu tesislerinde düzenlenen programda ‘Ekonomi Basını Başarı Ödülleri’ sahiplerini buldu. Törene Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ile çok sayıda iş adamı ve gazeteci katıldı.
Programın açılış konuşmasını EGD Başkanı Celal Toprak ile ev sahibi Murat Yalçıntaş yaptı. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan törende yaptığı konuşmada EGD’nin ‘Yaza Merhaba’ etkinliklerine her sene hiç aksatmadan katıldığını belirterek, “Kendimi burada ev sahibi gibi hissediyorum” dedi. Çağlayan ekonomik krizle ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Küresel krizin Türkiye’yi etkilemeye devam ettiğini dile getiren Çağlayan, işletmelerin, sanayicinin ve KOBİ’lerin korunması ve krizi en az zararla atlatılması konusunda, bugüne kadar 55 adet tedbir aldıklarını ifade etti. Otomotiv, mobilya ve beyaz eşya sektörlerine yönelik yapılan uygulamaların, ciddi şekilde meyvesini vermeye başladığına dikkati çeken Çağlayan, “15 Mart itibariyle başlayan bu uygulamalar, önce eldeki stokları eritti, ardından da otomobil fabrikalarının hepsi 24 saat kesintisiz çalışmaya başladı. Bir kısım otomobil fabrikaları, kısa çalışma ödeneğini almaktan vazgeçti ve Eylül ayına kadar otomotiv fabrikaları tam kapasiteyle çalışmaya devam edecek” diye konuştu.
Mobilya sektörünün de üretimlerini kesintisiz bir şekilde sürdürdüğünü vurgulayan Çağlayan, ortaya çıkan bu durumun, Mayıs ve Haziran aylarındaki üretim endekslerine, kapasite kullanımına ve istihdama yansıyacağını ifade etti.
Sanayi üretim endekslerinde ve kapasite kullanımındaki düşüş ile işsizlikte artışın pik yaptığını belirten Çağlayan, şunları kaydetti: “Yani, gidebileceği en kötü noktaya gitmiştir, daha kötüsü olamaz. Bunu, hemen yarın krizden çıkacağız, hemen yarın ekonomi büyümeye başlayacak anlamında söylemiyorum, iyileşme zamanla olacak. Nitekim; açıklanan kapasite kullanım rakamları ve sanayi üretim endekslerinin, bir önceki ayda, daha pozitif rakamlara doğru gittiğini, sanayi üretim endeksinde yüzde 13,4’lük bir iyileşme görüldüğünü ifade etmiştim. Otomotiv, mobilya ve beyaz eşya sektörlerine yapılan KDV ve ÖTV indirimleri, Mayıs ayı rakamlarında kendini daha net gösterecektir.” Krizin Türkiye’yi en fazla etkilediği ve mevsimsel etkilerin de olduğu dönemde bulunduğunu söyleyen Çağlayan, “İnanıyorum ki; Temmuz ayında istihdam konusunda da kötüye gidişin durduğunu göreceğiz. Artık, o kötüye gidişten sonra, yeniden sıfıra doğru bir gidiş var. Bu yılı en az hasarla atlatıp, 2010 yılında artık krizin etkilerinden arındırılmış, yeniden büyüme trendine girmiş bir Türk sanayisiyle karşı karşıya kalacağız” değerlendirmesini yaptı.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
