Genel Haberler
BMD’den AVM’lere şeffaflık talebi!
Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) Başkanı Sinan Öncel, geçtiğimiz hafta içinde perakende yazarlarıyla bir araya geldi. Toplantıya Yönetim kurulu üyeleri Roberto Bravo Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, Zen Pırlanta Yönetim Kurulu Üyesi Yiğit Akgün, Karaca Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karaca, Faik Sönmez Yönetim Kurulu Başkanı Mete Sönmez, TAB Gıda Genel Müdürü Özgür Çetinkaya ve BMD Genel Sekreteri Levent Yalçın katıldılar.
Öncel, sektörün en önemli sorunlarını fahiş kira artışı, suistimal edilen aidatlar ve referans fiyat uygulaması olarak sıraladı. Öncel’in açıkladığı bilgiye göre perakende sektörünün yüzde 90’ında sabit kiranın yanında ciro kirası ödeniyor. Yani bir marka bir mağaza için 100 bin TL kira ödüyor ise yine ortalamada cirosunun yüzde 8’i kadar da ciro kirası veriyor.
Yasal kira artış oranının 12 aylık TÜFE ortalaması olmasına rağmen yüzde 400’ü aşan artış talepleri ile karşılaştıklarını dile getiren Öncel, “Mülk sahipleri ‘Ya kirayı artırın ya da çıkın, yoksa uyarlama davası açarız’ tehdidi ile geliyor. Markalar çok ciddi yatırım yapmış. Öyle bir anca çıkıp gidemez. Biz diyoruz ki kanun değişikliği olmalı ve ciro kirası varsa mülk sahibinin uyarlama davası açma hakkı olmamalı. Ciro kirası olan bir sistemde mülk sahibinin zarar etmesi mümkün değil” diye konuştu.
Öncel sektörde uyarlama davalarının sayısının hızla arttığını söyledi. Kamar ise uyarlama davalarına emsal oluşturması için AVM’lerin yüksek kiralı yeni kiracı almaya başladığını ve bu şekilde rayiç bedellerin yüksek görünmesini sağladıklarını dile getirdi. Kamar, şöyle devam etti: “Yeni markalar AVM’lere yüksek kiradan giriyor. Bu markalar girdikten sonra AVM diğer markalara ‘Ben senin kiranı 300’den 600’e çıkardım’ diyor. Neden diye sorduğunuzda ‘Yanındaki 600 veriyor’ diyor. Uyarlama davasını bir yerden yakalıyor. Bu da art niyet. Türkiye’de bütün sektörlerde enflasyon fırsatçılığı başladı. Önlem alınmadığı takdirde ciddi sıkıntılar yaşanacak. Benim 15-16 ülkede mağazam var. Her ülkenin kendi parasıyla kira ödüyorum. Rusya’da hiç kimse kirayı 100 bin rubleden 300 bin rubleye çıkarıyorum demedi. Türkiye’deki yabancı AVM’ler de yurt dışında bir şey demiyor. Türkiye’de içlerinden canavar çıkıyor.”
Zen Pırlanta Yönetim Kurulu Üyesi Yiğit Akgün ise Avrupa’da kira ücretlerinin Türkiye’nin altında olduğuna vurgu yaptı. Berlin’de en önemli ve turistik noktalarından birinde yer alan bir AVM’de de mağaza açtıklarını anlatan Akgün, “Bu AVM, pandemi sonrası inşa maliyetleri ile Mayıs 2023’te açıldı. İçinde 90 mağaza var. Bize de davet geldi. Metrekaresi 71 euro’ya mağaza kiraladık. İstanbul Bayrampaşa’da bir AVM’de Aralık ayında zam yaptık. Aradan dört ay geçti. Kiranın 4,5 katını istediler. Bu rakam 215 euro’ya tekabül ediyor. Burada bir fırsatçılık ekonomisi var. Buna göz yumarsak maliyet açısından başımıza çok büyük sıkıntılar çıkacak” diye konuştu.
Referans fiyat uygulamasının sektörde maliyetleri çok ciddi oranlarda artırdığına da değinen Öncel, şöyle devam etti: “Referans fiyat canımıza okuyor. Çok ciddi maliyet artışımız var. Ham maddeciyi korumak bütün yükü perakendeciye yüklemek olmamalı. İstihdam yaratın, üretimi artırın deniyor. Tamam yapalım ama biz bir ticaret ve geçiş ülkesiyiz. Turist satışları yüzde 10 iken bu yıl 3 ayda yüzde 4,03 oldu. Çünkü pahalıyız. Dolayısıyla referans fiyat konusu çözülmeden enflasyon ile ilgili sorunlarımız da çözülmez.”
Öncel, üçüncü önemli sorunlarının ortak alan giderleri olduğunu vurguladı ve şöyle konuştu: “Kimsenin kazancında gözümüz yok. Biz bu konuda AVM’ler şeffaf olsun diyoruz. Metrekare başına 380 TL alan AVM var. Bizce ortalama 225 TL olan metrekare başına ortak alan giderlerinin 50 TL’si suiistimal ediliyor. 14 milyon metrekarelik bir alandan söz ediyoruz. Bu da kaba bir hesapla yıllık 37 milyar 800 milyon TL olan AVM’lerin yıllık gelirinin 8,4 milyar TL’sinin suiistimale konu olduğu anlamına geliyor.”
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
