Genel Haberler
Çağrı, Dudullu’da en büyük hipermarketini açtı
Çağrı Hipermarket Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Kara, perakende alanında ciddi bir değişimin olduğunu belirterek, perakende zincirlerinin güçbirliği yapması gerektiğinin altını çizdi. Kara, perakende sektörünün finans dünyası gibi stratejik bir konumunun bulunduğunu da vurguladı. Kara, Çağrı Marketler’in büyüme serüvenini ve yeni yapılanmasını ise şöyle anlattı:
“Çağrı Hipermarket olarak ilk şubemizi Üsküdar’da açtık. O günün koşullarında toptan ve perakende tarzında bir sistemle çalışmaya başladık. Daha sonra İstanbul’da iki noktada daha Çağrı şubesi açtık. Aradan geçen zaman içinde Türkiye’de perakende anlayışının değişmesi sonucu bu şubelerimizi kapatıp yeniden değişen bu sistem doğrultusunda yapılanmaya başladık. Altyapı çalışmalarımızı tamamladıktan sonra Bulgurlu’da bin metrekarelik çağdaş standartlardaki mağazamızı açtık. Günümüze kadar doğru noktalarda konuşlanarak Çağrı’yı kaliteli ve hesaplı alışverişin merkezi olarak yaygınlaştırdık. Bir de o dönemlerde ülkemizde markaların az olması nedeniyle sınırlı sayıda ürün çeşidi vardı. Dolayısıyla bizler de ürün ve hizmet kalitesini bu sınırlar çerçevesinde geliştirebiliyorduk. Ancak 1980’li yıllarla birlikte ülkemizin ekonomik olarak dışa açılmasıyla birçok şey değişmeye ve vizyon sahibi kurumlar oluşmaya başladı. Bu süreçte perakendeciler mağaza yapılanmasında daha büyük metrekareli yerleri tercih etmeye başladı.”
Yabancılar Türkiye’yi sevdi
Aradan geçen zamanın birçok şeyi değiştirdiğini ve marka sayısının çoğalmasına zemin hazırladığını kaydeden Kara, “Bu nedenle gıdayla ilgili çeşidimiz yabancı firmalardan daha fazla” diyerek, sektöre yabancı sermaye bakışını da şöyle özetledi:
“Perakende sektörü, finans dünyası gibi stratejik bir sektör. Sermaye hiçbir zaman önemli olmayan bir alana yatırım yapmaz. Türkiye’nin dünyanın 17’nci büyük ekonomisine sahip bir ülke olduğunu ve nüfus potansiyelini baz aldığımız zaman perakende sektörünün önemi ortaya çıkıyor. Bu nedenle yabancı sermayenin son derece bilinçli bir şekilde perakendede organize oluyor. Bu noktada tüketici ülkemizin değerlerine önem vermeli ve ürün tercihlerinde yerli üreticiyi korumalı. Daha doğrusu üretici, tüketici ve perakendeci ayrımı olmadan herkes birbirini korumalı. Bizim bir ‘Kapalı Çarşı’ kültürümüz var. Bu dünyanın en eski alışveriş merkezi. Buna rağmen dünyada bilinen bir marka çıkaramamışız. Çünkü ekonomimiz yıllarca dünyaya kapalı kalmış ve bunun getirdiği bazı eksiklikler ister istemez ticari yapılanmayı etkiledi. Firmalar daha yeni yeni dünyaya açılıp markalaşmaya başladı.”
Birleşme şart!
Yabancı sermayenin yapılanırken nasıl bir strateji izlediği konusunda da Kara, şunları söyledi:
“Perakende piyasasında dengelerin değişmesi ve küçüklerin silinmesi için her şey yapılıyor. Bu aynı zamanda bir daralmayı getiriyor. Ancak terzilik bitecek diye tekstil sektörünün önünü kapatamayız. Dolayısıyla market ayağında da küçük işletmeler birleşmeli ve bu değişime ayak uydurmalı. Farklı yapılanmalar olursa yabancı zincir karşısında daha güçlü oluruz. Türkiye’de perakende alanında ciddi bir değişim var.”
Yatırımları Türkiye’de yaptıklarını da kaydeden Kara, şöyle devam etti:
“Çağrı olarak 2 bin 800 metrekare olan en büyük 19’uncu şubemizi de Dudullu’da açtık. Krize rağmen şubeleşmeye devam ediyoruz. Mağazalaşma noktasında yer seçimi çok önemli. İnsanların alım gücü, eğitim düzeyi ve mağaza açılacak nokta gibi ayrıntılar çok önemli. Bazen yer bulmakta zorluk çekiyoruz. Çünkü yakın noktalarda başka markaların olmaması gerekiyor. İnsanlar özellikle tek katlı noktaları tercih ediyor. Bir kat aşağıda veya yukarıda olması satışı etkiliyor. Çağrı olarak İstanbul’da kurumlar vergisi KOBİ Özel Teşvik Ödülü’nü aldık. İstihdama ciddi katkımız oluyor. Marketlerimizin yanında züccaciye noktalarıyla da hizmet veriyoruz. Bu noktalarda hem yerli markalarımıza ivme kazandırıyor hem de ekonomik hareketlilik yaratıyoruz.”
Genel Haberler
BonVeno’nun büyüme hikayesinde en büyük Güç ‘Takım Ruhu’
Metro Grup’un, yeni nesil mağazacılık girişimi bonVeno, Türkiye’deki 3’üncü yaşına girdi. Açıldığı günden bu yana şehir hayatının yoğun temposuna yönelik pratik çözümler sunan bonVeno; market ve yeme içme çözümlerini bir araya getirerek tüketicilere alışverişte yeni bir alışkanlık kazandırdı. İstanbul içerisinde yaklaşık 90 mağazaya ulaşan bonVeno’nun elde ettiği bu başarının arkasında ise takım ruhunun ön plana çıktığı bir değerler zinciri yatıyor. Yenilikçilik, esneklik ve adaptasyon, çeşitlilik ve kapsayıcılık ve birlikte kazanma olarak 4 ana grupta toplanan bonVeno değerleri; daha iyisini yapmaktan çekinilmeyen, her çalışanın stratejinin bir paydaşı olduğu, değişen pazar koşullarına hızlı adaptasyonun sağlandığı güçlü bir takım kültürü yaratıyor.
Esnek, yalın ve hızlı çözümler
Mahalle aralarında kaliteli ve geniş ürün yelpazesini, ulaşılabilir fiyatlar ve güler yüzlü hizmetle buluşturarak yeni nesil alışveriş deneyimi sunduklarını ifade eden bonVeno Türkiye Genel Müdürü Eda Özkan; “Şehir hayatının yoğun temposunda pratiklik ihtiyacı giderek artıyor. bonVeno ile bu ihtiyacı karşılayabilmek adına alışveriş listesindeki her bir ürün için farklı bir noktaya gitmektense tek bir çatı altında konforlu bir alışveriş deneyimi sunuyoruz. Tüketiciler nezdinde de kısa sürede iyi bir karşılık bulduk. Bir Metro girişimi olmamız nedeniyle duyulan güven de elbette bonVeno’ya karşı ilgiyi ve sevgiyi pekiştirdi. Bu hizmet anlayışının arkasındaki çalışan gücü ise yadsınamaz. Başarımızın sürdürülebilirliği için yenilikçiği teşvik ediyor; hatadan korkmayan bir anlayışla çalışıyoruz. Böylelikle değişen pazar koşulları ve müşteri taleplerine daha esnek, yalın ve hızlı çözümlerle adapte olabiliyoruz. Güvene dayalı iş birliğimiz ve güçlü takım ruhumuzla, bonVeno enerjisini her bir mahalleye taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz’’ dedi.
Konsept mağazacılık anlayışı
Üç yıl gibi kısa bir süre içerisinde tüketiciler günün her anında konsept mağazacılık anlayışıyla hizmet veren bonVeno’yu yaşamlarının bir parçası haline getirdi. Sabah erken saatte okula ya da işe giderken taze sıkma meyve suları, kahve ya da hızlı bir kahvaltı için, bonVeno kapılarını 07.30’da açmış oluyor. Akşam 22.00’a kadar oldukça geniş ürün gamına sahip temel market ihtiyaçlarından hızlıca tüketilebilen geleneksel ev yemeklerinden makarnalara, el açması pizzalardan taze salatalara ve artık bir klasik haline gelen ‘bonVeno Sosislisi’ gibi özel lezzetlere günün her saatinde ulaşabilmek mümkün.
Her mahallede bonVeno hedefi
Sunduğu ürün çeşitliliği, ulaşılabilir fiyatları ve pratik çözümleriyle tüketicinin hayatını kolaylaştıran güvenilir bir çözüm ortağı olan bonVeno, yeni yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. Her mahalleye kendi enerjisini taşımayı amaçlayan bonVeno, sonraki aşamada öncelikli olarak Metro’nun bulunduğu diğer büyük şehirlerde konumlanmayı planlıyor.
Genel Haberler
BMD üyelerinin yüzde 56’sının kira/ciro oranları yüzde 15’i geçti
Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD), Fast Company ile düzenlediği “Perakende Buluşması 2026” toplantısında konuşan, BMD Başkanı Sinan Öncel, BMD çatısı altındaki 214 üye ve 516 marka ile pandemiden bu yana her ay düzenli yaptıkları anketlerle sektörün nabzını tuttuklarını söyledi. Fahiş kira atış taleplerinin uzun zamandır markalar için bir numaralı sorun olduğunu vurgulayan Öncel, şöyle devam etti:
“Haziran 2022’de 100 bin lira kira ödediğimiz bir mağazanın kirası, o tarihte 6 bin 68 dolara denk düşüyordu. Aynı mağaza için bugün 11 bin 164 dolar karşılığı kira ödüyoruz. Bu tabloya rağmen, hâlâ yüzde 300-400’e varan fahiş kira artış talepleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Yüksek oranlı artışlar, kira/ciro oranlarına olumsuz yansıyor. 2024’te üyelerimizin yüzde 20’sinin kira ciro oranı yüzde 16 ve üzerindeyken, 2025’te bu oran yüzde 42’ye, 2026’nın ilk dört ayında ise yüzde 56’ya yükseldi. Perakendede ciddi kan kaybına neden olan bu konuyla ilgili gerekli yasal düzenlemenin yapılması konusunda Adalet, Hazine ve Maliye ve Ticaret Bakanlığımızla yakın görüşmelerimiz devam ediyor.”
BMD: Yerli harcaması yurt dışına kayıyor
BMD Başkanı Sinan Öncel, konuşmasında yeme içme başta olmak üzere birçok sektörde maliyet enflasyonunun perakende sektörü için çok önemli bir sorun olduğunu vurguladı. Yüksek maliyetler nedeniyle Türkiye’nin yabancılar için alışveriş cazibesini kaybettiğini belirten Öncel, “Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, 2025’in ilk dört ayında 284 milyar lira olan yabancıların Türkiye’deki toplam kartlı harcaması, bu yılın aynı döneminde 229 milyar liraya düştü. Aynı dönemde yerli kartlarla yurt dışından yapılan harcamaların ise 227 milyar liradan 341 milyar liraya çıktığını görüyoruz. Yani yerli harcaması yurt dışına kayıyor.” diye konuştu.
Genel Haberler
PLAT Talks buluşmaları sürüyor
PLAT Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği üyeleri, geleneksel hale gelen PLAT Talks buluşmaları kapsamında üyelere Mihrabat Korusu’nun bir araya geldi.
17 Haziran Çarşamba sabahı kahvaltı ile başlayan etkinlik, üyelerin yoğun katılımıyla sıcak ve verimli bir buluşmaya sahne oldu.
Programın ilk konuşmacısı Dr. Mevlüt Çetinkaya, “Petrokimya Sektörüne Bakış: Değer Zinciri Dinamikleri ve Küresel Eğilimler” başlıklı sunumuyla üyelerle bir araya geldi.
Çetinkaya, petrokimya sektörünün ham maddeden nihai ürüne uzanan değer zincirini, rafineri-petrokimya entegrasyonunu ve sektörün gündelik yaşamla kurduğu güçlü bağı kapsamlı bir çerçevede ele aldı. Türkiye’de petrokimya sektörünün mevcut görünümünü, arz-talep dengesini ve küresel ölçekte öne çıkan yeni eğilimleri değerlendiren Çetinkaya, sektörün üretim gücü, hammadde çeşitliliği ve rekabet dinamiklerine ilişkin önemli bilgiler paylaştı.
Günün ikinci konuşmasında Çağatay Akar, bilinen adıyla Ahkam Kesen Adam, “İş Hayatında Farkındalık ve Alternatif Düşünce” başlıklı konuşmasıyla üyelerimize farklı ve düşündürücü bir perspektif sundu.
Akar, iş hayatında kalıplaşmış bakış açılarının dışına çıkmanın, gündeme biraz mesafeden bakabilmenin ve değişen tüketici davranışlarını doğru okuyabilmenin önemine dikkat çekti. Private Label sektörünün güven, fiyat-fayda dengesi, hikâye anlatımı ve yeni nesil iletişim kanalları açısından önemli fırsatlar barındırdığını vurgulayan Akar, üyeleri iş süreçlerine, müşteri ilişkilerine ve marka algısına farklı açılardan bakmaya davet etti.
