Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Canon Eurasia’ya göre fotoğraf makinesi almak için ilk tercih teknoloji marketleri

Editör
Abone Ol:

Dijital fotoğraf makinelerinin getirdiği kaliteli fotoğraf çekimi ve kullanım kolaylığı; tüketicilerin fotoğrafçılığı hobi edinmelerine neden oldu. Bu da fotoğraf makinelerinin dijitale geçmesiyle birlikte gerek günlük kullanım gerekse hobi amaçlı satışlarının artmasına yol açtı.

Çok uygun fiyatlı ürünlerden, fiyatı birkaç bin TL’ye kadar varan ürünler olduğunu söyleyen Canon Eurasia Photo Video Pazarlama Müdürü Cenk Güler, “Dolayısıyla, mağazalarda her bütçeye ve kullanım alanı tercihine göre alternatifler sunuluyor. Bu da tüketicilerin teknolojiden faydalanma, mağazaları ziyaret edip kendileri için en uygun ürünü inceleme ve fotoğraf makinesi alma taleplerini karşılıyor. Mağazaların dijital fotoğraf makinesi ürünlerini nasıl ve ne kadar sergilediği, onların tüketicileri mağazalara çekmelerine neden oluyor. Zira tüketici çeşit görmek istiyor. Tüketiciler mağaza içindeki diğer ürünleri de inceleyebiliyor ve hatta fotoğraf makinesi almaya ya da bakmaya gelmişken başka bir ürün de satın alabiliyor. Bu da perakendecilerin, dijital fotoğraf makinelerine önem verip daha çok tüketiciyi mağazaya çekerek, mağazaların genel performansına ne kadar olumlu etki yaptıklarının kanıtı oluyor” dedikten sonra dünyada ve Avrupa’da oluşan rakamları şöyle açıkladı:

“Dijital fotoğraf makineleri dünyada da önemli bir teknoloji trendi. Bu nedenle yurt dışındaki mağazalarda da fotoğraf makinesi, tüketicileri mağazalara davet etmek için çekici bir ürün. Ürünlerin mağazalarda, hangi bölümde nasıl sergilendiği, kaç modelle ürün özelliklerinin nasıl öne çıkarıldığı çok önemli. Bunun için çok profesyonel çalışmalar yapılıyor.”

Tüketicinin fotoğraf makinelerini en çok teknoloji mağazalarından, hipermarketlerden ve fotoğraf makinesi bayilerinden aldığını kaydeden Güler, perakende nokta yöneticilerine fotoğraf makineleri ile ilgili şu tavsiyelerde bulundu:

canon test alani“Canon olarak Türkiye’deki dijital fotoğraf makinesi satan noktalardaki perakende yöneticileri ile iletişim içindeyiz. Buradan kendileri ile de her zaman konuştuğumuz ve de hem fikir olduğumuz bir konuyu paylaşmak isterim; ürünlerin nasıl sergilendiği ve tüketiciye sunumunun nasıl yapıldığı çok önemli. Çünkü çok farklı teknolojiye, kaliteye ve dolayısıyla değişik fiyatlara sahip ürünler var piyasada. Bu ürünlerin kullanım amaçları farklı olabiliyor, bunların tüketicilere en iyi şekilde anlatılması lazım. Aksi takdirde tüketicinin sergilenen ürünlerin arasından kendisi için doğru seçim kararını yapması zor oluyor, hatta tüketicinin satın alma kararını verememesine bile neden olabiliyor. Mağaza içinde tüketici için, doğru ürüne yönlendirme çok önemli.”

Eğitim desteği veriliyor

Fotoğraf makineleri ve video kameraları satışında Türkiye’de tek yetkili distribütör olan Erkayalar Fotoğrafçılık ile iş birliği içinde eğitimler düzenlediklerini ifade eden Güler, “Satış noktalarındaki perakendecilere ‘Dijital Görüntüleme Teknolojileri’ ve Canon ürünleri ile ilgili detaylı bir teknik eğitim vererek, Canon’un tüketiciler tarafından neden tercih edildiğini ve neden tercih edilebileceğini anlatıyoruz. Bu eğitimin dışında sadece perakendecilere değil, satın alma sonrasındaki son tüketicilere yönelik de eğitimler düzenliyoruz. Canon SLR fotoğraf makinelerinin üretiminin 50. yılı olması sebebiyle kurduğumuz, ‘Canon Görsel Akademi’ adı verdiğimiz bir eğitim hizmetimiz var. Dijital SLR, kompakt fotoğraf makinesi veya video kamera alan tüketicilerimize ücretsiz eğitim veriyoruz. Çok talep gören bu eğitim kampanyası ile tüketiciler, Canon kullanmanın ayrıcalıklarını daha iyi öğreniyor. Ayrıca ürünlerimizin sergilenmesi ve özelliklerinin nasıl sunulduğu çok önemli olduğu için, mağaza içindeki teşhir şekli konusunda çok hassasız. Satış noktalarındaki arkadaşlarla iletişim kuruyoruz, düzenli olarak teşhir ve ürün anlatımımızı takip ediyor, tüketicilerimize Canon’un efektif bir şekilde sunulmasına özen gösteriyoruz” dedikten sonra ekonomik krizin sektöre yansımalarını ve satışları arttırmak için yapılan çalışmaları şöyle özetledi:

“Her sektörü olduğu gibi, kriz bizim sektörümüzü de olumsuz etkiledi. Son 3 çeyrekteki satışlar, önceki senenin aynı dönemine kıyasla çok daha düşük. Bunda 2008 Temmuz ayında devreye giren ÖTV vergisinin olumsuz etkisi de büyük. Öte yandan, geçtiğimiz son 2 ayda, önceki aylara göre bir toparlanma da dikkat çekiyor. Bu da, ÖTV öncesindeki dönem kadar olmasa da sektördeki toparlanma sinyallerini hissetmemize neden oluyor.

canon tirGeçtiğimiz dönemdeki negatif ortama rağmen, satışlarımızın olumsuz etkilenmemesi için değişik satış ve pazarlama aktiviteleri ile pazar payımızı arttırmayı hedefledik. 2009 Nisan ayı itibariyle euro satıştan TL satışa geçtik. Bu geçiş tüm iş ortaklarımız tarafından çok olumlu karşılandı. Ayrıca, Türkiye’deki perakendecileri ve bayileri davet ettiğimiz ‘Forte’ toplantımızı, geçtiğimiz Mayıs ayında gerçekleştirdik. Çok büyük ilgi gören bu toplantıda, sektördeki iş ortaklarımız, Canon’un tüm ürün gamını görme ve test etme imkanı buldu. Kriz döneminde yaptığımız bu toplantı ve TL satışa geçiş, bizim Canon olarak Türkiye pazarına ve iş ortaklarımıza olan güvenimizin bir göstergesi ve taahhüdümüzdür. Son tüketicilere yönelik çalışmalarımızın başında ise Canon’un farklılık yaratan özelliklerini ve markasını daha da öne çıkarmak ve anlatmak geliyor. ‘Canon Tır’ımız ile satış noktalarını ziyaret ediyor ve aktiviteler yapıyoruz. SLR 50. yıl dönümü aktiviteleri, Canon Görsel Akademi, yeni ürün lansmanları ve basın toplantıları yaptığımız çalışmaların bazıları. Daha önce de bahsettiğim gibi; ürünlerin mağaza içindeki sunumuna çok daha fazla dikkat ediyor, satış noktasındaki çalışanlara düzenli olarak eğitim veriyoruz.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Genel Haberler

Palandöken, “Esnafa yeni yapılandırma şart”

Editör

Yazar:

Pandemi sonrası daha belini doğrultamayan esnaf ve sanatkarların en büyük isteğinin yeni bir yapılandırma olduğunu dile getiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Pandemi nedeniyle iki yılı aşkın süredir iş yapamayan esnafımız daha belini doğrultamadı. Üstüne bir de hem dünyada hem de ülkemizde baş gösteren ekonomik sıkıntılar nedeniyle esnafın girdi maliyetlerinde ciddi bir artış yaşandı. 2 milyonu aşkın esnafımızın birikmiş borçlarını ödeyebilmesi için sıfır faizli ve uzun vadeli yeni bir yapılandırma şart. Yapılandırmayla birlikte esnafa sicil düzenlenmesi de sağlanarak sıfır faizli ve uzun vadeli nefes kredisi verilmeli. Bu sayede esnafımız yeniden ayağa kalkar, devletimiz de alacaklarını tahsil etmiş olur. Çünkü son 10 yılda yapılan yapılandırmalardan devletimiz 180 milyar liraya yakın tahsilat yapmış” dedi.

“Birikmiş kredi, SGK ve vergi borçları sıfır faiz ile ötelenmeli”

Esnafın birikmiş kredi, SGK ve vergi borcunu ödeyebilmesi için faizsiz ve uzun vadeli yeni bir yapılandırma gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “İki yılı aşkın süredir devam eden pandemide başta yiyecek içecek sektörü olmak üzere tüm sektörlerdeki esnaf ve sanatkarlarımızın ticari faaliyetleri sekteye uğradı. Verilen devlet desteklerinin akabinde vatandaşların aşılanması ve virüsün eski gücünü kaybetmesiyle birlikte kısıtlamalar kaldırıldığında tam esnafımız rahat nefes alacak derken tüm dünyada baş gösteren enerji krizi ne yazık ki ülkemize de yansıyarak başta akaryakıt olmak üzere, iş yeri kiraları, elektrik, doğalgaz gibi girdi maliyetlerini artırdı. Esnafımızın çoğu biriken borçlarını ödeyemediği gibi yeni borç altına girdi. Bunun için esnaf ve sanatkarlarımızın kredi, SGK ve vergi borcu gibi biriken borçlarını ödeyebilmesi için sıfır faizli ve uzun vadeli yeni bir yapılandırmaya gidilmeli. Mevcut faizler silinmeli” diye konuştu.

“Özel bankalar da esnafa kredi vermeli”

Öte yandan yapılandırmayla birlikte esnaf için sicil düzenlemesinin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Palandöken, “Esnafımız pandemiyle birlikte biriken borçlarını ödemek için krediye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Uzun zamandır sıkıntı çeken esnafımızın yükünü hafifletmek için sıfır faizli ve uzun vadeli can suyu kredisi verilmeli. Bunun için de öncelikle esnafımızın krediye ulaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı. İlk olarak esnafa sicil düzenlenmesi sağlanmalı. Ayrıca sadece devlet ve kamu bankaları değil özel bankalar da ekonominin bel kemiği olan esnaf ve sanatkarlar için düşük faizli kredi imkanı sunmalı. Krediler ile yeni iş yeri açacak olan genç girişimcilerin de önü mutlaka açılmalı” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Genel Haberler

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Editör

Yazar:

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Her yıl sonbahar aylarının gelmesi ile birlikte hem alışverişçiler hem de pazar yerleri için heyecanlı bir döneme giriş yapıyoruz. Yüzlerce indirim ve kampanya ile karşı karşıya kaldığımız Black Friday döneminde birçoğumuz elbette ihtiyaçlarımızı da karşılamak istiyoruz. Normal dönemde çok daha yüksek meblağlar ödeyeceğimiz bir ürüne uygun fiyatlarla sahip olma şansı doğal olarak hepimizi cezbediyor. Söz konusu indirimlerden faydalanmak bu noktada mantıklı olduğu kadar gerekli de ancak yine indirimlerin gerçek olup olmadığını kontrol etmek ve ihtiyacımızdan fazlasını almamaya dikkat etmek gerekiyor.

Bu noktada bilinçli bir alışveriş süreci için iyi bir pazar araştırması yapmak gerekliliği aşikar. Birçok pazar yeri büyük indirim oranları ile kampanyalar yaptığını ilan etse de fiyat değişikliği noktasında bu indirimlerin göründüğü kadar büyük olmadığını fark ettiğimiz durumlar olabiliyor. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak adına fiyat karşılaştırmaları yaparak ve ürünlerin fiyat değişim grafiklerini inceleyerek Black Friday indirimleri dönemini avantajlı şekilde tamamlayabilirsiniz.

Elektronik, giyim, kozmetik, spor… her kategoride ihtiyacımız olabilir mi?

Sonbahar aylarında kuruyan yaprakların arasında yürümekten sonra belki de en heyecanla beklenen etkinlik alışveriş yapmak. Hem indirim ve kampanyalar hem de bir ürünü ucuza almanın vermiş olduğu heyecanı bastırmak elbetteki kolay değil. Ancak indirim dönemleri bir illüzyon mu yoksa gerçekten bizlerin indirimli ürün alabilmesi için planlanmış bir fırsat mı?

Elbetteki alışverişçiler kadar markalar için de önemli bir dönem Black Friday. Yıl içerisindeki kazançların birçoğunun söz konusu dönemlerde elde edildiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. O nedenle markalar satışlarını artırmak adına indirimler yaparken, elbetteki kendi bütçelerini de düşünerek hareket etmek durumundalar. Buradan yola çıkarak kampanya dönemleri bizler için bir avantaj iken bütçemizi aşan bir soruna da dönüşebilir. Bu nedenle bilinçli bir alışverişçi olmakta fayda var.

Peki bu süreci doğru kararlar ile tamamlayabilmek adına neler yapabiliriz? İlk sıraya liste hazırlamayı yazabiliriz. Sadece 11.11 indirimleri için değil, günlük rutinimiz içerisinde market alışverişi dahi yaparken bir liste ile yola çıkmak her zaman sağlıklı bir alışveriş süreci sağlayacaktır. Tüketim toplumları ve değişen dünya parametreleri nedeniyle her şeyin ihtiyacımız gibi geldiğini hissedebiliyoruz ve özellikle indirim dönemleri bu duygularımızı çok daha derinden tetikleyebiliyor.

Bu nedenle üzerine düşünülmüş bir alışveriş listesi ile hareket etmek hem israfı önleyecektir hem de bütçemizi koruyacaktır. Söz konusu bilinçli alışverişin tek nedeni elbette bütçemizi korumak değil. Böylesine büyük bir tüketim alışkanlığından kaçınmamızın tek nedenini bütçemizi korumak olarak gördüğümüz taktirde içinde yaşadığımız Dünyada yalnız olduğumuzu zannedebiliriz.

Ama unutmamalıyız ki Dünya üzerinde milyarlarca insan bir arada yaşıyoruz ve sadece ürettiklerimizi değil doğanın bize sunduklarını da son sürat tüketmeye devam ediyoruz. İhtiyacımız dışında aldığımız her bir ürün bütçemizden götürdüğü kadar geleceğimizden ve doğamızdan da bir şeyler koparmaktadır. Hele ki yenilenebilir ve doğada çözünebilir ürünler tüketme konusunda pek de dikkatli bireyler değilsek, Dünyaya olan borcumuzu artırıyoruz denilebilir.

Elbette alışveriş dönemleri hepimiz için birer fırsat ve ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bu günlerde söz konusu indirimleri kaçırmak istemiyoruz. Hepimizin zaruri ihtiyaçları veya istekleri olabiliyor. Bunları karşılamak adına Black Friday indirimleri de önemli bir fırsat. O nedenle sunulan fırsatları değerlendirmek hepimizin hakkı. Ama bütçemizi koruyarak alışveriş yaptığımızı zannederken diğer taraftan cebimizden ve Dünyamızdan da fazlasını götürmemeye dikkat etmemiz gerekiyor.

Güvenilir adreslerden şaşmayın!

İndirim dönemlerinin karşımıza çıkardığı fırsatlar kadar yaratabileceği sorunlar da olabiliyor. Özellikle güvenli bir alışveriş süreci yaşamak adına dikkatli olmakta fayda var. Online alışverişte kredi kartı bilgilerimizi paylaştığımızı düşünürsek güvenilir adresleri tercih etmek aslında bir zorunluluk denebilir. Bu noktada SSL sertifikalı bir site üzerinden alışveriş yapmak kredi kartı bilgileri noktasında güvenli bir alışverişin kapılarını açmaktadır.

Bununla birlikte güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak her zaman ilk koşul olarak hatırlanmalı. Geçmiş alışveriş alışkanlıklarımızda da güvendiğimiz esnaf ve markaları tercih ettiğimizi hatırlarsak, internet üzerinden yapılan alışverişlerde de güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak mantıklı bir tercih olacaktır. Aksi takdirde orijinal olmayan veya kalitesiz bir ürünle karşılaşma ihtimaliniz artabilir.

Bu noktada bizlere en yol gösterici seçeneklerden biri güvenilir pazar yerlerini tercih etmek ve o pazar yerinde satış yapan marka veya satıcının değerlendirmelerini okumak. Unutulmamalı ki birincil kullanıcı deneyimlerinin yer aldığı yorumlar son yıllarda fazlaca kullanılmaya başlandı ve bir ürün satın alırken hem o ürünle ilgili hem de satıcı ile ilgili ayrıntılara yer verilmekte. Söz konusu değerlendirmeleri okuyarak hem alacağınız ürünle ilgili hem de alışveriş yapacağınız mağaza ile ilgili ayrıntılara ulaşarak güvenli bir alışveriş deneyimi yaşayabilirsiniz.

Devamını Oku

Genel Haberler

“Yerli Market Haftası Fuarı” perakendenin yıldızlarını ağırlayacak

Editör

Yazar:

İstanbul Perakendeciler Derneği (PERDER) tarafından bu yıl 25-26 Mayıs 2022 tarihlerinde gerçekleşecek Yerli Market Haftası Fuarı, 6’ncı kez perakende sektörünün öncü markalarını sektör paydaşları ile bir araya getirecek.

İstanbul PERDER’in ev sahipliğinde organize gıda perakendesine 6 yıldan bu yana imzasını atan Yerli Market Haftası (YMH), Pin Fuarcılık organizasyonunda WOW Convention Center’da üretici, tedarikçi ve perakende sektörüne hizmet sunan firmaları yerel zincir market temsilcileriyle buluşturacak. “Birlikte daha güçlüyüz” sloganıyla bu yıl “Dilek Gıda ve Hedef Grup” ana sponsorluğunda yapılacak fuarda katılımcı firmalar iki gün boyunca yeni ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Ayrıca perakendeye yıllarını vermiş isimler sektördeki gelişmeleri ve yenilikleri paylaşacaklar.

Bu yıl fuarda 90 standlı katılım ile yer alacak firmalarımızla birlikte yaklaşık 10 bin’e yakın ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini belirten İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere, “Yerli Market Haftası (YMH) ile bölgesel markaların ulusal marka olma yolunda ilerlemesine destek olmayı, onlara fayda sağlamayı amaçlıyoruz. Yerel perakendeci ve tedarikçi firmaları aynı çatı altında buluşturarak birbirlerini tanımalarını, dayanışma ve paylaşımda bulunarak iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Sunuculuğunu Ceyhun Yılmaz’ın üstleneceği YMH’ta ilk gün Yenilenebilir Enerji, Elektromobilite ve Enerji Verimliliği, Yeni Dünya Düzeninin İpuçları, Geleceğin  Perakende Trendleri konuşulacak. İkinci gün ise, PERDER Başkanları Oturumu ve Aile Şirketlerini Geleceğe Taşımak başlıklı oturumlar gerçekleştirilecek.

Programın ilk gününde yer alacak konuşmacılar şöyle: Vat Enerji Hizmetleri Genel Müdürü M. Altuğ Karataş, Solarçatı CEO&Kurucusu Utku Korkmaz, S2C Kurucu Ortağı Uğur Kılıç, Atlas Space Kurucusu&CEO Ahmet Burçin Gürbüz, Payneer Ödeme Kuruluşu CEO’su Ergi Şener, SabancıDx Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı ve Teknosa Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Kalkan, Argus Growth Agency Kurucu&İş Geliştşrme ve Büyüme Danışmanı Bora Alçı ve I-Am Global Kurucu Ortağı emre Kuzlu.

İkinci gün ise sektörün duayen isimleri deneyimlerini ve sektördeki gelişmeleri paylaşacaklar. İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere ve önceki dönem başkanları Ramazan Ulu, İhsan Biçen, Reşat Narman ile Erdal Tüfekçi aynı oturumda bir araya gelecek. Ardından 2M Parlak Gıda İK ve Kurumsal İletişim Direktörü Yasemin Parlak moderatörlüğünde Şölen CEO’su Elif Çoban, EVYAP CEO’su Mehmet Evyap ve Snowy Ulu Kardeşler Genel Müdürü Bülent Efe aile şirketlerinin geleceğini masaya yatıracak.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER