Genel Haberler
E-ticaretteki perakende işlemleri 31,5 milyar TL
TÜSİAD – Deloitte Digital iş birliği ile hazırlanan “E-Ticaretin Gelişimi, Sınırların Aşılması ve Yeni Normlar: 2019” raporu GittiGidiyor desteğiyle tanıtıldı. Raporun tamamını yayınlıyoruz.
Raporda dünyada ve Türkiye’de e-ticaretin gelişimi ve yakın dönem gelişmeleri incelenirken, omnichannel perakende, B2B e-ticaret, kişisel verilerin korunması ve e-ihracat gibi güncel başlıklar üzerine değerlendirmeler de sunuyor. Özet bulgular şöyle:
Dünyada e-ticaret
Çin ve ABD, dünyanın B2C e-ticaret pazar lideri: Pazarda en büyük üç ülkenin pazar büyüklüklerinin toplamı, küresel e-ticaret pazarının çoğunluğunu oluşturuyor. 2018 yılında, ABD Doları bazında B2C e-ticaret pazar büyüklüklerine göre pazarın ilk beş oyuncusu sırayla Çin (634 milyar), Amerika (504 milyar), Japonya (123 milyar), Birleşik Krallık (86 milyar) ve Almanya (70 milyar) oldu. Küresel pazarın 2019 yılında 3,5 trilyona ulaşması bekleniyor.
Ticaret gerilimleri ve Brexit’in gölgesinde 2018: E-ticaret sektörü 2018 yılında hızlı büyümesine rağmen tam olarak potansiyelini gerçekleştiremedi. Bunun sebebi olarak; uluslararası ticaret aktivitesindeki yavaşlama, özellikle ABD ve Çin arasında süregelen küresel ticaret gerilimleri ve Almanya, İtalya gibi bazı Avrupa ülkelerindeki ekonomik büyümenin yavaşlamasının negatif etkileri gösterilebilir. Ayrıca Dünya Bankası’nın belirttiği dış talepteki azalış, artan borçlanma maliyetleri ve devam eden politik belirsizliklerin yanı sıra, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden anlaşmasız olarak çıkma olasılığı da etki eden diğer unsurlardır.
Sınır ötesi e-ticaretin gücü: Sınır ötesi e-ticaret pazarı, 2016 yılında küresel çapta yaklaşık 401 milyar ABD Doları değerinde hacim yarattı. Pazarın, yıllık %27,3 büyüme ile 2020 yılında 994 milyar ABD Dolarına yaklaşması bekleniyor. Çin’in sınır ötesi işlemleri incelendiğinde her geçen gün dünyaya daha fazla ürün pazarladığı görülüyor. Türkiye için, Avrupa’nın yanı sıra Orta Doğu da, tüketici profili ve bu bölgenin konjonktürü nedeni ile sınır ötesi e-ticaret açısından önemli bir potansiyel taşımaktadır.
E-ticaretin gizli kahramanı B2B: Dünyada B2B e-ticaret hacmi toplamda yaklaşık 10 trilyon ABD Doları ile B2C e-ticaretin 5 katına ulaştı. Ölçümlemede yaşanan zorluklara karşın pazarda son birkaç yıldaki gelişmelere bakıldığında Türkiye’de de, B2B e-ticaret alanında büyüme sinyalleri görülüyor.
Türkiye’de e-ticaret
TÜBİSAD – Deloitte Türkiye “Türkiye E-Ticaret Pazar Büyüklüğü” raporuna göre; 2018 yılında Türkiye’de e-ticaret sektör büyüklükleri sırasıyla; perakende işlemleri (çok kanallı perakende ve sadece online perakende) için 31,5 milyar TL, perakende dışı işlemler (tatil-seyahat ve online yasal bahis) için ise 28,4 milyar TL olarak gerçekleşti. 2017- 2018 döneminde, büyüme trendi TL bazında %42 ile devam etmiş, ABD Doları bazında ise %7 düzeyinde kalmıştır.
Gelişmiş ülkelerin toplam perakende karşısında online perakende oranı ortalaması %11,1 iken, gelişmekte olan ülkeler için bu oran %5,9’dur. Türkiye’de ise bu oran, 2018 yılında gerçekleşen %5,3 ile gelişmekte olan ülkelerin ortalamasını takip etmektedir.
Türkiye’nin bilgi teknolojileri alanında sahip olduğu potansiyel gücün ticari karşılığına erişebilmesi için; genç nüfusun dijital okuryazarlığının arttırılması, nitelikli beyin göçünü tersine çevirmeye odaklanılacak inisiyatiflerin geliştirilmesi, KOBİ desteklerinin arttırılması ve yasal düzenlemelerle yurt dışından gelecek yatırımı destekleyici ortamın geliştirilmesi gereklilikleri öne çıkıyor.
Özel günlere yönelik pazarlama faaliyetlerinin düzenlenmesi, dünyadaki genel trende paralel olarak Türkiye’de de yıl içerisindeki alışveriş dinamiklerini ve tüketicilerin harcama alışkanlıklarını değiştiriyor. Örneğin, 23 Kasım 2018 tarihindeki Kara Cuma (Black Friday) kampanya gününde, 29 bin e-ticaret platformu üzerinden geçen işlemler baz alınarak İyzico tarafından hazırlanan rapora göre, tüketicilerin gerçekleştirdiği işlem adedi normal günlere göre dört kart artış gösterdi. İnveon’un aynı güne ait verileri ise, gerçekleştirilen ziyaretlerin %80’inden fazlasının mobil cihazlardan yapıldığını ve raporda görüş bildiren e-ticaret platformlarının o gün elde ettikleri gelirin, normal günlerin %876 üzerinde gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
Y ve Z kuşağına ulaşmanın yolu, deneyimden geçiyor
Y ve Z kuşağı tüketicilerin e-ticaretten en önemli beklentisi; deneyim. Çok kanallı müşteri deneyimine odaklanan ve mağazalarını birer deneyim merkezine dönüştüren firmalar rekabette avantaj kazanıyor.
Firmaların geleneksel ve sosyal medya dengesi gözetilerek kurgulanan pazarlama faaliyetleri, içerik pazarlaması, kişiselleştirilmiş müşteri hizmeti ve kişiye özel indirim ve promosyon konularına yatırım yapması gerekiyor. Dünya genelinde her 10 tüketiciden 7’si alışverişlerinde çeşitli indirimler yakalamaya çalışıyor ve bu oranın büyük bir kısmını Y ve Z kuşakları oluşturuyor.
Türkiye nüfusunun yaklaşık %16’sını oluşturan 15-24 yaş grubu arasındaki tüketiciler de, yerel ve küresel şirketler için güçlü bir potansiyele işaret ediyor.
Dünyada ve Türkiye’de e-ticarete etki eden diğer temel gelişmeler
Raporda, bu başlıklarda öne çıkan bulgular aşağıdaki şekilde veriliyor:
Türkiye’nin internet altyapısı ve yaygınlığı, yatırımcı açısından önemli: 2018 yılında dünya nüfusunun internet penetrasyonu 2017’e oranla %48,6’dan %51,2’ye yükseldi. Bu büyüme, doygunluğa henüz erişmemiş olan ve yüksek genç nüfusa sahip gelişmekte olan ülkeler grubundan geldi.
Türkiye’nin bireysel internet penetrasyonu ortalaması (%72,9) coğrafi olarak içinde yer aldığı Avrupa bölgesi ortalamasından düşük olsa da, ekonomik açıdan yakınlık gösterdiği “gelişmekte olan ülkeler grubundan” daha yüksek gerçekleşti. 2018 yılında bireysel internet penetrasyonu ve mobil geniş bant abone sayısında Türkiye’nin sergilediği büyüme, e-ticaret alanına odaklanmak isteyen yatırımcılar için önem taşıyor.
Online alışverişte yeni norm: mobil – 18-34 yaş grubu, 35-50 yaş grubu ile kıyaslandığında özellikle alışveriş sitelerine göz atma ve online ürün satın alma işlemlerinde akıllı telefonlarını, dizüstü ve masaüstü bilgisayarlarından daha fazla kullanıyor.
Mobil cihazların firmalar tarafından artık birer omni-channel deneyim aracı olarak görülmesinin e-ticaret içinde önemli bir etkisi bulunuyor. Mobil cihazların kullanım oranı yalnızca e-ticaret işlemlerini değil, ödeme yöntemi alışkanlıklarını da değiştiriyor. Yakın bir gelecekte gelişmiş ekonomilerde her beş kişiden üçünün online alışveriş için, her on kişiden yedisinin de ödeme yapmak için mobil telefonlarını kullanacağı öngörülüyor.
Türkiye’de özellikle online perakende alanında pek çok lider marka için tüketici ziyaretlerinin %70’ten fazlası mobil kanallar üzerinden geliyor, cironun da %60’tan fazlası yine mobil kaynaklı gerçekleşiyor. Bazı kategorilerde görülen sezonsallık etkisinin de (örneğin yaz döneminde satın almaların azaldığı kategoriler) mobil kullanımın artışı ile azalmaya başladığı görülüyor.
Alışveriş kararında sosyal medya etkisi: 2019 yılı sonuna kadar sosyal medya kullanıcı sayısının toplam internet kullanıcılarının yaklaşık olarak %75’ine erişmesi bekleniyor. Nüfusun yaklaşık %77’si ile ABD sosyal medya kullanımında ilk sırada gelirken, onu sırasıyla %71 ile Çin, %66 ile Birleşik Krallık ve ilk beşte yer almasa da, 52 milyon sosyal medya kullanıcısı ile (%63) ile Türkiye takip ediyor.
Türkiye’deki sosyal medya kullanıcılarının 44 milyonu, mobil cihazları ile sosyal medyadan faydalanıyor. Sosyal medya kanallarının kullanım yoğunluğuna bakıldığında ise Türkiye’de Youtube (aktif kullanıcıların %92’si) başı çekiyor. Youtube’u, %84 ile Instagram ve %82 ile Facebook takip ediyor.
Pinterest ise e-ticarete diğer sosyal medya platformlarından farklı şekilde etki ediyor ve herhangi bir ürün satın alma amacı taşımayan kullanıcılara ilham kaynağı olarak satın alma kararını etkiliyor. Türkiye, Pinterest kullanımının en yaygın olduğu ülkeler arasında yer alıyor.
Finansal ürün yaygınlığı: Dijital cüzdan başta olmak üzere, yeni nesil ödeme trendleri yükselişte – Kredi kartı, banka kartı gibi ülkemizde daha yoğun kullanılan ödeme yöntemlerinin yanı sıra e-cüzdan, sosyal medya platformlarının ödeme altyapıları gibi alternatif yöntemlerin de dünya genelinde e-ticaret içinde kullanımı artıyor.
Dünya genelinde 15 yaş üstü toplam nüfusun yaklaşık %68,5’i banka hesabına sahip ve %52’si dijital olarak ödeme işlem gerçekleştiriyor. Türkiye’de mobil ödemeler özellikle genç nüfus tarafından tercih edilen bir ödeme yöntemi olarak pazardaki payını arttırıyor. BKM’nin çalışmasına göre, Türkiye’de online alışveriş yapan her 3 kişiden 1’i mobil alışverişi tercih ediyor.
Dünyadaki ödeme hizmetleri eğilimlerine paralel olarak, Türkiye’de de son yıllarda İyzico, Mastercard ve benzeri şirketlerin sunduğu kart saklama çözümlerinin kullanımı artış gösterdi. Öte yandan dünya ortalamasında en hızlı yaygınlaşan online ödeme yöntemi olan dijital cüzdanların kullanımı, henüz istenen düzeyde değil.
Lojistik hizmetlerin e-ticarete doğrudan katkısı: Türkiye, e-ticaret hacmi yüksek ülkeler ile karşılaştırıldığında, Lojistik Performans Endeksi’nde lojistik gelişmişliği anlamında 3,15 puan ile 160 ülke içerisinde 47. sırada geliyor.
Depolama, lojistik ve ürün teslimi aşamasına yönelik olası çözüm yaklaşımları arasında; taşıma sistemlerinde e-ticaret gönderilerine uygun olarak iyileştirmeler yapılması ve tüketicilerin e-ticaret satın alma deneyiminde ürünün teslim edilmesi de önemli bir etken olarak öne çıktığından, e-ticaret firmaları ile kargo şirketleri arasında iş birliğinin geliştirilmesi gerekliliği yer alıyor. Büyükşehirlerde yaşayan ve çoğunlukla evde bulunmayan tüketicilere yönelik teslimat modellerinin geliştirilmesi de ön plana çıkan başlıklar arasında.
Türkiye’deki e-ticarete Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) etkisi
Türkiye’deki işletmelerin ve kamu kurumlarının KVKK’ya uyumu henüz tam olarak yerine getirilmemiş durumda olduğundan, bu kurumların Global Data Protection Regulation (GDPR)’a uyum sağlamaları da güç görünüyor. Bu nedenle, özellikle KOBİ’lere yönelik, KVKK odağında bilinçlendirme ve farkındalık çalışmalarının yapılması sektörün gelişimi adına önem taşıyor. Bu alanda öne çıkan bir diğer başlık ise, KVKK’nin 9. maddesine yöneliktir. İlgili madde kapsamında, ihtiyaç duyduğu büyük yatırım maliyetleri ve donanımlı uzman insan gücü gerekliliği sebebiyle çoğunlukla yurt dışında konumlandırılan bulut bilişim çözümleri ile yurt dışına veri aktarımı uygun görülmüyor. Bu durumda, Kurul’un güvenli olarak kabul edilen ülkeleri yayımlaması kritik bir önem teşkil ediyor.
Özellikle odaklanılması gereken bir alan: e-ihracat
Ekonomi Bakanlığı’nın açıklamasına göre, ETGB verileri kapsamında 1 Ocak – 31 Aralık 2018 tarihleri arasında gerçekleşen toplam ihracat 358 milyon ABD Doları oldu. En çok e-ihracat yapılan ilk 10 ülke sırasıyla; ABD, Almanya, Suudi Arabistan, Fransa, Birleşik Krallık, İtalya, Hollanda, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri ve İspanya oldu.
E-ihracat konusunda öne çıkan başlıklardan biri; firmaların sahip olduğu imkânlar çerçevesinde ya da pazaryeri platformları aracılığıyla B2B iş modelinde gerçekleştirilen e-ihracat işlemlerinin de bulunduğudur. Ayrıca e-ihracat, mal ihracatı olmaktan öte hizmet ihracatına büyük katkı sağlıyor; dijital oyun, mobil uygulamalar, dizi, film gibi hizmetler bu kapsamda işlem görüyor. E-ihracat özellikle KOBİ’ler için önemli potansiyel oluşturuyor ve bu yöndeki destekler, Türk ürünlerinin farklı pazarlara açılmasına destek sağlıyor.
Omni-channel perakende gelişimi, henüz istenilen noktada değil
Son yıllarda dijital dönüşüm programları ve omni-channel inisiyatifleri ile markalar özellikle fiziksel mağazacılık ve e-ticaret kanalları arasında etkileşim sağlayan projeleri hayata geçiriyor. Bu konudaki yatırım alanlarında ilk öne çıkan başlık sipariş yönetimi olurken, pazaryerleri ile iş birlikleri, mobil e-ticaret, çok kanallı pazarlama ölçümleme-optimizasyonları ve mağaza içi dijital asistanlar gibi yetkinlikler de takip ediyor. Omni-channel, firmalar için teknolojinin yanı sıra organizasyon ve süreç kurgularında önemli değişimler ile yeni yapıların kurulmasını gerektiriyor.
Omni-channel perakende için henüz olgunluk eğrisinde istenilen noktada olduğumuzu söylemek oldukça güç. Özellikle üst yönetim sahipliği, departmanlar arası ortak çalışma modellerinin ve ilgili sorumluluk dağılımlarının kurulması, birimlere dağıtılmış anahtar performans göstergelerinin yapılandırılması gibi alanlarda önemli eksiklikler bulunuyor.
Raporun indirmek için tıklayınız.
Genel Haberler
Yerel Marketler Buluşması ve Fuarı için geriye sayım başladı
İstanbul Perakendeciler Derneği’ne üye zincir market temsilcileriyle üretici tedarikçi ve distribütör firmaları bir araya getirerek iletişim ve iş birliği fırsatları yaratan, B2B görüşmelerle pazarın gelişmesine katkı sağlayan “İstanbul Yerel Marketler Buluşması ve Fuarı” 11-12 Aralık 2024 tarihleri arasında WOW Kongre Merkezi’nde, 8. kez sektör paydaşlarını bir araya getirmeye hazır.
İstanbul Ticaret Odası desteğiyle, ABC Deterjan, Giggles, PepsiCo, Perwoll, Sleepy, Sultan Etçi, Trendyol Hızlı Market, Unilever, UNO Ana Sponsorluğunda gerçekleşecek olan buluşma, organize gıda perakendesi sektöründe uzun yıllara dayanan tecrübesiyle birçok başarılı projeye imza atan Focus Fuar ve Kongre Yönetimi organizasyonunda hayata geçirilecek.
“Birlikte Yerel’iz” mottosuyla sektörde yeni bir sinerji yaratmaya hazırlanan organizasyon, perakende sektörünün bugünü ve geleceğine ışık tutacak oturumlarla birbirinden değerli konuşmacılara da ev sahipliği yapacak.
İstanbul Yerel Marketler Buluşması ve Fuarı’nın özel formatlarından biri olan B2B görüşmeleri ile firmalar, bu yıl da görüşmek istediği yerli market zincirlerden randevu alarak 15’er dakikalık görüşmeler gerçekleştirebilecekler. Talebin yoğun olduğu bu iletişim fırsatları, fuar alanında gerçekleşecek plansız buluşmalarla birlikte binlerle ifade edilen iş birlikteliklerine dönüşecek.
Her yıl olduğu gibi bu yılda binlerce sektör profesyonelini bir araya getirecek olan fuar, 47 sponsor markanın yanı sıra 40 fuar katılımcısı firmaya da ev sahipliği yapacak.
Perakende gündemi masaya yatırılacak
Yerelist İstanbul Yerel Marketler Buluşması ve Fuarı her yıl olduğu gibi bu yıl da dopdolu konferans içeriği ile dikkat çekiyor. Fuarın birinci gününde İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere’nin başlangıcını yapacağı açılış konuşmaları, Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Ömer Düzgün, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen ve Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan’ın konuşmalarıyla devam edecek.
Yerelist’te birinci gün öğle yemeğinin ardından gerçekleşecek oturumlarda “perakendede sürdürülebilirlik” konusu masaya yatırılırken sektör profesyonelleri Rodoslu Marketing Solutions Kurucusu Cem Rodoslu moderatörlüğünde gerçekleştirilecek panellerde bir araya gelecek.
Organizasyonun ikinci gününün ilk oturumunda NIQ Perakende Ülke Lideri Serhat Sükan “Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarı: Alışverişçi ve Perakende Trendleri” başlıklı sunumuyla Yerelist kürsüsünde yer alırken, günün ikinci yarısında Kadir Çöpdemir moderatörlüğünde gerçekleşecek “Laf Aramızda Eğlence Burada” oturumunda Türk sporunun duayenleri Erman Toroğlu ve Rıdvan Dilmen Yerelist katılımcılarına keyifli bir sohbet sunacak.
Yılın son büyük buluşması olan Yerelist İstanbul Yerel Marketler Buluşması ve Fuarı ile ilgili açıklama yapan İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere, “Geçtiğimiz yıl ‘Birlikte Yerel’iz’ mottosuyla çıktığımız bu yolda birçok organizasyona imza atarak perakende sektörünün tüketim ve istihdama katkı yapmasını sağladık. Yerel market zincirleriyle ulusal ve global sahada yer alan markaları buluşturarak perakende sektörü içindeki çeşitli iş kollarında istihdam yaratmak adına ekonomik büyümeyi sağlayan fuarımıza tüm katılımcılarımızı davet ediyoruz. Yerelden doğan gücümüzle birlikte daha aydınlık yarınlara yürüyelim.” sözleriyle organizasyonun sektörde oluşturduğu etki ve güvene vurgu yaptı.
Genel Haberler
9. Private Label Zirvesi yapıldı
Özel markalı ürünler (Private Label) sektörünün ülkemizdeki temsilcisi konumunda olan PLAT Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği tarafından 9’uncusu düzenlenen zirve, Pınar Altuğ’un sunumuyla gerçekleşti. Zirvenin açılışında konuşan PLAT Derneği Başkanı M. İmer Özer, “Farklılıklarla kendimizi çok iyi adapte edince çok daha ilerilere gideceğimizi düşünüyorum” sözleriyle sektör temsilcilerine birliktelik vurgusu yaptı.
Türkiye’nin önde gelen FMCG üreticilerinden ve tedarikçilerinden oluşan PLAT Derneği Üyeleri’nin, Ulusal ve Yerel Perakende Zinciri yöneticileri ile bir araya geldiği etkinlikte son bir yılda sektörde yaşananlar, gelecek beklentileri, sektördeki fırsatlar ve yenilikler ele alındı.
İmer Özer: “Değişkenliklerin ve farklı planlamaların olduğu bir ülkedeyiz”
PLAT Derneği Yönetim Kurulu Başkanı M. İmer Özer, 9. Private Label Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmasında, “Bu iş bir ekip işi. Biz demir olarak yola çıktık ama sizlerin sayesinde çelik gibi dayanıklı hale geldik. Bugün Private Label’ı, sektörde neler olduğunu, sektör dışında neler olduğunu konuşarak, farklı konularda bilgi dağarcığımızı artıralım istiyoruz. Değişkenliklerin, farklı planlamaların olduğu bir ülkedeyiz. Farklılıklarımızla kendimizi çok iyi adapte edince çok daha ilerilere gideceğimizi düşünüyorum.” sözleriyle sektörel olarak yaşanan sıkıntılara sektörün tüm paydaşları ile birlikte çözüm üretebileceklerine vurgu yaptı.
“Üretim tarafında insan bulmakta zorluk çekiyoruz”
Sektörün üretim tarafında çalışacak insan problemi yaşandığını belirten Başkan Özer, “Dünyada kurumsal liderlik diye bir kavram var. Türkiye’de ise bu durum durumsal liderlik. Durumları çözebilmeliyiz ki yolumuza devam edelim. Kapasitenin daha faydalı kullanılmasına olanak sağlayan bir sistem Private Label. Ürünler çok sık değişen bir yapıda değil ancak standart bir üretim durumu var. Üretim tarafında hem mavi hem de beyaz yakada insan bulmakta bir zorluk yaşıyoruz. Kendi ürün gamını sayamadığı gibi rakibin ürün gamını ezbere bilen üretici de biliyorum. Ancak biraz kendi içimize baktığımızda işlerin daha yolunda gideceğini düşünüyorum.” dedi.
Kadının iş hayatındaki önemine vurgu yapan Başkan Özer, “Kadınlara fırsat verildiğinde neler yapabileceğini hepimiz biliyoruz. Başımızın tacı bütün kadınlarımıza sevgi ve saygıyla.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Nielsen IQ: “Globalde private label markalar paylarını artırıyorlar”
Program, NielsenIQ+GFK Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan’ın değişen dünyada tüketici önceliklerinin ve private label pazarında yaşanan değişimleri ele aldığı sunumuyla devam etti.
2024’e damga vuran ve 2025’e ışık tutacak trendleri katılımcılarla paylaşan Didem Şekerel Erdoğan, “Globalde private lavel markalar paylarını artırıyorlar. Türkye PL ciro payı global ortalamanın üzerinde yer alıyor. Promosyonlar tüketicilerin tasarruf stratejilerinde ilk sırada yer alıyor.” açıklamasında bulundu.
“Globalde değişim hacmi pozitif yönde”
Son 12 aylık verileri değerlendiren Erdoğan, “Hızlı tüketim ürünlerinde Türkiye son 2 çeyrekte çift haneli güçlü bir hacim büyümesi sergiledi. Özellikle globelde hacim değişiminin pozitif olduğunu görüyoruz. Fiyat değişiminin de etkisiyle atıştırmalık kategorisi cirosal olarak en hızlı büyüyen kategori olurken, içecekler kategorisi en çok büyüyen ikinci kategori oldu. Dondurma, alkolsüz içecekler ve ev temizlik grupları en yüksek hacim büyümesi kaydeden gruplar oldu. Gıda, atıştırmalık ve içecek kategorilerinin e-ticarette yükselişi sürüyor. E ticaret dünyada büyüyor, ülkemizde de büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Temel gereksinimlere daha fazla harcama yapılıyor”
“Cüzdan paylarındaki değişiklikler, temel gereksinimlere daha fazla harcama yapıldığını gösteriyor.” diyen Erdoğan, “Tüketicilerin temel ihtiyaçlarına odaklandığını görüyoruz. Tüketiciler daha fazla market geziyor. Temel ihtiyaçlarına odaklanan tüketici değer arayışı içinde daha fazla market ziyaret ediyor. Özel markalı ürünlerde sadece daha ucuz bir alternatif algısından öteye bir dönüşüm gözlemleniyor.” dedi.
“Tüketicilerin bir avcı gibi market market gezerek ürüne ulaştığını görüyoruz”
Market markalı ürün alma motivasyonları arasında fiyat ve kalitenin öne çıktığını dile getiren Erdoğan, “Tüketiciler indirim kavramından daha geniş bir değer elde etmeyi benimsedi. Uygunluk ve fiyat temelde; ancak satın alma kararları değerin diğer oluşumlarından da etkileniyor. Tüketicilerimizin fiyat farkındalığı çok yüksek. Temkinli bir tüketimden daha bilinçli bir tüketim olduğunu görüyoruz. Tüketicilerin bir avcı gibi market market gezerek ürüne ulaştığını görüyoruz. Toplu alışveriş yerine daha sık alışveriş yaptıklarını görüyoruz.” şeklinde konuştu.
Perakende sektörünün merakla beklenen buluşmasında öğleden sonra gerçekleştirilen oturumlarında ise BİM CEO’su Haluk Dortluoğlu, A101 Satın Alma ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Volkan Yıldız, Migros Grubu Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Ekmel Nuri Baydur, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk ve Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş, açıklamalarda bulundu.
Haluk Dortluoğlu: “Özel markalarla ilgili alışverişte bir dönüşüm yaşanıyor”
Zirvenin bu yılki temasının kadın olduğunu hatırlatan BİM CEO’su Haluk Dortluoğlu, “İş dünyası olarak bu sorumluluğun farkındayız. İnşallah bundan sonra da kadınların iş hayatındaki rolünü desteklemeye ve bunun için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız.” diyerek konuşmasına başladı.
Geçmişte daha ucuz markalar olarak algılanan özel markalarla ilgili alışverişte bir dönüşüm yaşandığının altını çizen Dorluoğlu, “2024 yılı ekonomik sıkışıkların da nedeniyle promosyonlu ürünlerin de daha fazla rağbet gördüğü de öngörülüyor. Piyasanın sistematiği ne kadar likitse, ne kadar içerik tüketici için şeffafsa rağbet de ona göre artar. Özel markalı ürünlerin fiyat kalite ilişkisinde özel markalı ürünlerin kalitesi de artıyor.” dedi.
“Türkiye buna hazır, yeni bir aşamaya geçiyoruz”
Özel markalarda da inovasyon konusunun gündeme geldiğini söyleyen Dortluoğlu, “Zaman gösteriyor ki sektördeki özel marka oranı yüzde 25’lere ulaşmış. Bu böyle mi devam edecek yoksa bir sonraki aşamaya geçecek miyiz? Marka dünyası farklı, özel marka dünyası farklı mıdır? Artık biz özel markaları bir marda markaları takip eden ikincil markalar olarak görmekten vazgeçmeliyiz. İnşallah bundan itibaren yeni bir aşamaya geçiyoruz. Bu zihinlerdeki takipçi marka algısını bir kıralım. Yenilikçi ürünü araştıran bulan ve bunu piyasada ilk defa yapan bir marka olma gibi bir sürece giriyoruz. Türkiye’nin de bu aşamaya hazır olduğunu düşünüyorum. Sıra artık bizim liderliği de yürütme zamanına girmemiz gerekiyor. Bunun için de Ar-Ge gerekiyor, tedarikçi ve üreticinin birlikte çalışması gerekiyor. Zihinlerin de buna uygun hareket etmesi gerekiyor. Pazarın ihtiyaçlarını takip ederek daha nitelikli markalarla daha güncel ürünlerle yürüyelim diyorum.“ açıklamasında bulundu.
Volkan Yıldız: “13 bin 500’üncü mağazamıza ulaştık”
Özel markalar için en önemli noktalardan birinin ulaşılabilirlik olduğunu belirten A101 Satın Alma ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Volkan Yıldız ise yaptığı açıklamada, “Bu yıl içerisinde 13 bin 500’uncu mağazaya ulaştık. Türkiye’nin her evindeyiz. Instagramda takipçi sayısı olarak alanımızda dünyada ikinci Türkiye’de ise 1’inci sıradayız. Bugüne kadar sizlerle birlikte büyüdük sizlerle birlikte de büyümeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Ekmel Nuri Baydur: “Tüketicinin ihtiyaçlarına göre yeni iştirakler yaratmak zorundasınız”
Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Nuri Baydur ise yaptığı konuşmada tüketicinin ihtiyaçlarına göre yeni iştirakler yaratmak zorunda olduklarını vurguladı. Migros’un 81 ilde online ve ofline olarak hizmet verdiğini söyleyen Baydur, “Toplamda 23 bin 500 iş ortağımız var. Migros’un cirosunun yüzde 75’i tarıma dayalı. 100 bin ton et işleme kapasitesine sahibiz. 75 bin çalışanımız var.
Ben Migros’u 70 yaşında dinamik bir genç olarak adlandırıyorum. Ekosistemimizi genişletmek adına günden günde çalışıyoruz. Tüketicinin ihtiyaçlarına göre de yeni yeni iştirakler yaratmak zorundasınız. Entegre iş modelleri de büyüyor. Bu de müşterilerimize her yerde ulaşılabilir konuma geliyor. Bugün müşterinin bütçesine dost, ihtiyaçlarını giderebileceği bir nokta haline geliyor.“ dedi.
“Bizim memlekete borcumuz var”
“Private Label’ın bizdeki anlamı müşterinin hayatını kolaylaştıracak ürünleri müşterilere sunmaktır.” diyen Baydur, “Private Label ürünler ile birlikte yaklaşık 65 bine yakın markalı ürün de satıyoruz. Bu sayede de müşteriye geniş bir yelpaze sunarak seçim hakkını onlara bırakıyoruz. Biz uzun yıllardır yerelleşmek konusunda ‘bizim memlekete borcumuz var’ mottosuyla hareket ediyoruz. Bu nedenle üreticimiz yanındayız ve onlara destek olmak zorundayız. Bu anlamda kadın kooperatifleri başta olmak üzere kooperatiflere destek oluyoruz. Yerel ekonomiyi canlandırıyoruz.” şeklinde konuştu.
Genel Haberler
AYD Alışveriş Ekonomisi Zirvesi 15. kez gerçekleştirildi
Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği tarafından her yıl düzenlenen “AYD Alışveriş Ekonomisi Zirvesi”nin 15. si, 3 Aralık 2024 Salı günü Swissotel The Bosphorus Istanbul’da gerçekleştirildi. AVM yatırımcıları, merkez yöneticileri, perakendeciler, AVM yöneticileri ve sektöre destek veren firmaları bir araya getiren zirvede, sektörün bugünü ve yarını konuşuldu. Alkaş iş birliğiyle düzenlenen zirvede “1 Numaralı Markalar” ödülleri de sahiplerini buldu.
Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği’nin (AYD) her yıl düzenlediği “AYD Alışveriş Ekonomisi Zirvesi”nin 15.’si, 3 Aralık 2024 Salı günü Swissotel The Bosphorus İstanbul’da ve eş zamanlı olarak digitalnetworkalkas.com internet sitesinde hibrit olarak gerçekleştirildi. Alkaş iş birliğiyle düzenlenen zirve, ticari gayrimenkul ve AVM yatırımcıları ile perakendenin önde gelen isimlerini bir araya getirerek sektöre ışık tuttu. Fiba Commercial Properties ana sponsorluğunda düzenlenen zirvede alışveriş ekonomisinin geleceği hakkında değerli görüşler paylaşılırken, “1 Numaralı Markalar” ödülleri de sahiplerini buldu. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan’ın da katıldığı zirve, AYD Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Şapkacı ve Fiba CP CEO’su & Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman’ın açılış konuşmalarıyla başladı.
AYD Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Şapkacı, açılış konuşmasında “Ülkemize sunduğumuz katkı, yalnızca ticari başarılardan ibaret değil; toplumsal kalkınmaya ve aynı zamanda ekonomik büyümeye uzanıyor. 1980’lerin sonunda başlayan yolculuğumuzda, bugün dünya standartlarında 450’ye yakın alışveriş merkezine ulaştık. 50 milyar dolar yatırım hacmine sahip olan sektörümüz, içinde bulunduğu ekosistemde 600 bin kişiye doğrudan ve 2,1 milyon kişiye de dolaylı olarak istihdam sağlıyor. Bu rakamlar, sektör olarak Türkiye’nin kalkınmasında üstlendiğimiz rolün de bir göstergesidir.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Geleceğe dair vizyonumuz, sektör olarak tüm paydaşlarımızla birlikte güçlenmek ve potansiyelimizi kullanarak ülkemiz için daha fazla katma değer yaratmaktır.
“Çok daha fazla nitelikli yatırımın ülkemize gelmemesi için hiçbir sebep yoktur”
Türkiye’nin, AVM’lerin de desteğiyle bölgesinde bir alışveriş destinasyonu olarak konumlandığını ve AVM’lerin ekonomiyi desteklediğini vurgulayan Nuri Şapkacı, “AVM yatırımcıları, ticari gayrimenkulün tüm alanlarında yatırım yapmaktadır ve yapma potansiyeline sahiptir. Pek çoğunun gayrimenkul harici sektörlerde de çok kritik yatırımları bulunmaktadır. Genç ve yetkin nüfusumuz, jeopolitik konumumuz ve dinamik yapımız sayesinde, ekonomik stabilitenin sağlanmasıyla birlikte, çok daha fazla nitelikli yatırımın ülkemize gelmemesi için hiçbir sebep yoktur. Bu yolda, yatırımcıların kendilerini güvende hissetmesini sağlayacak mevzuat düzenlemelerinin hayata geçirilmesi, dernek olarak en çok çaba harcadığımız konulardandır.” şeklinde konuştu.
15. AYD Alışveriş Ekonomisi Zirvesi; AYD Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Cem Eriç, EY Türkiye Şirket Ortağı & İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin, Boyner Grup CFO’su & İcra Kurulu Üyesi Özgür Tokgöz Altun, Ekonomist/Stratejist M. Fatih Keresteci, Finberg Strateji ve Yatırımlardan Sorumlu Direktör Gaye Ör, Octopus Kurucusu & CEO’su Emre Yıldız, Fiba CP Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Levent Kaya, Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı, FutureBright Kurucu Ortağı Akan Abdula, Esas Gayrimenkul COO’su Nevzat Yavan, ECE Türkiye Eş Genel Müdürü ve COO’su Semet Yolaç Canlıel, Fiba Perakende Grubu Genel Müdürü Batur Can, Parfois Uluslararası Büyüme ve İş Geliştirme Direktörü Jaime Nehama, Flying Tiger Copenhagen Türkiye Genel Müdürü Sami Hotak, Alkaş & HAN Spaces Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş, Avrupakent GYO Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Yanındayız Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Gürcan, Aqua Florya Yönetim Kurulu Üyesi Dilek Çapanoğlu, Manhattan Venture Partners, Orta ve Doğu Avrupa Bölge Sorumlusu Memet Yazıcı, TAB Gıda Co-CEO’su Özgür Çetinkaya ve Rönesans Gayrimenkul Genel Müdürü Yağmur Yaşar gibi iş dünyasından değerli isimlerin katılımıyla gerçekleşti. 15. AYD Alışveriş Ekonomisi Zirvesi, “1 Numaralı Markalar” Ödül Töreni ile son buldu.
“1 Numaralı Markalar”
Takı – Aksesuar: Atasay
Günlük Spor Giyim: Defacto
Bebek Ürünleri/Oyuncak: Toyzzshop
Spor Malzemeleri: Adidas
Teknoloji Perakendeciliği: Teknosa
Self Servis Restoran: Burger King
Ayakkabı/Çanta: Derimod
Kişisel Bakım/Kozmetik: Watsons
Ev Tekstili/Dekorasyon: Özdilek
Çocuk Giyim: LC Waikiki
Kafe: Kahve Dünyası
Teknoloji Üreticisi: Beko
Alakart Restoran: Baydöner
Kadın İç Giyim: Penti
Market: Migros
Yapı Market: Koçtaş
Kitap/Müzik/Hobi: D&R
Erkek Giyim: Kiğılı
Kadın Giyim: Koton
Anchor Mağaza: Boyner – Mediamarkt
En Beğenilen Marka Yüzü: Barış Arduç / Kiğılı – Serenay Sarıkaya / Mavi