Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Et-Bir: Düşürülemeyen et fiyatları besiciyi, endüstriyi ve tüketiciyi vuruyor

Editör
Mustafa Bılıkçı
Abone Ol:

Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (Et-Bir) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bılıkçı, yüksek et fiyatlarına tek çözümün olan arz artışının da ithalat yerine kasaplık hayvan varlığının artırılmasıyla sağlanabileceğini vurguladı.

Türkiye’de talep yüksek olmasına karşın, arz yetersizliğinin etkisiyle yükselen et fiyatları, yalnızca tüketicilerin cüzdanlarını değil, besici ve et endüstrisini de olumsuz etkiliyor. Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (Et-Bir) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bılıkçı, piyasanın tüm bileşenlerini vuran yüksek et fiyatlarına tek çözümün olan arz artışının da ithalat yerine kasaplık hayvan varlığının artırılmasıyla sağlanabileceğini vurguladı.
Türkiye’de kırımız ete yüksek talep olmasına karşın, yüksek fiyatlar nedeniyle, kişi başına et tüketiminin, 12 kilo ile, 36 kilo olan Avrupa Birliği (AB) ortalamasının üçte biri düzeyinde kaldığına dikkat çekti. Kırmızı etin, yüksek demir ve protein içeriği nedeniyle sağlık açısından da özellikle gelişmekte olan çocuklar için çok önemli olduğunu vurgulayan Balıkçı, “Bu nedenle kırmızı et tüketiminin artmasını bekliyoruz; ancak, yüksek fiyatlar buna geçit vermiyor” dedi ve ekledi:
“Karkas et fiyatları 2014 yılında 14 – 15 lira seviyesindeyken bugünlerde 25 lira civarına geldi. Bunun en önemli sebeplerinden birisinin, Türkiye’de etlik besi hayvan sayısının yetersiz kalması olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de geçmişte bir besi hayvanı krizi yaşandı. Süt fiyatlarının düşük olması nedeniyle damızlık ineklerin kesilmesinden kaynaklandı. Hayvan varlığı bu nedenle düştü. Bu açığı kapatmak için 2009-2013 yılarında yapılan ithalat ile rahatladı, 2013 sonrası ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle bakanlığımız et ithalatını durdurdu.”
“Bakanlığın besilik hayvan ithalatını durdurması açığı büyüttü ve fiyat artışları hızlandı”
Türkiye’de etlik besi hayvan sayısının yeterli düzeye yükselmeden ithalatın durmasının piyasayı da olumsuz etkilediğinin altını çizen Bılıkçı, “Biz sektör olarak besilik hayvan ithalatının devam etmesini istedik; çünkü, Türkiye’de ciddi bir açık var ve eğer siz piyasanın talebini karşılayamazsanız bunun sonucunda talep çok fazla olunca bu fiyatların yükselmesine sebep oluyor” dedi ve ekledi:
“Türkiye et ihtiyacını karşılayamayınca fiyatlar yükseliyor. Bakanlığın besilik hayvan ithalatını durdurması açığı büyüttü ve fiyat artışları hızlandı. Çözüm için, besilik hayvan yerine karkas et ithalatına karar verildi; ancak, biz bunun geçici çözüm olduğunu söylüyoruz. Et-Bir olarak, karkas et ithalatıyla Türkiye’nin bu önemli sorununun çözülebileceğini düşünmüyoruz. Gerçek çözümün, hayvan varlığı ve bağlı olarak et üretiminde kendi kendine yetebilen bir düzeye gelmekte olduğuna inanıyoruz.”
Genel anlamda Türkiye et piyasasının büyümesi gerektiğinin altını çizen Bılıkçı, bunun yalnızca besici ve endüstri için değil, fiyatların gerilemesinden yararlanacak tüketiciler için de çok önemli bir hedef olduğunu vurguladı ve şöyle açıkladı:
“Türkiye’de et üretimi ve endüstrisinden geçimini sağlayan ciddi anlamda bir nüfus var”
“Türkiye’de besicilikle uğraşan, hayvan yetiştiren, endüstriyi destekleyen ve dolayısıyla nihai olarak tüketicinin talebini karşılayan, çiftliklerde hayvan üreten ciddi bir kesim var. Türkiye’de bundan geçimini sağlayan ciddi anlamda bir nüfus var. Tarım Bakanlığı’nın araştırmasına göre Türkiye’de hala 23 milyon insan buradan geçimini sağlıyor. Bu da az bir rakam değil; nüfusun neredeyse üçte birini temsil ediyor. Türkiye’de üretilen yemlerin yüzde 70’i tarlada hayvancılık sektörü için ekilip biçiliyor; yüzde 10’u insanların ekilip biçilmesi için besleniyor dolayısıyla kırmızı etten dolayı ciddi anlamda bir sektör var. Et-Bir olarak bu büyük sektörün desteklenmesini istiyoruz. Kırmızı et sektörünün ciddi anlamda desteğe ihtiyacı var.”
Türkiye’de istikrarlı ve büyüyen bir et piyasası için öncelikle arzı dengeleyecek bir besili hayvan varlığının garanti altına alınması gerektiğini vurgulayan Bılıkçı, son bir yılda 300 bin hayvan gelmesine rağmen açığın henüz kapanmadığını vurguladı. Bılıkçı, “Besilik hayvan ithalatı, et piyasasında arz istikrarı sağlanana kadar devam etmeli” uyarısında bulundu.
“Fiyatlardaki tırmanışın bir diğer önemli nedeni de hayvan besiciliğinde maliyet sorunu”
Türkiye’deki et fiyatlarında bir diğer sorunun da “maliyet” olduğunun altını çizen Et-Bir Başkanı Mustafa Bılıkçı, Et ve Süt Kurumu’nun sıfır gümrük avantajı nedeniyle kilosu 3.5 euro maliyet ile alınan eti piyasaya 21.5 liradan vermesinin de fiyatların yüksek kalmasında önemli etki yaptığının altını çizdi.
Kurum fiyatlarının “besicileri korumak” için yüksek tutulduğunun belirtildiğine işaret eden Balıkçı, bu nedenle Et ve Süt Kurumu’na, bir yıl içinde 14-15 lira düzeyinden, 25 liraya çıkan fiyatların aşağıya çekmek için verilen ithalat yetkisinin gerçekte sonuçsuz kaldığını vurguladı.
Bir yılda yüzde 80’in üzerinde artışla 27 lirayı gören karkas et fiyatlarının 25 liraya geri döndürülmüş olmasının başarı olarak nitelendirilemeyeceğinin altını çizen Bılıkçı, besilik hayvan üretim maliyetlerindeki kompozisyonda da önemli değişimler yaşandığına işaret etti.
“Besilik hayvan kapasitemiz yüksek; sürekli dışardan hayvan ithalatıyla bu çözülmez”
Bılıkçı, “Besilik hayvan üretiminde, eskiden yüzde 70 yem maliyetinden yüzde 30 hayvan fiyatıydı” dedi ve şöyle açıkladı:
“Şu an tam tersi oldu; üretici şimdi bir hayvanı beslerken işletmedeki maliyetin yüzde 70’i besilik hayvandan gelen maliyet yüzde 30 yem fiyatına mal ediyor. Bu da, besilik hayvan fiyatlarının çok fazla yükselmesinden doğan bir maliyettir. Bakanlığımız tedbir aldı 300 bin tane hayvan ithalatı gerçekleştirdi. İthal edilen bu hayvanlar önümüzdeki dönemde kesilecek. Sürekli dışardan hayvan ithalatıyla bu çözülmez. Türkiye’de sadece kırmızı et üretiminde 6 milyon hayvan üretecek kadar kapasitemiz varken, sadece 2 milyon 300 bin hayvan var. Yurtdışı katkısı ile 2 milyon 600 bin seviyesine çıktığını düşünüyorum.”
“Sadece teşvikle ve besilik yem ithalatında KDV’yi kaldırarak fiyat yüksekliğini aşabiliriz”
Türkiye’de besicilik için oldukça donanımlı bir altyapı olduğunu vurgulayan Bılıkçı, “Sadece destek ve teşvikle, besilik yem ithalatında KDV’yi kaldırarak bu fiyat yüksekliğini aşabiliriz. Yurtdışından gelen yemden de KDV ve fonu kaldırılarak ve besilik hayvan getirilerek bu hayvanları besleyerek fiyatları geriletebiliriz. AB fiyatlarına çekemesek de en azından farkı kapatabiliriz. Devletin belli bir miktar desteği var” dedi.
Türkiye’de desteklerin “hayvan başına” verildiğini de anımsatan Bılıkçı, “Etlik ırklarla doğum yaptıran insanlara para veriyor; ama hammaddeniz olmazsa, destek de alamazsınız. Sorun da burada zaten; elimizde hayvan yok. Hayvan için yemi üretirsek KDV’yi kaldırırsak, yer ve kapasite var ama hayvan sayımız eksik. Yem sorunu var ve onu da üretirsek KDV’yi yemden kaldırırsak Türkiye’de et fiyatları aşağı çekilebilir” dedi.
Balıkçı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile önümüzdeki hafta bir randevuları olduğunu ve tüm bu konuları kendisiyle konuşarak çözüm arayacaklarını sözlerine ekledi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Türkiye’nin En İyi Dijital Pazarlama Ajansları (Güncel Liste)

Yazar:

Dijitalleşen dünyada markaların hedef kitlelerine ulaşması artık tek bir kanaldan değil, birçok temas noktasından geçiyor. Arama motorlarından sosyal medyaya, performans reklamlarından içerik stratejisine kadar geniş bir alanı kapsayan bu süreç işletmelerin doğru bir iş ortağı seçmesini her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Bu noktada Türkiye’de faaliyet gösteren dijital pazarlama ajansları markaların büyüme hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol üstleniyor.

Dijital Pazarlama Ajansı Nedir?

Dijital pazarlama ajansı, markaların çevrimiçi görünürlüğünü artırmak, doğru kitleye ulaşmasını sağlamak ve ölçülebilir sonuçlar üretmek için strateji geliştiren, uygulayan ve raporlayan profesyonel yapılardır. Bu ajanslar SEO’dan sosyal medyaya, içerik üretiminden veri analitiğine kadar birçok disiplini bir araya getirerek markanın dijitaldeki tüm temas noktalarını bütünsel bir bakışla yönetirler. Sunulan dijital ajans hizmetleri arasında arama motoru optimizasyonu, performans reklamcılığı, sosyal medya yönetimi, içerik pazarlaması ve veri odaklı raporlama gibi alanlar bulunmaktadır.

Türkiye’de Öne Çıkan Dijital Pazarlama ve Reklam Ajansları

Türkiye’deki dijital pazarlama reklam ajansları ekosistemi son yıllarda hızla olgunlaştı ve veri odaklı bir yapıya kavuştu. Listede yer alan dijital pazarlama ajansları İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde yoğunlaşıyor. Bunun başlıca sebebi hem yetenek havuzunun hem de kurumsal müşteri talebinin bu bölgelerde yüksek olması. İşte farklı uzmanlık alanlarıyla dikkat çeken bazı dijital pazarlama ajansları:

1- Kriko

Ataşehir/İstanbul merkezli Kriko, SEO & GEO, dönüşüm oranı optimizasyonu (CRO), içerik & outreach, ASO ve çerez yönetimi gibi alanlarda hizmet veriyor. Ayrıca ajansı perfomans pazarlama hizmetiyle Google, LinkedIn, TikTok ve Meta reklam ajansı olarak da değerlendirmek mümkün. Coca-Cola, A101, Petrol Ofisi, Vodafone, Denizbank ve Mavi gibi sektörlerinin önde gelen markalarıyla çalışan Kriko birçok sektörde deneyimli konumda. Ayrıca Great Place to Work sertifikaları ve MENA Search Awards gibi ödülleriyle hem çalışanlarına verdiği değerle hem de sunduğu hizmetlerle adından söz ettirmeye devam ediyor. 

2- UnionIstanbul

Maslak/İstanbul merkezli UnionIstanbul, açık hava reklamlarından medya planlama ve satın almaya, SEO ve Google Ads yönetiminden sosyal medya reklamlarına kadar 360 derece bir hizmet yelpazesi sunan bir reklam ve dijital performans ajansıdır. Google Premier Partner statüsüyle dikkat çeken ajans, prodüksiyon, web yazılımı ve kurumsal kimlik gibi tasarım hizmetlerini de bünyesinde barındırıyor

3- Purplemurple

Gayrettepe/İstanbul merkezli Purplemurple 2017’den bu yana faaliyet gösteriyor. Sosyal medya yönetimi, dijital pazarlama (Meta ve Google Ads odaklı performans kampanyaları), kreatif servisler ve web tasarımı gibi alanlarda hizmet veren ajans tüm reklam süreçlerini bir arada yönetmeyi hedefliyor. Bunlara ek olarak son dönemde yapay zeka destekli video prodüksiyon gibi hizmetleriyle faaliyet alanlarını genişletmeye devam ediyor.

4- Kanguroo Creative

Denizli ve İzmir merkezli Kanguroo Creative, markaların hikayesini keşfederek doğru stratejiyle konumlandırmayı önceliklendiren bir marka stratejisi ve dijital iletişim ajansı olarak bilinmekte. Sosyal medya yönetimi, İnfluencer marketing ile YouTube ve TikTok içerik üretimiyle marka hikayeleştirme konularında uzmanlaşan ajans içerik üretmeden önce markayı kimliğini tanıyarak hareket ediyor.

5- Ajansbee

İzmir merkezli Ajansbee (Ajans Bee), marka oluşturma ve konumlandırmadan stratejik marka yönetimine, kurumsal imaj yönetiminden web sitesi geliştirmeye kadar geniş bir yelpazede 360 derece pazarlama ve web tasarım hizmeti veren bir reklam ajansıdır. Sosyal medya yönetimi, SEO çalışmaları, dijital reklam çalışmaları gibi hizmetler sunan ajans, genç ve dijital yaratıcılığı benimsemiş ekibiyle özgün ve kreatif sonuçlara ulaşmayı hedefliyor.

B2B Dijital Pazarlama İçin Ajans Seçimi

B2B dijital pazarlama yürüten şirketler için ajans seçiminde LinkedIn odaklı hedefleme, uzun satış döngülerine uygun içerik stratejileri ve nitelikli potansiyel müşteri (lead) üretimi konusundaki tecrübe özellikle önem taşır. B2B tarafında çalışan markaların, ajansın kurumsal sektörlerdeki referanslarını ve raporlama şeffaflığını mutlaka sorgulaması tavsiye edilir.

Dijital Ajans Hizmetleri Nelerdir?

Genel olarak dijital ajans hizmetleri şu başlıklar altında toplanabilir:

  • SEO: Arama motorlarında görünürlüğü artıran teknik, içerik ve otorite çalışmaları
  • Performans Pazarlaması: Google Ads, Meta Ads gibi platformlarda hedef odaklı kampanya yönetimi
  • Sosyal Medya Yönetimi: İçerik üretimi, topluluk yönetimi ve marka dili oluşturma
  • Veri Analizi ve Raporlama: Kampanya performansının ölçülmesi ve stratejilerin sürekli iyileştirilmesi
  • Dönüşüm Oranı Optimizasyonu (CRO): Siteye gelen trafiğin satışa dönüşüm oranını artırma

Ajans Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Doğru bir dijital pazarlama ve reklam ajansı seçerken şu kriterlere bakmakta fayda var:

  1. Hedef ve ihtiyaç uyumu: Ajansın hizmetleri sizin önceliklerinizle örtüşüyor mu?
  2. Referanslar ve vaka analizleri: Benzer sektörlerden somut, ölçülebilir sonuçlar sunuluyor mu?
  3. Şeffaf raporlama: Düzenli, anlaşılır raporlama ve açık iletişim sağlanıyor mu?
  4. Bütçe ve ROI dengesi: En ucuz değil, en iyi yatırım getirisini sunan ajans tercih edilmeli.
  5. Uzmanlık derinliği: SEO, performans pazarlaması veya sosyal medya gibi alanlarda gerçek uzmanlık var mı?

Doğru ajans seçimi markanın kısa vadeli kazanımlarından çok uzun vadeli ve sürdürülebilir dijital büyümesine hizmet eder. Kendi bütçenize, sektörünüze ve hedeflerinize en uygun iş ortağını seçmeden önce birden fazla ajansla görüşmeniz her zaman en sağlıklı yaklaşım olacaktır.

Devamını Oku

Genel Haberler

Dev satın alma tamamlandı

Editör

Yazar:

CarrefourSA hisselerinin yüzde 89,28’inin Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık’a (A101) devri tüm yasal onayların ardından resmen tamamlandı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, CarrefourSA’nın sermayesini temsil eden payların yüzde 89,28’lik bölümünün Aydın Grup’a devrine ilişkin Rekabet Kurumu dahil tüm yasal onay süreçleri tamamlandı ve devir işlemi gerçekleşti.

Devirle birlikte Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık şemsiyesi altında yer alan perakende devleri CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. Bu yeni döneme CarrefourSA CEO’su Hatice Evren liderlik edecek.

Açıklamada görüşleri yer alan Aydın Grup Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Bostan, yeni bir sayfa açtıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“CarrefourSA’nın yeni yatırımımızla sağlamlaşacak finansal yapısı, bize daha cesur adımlar atma imkanı veriyor. Mağazalarımıza gelen herkes için daha iyi bir deneyim sunmayı, alışverişi daha keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz açısından da güven veren, değer yaratan ve birlikte büyüme iştahını artıran bir iş ortağı olmayı önemsiyoruz. Çalışanlarımız için ise enerjisi yüksek, gelişim alanı açan, parçası olmaktan gurur ve heyecan duyulan bir iş yeri olmayı hedefliyoruz. Güçlü bir finansman, ekosistem ve sağlıklı bir ticaret, bu yolculuğun merkezinde yer alacak.”

Erhan Bostan, CarrefourSA’nın en güçlü yönlerinden birinin taze, kaliteli ve zengin ürün çeşitliliği olduğunu belirterek, bu gücü daha da büyüterek Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacaklarını bildirdi.

Bostan, “Hedefimiz, Türkiye’nin her ilinde ve çok daha fazla noktada tüketicilere ulaşmak ve erişilebilirlikle kaliteyi birlikte geliştirmektir. Ekonomiye kattığımız değeri, istihdamımızı ve yerli tedarikçilerimizle kurduğumuz iş birliğini çok daha öteye götüreceğiz.” açıklamasında bulundu.

Sabancı Holding 85.5 milyon dolar ödeme yaptı

Nisan ayında satışa ilişkin Sabancı Holding tarafından yapılan açıklamada satış işleminin 325 milyon dolarlık şirket değeri üzerinden yapılacağı ifade edilmişti.

Söz konusu açıklamada şu bilgiler yer almıştı:

“Söz konusu Sözleşme uyarınca, Carrefoursa’nın 325.000.000 ABD Doları olarak belirlenen toplam şirket değeri esas alınarak hesaplanacak nihai hisse değeri, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi tutarları üzerinden yapılacak kapanış düzeltmelerine tabi olacaktır. Kapanış düzeltmeleri sonucunda hesaplanacak nihai hisse değerinin negatif olması halinde, söz konusu negatif farkın ana ortaklara isabet eden kısmının tamamı için Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.’ye ek bir finansal yükümlülük çıkabilecektir.”

Sabancı Holding tarafından KAP’a gönderilen açıklamada ise şu bilgiler yer aldı:

“Carrefoursa’nın 325.000.000 USD olarak belirlenen toplam şirket değerinin, sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde kapanış tarihindeki net borç ve net işletme sermayesi tutarları dikkate alınarak düzeltilmesi sonucunda Sabancı Holding tarafından Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye 85.479.120 USD ödeme yapılmış olup, kapanış hesaplarında yapılacak çalışma sonrasında söz konusu ödeme tutarı güncellenecektir.”

CarrefourSA CEO Kutay Kartallioğlu, bu konuda şu açıklamada bulundu:

“Şirketimizde yeni bir dönem başlıyor: Yapılan Genel Kurul toplantısı ile birlikte şirketimizin ana hissedarlık yapısı değişti ve Yeni Mağazacılık A.Ş. (Aydın Grubu) CarrefourSA’nın ana hissedarı oldu. A101 ve CarrefourSA markaları farklı yönetim yapıları ve ayrı çatılar altında, kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde hareket edecekler, bunu tekrar vurgulamak isterim. Şirketimize, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve tüm CarrefourSA ailesine hayırlı, uğurlu olsun.

Ben ise CarrefourSA’da geçen 22 yıl ve Sabancı Topluluğu bünyesindeki 25 yıllık yolculuğumun ardından bayrağı devrediyorum; planlı ve güvenli bir geçiş için bir süre daha CEO danışmanı olarak destek vermeye devam edeceğim.

Son sekiz yıldır CarrefourSA’nın CEO’su olarak görev yapmak, meslek hayatımın en büyük ayrıcalıklarından biri oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, büyük bir gurur ve derin bir minnettarlık hissediyorum.

Bu süreçte CarrefourSA’yı daha güçlü, daha çevik ve geleceğe daha hazır bir şirkete dönüştürmek için önemli adımlar attık. Dijital dönüşümü hızlandırdık, yapay zekâyı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası hâline getirdik, çok kanallı yapımızı güçlendirdik, sürdürülebilirlik hedeflerimizi ileri taşıdık ve uzun yıllar değer üretmeye devam edecek bir inovasyon kültürü oluşturduk.

Ancak en değerlisi, tüm bunları birlikte başarmış olmamızdı. Bu yolculuk boyunca birlikte çalışma ayrıcalığını yaşadığım tüm CarrefourSA ailesine; Sabancı Topluluğu’na, Carrefour Grubu’na, Yönetim Kurulumuza, müşterilerimize, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Güveniniz, desteğiniz ve ortak vizyonumuza olan inancınız, bu başarı hikâyesinin en değerli parçası oldu.

Şimdi ise geçmişe duyduğum büyük bir minnettarlıkla, geleceğe aynı heyecan ve merakla bakıyorum. Teknolojinin, yapay zekânın ve dönüşüm odaklı liderliğin iş dünyasını yeniden şekillendirdiği bu dönemde; büyüme, dönüşüm ve kalıcı değer yaratımına katkı sağlamayı heyecanla bekliyorum.

Bu yolculukta birlikte yürüdüğüm herkese gönülden teşekkür ediyorum.”

Yeni CEO Hatice Evren kimdir?

CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. CarrefourSA’daki yeni döneme ise CEO Hatice Evren liderlik edecek.

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu olan Hatice Evren, 2010 yılında ABD’ye giderek New York Üniversitesi’nde Yönetim yüksek lisansı yaptığı sırada Araştırma Asistanı olarak çalıştı ve orada kendi girişimini de kurdu. Daha sonra The Boston Consulting Group bünyesinde çalışmaya başlayan Evren, Harvard Business School’da MBA eğitimini tamamladı. MBA sonrası The Boston Consulting Group İstanbul ve Dubai ofislerinde çalıştı.

2019 yılından itibaren Getir’e katılan Hatice Evren, Chief Transformation Officer olarak göreve başladı. 2021 yılında Getir ve GetirMore’un CEO’luğunu üstlendi.  2023 -2024 arasında Chief of Global Functions olarak teknoloji, veri, ürün, müşteri hizmetleri, tedarik ve lojistik zinciri ve operasyonel mükemmellik departmanlarında tüm coğrafyalarda (Türkiye, Avrupa, ABD) küresel fonksiyonların liderliğini yaptı. Ocak 2024-Kasım 2024 arasında ABD Grubu (Getir&Fresh Direct) CEO’su olarak görev yaptı. Getir’in Türkiye’deki market hizmetlerinin (Getir & GetirBüyük) CEO’su olarak devam etti.

Devamını Oku

Genel Haberler

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden ödüllü yarışma

Editör

Yazar:

İstanbul Ticaret Üniversitesi, “Bilgi, Organize Perakendesiyle Buluşuyor” adı altında bir yarışma düzenledi.

Dereceye girenlere “Ekrem Özen Perakende Değer Katan Araştırmalar” ödülü verilecek. “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” kitabında da özgün araştırmalara yer alacak.

Üniversiteden yapılan açıklamada, “Organize gıda perakendeciliğine yönelik özgün araştırmalara editörlü kitapta yayınlama fırsatı tanınacak” yer alırken jüri tarafından seçilen çalışmalarında ödüllendirileceği ifade ediliyor.

Konu başlığı ve özet gönderimi için son tarih ise 7 Ağustos 2026.

İletişim: retailresearch@ticaret.edu.tr

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER