Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Eylül ayında 29 ürünün 15’inde fiyat artışı oldu

Editör
semsi_bayraktar_200
Abone Ol:

Eylül ayında oluşan fiyat değişimlerini değerlendiren Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar şunları söyledi: “Eylül ayındaki fiyat değişimlerine baktığımızda üretici ve market arasındaki fiyat farkının %500’lere ulaştığı görülmektedir. Üreticiden 10 kuruşa çıkan karpuz marketlerde 62 kuruştan satışa sunulmaktadır. Fiyat farkının yüksek olduğu diğer ürünler ise sırasıyla %359 ile domates, %344 ile patlıcan, %340 ile limondur. Görüldüğü üzere üreticilerimiz ile market arasındaki makas yüksektir. Eylül ayında üretici fiyatı değişmeyen limon marketlerde %31 fiyat artışı gösterirken, üretici fiyatı değişmeyen karpuzda marketlerde %21.4 artışla satışa sunulmuştur.

Üreticilerimiz ürettikleri üründen hak ettikleri geliri elde edemezken, tüketicilerimiz bu ürünleri pahalıya tüketmek durumda kalmaktadır. Bunun yanı sıra alım gücü azalan tüketiciler ise bu ürünlerden bir kısmına erişemediği için dengeli beslenememektedir.

Eylül ayında market fiyatlarına baktığımızda; 4 üründe fiyat değişimi olmazken, 10 üründe azalma, 15 üründe ise fiyat artışı olmuştur. Yumurta, patlıcan, kırmızı mercimek, sivri biber fiyatlarında değişim görülmezken, sütte %1.5, kuru kayısıda %2.2, kuru fasulyede %2.9, nohutta %3, armutta %5.8, pirinçte %6.7, yeşil fasulyede %7.1, havuçta %14.5, elmada %17.4, salatalıkta %22.8 fiyat düşüşleri görülmüştür. Buna karşılık limonda %31, kavunda %22.7, karpuzda %21.4, tavuk etinde %14, şeftalide %11.1, patateste %8.4, domateste %5.5, soğanda %3.1, kuru incirde %2.7, kuru üzümde %2.7, fındıkta %2, toz şekerde %1.4, yeşil mercimekte %1.2, dana etinde %0.9, kuzu etinde ise  %0.7 fiyat artışları olmuştur.

Eylül ayında üretici fiyatlarına baktığımızda; 6 üründe fiyat değişimi olmazken 6 üründe azalma, 15 üründe ise fiyat artışı olmuştur. Karpuz, limon, nohut, kuru kayısı, süt ve kuzu etinde fiyat değişimi görülmezken; yeşil fasulyede %3.9, havuçta %6.2, patlıcanda %6.7, sivri biberde %10.7, salatalıkta %19.2, elmada %24.7 fiyat düşüşleri görülmüştür. Mevsim itibarıyla hasadı devam eden ürünler ile elma gibi hasat edilen ürün miktarında artış görülen ürünlerde fiyat düşüşleri görülebilmektedir. Buna karşılık fındıkta %43.8, kuru üzümde %40, pirinçte %27.6, kuru incirde %25, kavunda %15.4, yumurtada %15.4, patateste %9, kuru fasulyede %8.8, soğanda %7.1, domateste %5.5, şeftalide %5.3, dana etinde %5.3, armutta %4.3, yeşil mercimekte %3.6, kırmızı mercimekte %2.9 fiyat artışı görülmüştür.

Fındık fiyatının maliyet fiyatının çok altına düşmesi nedeniyle fındıkta uyguladığımız stratejinin ardından, üreticinin ürününe sahip çıkıp, bilinçli bir şekilde hareket etmesi, ürününü pazara birden indirmemesi, fiyatın normal seviyesine çımasını sağlamış, bu nedenle fındık fiyatında artış görülmüştür.

Kuru üzümde rekoltede yaşanan düşüşün yanı sıra, yağışların kaliteyi olumsuz etkilemesi fiyatı artırmıştır. Kuru incirde de benzer bir durum söz konusudur. Hasat ve kurutma döneminde meydana gelen yağışlar üründe hasara yol açmıştır. Rekoltedeki düşüş fiyatlara yansımıştır.

Pirinçte Ağustos ayı fiyatı 2008 sezonuna ait fiyattır. Eylül ayı itibarıyla çeltik hasadının başlaması ile birlikte piyasaya yeni ürün çıkmıştır. TMO çeltik alım fiyatını henüz açıklamamış olup, serbest piyasada pirinç 1,85 TL/Kg’dan satılmaktadır. Geçen sezonun ürünü ile kıyaslama yapıldığı için fiyatlarda artış görülmektedir.

Dana eti ve yumurta gibi hayvansal ürünlerde arz ve talep değişikliği nedeniyle fiyatlarda bir miktar artış görülmüştür.

Tarım üstü açık bir fabrikadır. İklim koşullarında yaşanan bir değişme üreticilerimizi doğrudan etkilemektedir. Kuru üzüm ve kuru incir örmeğinde olduğu gibi üreticinin ürünü hasar görmüştür. Rekolte düşüşü nedeniyle artan fiyatlar, üreticinin yeterli gelir elde etmesini sağlayacak düzeyde değildir. Son iki yıldır Ülkemizde yaşanan kuraklığın ardından bu yıl gelen yağışlar üreticilerimizi sevindirmekle birlikte, yaşan sel felaketleri, kuru üzüm ve incir gibi ürünlerde rekolteyi olumsuz etkilemiş ve üreticilerimiz mağdur olmuştur.

Üreticilerimizin mağduriyetinin giderilmesi, pazarlamada sıkıntı yaşamadan emeğinin karşılığını almaları, tüketicilerimizin de bu ürünleri uygun fiyatla tüketmesi sağlanmalıdır. Ürünlerin üreticiden tüketiciye ulaşana kadar, pazarlama zincirinde yer alan tüm taraflar gereken hassasiyeti göstermelidir.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

 

Seçilmiş Ürünlerde Eylül’09 Ayı İtibarıyla Ortalama Üretici, Hal, Pazar ve Market Fiyatları(TL/Kg)


Ür Ürünler

Üretici

Hal

Pazar

Market

Hal/Üretici

Pazar/Üretici

Market/Üretici

Fiyatı

Fiyatı

Fiyatı

Fiyatı

Fiyat Farkı(%)

Fiyat Farkı

(%)

Fiyat Farkı (%)

Domates

0,34

0,60

1,13

1,55

77,8

233,3

359,4

Salatalık

0,32

0,45

0,88

1,23

39,2

170,6

279,6

Sivri Biber

0,47

0,69

1,44

1,96

45,2

203,7

314,1

Yeşil Fasulye

0,74

1,11

2,00

2,71

50,3

170,3

266,4

Patlıcan

0,33

0,51

0,95

1,45

56,9

190,8

343,9

Havuç

0,45

0,70

1,25

1,36

55,6

177,8

202,0

Soğan

0,38

0,62

0,80

1,01

64,4

113,3

169,3

Patates

0,43

0,66

0,92

1,10

55,3

115,7

157,6

Limon

0,58

1,13

2,67

2,53

95,7

363,8

339,8

Elma

0,57

0,99

1,44

2,17

74,8

154,4

284,5

Kavun

0,30

0,56

0,72

1,26

85,8

138,9

321,1

Karpuz

0,10

0,18

0,38

0,62

77,4

271,0

499,2

Şeftali

1,00

1,49

2,13

2,96

48,8

112,5

195,6

Armut

0,97

1,50

2,13

2,91

54,6

119,1

200,2

Kuru Fasulye

1,60

2,10

3,69

4,75

31,3

130,5

196,6

Nohut

1,10

1,60

3,50

4,12

45,5

218,2

274,6

Kırmızı Mercimek

1,80

2,80

3,88

4,51

55,6

115,3

150,6

Yeşil mercimek

1,45

2,20

3,50

4,17

51,7

141,4

187,6

Pirinç

1,85

2,00

4,38

4,98

8,1

136,5

169,2

Kuru Kayısı

3,00

6,50

7,90

116,7

163,2

Kuru Üzüm

2,80

5,00

6,63

78,6

136,9

Kuru İncir

3,75

8,33

11,30

122,2

201,3

Fındık(İç)

9,20

13,50

16,72

 

46,7

81,8

Yumurta

0,15

0,25

0,25

66,7

68,3

1Lt Süt

0,58

 

1,97

239,8

Dana Eti

10,00

 

19,07

90,7

Kuzu eti

14,00

 

23,77

69,8

Tavuk Eti

 

5,21

Toz Şeker

 

2,76

 

Not: Veriler Ankara, İzmir, İstanbul, Mersin illerinden derlenen ortalama fiyatlardır. Pirinç, kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek için belirtilen hal fiyatları Gimat toptan satış fiyatlarıdır.

TMO henüz çeltik alım fiyatını açıklamamış olup, pirinç üretici fiyatları yeni sezona ait serbest piyasa fiyatıdır.

Fındık fiyatı serbest piyasa fiyatıdır.

Baklagil fiyatları yeni sezona ait üretici fiyatlarıdır.

 

Seçilmiş Ürünlerde Market Fiyatlarındaki Aylık Değişim

 

Market Fiyatları(YTL/Kg)

30 Ağustos 2009

29 Eylül 2009

30 Ağustos/29 Eylül

 %Değişim

Limon

1,93

2,53

31,0

Kavun

1,03

1,26

22,7

Karpuz

0,51

0,62

21,4

Tavuk Eti

4,57

5,21

14,0

Şeftali

2,66

2,96

11,1

Patates

1,01

1,10

8,4

Domates

1,47

1,55

5,5

Soğan

0,98

1,01

3,1

Kuru İncir

11,00

11,30

2,7

Kuru Üzüm

6,46

6,63

2,7

Fındık(İç)

16,39

16,72

2,0

Toz Şeker

2,72

2,76

1,4

Yeşil mercimek

4,12

4,17

1,2

Dana Eti

18,90

19,07

0,9

Kuzu Eti

23,60

23,77

0,7

Yumurta

0,25

0,25

0,0

Patlıcan

1,45

1,45

0,0

Kırmızı Mercimek

4,51

4,51

0,0

Sivri Biber

1,96

1,96

0,0

1Lt Süt

2,00

1,97

-1,5

Kuru Kayısı

8,07

7,90

-2,2

Kuru Fasulye

4,89

4,75

-2,9

Nohut

4,25

4,12

-3,0

Armut

3,09

2,91

-5,8

Pirinç

5,34

4,98

-6,7

Yeşil Fasulye

2,92

2,71

-7,1

Havuç

1,59

1,36

-14,5

Elma

2,63

2,17

-17,4

Salatalık

1,59

1,23

-22,8

 

 Seçilmiş Ürünlerde Üretici Fiyatlarındaki Aylık Değişim


Üretici Fiyatları(YTL/Kg)

30 Ağustos 2009

29 Eylül 2009

30 Ağustos/29 Eylül

 %Değişim

Fındık(İç)

6,40

9,20

43,8

Kuru Üzüm

2,00

2,80

40,0

Pirinç

1,45

1,85

27,6

Kuru İncir

3,00

3,75

25,0

Kavun

0,26

0,30

15,4

Yumurta

0,13

0,15

15,4

Patates

0,39

0,43

9,0

Kuru Fasulye

1,47

1,60

8,8

Soğan

0,35

0,38

7,1

Domates

0,32

0,34

5,5

Şeftali

0,95

1,00

5,3

Dana Eti

9,50

10,00

5,3

Armut

0,93

0,97

4,3

Yeşil mercimek

1,40

1,45

3,6

Kırmızı Mercimek

1,75

1,80

2,9

Karpuz

0,10

0,10

0,0

Limon

0,58

0,58

0,0

Nohut

1,10

1,10

0,0

Kuru Kayısı

3,00

3,00

0,0

1Lt Süt

0,58

0,58

0,0

Kuzu eti

14,00

14,00

0,0

Yeşil Fasulye

0,77

0,74

-3,9

Havuç

0,48

0,45

-6,2

Patlıcan

0,35

0,33

-6,7

Sivri Biber

0,53

0,47

-10,7

Salatalık

0,40

0,32

-19,2

Elma

0,75

0,57

-24,7

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Genel Haberler

Üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 252,9 ile maydanozda görüldü

Editör

Yazar:

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, eylül ayı üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını ve girdi fiyatlarını yaptığı görüntülü basın açıklamasında değerlendirdi.

Bayraktar, eylül ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 252,9 ile maydanozda görüldüğünü belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Maydanozdaki fiyat farkını yüzde 231,1 ile marul, yüzde 219,4 ile domates, yüzde 218,3 ile limon, yüzde 205 ile elma takip etti.

Maydanoz 3,5 kat, marul 3,3 kat, domates ve limon 3,2 kat, elma ise 3 kat fazlaya tüketiciye satıldı.

Üreticide 1 lira 36 kuruş olan maydanoz 4 lira 80 kuruşa, 3 lira 79 kuruş olan marul 12 lira 55 kuruşa, 5 lira 30 kuruş olan domates 16 lira 93 kuruşa, 6 lira 67 kuruş olan limon 21 lira 23 kuruşa, 4 lira 60 kuruş olan elma ise 14 lira 3 kuruşa markette satıldı.”

Market fiyatları

“Eylül ayında markette 37 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 10’unda fiyat azalışı görüldü.

Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 92,6 ile sivri biber oldu. Sivri biberdeki fiyat artışını yüzde 73,6 ile domates, yüzde 39,6 ile salatalık, yüzde 32,4 ile patlıcan, yüzde 29 ile marul, yüzde 28,2 ile kabak takip etti.

Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,4 ile elma oldu. Elmadaki fiyat düşüşünü yüzde 9,6 ile patates, yüzde 8,7 ile mısırözü yağı, yüzde 6,7 ile kuru soğan, yüzde 6,5 ile yeşil mercimek izledi.”

Üretici fiyatları

“Eylül ayında üreticide fiyatı en fazla düşen ürün, yüzde 41,2 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 22,5 ile kuru soğan, yüzde 9,1 ile kuru kayısı, yüzde 8,1 ile maydanoz, yüzde 5,1 ile patates, yüzde 5 ile havuç izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 149,5 ile sivri biberde görüldü. Sivri biberdeki fiyat artışını yüzde 130 ile elma, yüzde 125 ile pirinç, yüzde 79,3 ile kuru üzüm, yüzde 69 ile taze fasulye, yüzde 62 ile marul, yüzde 59,7 ile kabak, yüzde 54,5 ile domates, takip etti.

Eylül ayında üreticide 28 ürünün 22’sinde fiyat artışı olurken, 6 üründe ise fiyat düşüşü görüldü.”

Fiyat değişimlerinin sebepleri

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, üretici ile marketteki fiyat değişimlerinin sebeplerini ise şöyle açıkladı:

“Arz fazlalığı patates ve kuru soğan fiyatlarını düşürdü.

Havuç fiyatındaki düşüşe talepteki azalma sebep oldu.

Kuru kayısı arzındaki artış fiyat düşüşüne neden oldu.

Sivri biber, domates, salatalık, patlıcan, kabak, marul ve taze fasulyede arzdaki azalma ürünlerin fiyatlarını yükseltti.

Elma ve pirinçteki yüksek fiyat, ürünün yeni sezona ait olması ve maliyetlerinin artmasından kaynaklandı.

Yeni sezonun başlaması ve TMO’nun açıkladığı alım fiyatı piyasada kuru üzüm fiyatlarını yükseltti.”

Üreticilerimizin maliyetlerini düşürmeden tüketicilerin de ucuz gıdaya ulaşması mümkün değildir”

Türkiye İstatistik Kurumu’nun temmuz ayı için yayımladığı Girdi Fiyat Endeksi’nde yer alan mazot, gübre, elektrik, tohum, ilaç ve yem fiyat endekslerinin önemli ölçüde artış gösterdiğini ifade eden Bayraktar, bu artışların, eylül ayında yüzde 158’i bulan üretici fiyat artışlarının sebebine işaret ettiğini belirterek açıklamasına devam etti:

TÜİK verilerinde yer alan gübre endeksindeki artış yüzde 240’ı, mazot endeksindeki artış yüzde 255’i buluyor.

Girdi fiyatlarının yüksekliği tüketicilere de yansıyor. Artan üretim maliyetleri fiyatları şişiriyor, bu da enflasyon olarak geri dönüyor. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürmeden tüketicilerin de ucuz gıdaya ulaşması mümkün değildir.

Avrupa’da ciddi bir gıda krizi baş gösteriyor. Onlar da bizim kapımızı çalmaya başladı. Gıda ürünlerinin ihracatını yasaklayarak sorunu çözemeyiz.

Maliye, tarım sektöründe üretimin sürdürülebilirliği için elini daha fazla cebine atmalı, sektörü daha fazla desteklemelidir.

Tarımsal üretici fiyatlarındaki artışların çok üzerinde seyretmeye devam eden tarımsal maliyetlerdeki artışlar, çiftçilerimizin gelirlerinin düşmesine sebep oluyor ve sürdürülebilir değildir. Bunu tersine çevirmek zorundayız.

Kaldı ki, üreticilerimiz de maliyet artışlarını fiyatlara yeterince yansıtamıyor. Tüketiciye ucuz gıda ulaştırmanın, enflasyonu azaltmanın yolu üreticilerimizin desteklenmesinden geçiyor. Üreticilerimizi destekleyerek, morallerini yüksek tutalım. Üretimden kopmalarına izin vermeyelim.”

Eylül ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarındaki değişim

“Eylül ayında, ağustos ayına göre gübre fiyatları kalsiyum amonyum nitrat gübresinde yüzde 12,3, 20.20.0 kompoze gübresinde yüzde 7,6, amonyum sülfat gübresinde yüzde 7,1, üre gübresinde yüzde 5,4 ve DAP gübresinde ise yüzde 0,1 artış gösterdi.

Geçen yılın eylül ayına göre ise son bir yılda, üre gübresi yüzde 208, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 207, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 176, DAP gübresi yüzde 175, amonyum sülfat gübresi yüzde 161 oranında arttı.

Mazot fiyatı aylık olarak yüzde 14 azalırken, son bir yıla göre ise yüzde 216 oranında arttı.

Besi yemi eylül ayında ağustos ayına göre yüzde 1,4, süt yemi yüzde 0,7 oranında azaldı. Son bir yılda besi yemi yüzde 113, süt yemi ise yüzde 116 oranında arttı.

Elektrik fiyatları son bir yılda yüzde 140 oranında arttı. Zirai ilaç fiyatları ise yıllık bazda yüzde 80 artış gösterdi.

Üreticilerimiz yakında kışlık ekimlere başlayacak. Temel ürünlerimiz olan buğday, arpa ve kırmızı mercimek gibi ürünlerin üretiminde önemli ölçüde mazot ve gübre kullanılıyor. Üreticilerimizin bu girdi fiyatlarına dayanması mümkün değildir. Bu artışlar üretimin sürdürülebilirliğini ciddi manada tehdit ediyor. Mazot ve gübre desteklerinin ekim zamanı ayni ödenmesi doğru bir yaklaşımdır. Diğer yandan, mazot için fiyatın yarısı destek olarak verilse de, özellikle gübre için verilen destek yeterli değildir. Bu nedenle gübre desteklerinin gözden geçirilerek, önemli ölçüde artırılması gerekiyor.

Üreticilerimizin geleceği görmelerini, üretimde kalmalarını sağlamak için girdiler makul fiyatlardan üreticilere ulaştırılmalı, girdi destekleri artırılmalı, ekimden önce destekler açıklanmalı ve en kısa sürede üreticilerimize verilmelidir.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Prof. Dr. Emre Alkin: Şirketleriniz sizlerin değil memleketimizindir

Editör

Yazar:

Enflasyonun el freni konumunda olan özel markalı ürünler sektörünün gelişimi ve sorunlarının çözümü için çalışmalarını sürdüren PLAT Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği’nin ikincisini düzenlediği PLAT Talks etkinliğinde dernek üyeleri ve sektörün çok sayıda önde gelen ismi buluştu.

İstanbul-Kurtköy’de bulunan Crowne Plaza’da düzenlenen etkinliğin ilk bölümünde sektör temsilcilerine seslenen Prof. Dr. Emre Alkin, küresel piyasalardaki son durumu, beklentileri ve önümüzdeki dönem için merak edilen konuları yanıtladı.

“İşinizle alakalı harcamalarınızı önceliklendirmeniz gerekiyor.” diyen Prof. Dr. Alkin, “Gereksiz harcamalardan kaçınmanın ve nitelikli personelin önemini pandemi döneminde bir kez daha gördük. İş insanlarımız 4 tane üretim fonksiyonlarından bir tanesidir.  Bu 4 üretim fonksiyonu ise emek, sermaye, toprak ve müteşebbistir. Toprak vatanımız, emek vatandaşımız, sermaye ise hepimizindir. Şirketleriniz sizlerin değil memleketimizindir. Dolayısıyla bu noktaları göz önüne alarak hareket etmemiz gerekiyor” dedi.

Savaşlar, pandemiler ya da beklenmeyen durumların küresel olarak her zaman yaşanabileceğini belirten Prof. Dr. Alkin, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

“Çözüme odaklanmamız gerekiyor. Çalışanlarınız ile birlikte sorunları paylaşın, çözüm yolunu birlikte arayın. Direnci artırın. Çünkü bir başka vaka olduğunda şirketi ayakta tutacak prensiplerin çoktan hazırlanmış olması gerekiyor. İşe dönüşü planlayacağız. ‘Aynı performansı tekrar nasıl yakalarız?’ sorusunu harekete geçirerek iş verimliliğinde performansı artırmaya çabalayacağız. Yeni normali öngöreceğiz.

Yeni normal eski normalden farklı. Yeterince büyükseniz piyasaya şekil veririsiniz ama küçükseniz piyasaya göre şekil almak zorundasınız. Eğer küçükseniz dinamik olacaksınız, eğer büyükseniz ahlaklı olacaksınız.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923 yılındaki İzmir İktisat Kongresi’ndeki açıklamasına da yer veren Prof. Dr. Alkin, “Atatürk demiş ki: ‘Bakınız efendiler. Şahsi menfaatler ekseriyetle toplum menfaatlerinin önüne getirilir. Doğrudur. Ama şahsi menfaatler rekabet içerisinde kalmalıdır. Ancak toplumun bütün sorunlarını, piyasanın bütün sorunlarını şahsi menfaatlerden kurulmuş rekabet ortamını çözeceğini düşünüyorsanız bu gaflettir. Bundan dolayı devletin düzenleyici otorite olarak ortaya çıkması doğaldır. Ancak bu vazifeyi yaparken piyasa kurallarına saygı duyulması gerekir. Nihayetinde hiçbir devlet ferdinin önüne geçemez.’ Sene 1923. Daha Cumhuriyet ilan edilmemiş. Lozan görüşmeleri askıda Atatürk bunları söylemiş. Dolayısıyla anlıyoruz ki Cumhuriyet’in temelleri sağlamdır.” şeklinde sözlerini noktaladı.

Devamını Oku

Genel Haberler

Palandöken, “Esnafa yeni yapılandırma şart”

Editör

Yazar:

Pandemi sonrası daha belini doğrultamayan esnaf ve sanatkarların en büyük isteğinin yeni bir yapılandırma olduğunu dile getiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Pandemi nedeniyle iki yılı aşkın süredir iş yapamayan esnafımız daha belini doğrultamadı. Üstüne bir de hem dünyada hem de ülkemizde baş gösteren ekonomik sıkıntılar nedeniyle esnafın girdi maliyetlerinde ciddi bir artış yaşandı. 2 milyonu aşkın esnafımızın birikmiş borçlarını ödeyebilmesi için sıfır faizli ve uzun vadeli yeni bir yapılandırma şart. Yapılandırmayla birlikte esnafa sicil düzenlenmesi de sağlanarak sıfır faizli ve uzun vadeli nefes kredisi verilmeli. Bu sayede esnafımız yeniden ayağa kalkar, devletimiz de alacaklarını tahsil etmiş olur. Çünkü son 10 yılda yapılan yapılandırmalardan devletimiz 180 milyar liraya yakın tahsilat yapmış” dedi.

“Birikmiş kredi, SGK ve vergi borçları sıfır faiz ile ötelenmeli”

Esnafın birikmiş kredi, SGK ve vergi borcunu ödeyebilmesi için faizsiz ve uzun vadeli yeni bir yapılandırma gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “İki yılı aşkın süredir devam eden pandemide başta yiyecek içecek sektörü olmak üzere tüm sektörlerdeki esnaf ve sanatkarlarımızın ticari faaliyetleri sekteye uğradı. Verilen devlet desteklerinin akabinde vatandaşların aşılanması ve virüsün eski gücünü kaybetmesiyle birlikte kısıtlamalar kaldırıldığında tam esnafımız rahat nefes alacak derken tüm dünyada baş gösteren enerji krizi ne yazık ki ülkemize de yansıyarak başta akaryakıt olmak üzere, iş yeri kiraları, elektrik, doğalgaz gibi girdi maliyetlerini artırdı. Esnafımızın çoğu biriken borçlarını ödeyemediği gibi yeni borç altına girdi. Bunun için esnaf ve sanatkarlarımızın kredi, SGK ve vergi borcu gibi biriken borçlarını ödeyebilmesi için sıfır faizli ve uzun vadeli yeni bir yapılandırmaya gidilmeli. Mevcut faizler silinmeli” diye konuştu.

“Özel bankalar da esnafa kredi vermeli”

Öte yandan yapılandırmayla birlikte esnaf için sicil düzenlemesinin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Palandöken, “Esnafımız pandemiyle birlikte biriken borçlarını ödemek için krediye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Uzun zamandır sıkıntı çeken esnafımızın yükünü hafifletmek için sıfır faizli ve uzun vadeli can suyu kredisi verilmeli. Bunun için de öncelikle esnafımızın krediye ulaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı. İlk olarak esnafa sicil düzenlenmesi sağlanmalı. Ayrıca sadece devlet ve kamu bankaları değil özel bankalar da ekonominin bel kemiği olan esnaf ve sanatkarlar için düşük faizli kredi imkanı sunmalı. Krediler ile yeni iş yeri açacak olan genç girişimcilerin de önü mutlaka açılmalı” şeklinde konuştu.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER