Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Fazla kapasiteyi ne yapmalı

Editör
orhan_idil2_200
Abone Ol:

Raflardaki ürünleri uluslararası markalarla kıyasıya bir rekabet içinde olan ve portföyündeki ürün gruplarının büyük çoğunluğunda pazar ikinciliğine sadece üretim kapasitesindeki yetersizlik nedeniyle razı olmakla karşı karşıya kalan bir şirketin alabileceği en rasyonel karar, elbette kapasite artış yatırımına yönelmek olabilir. Ancak bu kararı vermek her zaman çözümü kolaylaştırmıyor, dahası çözülmesi gereken yeni denklemler oluşturuyor. Tıpkı Hayat Kimya’nın kararında olduğu gibi…
Hayat Kimya, üç markasının bulunduğu temizlik kağıtları alanında üretim kapasitesini ikiye katlayarak 130 bin tona çıkarma yatırımını projelendirdiği zaman, kısa süre içinde pazarını da iki katına çıkaramayacağını biliyordu. Bu da fazla kapasitenin maliyetine katlanmak demekti. Ancak yatırım yapmamak pazar liderliğinin göz göre göre kaçmasına izin vermek olacağı gibi daha küçük bir yatırım, raflardaki durumun sadece birkaç yıl sonra tekrarlanmasına neden olacağından ölçeğini birebir büyütme kararı vermek zorundaydı şirket. Kriz dönemine denk gelen bu yatırımın olası olumsuz sonuçlarını bir düşünün.
Buna karşın Hayat Kimya, kısa bir süre önce bu kez kanala bir yatırım yaptı ve yüksek oranlı indirim marketi A101’in üçte bir hissesini satın aldı. Kullanılabilecek bir kanal varsa kapasite fazlasının değerlendirmek için üretimin bir kısmında market markalı ürünlere yönelmek, içinde bulunulan durumda iyi bir çözüm olduğu gibi şirkete ciddi bir kârlılık artışı vaat edebilir. Ayrıca Hayat Kimya’nın sadece temizlik kağıtlarında değil, diğer üretim alanları olan hijyenik ürünler ve deterjanda da benzer hedefler belirlediği ve yatırım süreçlerini başlattığı düşünülürse bu kanalın önemi daha iyi ortaya çıkıyor. Ancak şirketin orta vadeli hedefleri A101’in besleyebileceğinden daha büyük. Bu da Hayat Kimya’nın hedeflerinde güvendiği noktaların A101’den fazlası olduğunu gösteriyor.
Hayat Kimya Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr.  Orhan İdil A101’in yatırımının Hayat Kimya için direkt bir etkiye sahip olmayacağını düşünse de ortaklığın şirket için iki noktada yararlı olacağına inanıyor: “Bu ortaklık önemli bir ilişki doğurduğu için A101’in tedarikçileri arasında biraz daha avantajlı duruma geliyoruz. Fakat unutulmaması gereken; biz zaten kalite ve fiyat politikamıza güveniyoruz. Bir de artık perakendenin nabzını tutabileceğiz.”

 

Markalaşmanın ardından

Hayat Kimya daha önce de BİM, Carrefour ve Migros için market markalı ürünler üretiyordu. Ancak bu üretim anlaşmaları uzun süreli ya da tek tedarikçi olmaya yönelik değildi. Yapılan kapasite artışları şimdi şirkete sadece A101’e yönelik değil, yurtiçinde ve yurtdışında daha farklı zincirler için de tedarikçi olma konusunda tercih özgürlüğü ve fırsatlar sağlayacak. Elbette şirketin market markalı ürünler üretme noktasındaki bu kararında, kendi markalarında belirli bir ölçeğe ve dolayısıyla sürdürülebilir bir talep arz ilişkisine sahip olması etkili. “Bir şirketin markaları zaten pazarda ilk üçteyse bu fason üretim noktasında konjonktürel dalgalanmalardan korunacağı anlamına geliyor” diyor faaliyet alanı sadece zincir marketler için market markalı ürünler üretmekle sınırlı olan bir şirketin yöneticisi ve ekliyor: “Oysa bizim gibi kendi markasıyla üretim yapmayan şirketler arzları üzerinde sanıldığı kadar etkili değil.” Şirketin market markalan üretme kararını bir maliyet kontrol mekanizması olarak kabul etmek gerekiyor. Zira şirket kapasite yatırımlarını asıl olarak kendi markalarını beslemek üzere yapıyor. Zira Hayat Kimya’nın bundan sonraki hedefi daha büyük.

“Türkiye perakende pazarı giderek daha organize bir hale geliyor. Ve tam organize pazarlarda market raflarında iki marka ve bir market markası savaşır her zaman” diyor Orhan İdil ve ekliyor: “Biz bu iki markadan biri, mümkünse en çok tercih edileni olmak istiyoruz.” Şirketin rakipleri düşünüldüğünde bu hedef pek çok yabancı markayı pazar dışına itmek anlamına geliyor. Peki, şirket bunu başarabilir mi? Bu sorunun cevabı için Hayat Kimya’nın aslında çok da uzun olmayan geçmişi fikir verebilir. Hatırlanacağı gibi Hayat Kimya 2001 krizi ve atlattığı büyük yangından sonra 2002 yılında her şeye yeniden başlamak zorunda kalmıştı. Şirket o günden bu zamana oldukça ciddi bir yol kat etti. Faaliyet alanları düşünüldüğünde sıfırdan oluşturduğu ve yeniden tutundurduğu ürün gruplarının, pazarın köklü, finansal açıdan son derece güçlü, üstelik de jenerik olmuş markalarına karşı ciddi bir ilerleme kaydettiği görülüyor. Bu durumda şirketin Türkiye’de alışılmış el yordamıyla sanayicilik ya da terminolojide yaparak öğrenme olarak isimlendirilen yöntemden farklı bir yol izlemesi olabilir. “Biz markamızın çatısını tamamen bilimsel gerçeklerden kuruyoruz. Sonra pazar ve tüketici araştırmalarına göre ete kemiğe büründürüyoruz” diyor ve devam ediyor Orhan İdil: “Pazarlama odaklı bir şirketiz.”

Şirketin sadece Türkiye’ye değil, j yurtdışına yönelik de ciddi hedefleri var. Üretim yaptığı pazarlarda tıpkı Türkiye’de olduğu gibi ilk iki sırada yer alıyor markaları. Bu nedenle 70’e yakın ülkeye ihracat yapan şirket, üretim yaptığı ülke sayısını artırmayı hedefliyor kısa zaman içinde. Bu da Hayat Kimya’nın uluslararası markalar yaratma ve kendi pazarında uluslararası markalara karşı hedeflerini gerçekleştirebilme fırsatı verebilir. Orta vadede olmasa da uzun vadede. Zira Hayat Kimya rasyonel ve stratejik davranmayı biliyor. Daha önce şampuan ve sabun alanına giren, üstelik bu hamlesiyle rakiplerini ürküten şirket, diğer faaliyet alanlarındaki kadar başarılı olmayacağını anladığında bu alandan çıktı. “Üstelik başarılı olmamak söz konusu değildi, sadece en başarılardan biri olamayacağımızı düşündük” diye anlatıyor o kritik kararı Orhan İdil.
Bu sözler A101 ortaklığına yönelik oluşan sorular için bir açıklama olabilir. A101 yatırımı farklı bir yatırım alanı olsa da pazardaki pek çok kişi aslında bu ortaklıkta perakende zincirinin daha kârlı olduğunu düşünüyor. Şirketin A101’e kriz gibi uygun bir ortam varken en büyük rakibi BİM karşısında sıkı bir destek sağlayacağı malum. “Hayat Kimya kısa zamanda çok ciddi bir çıkış yaptı. Bu kadar çok ürünün ve sıkı rakibin bulunduğu bir alanda pazar lideri olmak ya da lideri zorlamak kolay değil” diyor kendi ismini taşıyan perakende danışmanlık şirketinin sahibi Mehmet Uçar. Gelinen nokta rasyonel ve stratejik davranmanın bir sonucu. Bu nedenle ne kadar yeni denklemler üretse de yeni kapasite yatırımları şirketin hedeflediği faydayı elde etmesini sağlayacak.

 

Kaynak: Business Week

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Yerli Market Haftası için geri sayım başladı

Editör

Yazar:

2019 yılında 5’incisi düzenlenen Yerli Market Haftası (YMH), pandemi molasının ardından 25-26 Mayıs 2022 tarihlerinde WOW Convention Center’da gerçekleştirilecek.

Ziyaretçinin iki gün boyunca B2B görüşmeleri yaptığı fuarda önceki yıllardan farklı olarak bu sene, “gezici B2B” formatı da eklenecek. Teknoloji kullanımı ile katılımcı firmaların market kategori yöneticileri ile etkileşim alanlarının en düzeye çıkarılması planlanan YMH’de yerleşim planı da tümüyle yenilendi.

Standlı katılım ve sponsorluk görüşmelerinin başladığı fuara ziyaretçi olarak katılım ise anlamlı bir sosyal sorumluluk projesi ile birleştirildi.

Haribo, Sleepy, Baby Turco, Oruçoğlu, Lila Grup gibi birçok firmaların yerlerini aldığını YMH’ye katılım için şu şu adreslerden iletişime geçebilirsiniz.

Devamını Oku

Genel Haberler

Geleceğin sektörleri, geleceğin yetkinlikleri

Editör

Yazar:

Işık Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü, 13 Ocak Perşembe günü Saat 14.00’de, “Geleceğin sektörleri, geleceğin yetkinlikleri” konulu webinar düzenliyor.

Etkinliğin moderatörlüğünü Işık Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Başkanı Prof. Dr. Dilek Teker yönetecek.

Açılış konuşmasını Işık Üniversitesi İİSBF Dekanı Prof. Dr. Serhat Koloğlugil gerçekleştirecek. Konuşmacı olarak Füturistler Derneği Başkanı Dr. Mustafa Aykut, Coursera Türkiye Üniversite İşbirlikleri Direktörü Sevcan Karababa Türker, Retail Türkiye Editörü Cengiz Çambel, İKAROS Partners& CEO Cansın Duman, SiPAY CEO Semih Muşabak ve Khan Akademi Türkiye Direktörü Alp Köksal yer alacak.

Zoom etkinliğine ücretsiz katılmak için meeting ID: 814 6547 3234

Devamını Oku

Genel Haberler

Yüksek enflasyon artışı devam ediyor

Editör

Yazar:

TÜİK’e göre Aralık’ta 13,58 artışla 2021 yıllık enflasyon 36,08 olurken ENAGrup’a göre 12 aylık artış oranı %82.81 olarak gerçekleşti.

 

ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Aralık ayında %19,35 arttı

Aralık 2021 dönemi (30.11.2021-31.12.2021) günlük fiyat değişimlerinden elde edilen ENAGrup Fiyat Endeksi aylık bazda %19,35 arttı.

ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) ve TÜİK ana harcama grup enflasyon oranları

TÜİK alt grupları gösterge olarak alındığında en az aylık artış %1,98 ile Ev Eşyası en fazla yükseliş ise %35,75 ile Gıda ve Alkolsüz İçecekler kaleminde gerçekleşmiştir.

ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) alt grup enflasyon oranları

ENAGrup tüketici sepeti farklılaştırması ekteki grafikte sunulmuştur. Değişik tüketici gruplarının yine değişik enflasyon oranlarını yansıtması amacıyla oluşturulan bu ürün grubu sınıflamasına göre enflasyon oranı oldukça farklılıklar göstermektedir.

ENAG-özellikli ürün grubu enflasyon hesaplamasına göre, aylık en az artış yaşanan grup %0,32 ile Elektrik Yakıt, en fazla yükseliş görülen grup ise %48,92 ile Yağ ürün grubunda olmuştur.

“2021 yılında markette en fazla fiyat artışı yüzde 123,85 ile patateste yaşandı”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat değişimlerini ve 2021 yılı üretici ve market arasındaki fiyat değişimlerini değerlendirdi.

“Kurdaki düşüşe rağmen aralık ayında market fiyatlarında ciddi düşüşler olmadı”

“Gıda fiyatlarını 2007 yılından bu yana yakından takip edip siz değerli basın mensuplarımızla paylaşıyoruz” diyen Bayraktar, üretici market fiyatlarında, Aralık ayındaki değişimleri şöyle açıkladı:

“Aralık ayında, markette 43 ürünün 37’sinde fiyat artışı, 6’sında fiyat azalışı, üreticide ise 35 ürünün 24’ünde fiyat artışı, 8’inde fiyat azalışı meydana geldi. Üreticide 3 üründe fiyatlar değişmezken, markette fiyatı değişmeyen ürün olmadı.

Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün, marketlerde patlıcan, üreticilerde limon olurken, marketlerde fiyatı en fazla düşen ürün karnabahar, üreticide fiyatı en fazla düşen ürün marul oldu.

Marketlerde fiyat düşüşü yüzde 14,33 oran ile en fazla karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 8,03 ile portakal, yüzde 3,01 ile lahana, yüzde 2,27 ile marul, yüzde 1,39 ile havuç, yüzde 0,67 ile antepfıstığı takip etti.

Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 59,43 ile patlıcanda görüldü. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 52,72 ile salatalık, yüzde 52,47 ile süt, yüzde 49,77 ile yeşil mercimek, yüzde 49,53 ile yoğurt, yüzde 46,98 ile patates, yüzde 43,75 ile kırmızı mercimek, yüzde 43,48 ile maydanoz, yüzde 40,95 ile yeşil fasulye, yüzde 36,56 ile tereyağı, yüzde 34,79 ile pirinç, yüzde 34,72 ile kaşar peyniri izledi.

Kurdaki düşüşe rağmen aralık ayında market fiyatlarında ciddi düşüşler olmadı.”

Aralık 2020-Aralık 2021 yılı üretici market fiyatlarındaki değişim

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Aralık ayı üretici ve market arasındaki fiyat değişimlerinin ardından 2021 yılının üretici ve market arasındaki fiyat değişimlerini de şöyle değerlendirdi:

“2021 yılında markette hemen hemen tüm ürünlerin fiyatlarında artış görülmüştür. Toplam 42 ürünün 38’inde fiyat artışı, 4’inde fiyat azalışı, üreticilerde ise 34 ürünün 25’inde fiyat artışı, 9’unda ise fiyat azalışı meydana geldi. Markette ve üreticide 2021 yılında fiyatı değişmeyen ürün olmamıştır.

Yaptığımız tespitlere göre, 2021 yılında, fiyatı en fazla artan ürün marketlerde ve üreticide patates olurken, fiyatı en fazla düşen ürün ise marketlerde yeşil soğan, üreticilerde mandalina oldu.

2021 yılında, marketlerde fiyat düşüşü yüzde 37,84 ile en fazla yeşil soğanda meydana geldi. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 8,29 ile portakal, yüzde 4,58 ile limon, yüzde 2,14 ile elma takip etti.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER