Genel Haberler
Geleceğe dair umutsuzluk perakende güvenini düşürüyor

2016 yılını negatif seyirle tamamlayan perakende güveni, yeni yılın ilk iki ayında da bu eğilimine devam ederek son 13 ayı negatif seviyede geçirmiş oldu. Bu eğilimde geçtiğimiz 3 aydaki işlerin gelişimi ile önümüzdeki 3 aya ilişkin satış beklentilerindeki düşüş etkili oldu. Perakende güveni, Kasım 2016’dan bu yana olduğu gibi tüm sektörlerde negatif seyrederken, en çok “elektrikli ev aletleri, radyo ve televizyonlar” sektöründe azaldı. AB-28 ve Euro Bölgesi ile karşılaştırıldığında ise Türkiye’nin performansı geçen yıla göre kötüleşti.
Perakende güveni geçen yıla göre azaldı
Şubat ayında -17,3 puan değerini alan TEPE, bir önceki aya göre 0,7 puan; geçen yılın aynı dönemine göre 14,4 puan azaldı. TEPE değerinin geçen yıla göre azalmasında, geçtiğimiz 3 ayda işlerin gelişimi ve önümüzdeki 3 ayda satış beklentisi göstergelerindeki geçen yıla göre düşüş etkili olurken; TEPE değerinin geçen aya göre azalmasında önümüzdeki 3 ayda satış beklentisi göstergesindeki geçen aya göre azalış etkili oldu.
Perakendecilerin satış beklentileri azaldı
Önümüzdeki 3 aya ilişkin satış beklentilerinin denge değeri Şubat 2017’de -22,9 puan oldu. Buna göre önümüzdeki 3 aya ilişkin satış beklentileri, bir önceki aya göre 11,5 puan; bir önceki yılın aynı ayına göre 33,3 puan azaldı.
Şubat 2017’de TEPE anketi katılımcılarının yüzde 13,2’si önümüzdeki 3 ayda işlerinde iyileşme beklerken, yüzde 42,7’si işlerinde kötüleşme beklediğini belirtti. İşlerinde bir değişiklik beklemeyenlerin oranı ise, yüzde 44,1 oldu.
Şekil-2. Önümüzdeki 3 aya ilişkin satış beklentisi (Şubat 2016 – Şubat 2017)
İşlerin geçen yılın aynı dönemine göre durumu kötüleşti
İşlerin geçen yılın aynı dönemine göre durumu, Ocak 2017’de -36,3 puan değerini alarak, Ocak 2017’ye göre 7,0 puan artarken; Şubat 2016’ya göre 3,7 puan azaldı.
Şubat 2017’de TEPE anketi katılımcılarının yüzde 21,6’sı geçen yılın aynı dönemine göre işlerinde artış olduğunu belirtirken, işlerinde düşüş olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 57,9 olarak belirlendi. Geçen yıla göre işlerinde bir değişiklik olmadığını belirtenlerin oranı ise, yüzde 20,4 oldu.
Şekil-3. İşlerin geçen yılın aynı dönemine göre durumu (Şubat 2016 – Şubat 2017)
Perakende güveni en fazla “elektrikli ev aletleri, radyo ve televizyonlar” sektöründe azaldı
Perakende güvenine alt sektörler itibarıyla bakıldığında, Kasım 2016’dan bu yana kesintisiz şekilde yaşandığı gibi, geçen yılın aynı dönemine göre tüm sektörlerdeki güvenin negatifte seyrettiği görüldü. “Diğer (akaryakıt istasyonu, eczane, parfümeri, nalbur, züccaciye, kırtasiye, vb.)”, “tekstil, hazır giyim ve ayakkabı”, “mobilya, aydınlatma ekipmanı ve ev içi kullanım ürünleri”, “birden fazla türde ürün satan bakkal, market ve büyük mağazalar”, “yiyecek, içecek ve tütün ürünleri” sektörleri ortalamanın üzerinde değer alırken; “motorlu taşıtlar” ve “elektrikli ev aletleri, radyo ve televizyonlar” sektörleri ortalamanın altında değer aldı. En fazla düşüş, “elektrikli ev aletleri, radyo ve televizyonlar” sektöründe gerçekleşti.
Şekil-4. Alt sektör bazında TEPE’nin Şubat 2017’de geçen yılın aynı dönemine göre değişimi (puan)
AB’de perakende güveni geçen yıla göre azaldı
AB-28 Perakende Güven Endeksi, Şubat 2017’de 3,3 puan değerini aldı. AB-28’de perakende güveni bir önceki aya göre 0,5 puan artarken, geçen yılın aynı dönemine göre 1,1 puan azaldı. Türkiye, hem geçen yılın aynı dönemine hem de geçen aya kıyasla AB-28 ve Euro Bölgesi’nden daha kötü performans sergiledi.
Şekil-5. TEPE ile AB-28 Perakende Endeksinin karşılaştırılması (Şubat 2016 – Şubat 2017)
Perakendede beklentiler geçen yıla göre azaldı
TEPE anketine soru bazında bakıldığında Şubat 2017’de, Şubat 2016’ya göre “geçtiğimiz 3 ayda işlerin durumu” ve “işlerin geçen yıla göre durumu” göstergeleri azalırken; Ocak 2017’ye göre arttı. “Önümüzdeki 3 ayda tedarikçilerden sipariş, satış, istihdam ve satış fiyatı beklentisi” ve “gelecek yıl mağaza sayısı beklentisi” göstergeleri ise hem Şubat 2016’ya hem de Ocak 2017’ye göre azalış gösterdi.
Perakendede beklentiler geçen yıla göre azaldı
TEPE anketine soru bazında bakıldığında Şubat 2017’de, Şubat 2016’ya göre “geçtiğimiz 3 ayda işlerin durumu” ve “işlerin geçen yıla göre durumu” göstergeleri azalırken; Ocak 2017’ye göre arttı. “Önümüzdeki 3 ayda tedarikçilerden sipariş, satış, istihdam ve satış fiyatı beklentisi” ve “gelecek yıl mağaza sayısı beklentisi” göstergeleri ise hem Şubat 2016’ya hem de Ocak 2017’ye göre azalış gösterdi.
Perakende güveninde Türkiye, AB-28 ve Euro Bölgesi’nden daha kötü performans sergiledi
AB-28 ülkeleri ve Türkiye’nin Perakende Güven Endeksi değerlerine bakıldığında Finlandiya, Şubat ayında geçen yıla göre en fazla artış yaşanan ülke oldu. Finlandiya’yı; Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Fransa ve Polonya takip etti. Endeks değeri geçen yıla göre en fazla düşen ülkeler ise sırasıyla Türkiye, Romanya ve Danimarka oldu. Bir önceki aya göre en fazla artış Malta’da yaşandı. Perakende Güven Endeksinde, Ocak 2016’ya göre değişim AB-28’de -1,7 puan, Euro Bölgesi’nde -0,3 puan oldu. Ocak 2016’ya göre değişim incelendiğinde ise Türkiye’nin, AB-28 ve Euro Bölgesi ortalamasından daha kötü performans sergilediği görüldü.
Genel Haberler
GÜSOD: Kayıt dışılığın önüne geçmek için işverene destek şart

Emeklilikte Yaşa Takılanları (EYT) ilgilendiren düzenleme, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Yapılan bu yasal düzenlemeyle birlikte emekliliğe hak kazanmasına karşın gerekli yaş sınırını karşılamayan yüzbinlerce çalışana emeklilik yolu açıldı. Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Başkanı Murat Kösereisoğlu, GÜSOD üyesi güvenlik sektöründe şirketlerinin tamamında çalışanların yüzde 12’sinin bu yasadan faydalanarak emekli olduğunu söyledi. EYT’li olması durumunda aynı şirkette çalışmak isteyen bir bireyin, işverene maliyetinin yüzde 2 arttığı bilgisini de veren Kösereisoğlu, konuyla ilgili önerilerde bulunarak oluşabilecek olumsuz durumlar ve çözüm önerileri hakkında bilgiler verdi.
EYT yasasından faydalanarak güvenlik sektöründen emekli olanlar nedeniyle Marmara ve Batı bölgelerinin istihdam açısından olumsuz etkileneceklerinin altını çizen Kösereisoğlu, “Özel güvenlik şirketleri EYT’lilerin işe devam etmemeleri durumda yerlerine yeni personel bulmak konusunda güçlük çekecektir. Bu da nitelikli (tecrübeli) iş gücü kaybını beraberinde getirecek. Sektör özelinde değişiklik göstermekle birlikte bu kaybın telafisi ortalama olarak iki yılı bulabilir” diye konuştu.
EYT nedeniyle işten ayrılanların çalışma hayatına başka sektörlerde devam etmesi veya çalışmaması nedeniyle oluşacak istihdam açığının zamanında kapanması için eylem planı oluşturulmasının ve uygulanmasının çok önemli olduğunun altını çizen Kösereisoğlu, “Emekli olanların istihdamı her ne kadar yüzde 5 işveren payında indirim olduğu şeklinde ifade edilse de emekli istihdamının maliyeti aslında yüzde 2 daha arttı. Emekli olan kişinin kendi şirketinde değil de başka bir kurumda işe başlaması durumunda işverene maliyeti ise yüzde 7 daha fazla oluyor. Bunun da işverenin emekli çalışan yerine gençleri istihdam etmesine ya da kayıt dışı çalışmanın yolunun açılmasına neden olabileceğini düşünüyoruz. Ortaya çıkabilecek bu negatif etkiyi azaltmak için hükümet tarafından haklarını alıp ayrılacaklar için çok uygun geri ödeme koşullarıyla işverene kolaylık sağlanmasını öneriyoruz” dedi.
Düzenlemeyle birlikte ilk etapta 2 milyon 500 bin kişinin EYT yasasından yararlanacağını söyleyen Kösereisoğlu, “GÜSOD üyesi güvenlik şirketlerinde görev yapan 6 bin 500 kişi, EYT ile emekli olacak. Özel güvenlik şirketlerinin hizmet verdiği müşteriler EYT’ten doğacak yükü henüz nasıl karşılayacağını bilemiyor ve tüm yükü özel güvenlik şirketinin sırtlamasını bekliyor. Ancak asıl işveren, özel güvenlik hizmetini alanlar. EYT işlemleriyle ilgili maruz kalınacak sonuç, uygulama ve prosedür gibi işlemler, özel güvenlik şirketi tarafından hizmet alanların da asli sorumlulukları arasında yer alıyor. Hizmet satın alanlar kendilerine yansıyacak yüzde 2 ya da 7’lik maliyet artışına maruz kalmamak için bunu kabul etmiyor. Ama buradaki hassas nokta, EYT kapsamındaki özel güvenlik görevlisi çalıştığı yerin güvenliğini sağladığı ve uzun yıllardır orada çalıştığı için deneyimli ve tecrübe sahibi. Sürecin sağlıklı bir şekilde yürümesini sağlamak için atılacak en büyük adım, özel güvenlik şirketleri ve hizmet alanların, çalışanları olan özel güvenlik görevlilerinin lehine olacak şekilde ortak bir karar almaları. Aksi halde özel güvenlik sektörü büyük bir iş gücü kaybına uğrayacaktır” diye konuştu.
Emekli olan çalışanın bilgi birikiminin ve deneyiminin istihdam edilen genç bir bireyle eşit olmayacağının da altını çizen Kösereisoğlu, “İşverenler, tamamen maliyet odaklı düşünerek genç istihdamını destekleyerek orta vadeli kazancı göz önünde tutabilir, nitelikli iş gücünde yaşanabilecek olan kayıpları göz ardı edebilir. Nitelikli istihdamı kaybetmemek adına koşulların daha uygun bir hale getirilmesi gerekiyor. İki yıllık iş gücü kaybını telafi edebilmek için sürecin daha yumuşak olması faydalı olacaktır. GÜSOD olarak, burada en büyük sorumluluğun devlete düştüğünü düşünüyoruz. Emekli olup da çalışmaya devam etmek deneyimli kişilerle yeni istihdam edileceklerin maliyetleri eşitlenerek yaşanabilecek iş gücü kaybının önüne geçilebilir” dedi.
Kösereisoğlu, GÜSOD olarak EYT kapsamında emekli olacak çalışanlar için şu an yaklaşık olarak 100 milyon TL tutarında kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirecekleri bilgisini de verdi.
Genel Haberler
İstanbul PERDER’e 8 yeni üye

Altun Market, Aypa Market, Birlik Gross, Karabağ Market, Kim Market, Rota Market, Safir Market ve Taş Kasap, sektörel güç birliği ve gelişim için İstanbul PERDER’e katıldı
Türkiye Perakendeciler Federasyonu çatısı altında İstanbul’daki yerel-yerli perakende markaların kurumsal gelişimini desteklemek ve sektörün sorunlarına birlikte çözümler üretmek adına çalışmalarını sürdüren İstanbul PERDER, üye sayısını yeni katılımlarla artırıyor.
İstanbul merkezli Altun Market, Aypa Market, Birlik Gross, Karabağ Market, Kim Market, Rota Market, Safir Market ve Taş Kasap’ın derneğe iştirakiyle İstanbul PERDER, 2190 mağazada yaklaşık 36 bin istihdam sağlayan 48 üyeye ulaştı.
İstanbul PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güzeldere yeni katılımlarla ilgili şunları söyledi:
“Derneğimiz yeni katılımlarla ticaretin kalbi olan İstanbul’da doğru rekabet koşullarının sürdürülebilmesi adına son derece önemli bir konumda olan yerel – yerli organize zincir marketlerin tamamına yakınını kapsar duruma geldi. İlk günden itibaren son derece önem verdiğimiz çalışan kalitesini ve kalıcılığını artırmak yönündeki çalışmalarımızı Milli Eğitim Bakanlığı ile başlattığımız yeni proje ile daha da üst seviyeye taşıdık. Yine çok önem verdiğimiz sektörel iletişim, bilgi ve tecrübe paylaşımı için bu sene Aralık ayında İstanbul Yerel Marketler Buluşması ve Fuarı’nı yenilenen kurumsal kimliğiyle gerçekleştireceğiz. Üyelerimize ve daha önemlisi vatandaşlarımızın bütçesine destek olmak adına Et ve Süt Kurumu ile son yaptığımız iş birliği gibi değer yaratan projelerimiz de sürecek. Sektörümüzün sorunlarına hep birlikte çare bulmak, birlikte sinerji yaratmak adına aramıza katılan değerli yeni üyelerimize teşekkür ederim.”
Genel Haberler
PL sektörü, PLAT Talks sahur programında buluştu

Özel markalı ürünler sektörünün gelişimi ve sektördeki sorunların çözümü için çalışmalarını sürdüren PLAT Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği, 31 Mart Cuma gecesini 1 Nisan Cumartesi gününe bağlayan gece PLAT Üyeleri ile PLAT Talks Sahur Özel etkinliğinde bir araya geldi.
BİM COO’su Galip Aykaç, İKMİB – İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister ve GEBKİM Kimya İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı gibi sektörün önde gelen isimlerinin misafir olarak katıldığı etkinlik, PLAT Derneği üyelerinin yoğun katılımı ile gerçekleşti.
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren PLAT Derneği Yönetim Kurulu Başkanı M. İmer Özer, sözlerine katılımcıların yoğun ilgisine teşekkür ederek başladı. Deprem felaketinin ilk dakikalarından itibaren üye firmalarla birlikte bölgedeki vatandaşların yaralarını sarabilmek ve toplumsal dayanışma için üzerlerine düşen görevin bilinciyle harekete geçtiklerini hatırlatan Başkan Özer, “Bölgeden gelen talep ışığında oluşturduğumuz yardım kampanyasını titiz bir koordinasyon süreci ile ivedilikle hayata geçirdik. Üye firmalarımızın desteğiyle bölgedeki salgın hastalık riskinin önüne geçmek için kritik konumda olan hijyen ürünlerinin teminini sağlayarak ihtiyaç sahibi yerlere doğru şekilde ulaşması en temel prensibimiz arasında yer aldı” dedi.
Ekonomist Dr. Hakan Özerol, “Seçim Öncesi ve Sonrası Ekonomi” konusunda değerlendirmelerde bulundu. IMF, OECD ve Dünya Bankası gibi kurumların ve derecelendirme şirketlerinin tahmin raporlarından hareketle piyasa değerlendirmesi yapan Dr. Hakan Özerol, özellikle doların ve faizin yönüyle ilgili tahminlerde bulundu. Seçim sonrası ekonomi politikalarının ne olabileceği hakkında topladığı verileri PLAT üyeleriyle paylaşan Hakan Özerol, özellikle dolarda beklenen değerlenmenin kaçınılmaz olduğu bunu gösteren pek çok küresel gelişmenin ortada durduğunu belirtti. Devletin borçlanma faizlerinin ve bankaların uyguladığı piyasa faizlerinin ekonomiye olan etkilerini analiz eden Özerol, özellikle mevcut politikaların nasıl değişimler gösterebileceği ile ilgili tahminlerini dile getirdi.