Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Gönder, 22 ilde servise başladı

Gönder, gelişmiş kurye ağıyla da bölgesel istihdama katkı sağlıyor.

Editör
Abone Ol:

Ödemeler ister online, ister kapıda nakit, kredi kartı veya debit (banka) kartı ile yapılabiliyor.

Perakende sektörünün DNA’larına hâkim, engin tecrübesi ve isabetli ön görüleri ile market anlayışına farklı ve etkili çözümler geliştiren HML Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Taner Karamollaoğlu, Gönder ile sundukları hizmetleri, değer önerilerini ve sektörün geleceğine yönelik tespitlerini paylaştı.

Gönder’in ilk olarak online market siparişi ile müşterilerinin karşısına çıktığını belirten Karamollaoğlu, Ağustos ayından itibaren birçok ilçede devreye alacakları yemek ve çarşı mağazaları gibi yeni hizmetlerle, hedeflenen yapısına kavuşacağını söyledi.
Türkiye perakende sektörünün duayen isimlerinden Taner Karamollaoğlu, 50 yılı aşan iş tecrübesiyle hayata geçirdiği yeni girişimi Gönder’in oluşum sürecini anlatırken, kariyerindeki dönüm noktalarına da değindi:

“İlk iş hayatıma 24 yaşında Unilever’de alt kademelerde başladım, 22 yıldan uzun süre görevde kaldım. Unilever’de uzun yıllar satış direktörlüğü görevinin ardından yönetim kurulu üyeliğine yükseldim ve bu noktada emekli oldum. O dönem BİM yeni bir şirketti. Teklif üzerine BİM’de 2 yıl kadar Genel Müdürlük görevini üstlendim. Sayın Sabri Ülker’in daveti üzerine Ülker Ailesi ile tanıştım, Yıldız Holding’de Tüketici Grubu Başkanı olarak İcra Kurulu üyeliği ve Yıldız Holding iştiraki olan birçok şirkette yönetim kurulu üyeliği görevini üstlendim. Her biri bana farklı tecrübeler kazandırdı. Bugün, Gönder ile bambaşka bir heyecanın içindeyim.”

Taner Karamollaoğlu, Gönder’de, geçmiş tecrübeleriyle günümüz teknolojilerini birleştirerek farklı bir model geliştirdiklerinin altını çizdi.

Online sipariş sektöründeki ‘’dakikalar içinde, hızlı teslimat’’ konseptine yoğun ilginin ana sebebini, pazarın hızla büyüyecek olmasına bağlayan Karamollaoğlu, ‘’Gıda ve süpermarket’’ pazarının 5 yıl sonraki e-ticaret büyüklüğünün 5 milyar dolar, hazır yemek pazarının e-ticaret büyüklüğünün ise 7,7 milyar dolar seviyelerine ulaşacağını öngörüyor.

Yerel market ve küçük esnafı destekliyor

Gönder ile halihazırda pazarda bulunan yapılardan ayrışmak, hizmet yelpazesini genişleterek fark yaratmak arzusunda olduklarına değinen Taner Karamollaoğlu, “Uygulamayı hayata geçirmek için epey bir süre bekledik, dersimize iyi çalıştık, pazarın eksikliklerini ve ihtiyaçlarını iyi biliyoruz ve bugün yaygın ağımızla sahadayız.” dedi.

Günümüzde hayatın her alanında hızlı bir değişim yaşandığına dikkat çeken Karamollaoğlu, “Bizim jenerasyonumuz satın alacağı ürüne dokunmak isteyen grup. Yani eliyle dokunup meyveyi seçmek ister. Ancak özellikle pandemi ile birlikte alışkanlıklar çok değişti. Gelecek nesiller belki artık markete gitme kavramını bile hiç bilmeyecek. Bu sebeple sektörde rekabet ilerleyen dönemde daha da artacak.

Gönder, bugün Türkiye’nin 22 şehrinde, bölgenin yerel marketleri ile iş birliği yaparak büyüyor. Bu özel model ile hem küçük esnafı destekliyor hem de onların yeni dünya düzenine adapte olmalarına, dijitalleşmelerine olanak sağlıyor.

En büyük avantajımız geleneksel perakendecilik ağındaki tecrübemizdi, ancak sektörde kenara çekileli birkaç sene olunca biraz temkinli yaklaştık. Türkiye’yi hızlıca dolaşmaya başladık, yerel marketlerle görüştük. Kime gittiysek bizi, kendisi, babası ya da dedesi vasıtasıyla “Taner Bey biz sizi tanıyoruz” diye karşıladı. Motivasyonumuzu çok yükseltti bu yaklaşım. Birçok yerde hızla hizmete başladık. Yıl sonuna kadar muhtemelen bütün illerde operasyonumuz aktif olacak. Yuvarlak cümlelerle değil, Türkiye’nin hangi bölgesindeysek orayı isim isim açıklayarak, o bölgenin halkına seslenerek ilerleyeceğiz” dedi.

“Yurt dışında da büyüyeceğiz”

Yurtiçinde olduğu kadar yurtdışında da büyüme hedeflerinin olduğunu vurgulayan Taner Karamollaoğlu, mevcut yatırımcılarının yanında yeni yatırımcılarla da görüşmeye devam ettiklerini belirtti.

Genel prensiplerinin borçlanma ile değil, yatırımlarla büyüme yönünde olduğuna değinen Karamollaoğlu, “Gönder’i kısa sürede, ülkemizin ve dünyanın önemli girişimlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Yeni reklam kampanyamızda Rapçi Ramiz ile çalıştık. Çok sevilen “Rest (Gönder Gelsin)” şarkısını Gönder için yeniden yorumladığı, keyifli, enerjik bir reklam filmine imza attık. Olumlu geri bildirimler alıyoruz.” dedi.

Marka tescili 2013’te yapıldı

Hayatı kolaylaştırmak için tasarlanan Gönder’in, marka tescili ve proje temellerinin 2013 yılında atıldığını özellikle vurgulayan Karamollaoğlu, “2013 yılında Gönder tescilini yaptık. 2017 yılında İstanbul Anadolu Yakası’nda pilot uygulamasını hayata geçirdik. Uzun süren test aşamalarının ardından bugün çok daha güçlü olarak Türkiye’nin şu an 22 ilinde hizmet vermeye başladık. Yıl sonuna kadar tüm Türkiye’ye aktif olarak hizmet vermeyi amaçlıyoruz” dedi.

Online market alışverişinin en önemli ayaklarından birinin kurye hizmeti olduğuna değinen Taner Karamollaoğlu, geliştirdikleri özel uygulama sayesinde boş vakti olan herkesi, apartman görevlisini dahi sisteme dahil ederek ek gelir kazanmasını sağlayabileceklerini söyledi. Gönder’in özellikle üniversite öğrencileri için önemli bir gelir kaynağı olacağını vurgulayan Karamollaoğlu, “Böylece insanlar zamanlarını verimli kullanırken ekstra gelir elde edebilecekler.” dedi. Karamollaoğlu, her mahallede birkaç “mahalle temsilcisi” ile çalışarak Gönder ağını büyüteceklerini ifade etti.

Sahada profesyonel 30 bölge sorumlusu çalışıyor

Tüm Türkiye’de yıl sonuna kadar uygulamanın başlanmasını hedeflediklerini söyleyen Taner Karamollaoğlu, sistemin sağlıklı işleyebilmesi için 30 bölge sorumlusu işe aldıklarını ve Anadolu’da aktif çalıştıklarına değindi. Özellikle geliştirdiği yönetim modeli ve sektöre sıfırdan eleman yetiştirme konusunda duayen olan Karamollaoğlu, bunun marka ve kendisi için büyük avantaj olduğunun, özellikle tüketiciye sağlayacakları faydalarla da farklılaşacaklarının altını çizdi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

AYD, deprem bölgesindeki yardım çalışmalarına devam ediyor

Editör

Yazar:

6 Şubat tarihinde meydana gelen deprem faciasının ardından AYD, üye firmalar ve AVM’ler bölgede yaşayanların yardımına koştu. AYD ve üye şirketler tarafından deprem bölgesine yardım paketleri gönderildi. Ülke genelindeki AVM’lerin büyük çoğunluğu, AFAD ile koordineli bir şekilde yardım merkezi olarak faaliyet gösterdi. AVM’lerde kan bağışı stantları kuruldu. Bölgedeki uygun durumda olan AVM’ler, gece barınma ihtiyacı için kapılarını 24 saat açık tuttu. AVM yatırımcıları tarafından bölgeye çok sayıda ısıtıcı, battaniye, giysi, hijyen seti, bebek bezi, bebek maması, gıda ve su ulaştırıldı. Depremi takip eden günlerde yapılan ayni ve maddi yardımlara ek olarak bobcat, vinç, ekskavatör, forklift, kepçe, loader, jeneratör, aydınlatma kulesi, konteyner gibi teknik ekipmanlar AYD üyesi firmalar tarafından bölgeye sevk edildi.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan AYD Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Şapkacı, “Öncelikle Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.  Bu zor günlerde, AYD olarak acıları hafifletmek için elimizden gelen tüm desteği veriyoruz. Bu bağlamda, ilk aşamada deprem bölgesindeki farklı noktalarda 15 aşevi kurduk. Depremin ilk günlerinden bu yana bu aşevlerinde günde 45 bin kişiye sıcak yemek ulaştırıyoruz. Elâzığ dahil 11 ilimizde toplam 27 AVM bulunuyor. Bunlardan 17’si şu anda hizmet veriyor. Onunda ise küçük çaplı ve mekanik tadilatlar devam ediyor. Yurt dışından beklenen yedek parçalar gibi çeşitli nedenlerden ötürü bu AVM’lerimizin önümüzdeki aylarda yeniden açılmalarını bekliyoruz. Önümüzdeki normalleşme sürecinde de şartları uygun olan AVM’lerimiz STK’lar ile iş birliği halinde etkin şekilde çalışmaya devam edecek.” dedi.

Depremin perakende sektörüne etkisi

Yaşanan büyük depremlerin perakende sektörüne etkilerine de değinen Şapkacı, şunları söyledi: “Bu süreç, çok doğal olarak bölge sakinleri başta olmak üzere tüm milletimizi moral ve motivasyon anlamında derinden etkiledi. Depremin ilk haftasında ülke genelinde ziyaretçi girişleri yaklaşık %30-35 oranında düşerken ilerleyen haftalarda bu düşüş %15-20 seviyelerine oturdu. Mart ayı ziyaretçi girişlerine baktığımızda ise deprem öncesine göre yaklaşık %10 oranında bir düşüş gözlemlediğimizi söyleyebiliriz. Bu da bize bir toparlanma izlenimi veriyor. Bununla birlikte hem ziyaretçi sayılarında hem de cirolarda net etkiyi görebilmemiz ancak AYD bünyesindeki tüm AVM’lerimizden ilk çeyrek sonuçlarının ulaşması ile mümkün olacak. Ziyaretçi sayıları ve ciro gelişimini AYD – Akademetre iş birliği ile çeyrek bazda yayınladığımız AVM Perakende Endeksi ile takip ediyoruz. İlgili dönemin verileri ulaştığında çıkan tabloyu daha net olarak görüp paylaşabileceğiz.”

AVM’ler, ekosistemiyle birlikte Türkiye ekonomisine katma değer sağlıyor

Açıklamasında AVM’lerin oluşturduğu ekonomik değer hakkında da bilgi veren Şapkacı: “Ülkemizde bulunan 444 AVM, içinde yer alan markalarla birlikte önemli bir ekosistem meydana getiriyor. Bu ekosistem, üretim, lojistik, altyapı da dahil olmak üzere birçok farklı sektörü kelebek etkisiyle besliyor. 50 milyar dolar yatırım hacmine sahip olan sektörümüzde AVM ekosistemi içerisinde 2,1 milyon kişiye istihdam sağlanıyor. AVM ekosistemi içerisinde yaratılan toplam gelir 2021 yılında 388 milyar TL iken, 2022’de 624 milyar TL olmuştur. Sektörümüz ayrıca Türk markalarının yurt dışına açılımlarını destekleyerek katma değer oluşturuyor.” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

Şubat ayı üretici market fiyatları

Editör

Yazar:

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, şubat ayında üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını ve girdi fiyatlarında yaşanan değişimleri yaptığı yazılı basın açıklamasında değerlendirdi.

Bayraktar, şubat ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 251,6 ile elmada görüldüğünü belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Elmadaki fiyat artışını yüzde 229 ile kuru üzüm, yüzde 218,7 ile limon, yüzde 216,9 ile kırmızı mercimek, yüzde 180,8 ile kuru incir, yüzde 176,3 ile pırasa, yüzde 159,7 ile marul, yüzde 159,6 ile ıspanak, yüzde 150,7 ile maydanoz takip etti.

Elma 3,5 kat, kuru üzüm 3,3 kat, limon ve kırmızı mercimek 3,2 kat, kuru incir ve pırasa 2,8 kat, marul ve ıspanak 2,6 kat ve maydanoz ise 2,5 kat fazlaya markette satıldı.

Üreticide 5 lira olan elma 17 lira 58 kuruşa, 25 lira olan kuru üzüm 82 lira 24 kuruşa, 5 lira 25 kuruş olan limon 16 lira 73 kuruşa, 13 lira 84 kuruş olan kırmızı mercimek 43 lira 86 kuruşa tüketiciye satıldı.”

Market fiyatları

“Şubat ayında markette 41 ürünün 31’inde fiyat artışı, 10’unda fiyat azalışı görüldü.

Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 29,4 ile domates oldu. Domatesteki fiyat artışını yüzde 28 ile karnabahar, yüzde 21,8 ile lahana, yüzde 20,4 ile dana eti, yüzde 17,7 ile patlıcan takip etti.

Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 15,3 ile ıspanak oldu. Ispanaktaki fiyat düşüşünü yüzde 6,2 ile yeşil mercimek, yüzde 6,0 ile limon, yüzde 2,7 ile mısırözü yağı izledi.”

Üretici fiyatları

“Şubat ayında üreticide 33 ürününün 19’unda fiyat artışı olurken, 5’inde fiyat düşüşü görüldü. 9 üründe ise fiyat değişimi olmadı.

Şubat ayında üreticide fiyatı en çok düşen ürün yüzde 22,5 ile patates oldu. Patatesteki fiyat düşüşünü yüzde 12,5 ile limon, yüzde 8,7 ile lahana, yüzde 6,3 ile maydanoz, yüzde 5,5 ile ıspanak izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 68,9 ile patlıcanda görüldü. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 67,6 ile kuru soğan, yüzde 57,5 ile karnabahar, yüzde 54,3 ile domates, yüzde 47,8 ile portakal, yüzde 47,4 ile kabak takip etti.”

Fiyat değişimlerinin sebepleri

“Üreticide patlıcan, domates, kabak ve salatalıkta havaların soğuk gitmesi nedeniyle arzdaki azalma fiyatları yükseltti.

Kuru soğanda depodaki ürünlerin azalması ve yeni ürün hasadının başlamamış olması fiyatları artırdı.

Portakal, karnabahar, havuç ve pırasada hasadın sonuna gelindiğinden arzdaki azalmadan kaynaklı fiyat yükselişi oldu.

Arz ve talepteki değişim et fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

Patates, limon, beyaz lahana, maydanoz ve ıspanakta arzdaki artışla birlikte ürünlerin fiyatları düştü.”

Şubat ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarındaki değişim

“Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre şubat ayında, ocak ayına göre, üre gübresi yüzde 10,5, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 4,5, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 3,8, amonyum sülfat gübresi yüzde 2,2 ve DAP gübresi yüzde 2,1 düştü.

Geçen yılın şubat ayına göre ise son bir yılda, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 71,2, DAP gübresi yüzde 44,5, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 42,4, üre gübresi yüzde 14,9 ve amonyum sülfat gübresi ise yüzde 1 oranında arttı.

Mazot fiyatı aylık olarak yüzde 11,5 düştü, son bir yıla göre ise yüzde 38,7 oranında arttı. Besi yemi şubat ayında ocak ayına göre yüzde 0,9, süt yemi yüzde 2,7, son bir yılda besi yemi yüzde 59,5, süt yemi ise yüzde 60,7 oranında arttı. Elektrik fiyatları son bir yılda yüzde 23,9 oranında arttı.

Gübre fiyatlarında son dört aydır düşüş yaşanmaya devam ediyor. Üretim sezonunda çeşidine göre yüzde 400’leri aşan fiyat artışları, gübre kullanımının azalması ve geçen yıla göre baz yılı etkisiyle yıllık artış yüzde 1 ile yüzde 71,2 aralığında kaldı. Üretim maliyetlerinin düşürülebilmesi için gübre fiyatlarının tekrar artmamasına yönelik tedbirler alınmalıdır. Üreticimiz, verim ve kalite unsuru olan gübreye erişimde sorun yaşamamalıdır.

Ürün maliyetinin artmaması, üreticinin mağdur olmaması, üretime darbe vurulmaması için tüm girdilerde de fiyatların makul seviyelerde tutulması gerekmektedir.”

Devamını Oku

Genel Haberler

BİM’den deprem bölgesinde ücretsiz ürün dağıtımı

Editör

Yazar:

Başta Kahramanmaraş, Gaziantep, Malatya, Hatay, Şanlıurfa, Adıyaman ve Diyarbakır olmak üzere Güneydoğu Anadolu’yu ağır bir şekilde vuran, son yılların en büyük deprem felaketinin ardından depremzedelere yardım için zamana karşı mücadele ediliyor.

İlk andan itibaren yardım çalışmalarına destek veren BİM resmi kurumlarla işbirliği içinde 20 bin adedin üzerinde battaniye, tek kişilik ve çift kişilik yorganlar, çocuklar için binlerce yorgan, battaniye, atkı, bere, eldiven, sweatshirt, polar, kışlık oduncu gömlek, ayakkabı, yetişkinler için üst ve alt polarlar, kazaklar ve ısıtıcılardan oluşan 100 bine yakın ihtiyaç malzemesini TIR’larla bölgeye gönderdi. Ayrıca afet bölgesindeki depolarından AFAD aracılığıyla temel ihtiyaç maddeleri sevkiyatına da devam ediliyor.

BİM deprem bölgesindeki yüzden fazla mağazasında da temel ihtiyaç ürünlerini güvenlik güçlerinin gözetiminde halka ücretsiz dağıttı.

BİM de depremden ağır etkilendi

Tüm Türkiye’yi yasa boğan depremde çok sayıda BİM çalışanı yaşamını yitirirken, 60’ın üzerinde çalışanı hâlâ enkaz altında kurtarılmayı bekliyor.

Bölgede bulunan BİM mağazalarından yaklaşık 500’ü ağır hasar gördü. BİM azami sayıda mağazayı tekrar açabilmek için çalışmalarını hızla sürdürüyor.

BİM’den yapılan açıklamada öncelikli hedeflerinin bölge halkının günlük hayatındaki ihtiyaçlarına yönelik alışveriş yapabilmesi için mağazaları çalışabilir duruma getirmek olduğu belirtildi.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER