Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Hazır giyimciler, Avrupa turuna çıktılar

Editör
Abone Ol:

İHKİB, TGSD ve İTHİB başkanlarının ziyaretle ilgili yaptıkları ortak açıklamada, “90’lı yıllarda Türkiye, tekstil ve konfeksiyon ihracatının yüzde 50’sini Almanya’ya yapıyordu. Oran hazırgiyim ve konfeksiyonda yüzde 18’e, tekstilde yüzde 5’e geriledi. Oysa Almanya’da sektörlerimiz için çok büyük bir potansiyel bulunuyor” denildi.

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) ve İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), Türk moda ve tekstil endüstrisinin AB ülkelerindeki algısını daha yukarıya taşımak için tanıtım atağı başlattı.

İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe, TGSD Başkanı Hadi Karasu ve İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, proje çerçevesinde ilk ziyareti Almanya’ya gerçekleştirdi. Alman Tekstil Moda Federasyonu Başkanı Ingeborg Neumann’ın davetlisi olarak gidilen Düsseldorf’ta, Rheieland Tekstil ve Hazır Giyim Derneği Başkanı Rolf.A.Könis ve Kuzeybatı Almanya Tekstil ve Hazır Giyim Derneği Başkanı Dr. Wilfried Holtgrave’in aralarında bulunduğu sektör temsilcileri ve akademisyenlerle görüşen üç Başkan, muhataplarına ‘siyasetle aramıza duvar örmek yerine ticaretle iş birliği köprüleri inşa edelim’ çağrısında bulundu. Ziyaret sırasında Türkiye ile Almanya tekstil ve hazırgiyim endüstrileri arasında iş birliğini öngören bir de protokol imzalandı.

Türk tarafı adına protokole imza atan Mustafa Gültepe, Hadi Karasu ve Ahmet Öksüz tekstil ve hazır giyim endüstrisinin Türkiye için stratejik önemde olduğunun altını çizdiler. Sektörün en büyük pazarı konumundaki AB’de son dönemde gelişen olumsuz Türkiye algısını kırmak için ziyareti planladıklarını bildiren Gültepe, Karasu ve Öksüz’ün ortak açıklamasında şu görüşlere verildi:

“2017’de 25 milyar dolarlık tekstil ve hazırgiyim ihracatımızın 16,2 milyar dolarlık bölümünü AB ülkelerine gerçekleştirdik. Almanya ise 3,7 milyar dolarlık pay ile tekstil ve hazırgiyim ihracatımızda ilk sırada yer alıyor.

Türk tekstil ve konfeksiyon sanayinin en büyük pazarı olan Almanya, aynı zamanda geleneksel ortağımız. Üretim altyapımızın ve ihracatımızın gelişiminde de Almanya’nın çok büyük katkısı bulunuyor.

90’lı yıllarda Türk tekstil ve konfeksiyon sanayi ihracatının yüzde 50’sini Almanya’ya yapıyordu. Geride bıraktığımız 30 yılda ihracat pazarlarımız çeşitlenirken, Almanya’nın payı azaldı. Almanya’nın payı hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 18’e, tekstilde yüzde 5’e kadar geriledi. Oysa tekstil ve hazırgiyim sektörleri için bu ülkede çok büyük potansiyel bulunuyor. Mevcut pazar payımızı yeniden arttırmak ve iş birliği imkânlarını geliştirmek için gittiğimiz Düsseldorf’ta Alman muhataplarımızla çok yararlı görüşmeler yaptık. Kendilerine birinci ağızdan ülkemizdeki fırsatları anlatıp ‘Ticaretimize siyasetin gölgesi düşmesin. Aramıza siyasetle duvar örmek yerine gelin ticaretle yeni iş birliği köprüleri inşa edelim. Daha çok iş birliği yapalım ve birlikte daha çok kazanalım’ mesajı verdik.

‘Gelecek tekstil ve hazır giyimde’ sloganı ile imzaladığımız protokol uyarınca sektörlerimiz arasında bilgi paylaşımı, AR – GE, yeni nesil gençlerin sektöre kazandırılması, öğrenci değişimi, mesleki eğitimin geliştirilmesi gibi konularda ortak projeler geliştireceğiz. Ayrıca B2B platformları ile karşılıklı ticaretin geliştirilmesi için çalışacağız. Bu iş birliğinin uzun vadede sektörlerimize çok büyük katkısı olacağına inanıyoruz.”

İHKİB, TGSD ve İTHİB başkanlarının Almanya ile başlayan ülke ziyaretleri İspanya, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelerle devam edecek.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER