Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

İzmir depreminde zarar gören işletmelere destek kampanyası!

Editör
Abone Ol:

Metro Türkiye, koronavirüs sürecinden en çok etkilenen sektörlerin başında gelen yeme-içme sektöründeki küçük işletmeleri desteklemeye devam ediyor.

2020 yılının nisan ayında başlattığı #kücükisletmemicin hareketi kapsamında o günden bu yana 1.500 işletmeye 8 milyon TL değerinde ürün ve hizmet bağışı gerçekleştiren Metro Türkiye, bu kez geçtiğimiz yılın ekim ayında İzmir’de meydana gelen depremden etkilenen işletmeler için harekete geçti. Metro Türkiye, Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu tarafından tespit edilen 170 işletmeye, işletme başına 2 bin TL olmak üzere, toplam 340.000 TL değerinde hediye çeki verdi. Metro Türkiye bu desteği ile İzmir’deki küçük işletmelerin içinde bulundukları zor durum ile ilgili sektörde farkındalık yaratmayı ve faaliyetlerine yeniden başlayabilmeleri için ihtiyaçları olan ürünleri temin edebilmelerini amaçlıyor.

Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng yaptığı açıklamada, “Metro Türkiye olarak küçük işletmelerin her zaman yanındayız. Dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladığımız bu dönemde başlattığımız #kücükisletmemicin hareketine, bu kez İzmir’deki depremden zarar gören küçük işletmelere destek olmak için devam ediyoruz. İzmir depreminde zarar gören küçük işletmeleri desteklemek, yanlarında olduğumuzu göstermek, yaralarımızı birlikte sarabilmek için yine bir arada olmayı, bu işletmelerin yaşadığı zor durum ile ilgili sektörde bir farkındalık yaratmayı hedefliyoruz. Kendilerine sunduğumuz 2.000 TL değerindeki hediye çeki ile paket servisi yapan işletmelere can suyu, henüz kapılarını açmamış işletmelere ise en verimli faaliyetlerine yeniden başlayabilmeleri için destek olmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda böylesine zorlu bir süreçten geçerken işletmelere daha fazla destek olabilmek için herkesi paket servis ile sipariş vermeye davet ediyoruz” dedi.

Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Başkanı Aykut Yenice ise şunları söyledi: “Salgından en çok etkilenen kesimlerden biri de küçük işletmeler oldu. Lokantalar, kebapçılar, pideciler, pastaneler, yufkacılar, kafeler, börekçiler, tatlıcılar, çiğ köfteciler ve benzeri yiyecek içecek satan tüm iş yerleri sıkıntılı bir süreçten geçiyor. İzmir’de yaşanan deprem sonrası maalesef bu esnaflarımızın karşılaştığı zorluklar da arttı. Diğer yandan alınan son kararlarla bu esnaflarımız sadece paket servisi yaparak faaliyetlerine devam edebilecek. Ancak paket servis bizim sektörümüzde çok küçük bir pay alıyor. Dolayısıyla sektörümüze yapılacak destekler büyük önem taşıyor. Yeme içme sektörünün en önemli iş ortaklarından biri olan Metro Türkiye’nin başlattığı bu hareket birçok işletmemize adeta can suyu oldu. Kendilerine bu destekleri için teşekkür ederim.”

İzmir’deki işletme sahipleri de Metro Türkiye tarafından kendilerine sunulan bu destekten duydukları memnuniyeti paylaştı.

Signora Cafe’nin sahibi Aslı Güzün “Herkes için zor geçen bir dönemde, bizim için çok değerli olan bu desteği veren Metro Türkiye’ye çok teşekkür ederim. Yanımızda bizi düşünen birilerinin varlığını bilmek bize güç veriyor” şeklinde konuştu.

Old School Fast Food’un sahibi Özkan Güngör, deprem ve pandemi günlerinde kendilerini yalnız ve çaresiz hisseden küçük işletmelerin yanında olduğu için Metro Türkiye’ye teşekkür ederken, Cafe Kimene sahibi Suat Köse, “Böylesi zor günlerde gelen bu destek gerçekten çok içten ve samimiydi. Metro Türkiye’ye bu desteklerinden ötürü teşekkür ederim” dedi.

C Plus Cafe’nin sahibi Onur Demiroğlu da şunları söyledi: “Sektör olarak bu süreçten ağır bir şekilde etkilendik. Pandeminin üstüne yaşanan deprem felaketi maalesef işlerimizi ve nakit akışımızı yavaşlattı. Metro Türkiye’nin böyle bir destekte bulunması bize can suyu oldu.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER