Genel Haberler
Pehlivanoğlu’na Ege dar geldi, rotayı İstanbul’a çevirdi
Türkiye’nin en büyük bölgesel market zinciri Pehlivanoğlu, perakendenin büyük oyuncularıyla satış görüşmeleri yaptı ama evlilik gerçekleşmedi. Şimdi ‘ulusal’ olmak için yerel zincir satın almayı planlıyor.
Pehlivanoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Pehlivanoğlu, “Türkiye’nin en büyük yerel market zinciri” Ege kökenli Pehlivanoğlu’nun kurucusu. 98 marketi var, bu yıl 105 olacak ve ciro beklentisi 500 milyon lira!
Pehlivanoğlu, İzmir-Üçkuyular’da açtığı 250 metrekarelik ilk dükkândan gelmiş bugünlere… Henkel’den de Aralık 1979’da perakendecilik yapmak üzere ayrılmış. 30 yıldır perakendeci…
Milliyet Gazetesi’ndeki haberinde, Pehlivanoğlu, “O zaman marketçilik Türkiye için yeniydi. Cüzi bir paramız vardı. Henkel yıllarında iş yaptığımız toptancı arkadaşlardan, beşer, onar koli mal alarak işe başladım. Paramız olunca öderiz dedik, mal toplayarak açtım marketi” diyerek, anlatıyor, bu alandaki ilk yıllarını…
Pehlivanoğlu’nun anlattığı dönem İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Tansaş’la piyasaya hızlı girdiği dönem. Tansaş’lar büyürken Pehlivanoğlu yavaş gitmiş. İlk 10 yıl 4-5 marketle kalmış. Tansaş’ın yakaladığı fiyat avantajına karşı ne yapacağını düşünmüş.
Zincir işi kolay değil. Düseldorf’ta zincirlerin 50-60 marketi nasıl tek merkezden yönettiklerini araştırmış. 400 kilometre öteye kadar açılabildiklerini görmüş. “Bana çok cazip geldi. Biz niye yapmayalım dedim. Tansaş’a karşı, ilk çok ortaklı şirketi 1986’da toptancılarla kurdum. Biraz aramızdaki mesafeyi kapattık. Tansaş’la fiyat farkını azalttık. 10 güzel yılımı o şirkete verdim” diyor.
Pehlivanoğlu, 1995’te ayrılmış ve kardeşlerinin (İsmail ve Muharrem Pehlivanoğlu) yönetiminde devam eden şirketi Pehlivanoğlu’nun başına dönmüş. Tarih 1995, 14 mağazaları var.
Bundan sonrası hızlanma dönemi. 1995-2009 arasındaki 14 yılda 80’den fazla market açmışlar. Şu sıralar bir yandan yeni marketler açarken, bir yandan da yenileme yapıyorlar. Ali Pehlivanoğlu, “Daha yaşanabilir, daha estetik bir yapı oluşturuyoruz. Muğla, Manisa, Balıkesir, İzmir ve Aydın’dan sonra başka bölgelere gidebiliriz. Denizli’de yokuz. Orada yereller iyi, keyiflerini kaçırmayalım” diyor.
İddialı market markaları
Pehlivanoğlu zincirinde market markası çok önemli. Özellikle bakliyatta. Ali Pehlivanoğlu, 7 bin ton bakliyat sattıklarını belirtiyor. “Ürün alıp, paketliyoruz. Tarlada yokuz. Peynirde de böyle yapıyoruz. Şarküteri bizde çok önemli. Deterjan ve gıda ağırlıklı, bir de Paşabahçe vardır. Ette iddialıyız. 500 dönümlük çiftlikte 3 bin besi büyükbaş var. Tire-Selçuk arasında. Kesiyor, işliyoruz. Hayvanları bölgeden alıyoruz, ithalat yok” diyor.
Ali Pehlivanoğlu’nun tek işi marketçilik değil. Ufak ufak başka işler de yürütüyor. Şöyle anlatıyor:
“Ben ticareti severim. 5 tane Shell istasyonum var. Bir tane kız yurdu yaptık. İşletiyoruz, yarı sosyal sorumluluk gibi. 5 yıldızlı otel kalitesindedir. Çok para kazanmak için yapılmış bir iş değil. Başarılı ve yoksul çocukları kolluyoruz.
Et işleme tesisi, sigorta acenteliğimiz var. Bunların hepsinde kardeşler ortağız. Ayrı işlere de giriyoruz. Hanif Bey zeytinyağı işine girdi. Raf fabrikası var. Naturel benim işimdi. Karabiber de paketliyoruz orada. Bunlar da gruba mal satıyor. Bizde 6 bin 500- 7 bin barkod vardır. Poşet üretimi yapıyoruz. Ayrı bir şirkettir. Dışarıya da satıyoruz.”
Son yıllarda perakende sektörü çok hareketli. Türkiye’ye uluslararası market zincirleri girince ve Tansaş, Gima, Migros, BİM gibi önemli zincirler el değiştirince piyasa iyice hareketlendi. Bu arada Migros özellikle hızlandı, birçok yerel zinciri satın aldı. Bu gelişmeler nedeniyle piyasada hep “Pehlivanoğlu ne olacak?” sorusu gündemdeydi.
Ali Pehlivanoğlu anlatıyor:
“Migros’la konuştuk ama bir kardeşimiz pek satıcı olmadı. Yoksa olabilirdi. Türkiye’nin en sadık müşterisi bizdedir. Bağımsız araştırmalara göre böyle. Kipa bizimle ilgilendi ufak mağazalar açmadan… Şimdi biz onların ufakları ile ilgileniyoruz. Pehlivanoğlu bir yol ağzındadır. Her şey olabilir. Çocuklar büyüdü. Onu sorguluyoruz, bu şirketi geleceğe nasıl taşırız? Satmak gündemde değil. İstanbul’a yerleşmeyi istiyoruz. Bir grubu satın almak istiyoruz. Birinci öncelik bu görünüyor. Bursa’da market olarak yokuz, orada da satın alma olabilir. Tek tek büyümek çok zaman alır.”
‘Peki iyi para verilse satmaz mı?’ Bu soruya yanıtı şöyle:
“Kızımız güzel, herkese vermeyiz. İlk görüşmelerde hazır değildik. Şimdi yapılanma bitti. Şirket pırıl pırıl oldu. Paranın kimde olduğu belli olmaz. Kiler büyüklüğünde bir şey, paramız yeterse niye olmasın? Biz hep haddimizi aşmadan iş yapmışızdır.”
İstanbul’da gerilla gibi savaşırız
Ali Pehlivanoğlu, zinciri ‘ulusal’ yapmak istiyor. Ama bunun için öncelikle ‘kurtlar sofrası’ İstanbul’a girmesi ve tutunması gerekli. “10 yıl önce asıl hedefimiz İstanbul’du” diye anlatıyor. O dönem şirketin merkezini taşımış, depo kurmuş, ciddi hazırlık yapmış. Ama bakmış ki bir kere bölgesinde daha yapacak çok iş var, ertelemiş. Ama bu hedeften vazgeçmiş değil. “Büyük muhasebemiz hâlâ İstanbul’da” diyor. Her an İstanbul’da Pehlivanoğlu boy gösterebilir.
‘İstanbul gibi büyük bir pazara girmekten korkmuyor musunuz?’ diye soruyoruz, “50 marketle iyi savaşırım. Gerilla gibi. 100 marketle canına okurum. Çünkü ben satın almayı biliyorum” diyor.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
