Genel Haberler
Perakende, daha güçlü ekonomi, fiyat istikrarı ve sağlıklı beslenme için büyüyor
Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), 10 Ekim 2023 Salı günü gerçekleştirdiği 9. Ortak Gelişim Kongresi’nde gıda perakendecilerini ve tedarikçilerini bir araya getirdi. 700’ün üstünde profesyonelin Wyndham Grand Levent Istanbul’da buluştuğu kongre, eş zamanlı olarak Digital Network Alkaş’ta yayımlandı.
GPD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu’nun açılış konuşmasını yaptığı kongrede, gıda arzı güvenliğinin korunması için yapılması gerekenler, sektörün sürdürülebilirlik alanında gerçekleştirdiği projeler, tedarik zinciri yönetiminde verimlilik artırıcı çözümler, insan kaynağında yaşanan sıkıntılar sektör profesyonelleri tarafından ele alındı. Kongrede hızlı tüketim ürünleri pazarının genel durumuna dair güncel veriler paylaşılırken, oturumlarda sektör gündemine dair çalışmalar ve kapanışta da Türkiye ekonomisi ve dönüşüm konusu incelendi.
GPD’nin ana çalışmalarının üç eksene oturtulduğunu belirten Özpamukçu, bu üç başlığın gıda perakendeciliği sektörünün sunduğu sosyo-ekonomik katma değeri artırmak, dünyadaki yenilikçi uygulamaları ülkemize getirerek gıda perakendeciliğinin gelişimiyle tarım sektörünü ve üretimi geliştirmek, sektörün modernleşerek sürdürülebilir büyümesini sağlamak; böylece rekabetçiliğini ve istihdam kapasitesini artırmak olduğunu belirtti.
Gıda, yiyecek içecek ve temel ihtiyaç maddeleri harcamalarının hane halkı tüketim harcamalarının %50’sinden fazlasını oluşturduğunu, dolayısıyla gıda perakendecileri ile üretici ve tedarikçilerin ekonomik öneminin arttığını ifade eden Özpamukçu; “Gıda perakendesini rakamlarla belirtirsek, 2022 yıl sonu itibariyle ülkemizdeki toplam gıda perakendesi pazarının büyüklüğü 1,6 Trilyon TL olarak ölçülüyor. Bunun içinde modern yani organize kanalın büyüklüğü 550 milyar TL seviyesinde. Rakamsal verilerin yanı sıra, ekonomiye etkimizi gösteren diğer bir gösterge ise sektörün ekosistemini de geliştirmesiyle ilintili olan çarpan etkisi. Perakende sektörünün çarpan etkisi gıda perakendesinde 1,3 iken, perakendenin diğer kolları da dahil edildiğinde söz konusu etki 2 civarında görülüyor. Başka bir deyişle, perakendenin 1 birim büyümesi, genel ülke ekonomisine 1,5 – 2 kat olarak yansıyor. Hal böyle olunca, içinde bulunduğumuz perakende sektörünün ülke ekonomisi içinde ne kadar önemli bir konumda olduğunu görüyoruz.” dedi.
Modern perakende payı ile enflasyon ilişkisine değinen Özpamukçu; “Modern perakende ne kadar gelişirse, payı ne kadar artarsa o ülkedeki enflasyon oranı daha düşük oluyor. Ancak Türkiye’de modern perakende gelişmiş ülkelerin halen çok gerisinde: Ciro bazında modern perakende %45’lerde seyrediyor. Avrupa’da %70 ila %90 arasında bu oranlar. Modern perakendemizi gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmamız halinde çok yüksek olan kayıtdışılık oranımız azalacak, ülke ekonomimiz büyüyecek ve halkımızın refahı artacak.” dedi.
Modernleşmenin kaçınılmaz bir süreç olduğunu, bu sürecin tüketicinin de talebiyle şekillendiğini belirten Özpamukçu, bu değişime hakkını vererek yatırım yapabilmenin yolu perakendecilerin büyümesinden, yerel zincirlerin büyüyerek ulusallaşması ve gelişiminden geçtiğini vurguladı.
Enflasyonla mücadelede tedarikçilerin desteği şart
Enflasyonla mücadelenin ve fiyat istikrarının sadece zincirin son halkası olan gıda perakendecilerinin değil, tedarik zincirinde yer alan bütün oyuncuların topyekûn mücadelesini gerektirdiğini yineleyen Özpamukçu, GPD üyesi perakendecilerin her zaman taşın altına elini koyduğunu ve bu mücadeleyi desteklediklerini dile getirdi. Ticaret Bakanı’nın çağrısına da tüm marketlerde indirim ve kampanyalarla cevap verildiğini belirten Özpamukçu; “Borsaya kote firmalarımızın rakamlarından da açıkça görülebileceği gibi sektörümüz oyuncuları ekonomik modelimiz gereği %2-3,5 bandında çok düşük net karlılıklarla çalışmakta. Bu sebeple bu mücadeleyi tedarikçilerimizin desteği olmadan yapamayız. Tüm paydaşlarımızdan enflasyonla topyekün mücadele kapsamında ülkemizin orta vadeli planına uyumlanma, maliyetlerinde verimlilik ve yaptığımız ve yapacağımız indirimlerde destek beklediğimizi açıkça ifade etmeliyim.” dedi.
Cumhuriyetin yüzüncü yılında, gelecek yüz yılı planlarken daha güçlü bir ülke ekonomisi için çözümün daha planlı üretmekte ve daha gelişmiş bir tedarik zincirinde yattığına vurgu yapılan kongrede “Yüzde 100 Perakende” temasıyla “Daha güçlü bir ülke ekonomisi için büyüyen PERAKENDE” mottosu işlendi.
Kongrede sektörün merakla beklediği değerli araştırmaların sonuçları da paylaşıldı.
Gelecek 100 Yılda Sürdürülebilir Bir Dünya için Sürdürülebilir Perakende oturumunda NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü, Orta Doğu ve Afrika Analitik Lideri Didem Şekerel Erdoğan ve NielsenIQ Türkiye Perakende Hizmetleri Direktörü Serhat Sükan, hızlı tüketim ürünleri pazarının güncel durumuna ve sürdürülebilirlikle ilgili çalışmaların sonuçlarına dair verileri paylaştılar.
Türkiye tütün ve alkol hariç FMCG pazarının 2023’ün ilk 8 ayında hacim olarak %5,0, ciro olarak da %85,5 oranında büyüme kaydettiğinin altını çizen NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü, Orta Doğu ve Afrika Analitik Lideri Didem Şekerel Erdoğan, Türkiye’nin bu güçlü performansla Avrupa ve Global ortalamadan pozitif olarak ayrıştığını vurguladı. Büyümeyi hem hacim ve hem de ciro bakımından öne çeken kategoriler arasında Ev Temizlik, Kişisel Bakım, İçecekler ve Atıştırmalıklar kategorilerinin öne çıktığını belirten Şekerel Erdoğan, 2023’ün ilk 8 ayında yüksek büyüme performansıyla ciro payını en çok arttıran ilk 3 kategorinin Gazlı İçecekler, Çerez ve Kuruyemiş olduğunu paylaştı.
Didem Şekerel Erdoğan’la birlikte sahneyi paylaşan NielsenIQ Türkiye Perakende Hizmetleri Direktörü Serhat Sükan ise, FMCG E-Ticaret pazarının gelişimine ilişkin verileri paylaştı. Serhat Sükan, 2022’deki normalizasyon döneminden sonra E-Ticaret’in 2023’te güçlü büyümesini sürdürdüğünü ve FMCG kategorilerinin %131’lik güçlü bir ciro büyümesi kaydettiğini paylaştı. Sükan, FMCG E-Ticaret pazarında 2023’ün ilk 8 ayında en çok ciro büyümesi kaydeden ilk 3 kategorinin Ev Temizleyicileri, Sabun ve Duş Jelleri ile Buzlu Çay olduğunu paylaştı.
Türkiye’de Gıda Arzı Güvenliği: Yeni Bir Yaklaşım ve Yeni Bir Model oturumunda Boğaziçi Üniversitesi Makro Ekonomi ve Uygulamalı Ekonometri Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gökhan Özertan’ın sunumuyla planlı üretim, üretimin desteklenmesi ve zincirin koordinasyonu için bir model önerisi ele alındı. Gıda Arzı Güvenliği Sistem Detayları oturumunda önerilen sistemin detayları Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın moderatörlüğünde Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Tekgüç ve Taze Süt Kurucu Ortağı Murat Bolat tarafından görüşüldü. Fiyat istikrarının sağlanması ve gıda arzı güvenliğinin tespiti için özel sektör çalışmaları ise Sektör Çözüm Önerilerini Konuşuyor oturumunda A101 İcra Kurulu Üyesi ve COO’su Aziz Şahin moderatörlüğünde Balkan Süt Genel Müdürü Halil Durmaz, Yayla Bakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gümüş ve Bain & Company Türkiye Yardımcı Ortağı Onur Candar tarafından ele alındı.
Unilever Türkiye Satış ve Müşteri Geliştirmeden Sorumlu Başkan & Orta Asya Genel Müdürü Bilgehan Çevik, Coca-Cola İçecek Kurumsal İlişkiler ve Sürdürülebilirlik İcra Kurulu Üyesi Burçun İmir, PepsiCo Türkiye Satış Başkan Yardımcısı Ergün Günay ve Migros Ticaret A.Ş. Perakende Genel Müdürü Mustafa Bartın’ın katıldığı Sürdürülebilir Çözümlerle Yeni Perakende oturumunda, sektördeki sürdürülebilirlik çalışmaları ile bu çalışmaların gelişime ve tüketici tercihlerine etkisi görüşüldü.
Migros Perakende Genel Müdürü Mustafa Bartın, gıda perakendecisi olarak varlık amaçlarının halkın sağlıklı ve taze gıdaya kesintisiz erişimi olduğunun altını çizdi. Bartın, “Tarıma yatırım geleceğe yatırım. Cirosunun yüzde 77’si tarıma dayalı bir şirket olarak izlenebilir ve sürdürülebilir üretim için tam destek sağlıyoruz. İyi Tarım Uygulaması ile izlenebilir ve sürdürülebilir üretimi uygulamaya alan ve ilk satan perakendeciyiz. Kooperatiflerden alımla küçük üretici ve çiftçilerin ulusal pazarda yer bulmasına fırsat tanıyoruz. Ayrıca eğitim ve mentorluk sağlayarak standartlarını yükseltmelerine destek oluyoruz. Yerelden alınan ürünlerin aynı bölgede önceliklendirilmesiyle yerel kalkınmaya güç veriyoruz. En kaliteli gıdayı, en uygun fiyatla müşterilerimize her yerden ulaştırabilmek için Türkiye’nin 81 ilinde 3.200’ü aşkın mağazamız ve online platformlarımızla hizmet veriyoruz. Müşterilerimizin sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için birbirini tamamlayan kanallarımızla etki alanımızı gün geçtikçe artırıyoruz. GES dahil birçok önemli yatırımla karbon ayak izimizi her alanda düşürüyoruz” dedi.
BİM, CEO’su Haluk Dortluoğlu, TAB GIDA, Co-CEO’su Özgür Çetinkaya ve P&G Türkiye CEO’su Tankut Turnaoğlu, Rota Yeniden Oluşturuluyor: Tedarik Zinciri Yönetimi oturumunda tedarik zincirini daha verimli hale getirmek için sürdürülen çalışmaları ve ortak çözüm önerilerini ele aldılar. Sektörün En Önemli Kaynağı /Sorunu: İnsan başlıklı oturumda Caffè Nero Türkiye CEO’su Ahmet Yanıkoğlu ve CarrefourSA Genel Müdürü Kutay Kartallıoğlu, sektörde insan kaynağının önemine değinerek, güncel durumda yaşanan sıkıntılara çözüm önerilerini görüştüler.
Kongrenin kapanış oturumunda İletişim ve Finans Danışmanı Dr. Artunç Kocabalkan moderatörlüğünde Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, Prof. Dr. Ege Yazgan ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu Türkiye Ekonomisi ve Rasyonel Dönüşüm başlığı altında ekonomik değerlendirmelerde bulunarak, yeni politikaların sektöre yansımalarının nasıl olacağını görüştüler.
Genel Haberler
A101, e-ticaret yatırımlarına devam ediyor
Türkiye’nin 81 ilindeki 13 bini aşkın mağazasıyla perakende sektörünün en yaygın zincirlerinden olan A101, dijitalleşme ve tekno-perakendecilik vizyonu doğrultusunda e-ticaret alanındaki yatırımlarını büyütmeye devam ediyor.
Operasyonlarını çeşitlendiren A101, Düzce’nin Cumayeri ilçesinde yeni e-ticaret deposunu devreye alarak lojistik kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Yeni açılan tesisle A101’in toplam e-ticaret depo sayısı 2’ye, toplam depo kapasitesi ise %40 oranında artışa ulaştı. Böylece markanın e-ticaret sipariş operasyonları hem hız hem de erişilebilirlik açısından daha güçlü bir yapıya kavuştu. Tam kapsamlı yangın güvenlik sistemleriyle de donatılan tesis, A101’in operasyonel verimlilik ve iş güvenliği standartlarını en üst seviyede karşılayacak şekilde tasarlandı.
Yeni depo, artan online talebe hızlı, güvenilir ve kaliteli hizmet sunma hedefi doğrultusunda A101’in e-ticaret operasyonlarına önemli bir ivme kazandırmayı hedefliyor. Başta Batı Karadeniz ve Marmara olmak üzere geniş bir bölgeye daha hızlı teslimat imkanı sağlayan tesis, rota optimizasyonu, stok yönetimi ve müşteri deneyiminde katma değer yaratma misyonuyla hayata geçirildi. Depoda uygulanan gelişmiş stok yönetimi ve talep tahmini modelleri, ürün bulunurluğunu artırarak müşteri memnuniyetini güçlendirmeyi de hedefliyor.
Yeni e-ticaret deposu, A101’in sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi yaklaşımının da önemli bir halkasını oluşturuyor. Enerji verimliliği, süreç optimizasyonu ve teknoloji entegrasyonuna dayalı altyapısıyla tesis; daha düşük karbon ayak izi, kaynak verimliliği ve dijitalleşme odaklı perakende modeline geçişi destekliyor. A101, e-ticaretteki büyüme kararlılığını sürdürürken, sürdürülebilirlik standartlarıyla uyumlu ve geleceğe hazır bir lojistik ekosistemi geliştirmeye yönelik yatırımlarına da devam ediyor.
Genel Haberler
Hanif Pehlivanoğlu Marketleri, kepenk indirdi
Ege perakende sektöründe uzun yıllar süren bir dönem Hanif Pehlivanoğlu marketlerinin kapanmasıyla sona erdi. 1980’li yıllardan bu yana sektörde yer alan iş insanı Hanif Pehlivanoğlu, Ege Bölgesi’ndeki son mağazalarını da kapatarak faaliyetlerine nokta koydu.
Ege Bölgesi’nin perakende alanında en bilinen markalarından biri olan Hanif Pehlivanoğlu Marketçilik, tüm mağazalarını kapatarak sektörden çekildi. Bir dönem bölge geneline yayılan 68 mağazasıyla dikkat çeken şirket, son iki yıldır uyguladığı küçülme politikasını tamamen sonlandırma kararıyla tamamladı.
Son bir yıl içerisinde 16 mağazasını kapatan Hanif Pehlivanoğlu, geçtiğimiz günlerde İzmir’in İçmeler, Poligon, Küçükyalı, Karşıyaka, Güzelbahçe, Bornova, Alsancak ve Çeşme Ilıca şubelerinin de faaliyetlerine son verdi. Böylece Ege’de Hanif Pehlivanoğlu ismiyle hizmet veren son marketlerin de kepenkleri indirildi.
Hanif Pehlivanoğlu’nun perakende serüveni, 1980 yılında Üçkuyular’da açılan ilk mağaza ile başladı. Ali Pehlivanoğlu, Muharrem Pehlivanoğlu ve Hanif Pehlivanoğlu kardeşler, yaklaşık 35 yıl boyunca birlikte büyüttükleri Pehlivanoğlu Şirketler Grubu’nu 2015 yılında üçe bölme kararı aldı.
Bu ayrılığın ardından Ali Pehlivanoğlu ve Muharrem Pehlivanoğlu, Ege Bölgesi’nin farklı illerinde faaliyetlerini sürdürürken, Hanif Pehlivanoğlu ise son yıllarda yaşanan ekonomik koşullar ve sektörel rekabet nedeniyle kademeli olarak mağazalarını kapattı.
Hanif Pehlivanoğlu’nun sektörden çekilmesi, Ege perakende dünyasında “bir dönemin kapanışı” olarak yorumlanıyor. Yerel markaların zincir marketlerle artan rekabeti karşısında ayakta kalmakta zorlandığı bir süreçte alınan bu karar, sektör temsilcileri tarafından dikkatle izleniyor.
Genel Haberler
Ulusal zincir marketler “Pazar günü kapanmaya” karşı!
47 bin satış noktasını ve sektörde istihdam edilen 465 bin çalışanı temsil eden Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), bazı basın yayın organlarında çıkan haberler üzerine bir kez daha zincir marketlerin pazar günü kapalı olmasını istemediklerini şöyle ifade etti:
“Ülkemizde gıda perakendesinde faaliyet gösteren ulusal zincirlere ait 47 bin satış noktasını ve sektörde istihdam edilen 465 bin çalışanı temsil eden Gıda Perakendecileri Derneği olarak; bugün çeşitli basın yayın organlarında çıkan sektörün, zincir marketlerin pazar günü kapalı olmasıyla ilgili anlaşmaya vardıkları haberine dair bu doğrultuda bir görüş birliğimiz olmadığını kamuoyuna önemle arz ederiz.
Üyesi olduğumuz, organize perakendenin %90’ının üzerinde bir temsiliyete sahip Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu’nun da yapmış olduğu açıklama bağlamında, teknik verilerin tamamı göstermektedir ki haftanın bir günü gerçekleşecek bir kapanma hem istihdamda hem kayıtlı ekonomide oldukça büyük ve onarılması güç yaralara neden olacaktır.
5 bin civarında satış noktası ile tüm sektörü temsil etmekten uzak olan Türkiye Perakendeciler Federasyonu’nun, sektörü, ülke ekonomisini ve en önemlisi tüketicileri olumsuz etkileyecek bu konuda, tüm sektör adına açıklama yapmış olmasının son derece yanlış olduğunu ifade etmek isteriz.
Ekonomimizin daha da güçlenmesi gereken bir dönemde, daha çok çalışmak yerine çalışma gününü azaltıcı bir tavsiyede bulunulması ve bunun etkilerinin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmemesi kabul edilebilir değildir.
Mevcut durumda işletmeler, haftanın 7 günü faaliyet göstermek üzerine kurulu bir sistem yürütmekte, çalışan sayılarını da buna göre ayarlamaktadırlar. Haftanın bir günü kapatma hali, dolayısı ile daha az istihdam ya da küçülme anlamına gelecektir.
Çalışma günlerine getirilecek kısıtlama hem kısa hem de uzun vadede istihdamı son derece olumsuz etkileyecek, işletmeler işe alımlarını da doğal olarak sınırlandıracaktır. Ayrıca sadece perakendede değil doğrudan ve dolaylı olarak perakende sektörü ile etkileşim içerisinde olan başta üretim ve lojistik sektörleri olmak üzere birçok sektörde de istihdamın azalmasına neden olacaktır. Haftada bir gün kapalı kalmak, sadece mağaza istihdamında %14 seviyesinde bir azalmayı getirecektir. Tedarik zinciri ve tüm paydaşlar düşünüldüğünde olası istihdam kayıpları çok daha yüksek olacaktır.
Çalışma günlerine gelecek bir kısıtlama, tedarik zincirinde de önemli bir aksamaya sebebiyet verecektir. Özellikle hızlı tüketim ürünlerinde zincirin bozulması, ürün kayıpları noktasında dünya ortalamalarının çok üzerinde kayıplarımız olduğu göz önüne alındığında üreticiler, tüketiciler ve enflasyon etkileri olarak ekonomiyi olumsuz etkileme potansiyeli taşımaktadır.
Alışveriş günlerinin kısıtlanması tüketici mağduriyetine sebep olacaktır. Bu şekilde tüketicinin, ürünlere daha uygun fiyatlarla ulaşma, farklı alternatif ve çeşitlilik içinde seçme hakları elinden alınmış olacaktır. Bu, özellikle ekonomik yönden alım gücü düşük olan tüketicinin son derece aleyhine bir durum ortaya çıkarmış olacaktır. Ayrıca, kısıtlama önerilirken; günümüzde dijitalleşmenin geldiği noktada, haftanın 7 günü, günün 24 saati internet üzerinden alışveriş yapılabildiği gerçeği de göz önünde bulundurulmalıdır.”
