Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Perakende Günleri’18 güne hızlı başladı

Editör
Facebook Küresel Pazarlama Çözümleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Carolyn Everson
Abone Ol:

Türkiye’de perakende sektörünün nabzını tutan sektörün en büyük buluşma platformu Perakende Günleri bugün başladı.

Soysal tarafından bu sene 18.’si düzenlenen Perakende Günleri ‘RetailExperience Exchange’ teması ile kapılarını açtı.

Moderatörlüğünü ve açılış konuşmasını Soysal Kurucusu Suat Soysal’ın yaptığı Perakende Günleri’18’ güne hızlı başladı.

Perakende Günleri’18’in iddialı konuşmacılarından biri olan Facebook Küresel Pazarlama Çözümleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Carolyn Everson ufuk açan konuşmasında Facebook, Instagram, Messenger ve WhatsApp’ı iş ortağı olarak kullanmanın yollarını anlattı.

Everson: “Perakende kabuk değiştiriyor, tüketici davranışları değişiyor. Sadece ABD değil tüm dünyada şeffaflık önemli. Dezenformasyon, sahte habercilik, sandık güvenliği çok önemli. Veri mahremiyeti bizim özümüz, insanlar bize güvenmediği takdirde bu platform çalışamaz. Bu sene çok büyük dersler aldık. Markanın güvenliği çok mühim. Reklam verdiğiniz her yerde hakimiyetin sizde olması gerek. Bunlar Facebook’un dünya çapında mücadele ettiği konular. Artık dünyada insanlar her yerde gruplar kuruyor. Platformlar toplumsal anlamda çok büyük önem arz ediyor. Yakında 1 milyar insanın bu tür gruplarda yer alması bekleniyor. Güvenlik bildirimi bizim için çok önemli. Bugüne kadar ‘ben güvendeyim’ şeklinde 3 milyar bildirim gönderilmiş. Hızlı hareket etme, tempo perakendenin anahtar kelimeleri. Müşteriler çok hızlı benimsiyor. Müşterinin temposu bizden çok daha hızlı. 3 alan en hızlı: mesajlaşma, hikâye, video paylaşımı. Facebook bünyesinde 3 mesajlaşma kanalı var. Her yıl 100 milyon mesaj paylaşılıyor. Stories çok tercih ediliyor. Bugün itibariyle 1 milyar tüketici tüm bu platformlarda story paylaşıyor. Video paylaşımı da çok seviliyor. Bunun için farklı yöntemler geliştirdik. Facebook Watch diye yeni bir ürünümüz var. Instagram TV de kişiselleştirilmiş içeriklere imkân sağlıyor. Her gün 200 bin kişi Watch izliyor. Facebook Watch Party arkadaşlarınızla bir araya gelip video izleyebiliyorsunuz. Perakende deneyimi de kişiselleşiyor. İnsanların yüzde 50’si alışverişte mobil cihazlarını kullanıyor. 7,9 milyar dolar siber pazartesi günü harcandı. 6,2 milyar Dolar Black Friday’de harcandı. GAP bambaşka yeni bir erkek koleksiyonu çıkartmak istiyordu. Bize geldiler fikir sordular. GAP ile el ele verip bu markayı ortaya çıkarttık. İsteyen erkekler kıyafetleri deneyerek manken olabiliyor, sonra kıyafetleri iade edip deneyimlerini paylaşıyor. Kendi video ve hikayelerini paylaşabiliyorlar. Müşteriyi tam işin merkezine koyduğumuz bir platform yarattık. 4 bin kat reklam harcamalarına geri dönüş oldu. 27 bin kişi başvuruda bulundu manken olmak için. Lego ve Michael Kors yine bu konuda çok başarılı. Akbank Türkiye’de bankacılık alanında ilk müşterimiz oldu. Mobil ile mağazalar birleşiyor. Müşteri sizi daha iyi tanımak, bilmek istiyor. Türkiye’de 44 milyon Facebook kullanıcısına ulaşmış olmuyorsunuz sadece, tüm dünyada ulaşabiliyorsunuz. Modanisa için Türkiye ve dünyada eşleştirme yapıyoruz. Zenginleştirilmiş gerçeklik artık kullanılıyor. Sephora’da makyaj malzemelerini yüzünüzde deneyebiliyorsunuz. Instagram’da Türkiye’de alışveriş etme imkânı başlayacak. Alışveriş her zaman devam edecek, sadece mecralar değişiyor”.

Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş, ‘Instagram, Whatsapp, Messenger ve Facebook ile Satış Artışı’ konulu oturumunda Facebook ailesi aplikasyonlarını kullanarak gerçekleşen Türkiye’den başarılı kampanya örneklerini paylaştı. Matraş: “Alışveriş alışkanlığımız değişiyor. Eskiden Bağdat Caddesi’nde mağazaları gezmek aklıma gelirdi. Özellikle çalışan anne olduktan sonra aklıma çocuklarım geliyor. Özellikle çocuklarla mağazada alışveriş deyince aklıma farklı deneyimler geliyor. Hayat o kadar hızlandı ki, zamansızlıkla mücadele bizim alışveriş deneyimimizi değiştiriyor. 7/24 alışveriş yapan bir tüketici kitlesini düşündüğümüzde artık mobilde mağaza açalım diyoruz. Günde ortalama 80 kez giriyor tüketici mobil vitrinlerde yani mağazanın web sitesinde zaman geçiriyor. Mağazadan içeri giren her 10 kişiden biri Facebook’u açıyor ve orada zaman geçiriyor. Newsfeed’iniz yeni Bağdat Caddeniz. Her ay 44 milyon insan yürüyor bu caddede. Nasıl ulaşacaksınız bu insanlara? Online mağazada siz aradığınız ürünleri bulmuyorsunuz, ürünler sizi buluyor. Artık satın alma isteğini beklemiyoruz, satın alma isteğini biz yaratıyoruz. Yeni müşteri profilinin şöyle bir özelliği var: artık müşteriler şimdi, hızlı ve sıcak istiyor. Facebook’ta işte bunu yapmaya çalışıyoruz. Facebook’ta 4 şey yapabilirsiniz: marka inşası, satış, sonuçları ölçümleme, müşteri hizmetleri. Ben ilk 2’sini anlatacağım. E-ticaret ve perakende ortaklarımızı düşünelim. Bugüne kadar e-ticaret müşterilerin en çok yaptığı şey satış yapmaktı. Kısa vadede çok iyi olmasına rağmen bir süre sonra tıkanıyor. Perakendeciler ise markaların kampanyaların farkındalığını artırmaya çalışıyordu. Bugün geldiğimiz noktada her iki taraf full funnel dediğimiz pazarlama piramidinin her yerine değen yolculuğun hepsine odaklanıyorlar. LcWaikiki ile birlikte çalıştık ve 18 milyon insana ulaştık. Önce marka farkındalığını artırdık sonra talep yaratmaya başladık. Daha sonra satış reklamlarına başladık. Toplam online satışları %4 artırdık, satışa geri dönüşüm 20 kat oldu. 1 TL’lik harcama yaptıysanız 20 TL’lik satış yaptınız demek. Aynısını Penti ile yaptık. 10 milyon kişiye ulaştık. Bizim size sunduğumuz ürünler mağazalara da insan yönlendiriyor. Koçtaş geçen sene Black Friday zamanı çok cesur bir şey yaptılar. Tüm insert bütçesini Facebook’a yatırdı. Mağaza satışları 2,6 kat arttı. Satışa geri dönüşüm 60 kat oldu.”

‘Philip Morris/Sabancı’dan Bir İlk: Geleneksel Perakende Kanalının Dijitalleştirilmesi’ başlıklı oturumunda Philip Morris Sabancı Türkiye Genel Müdürü Filiz Yavuz Diren ise Philip Morris / Sabancı’nın yaklaşık 50 bin esnafı e-sipariş ve 100 bin esnafı da dijital platformda buluşturma hikayesini paylaştı.

filiz yavuz

Sektörün duayen isimlerinden TAMPF Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Özerkan ise ‘Perakendenin Geleceği için Notlar’ başlıklı ilham verici bir konuşma yaptı. Özerkan, “Perakende Günleri ilk başladığında Euro yoktu, 6 sıfır vardı hepimiz milyonerdik, Facebook yoktu Zuckerberk lisedeydi. Almanya-Fransa 430 milyar Euro civarında perakende büyüklüğüne sahipti. Bugün Türkiye’de perakende en çok istihdam sağlayan ikinci sektör konumunda. 294 milyar TL’lik bir sektör, 900 bin kişiye istihdam sağlıyor. Organize perakendedeki 1 birim büyüme ülke büyümesine 1,3 büyüme olarak yansıyor. Türkiye’de istihdamda kayıt dışı %40. Genç ve kadın istihdamına da en büyük katkıyı yapan sektör. Bugün enflasyonu çok konuşur olduk. Bakanların bunu düşürmede ilk düşündüğü sektör organize perakende oldu. Çünkü hızlı hareket edebilen, organize olabilen bir sektörüz. Bugün Türkiye’de Ayçiçek yağı rafine ve ham Avrupa’da 0,82 cent, Türkiye’de 1.13. Şekeri Avrupa’ya göre %30 daha pahalı tüketiyoruz. Ürettiğimiz meyve/sebzenin %30’unu çöpe atıyoruz. Bütün bunlar bütünleşik, yapısal çözümler gerektiriyor. Organize perakende olarak bu konuda uzun vadeli yatırımlar yapmaya hazırız, hükümetimizden de bu konuda destek bekliyoruz. Öngörülebilirlik çok azaldı. Mevsimler, politik kararların ekonomik etkileri öngörülebilir değil. Bunlar ticareti çok etkiliyor. Türkiye’de alışveriş yapanların yüzde 60’ı alışveriş bir tarafında online’ı kullanıyor. Türk tüketicisi çok hızlı. Mağaza işin merkezinde değil, işin ayaklarından bir tanesi. Dijital ödeme sistemleriyle birlikte kasalarda kasiyersiz mağazaları konuşuyor olacağız ama bir taraftan veri mühendisliği anlamında büyük bir istihdamı gerektirecek. Bunları paralel olarak yönetme ihtiyacı var. Artık sadece alışveriş değil, kişiselleşmiş bir deneyim arıyor insanlar. Datayı bilgiye çevirmek çok önemli olacak. Maliyetler şekil değiştiriyor. Şirket içi kültürler değişiyor. Bütün bunlardan yola çıkarak perakende için ne olacak dediğimizde tek bir hikâye göremiyorum. Türkiye nasıl olursa dünya nasıl olursa olsun işini doğru yapanların mutlu sona ulaşacağı bir kitap var önümüzde” şeklinde konuştu.

kubilay ozerkan

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Genel Haberler

Prof. Dr. Emre Alkin: Şirketleriniz sizlerin değil memleketimizindir

Editör

Yazar:

Enflasyonun el freni konumunda olan özel markalı ürünler sektörünün gelişimi ve sorunlarının çözümü için çalışmalarını sürdüren PLAT Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği’nin ikincisini düzenlediği PLAT Talks etkinliğinde dernek üyeleri ve sektörün çok sayıda önde gelen ismi buluştu.

İstanbul-Kurtköy’de bulunan Crowne Plaza’da düzenlenen etkinliğin ilk bölümünde sektör temsilcilerine seslenen Prof. Dr. Emre Alkin, küresel piyasalardaki son durumu, beklentileri ve önümüzdeki dönem için merak edilen konuları yanıtladı.

“İşinizle alakalı harcamalarınızı önceliklendirmeniz gerekiyor.” diyen Prof. Dr. Alkin, “Gereksiz harcamalardan kaçınmanın ve nitelikli personelin önemini pandemi döneminde bir kez daha gördük. İş insanlarımız 4 tane üretim fonksiyonlarından bir tanesidir.  Bu 4 üretim fonksiyonu ise emek, sermaye, toprak ve müteşebbistir. Toprak vatanımız, emek vatandaşımız, sermaye ise hepimizindir. Şirketleriniz sizlerin değil memleketimizindir. Dolayısıyla bu noktaları göz önüne alarak hareket etmemiz gerekiyor” dedi.

Savaşlar, pandemiler ya da beklenmeyen durumların küresel olarak her zaman yaşanabileceğini belirten Prof. Dr. Alkin, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

“Çözüme odaklanmamız gerekiyor. Çalışanlarınız ile birlikte sorunları paylaşın, çözüm yolunu birlikte arayın. Direnci artırın. Çünkü bir başka vaka olduğunda şirketi ayakta tutacak prensiplerin çoktan hazırlanmış olması gerekiyor. İşe dönüşü planlayacağız. ‘Aynı performansı tekrar nasıl yakalarız?’ sorusunu harekete geçirerek iş verimliliğinde performansı artırmaya çabalayacağız. Yeni normali öngöreceğiz.

Yeni normal eski normalden farklı. Yeterince büyükseniz piyasaya şekil veririsiniz ama küçükseniz piyasaya göre şekil almak zorundasınız. Eğer küçükseniz dinamik olacaksınız, eğer büyükseniz ahlaklı olacaksınız.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923 yılındaki İzmir İktisat Kongresi’ndeki açıklamasına da yer veren Prof. Dr. Alkin, “Atatürk demiş ki: ‘Bakınız efendiler. Şahsi menfaatler ekseriyetle toplum menfaatlerinin önüne getirilir. Doğrudur. Ama şahsi menfaatler rekabet içerisinde kalmalıdır. Ancak toplumun bütün sorunlarını, piyasanın bütün sorunlarını şahsi menfaatlerden kurulmuş rekabet ortamını çözeceğini düşünüyorsanız bu gaflettir. Bundan dolayı devletin düzenleyici otorite olarak ortaya çıkması doğaldır. Ancak bu vazifeyi yaparken piyasa kurallarına saygı duyulması gerekir. Nihayetinde hiçbir devlet ferdinin önüne geçemez.’ Sene 1923. Daha Cumhuriyet ilan edilmemiş. Lozan görüşmeleri askıda Atatürk bunları söylemiş. Dolayısıyla anlıyoruz ki Cumhuriyet’in temelleri sağlamdır.” şeklinde sözlerini noktaladı.

Devamını Oku

Genel Haberler

Palandöken, “Esnafa yeni yapılandırma şart”

Editör

Yazar:

Pandemi sonrası daha belini doğrultamayan esnaf ve sanatkarların en büyük isteğinin yeni bir yapılandırma olduğunu dile getiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Pandemi nedeniyle iki yılı aşkın süredir iş yapamayan esnafımız daha belini doğrultamadı. Üstüne bir de hem dünyada hem de ülkemizde baş gösteren ekonomik sıkıntılar nedeniyle esnafın girdi maliyetlerinde ciddi bir artış yaşandı. 2 milyonu aşkın esnafımızın birikmiş borçlarını ödeyebilmesi için sıfır faizli ve uzun vadeli yeni bir yapılandırma şart. Yapılandırmayla birlikte esnafa sicil düzenlenmesi de sağlanarak sıfır faizli ve uzun vadeli nefes kredisi verilmeli. Bu sayede esnafımız yeniden ayağa kalkar, devletimiz de alacaklarını tahsil etmiş olur. Çünkü son 10 yılda yapılan yapılandırmalardan devletimiz 180 milyar liraya yakın tahsilat yapmış” dedi.

“Birikmiş kredi, SGK ve vergi borçları sıfır faiz ile ötelenmeli”

Esnafın birikmiş kredi, SGK ve vergi borcunu ödeyebilmesi için faizsiz ve uzun vadeli yeni bir yapılandırma gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “İki yılı aşkın süredir devam eden pandemide başta yiyecek içecek sektörü olmak üzere tüm sektörlerdeki esnaf ve sanatkarlarımızın ticari faaliyetleri sekteye uğradı. Verilen devlet desteklerinin akabinde vatandaşların aşılanması ve virüsün eski gücünü kaybetmesiyle birlikte kısıtlamalar kaldırıldığında tam esnafımız rahat nefes alacak derken tüm dünyada baş gösteren enerji krizi ne yazık ki ülkemize de yansıyarak başta akaryakıt olmak üzere, iş yeri kiraları, elektrik, doğalgaz gibi girdi maliyetlerini artırdı. Esnafımızın çoğu biriken borçlarını ödeyemediği gibi yeni borç altına girdi. Bunun için esnaf ve sanatkarlarımızın kredi, SGK ve vergi borcu gibi biriken borçlarını ödeyebilmesi için sıfır faizli ve uzun vadeli yeni bir yapılandırmaya gidilmeli. Mevcut faizler silinmeli” diye konuştu.

“Özel bankalar da esnafa kredi vermeli”

Öte yandan yapılandırmayla birlikte esnaf için sicil düzenlemesinin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Palandöken, “Esnafımız pandemiyle birlikte biriken borçlarını ödemek için krediye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Uzun zamandır sıkıntı çeken esnafımızın yükünü hafifletmek için sıfır faizli ve uzun vadeli can suyu kredisi verilmeli. Bunun için de öncelikle esnafımızın krediye ulaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı. İlk olarak esnafa sicil düzenlenmesi sağlanmalı. Ayrıca sadece devlet ve kamu bankaları değil özel bankalar da ekonominin bel kemiği olan esnaf ve sanatkarlar için düşük faizli kredi imkanı sunmalı. Krediler ile yeni iş yeri açacak olan genç girişimcilerin de önü mutlaka açılmalı” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Genel Haberler

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Editör

Yazar:

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Her yıl sonbahar aylarının gelmesi ile birlikte hem alışverişçiler hem de pazar yerleri için heyecanlı bir döneme giriş yapıyoruz. Yüzlerce indirim ve kampanya ile karşı karşıya kaldığımız Black Friday döneminde birçoğumuz elbette ihtiyaçlarımızı da karşılamak istiyoruz. Normal dönemde çok daha yüksek meblağlar ödeyeceğimiz bir ürüne uygun fiyatlarla sahip olma şansı doğal olarak hepimizi cezbediyor. Söz konusu indirimlerden faydalanmak bu noktada mantıklı olduğu kadar gerekli de ancak yine indirimlerin gerçek olup olmadığını kontrol etmek ve ihtiyacımızdan fazlasını almamaya dikkat etmek gerekiyor.

Bu noktada bilinçli bir alışveriş süreci için iyi bir pazar araştırması yapmak gerekliliği aşikar. Birçok pazar yeri büyük indirim oranları ile kampanyalar yaptığını ilan etse de fiyat değişikliği noktasında bu indirimlerin göründüğü kadar büyük olmadığını fark ettiğimiz durumlar olabiliyor. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak adına fiyat karşılaştırmaları yaparak ve ürünlerin fiyat değişim grafiklerini inceleyerek Black Friday indirimleri dönemini avantajlı şekilde tamamlayabilirsiniz.

Elektronik, giyim, kozmetik, spor… her kategoride ihtiyacımız olabilir mi?

Sonbahar aylarında kuruyan yaprakların arasında yürümekten sonra belki de en heyecanla beklenen etkinlik alışveriş yapmak. Hem indirim ve kampanyalar hem de bir ürünü ucuza almanın vermiş olduğu heyecanı bastırmak elbetteki kolay değil. Ancak indirim dönemleri bir illüzyon mu yoksa gerçekten bizlerin indirimli ürün alabilmesi için planlanmış bir fırsat mı?

Elbetteki alışverişçiler kadar markalar için de önemli bir dönem Black Friday. Yıl içerisindeki kazançların birçoğunun söz konusu dönemlerde elde edildiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. O nedenle markalar satışlarını artırmak adına indirimler yaparken, elbetteki kendi bütçelerini de düşünerek hareket etmek durumundalar. Buradan yola çıkarak kampanya dönemleri bizler için bir avantaj iken bütçemizi aşan bir soruna da dönüşebilir. Bu nedenle bilinçli bir alışverişçi olmakta fayda var.

Peki bu süreci doğru kararlar ile tamamlayabilmek adına neler yapabiliriz? İlk sıraya liste hazırlamayı yazabiliriz. Sadece 11.11 indirimleri için değil, günlük rutinimiz içerisinde market alışverişi dahi yaparken bir liste ile yola çıkmak her zaman sağlıklı bir alışveriş süreci sağlayacaktır. Tüketim toplumları ve değişen dünya parametreleri nedeniyle her şeyin ihtiyacımız gibi geldiğini hissedebiliyoruz ve özellikle indirim dönemleri bu duygularımızı çok daha derinden tetikleyebiliyor.

Bu nedenle üzerine düşünülmüş bir alışveriş listesi ile hareket etmek hem israfı önleyecektir hem de bütçemizi koruyacaktır. Söz konusu bilinçli alışverişin tek nedeni elbette bütçemizi korumak değil. Böylesine büyük bir tüketim alışkanlığından kaçınmamızın tek nedenini bütçemizi korumak olarak gördüğümüz taktirde içinde yaşadığımız Dünyada yalnız olduğumuzu zannedebiliriz.

Ama unutmamalıyız ki Dünya üzerinde milyarlarca insan bir arada yaşıyoruz ve sadece ürettiklerimizi değil doğanın bize sunduklarını da son sürat tüketmeye devam ediyoruz. İhtiyacımız dışında aldığımız her bir ürün bütçemizden götürdüğü kadar geleceğimizden ve doğamızdan da bir şeyler koparmaktadır. Hele ki yenilenebilir ve doğada çözünebilir ürünler tüketme konusunda pek de dikkatli bireyler değilsek, Dünyaya olan borcumuzu artırıyoruz denilebilir.

Elbette alışveriş dönemleri hepimiz için birer fırsat ve ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bu günlerde söz konusu indirimleri kaçırmak istemiyoruz. Hepimizin zaruri ihtiyaçları veya istekleri olabiliyor. Bunları karşılamak adına Black Friday indirimleri de önemli bir fırsat. O nedenle sunulan fırsatları değerlendirmek hepimizin hakkı. Ama bütçemizi koruyarak alışveriş yaptığımızı zannederken diğer taraftan cebimizden ve Dünyamızdan da fazlasını götürmemeye dikkat etmemiz gerekiyor.

Güvenilir adreslerden şaşmayın!

İndirim dönemlerinin karşımıza çıkardığı fırsatlar kadar yaratabileceği sorunlar da olabiliyor. Özellikle güvenli bir alışveriş süreci yaşamak adına dikkatli olmakta fayda var. Online alışverişte kredi kartı bilgilerimizi paylaştığımızı düşünürsek güvenilir adresleri tercih etmek aslında bir zorunluluk denebilir. Bu noktada SSL sertifikalı bir site üzerinden alışveriş yapmak kredi kartı bilgileri noktasında güvenli bir alışverişin kapılarını açmaktadır.

Bununla birlikte güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak her zaman ilk koşul olarak hatırlanmalı. Geçmiş alışveriş alışkanlıklarımızda da güvendiğimiz esnaf ve markaları tercih ettiğimizi hatırlarsak, internet üzerinden yapılan alışverişlerde de güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak mantıklı bir tercih olacaktır. Aksi takdirde orijinal olmayan veya kalitesiz bir ürünle karşılaşma ihtimaliniz artabilir.

Bu noktada bizlere en yol gösterici seçeneklerden biri güvenilir pazar yerlerini tercih etmek ve o pazar yerinde satış yapan marka veya satıcının değerlendirmelerini okumak. Unutulmamalı ki birincil kullanıcı deneyimlerinin yer aldığı yorumlar son yıllarda fazlaca kullanılmaya başlandı ve bir ürün satın alırken hem o ürünle ilgili hem de satıcı ile ilgili ayrıntılara yer verilmekte. Söz konusu değerlendirmeleri okuyarak hem alacağınız ürünle ilgili hem de alışveriş yapacağınız mağaza ile ilgili ayrıntılara ulaşarak güvenli bir alışveriş deneyimi yaşayabilirsiniz.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER