Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

“Perakendecilik yasasını bu yasama döneminde çıkarmak istiyoruz”

Editör
nihat ergun_200
Abone Ol:

Sanayi Ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün:

“2010 yılının Haziran ayına kadar olan yasama döneminde Patent, TSE, Meyve Sebze Hali ve Büyük Mağazalarla ilgili Yasaları çıkarmayı hedefliyoruz”

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye’nin yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 20’leri aşması gerektiğini, bunu 2023 hedefi olarak gördüklerini kaydetti.

Ergün, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ile bir araya geldiği toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi haline gelebilmesi için atılan adımların birbiriyle uyumlu olması gerektiğini vurgulayarak, komşularla sıfır problem politikasının izlenmesinin ekonomik açıdan da sorunları azaltacağını söyledi.

Bu yönde atılan politikanın olumlu adımlarının görüldüğünü ifade eden Ergün, tarihin problemlerinin Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alan sorunlar olarak bırakılmaması gerektiğini kaydetti.

Bakan Ergün, küresel ekonomik krize işaret ederek, krizin kendisinin etkilerinin psikolojik etkilerinden daha az olduğunu ifade etti.

Demokratik açılıma da değinen Ergün, ”Terörü rafa kaldırmış bir Türkiye, iktisadi açıdan enerjisini başka yere harcayan bir toplum olmaktan uzaklaşan bir Türkiye olmayacak mı?” diye konuştu.

Türkiye’de 2000’li yılların başında üretimin yaklaşık yüzde 65’inin düşük teknoloji, yüzde 30’unun orta teknoloji, yüzde 5’inin yüksek teknoloji olduğunu belirten Ergün, 2008’e gelindiğinde üretim artmasına rağmen yüzde 65 orta teknoloji, yüzde 30 düşük teknoloji, yüzde 5 yüksek teknolojinin söz konusu olduğunu anlattı.

Bakan Ergün, AB’de yüksek teknoloji ürünlerinin üretimden aldığı payın yüzde 20’nin üzerinde olduğuna dikkati çekerek, ”Türkiye’nin de yüksek teknolojilerde yüzde 20’leri aşması lazım. Politikamızı da buna göre belirlememiz gerekiyor. Yüzde 20’lik hedefi 2023 hedefi olarak görüyoruz. Buna göre, Türkiye 13 yıl içinde teknoloji ürünlerinde yüzde 20’lik hedefi yakalamalı” dedi.

Bunun için sanayi stratejisi oluşturduklarını belirten Ergün, sanayi stratejisiyle ilgili yakın zamanda genel bir açıklama yapacaklarını, önümüzdeki süreçte stratejinin yüksek teknoloji ve yüksek katma değerli sektörlerde yoğunlaşmak, bu konularda Türkiye’yi Avrupa ve Asya’nın üretim merkezi haline getirmek odaklı olacağını kaydetti.

”Büyük Mağazalar Yasası’nı yılbaşından sonra gündeme getireceğiz”

Nihat Ergün, büyük mağazalarla ilgili yasa tasarısına ilişkin sorumuz üzerine şunları söyledi:

”Biz yasa ile bazı ölçüler getiriyoruz. O yasayı da herhalde Ocak

ayından sonra, yılbaşından sonra parlamento gündemine getireceğiz. Esnaf stratejisi de hazırlandı. Esnafın yeniden yapılanmaya gitmesine ihtiyaç var. Aşırı esnaf yığılması sebebiyle de yanlış tablonun içine düşülebiliyor. Esnaf odalarıyla birlikte bu konuyu da ele alıyoruz. İnşallah o çalışmayı da hızlandırmış olacağız.

2010 yılının Haziran ayına kadar olan yasama döneminde patent, TSE, meyve sebze hali ve büyük mağazalarla ilgili yasaları çıkarmayı hedefliyoruz.”

Bir gazetecinin büyük mağazalar yasa tasarısına ilişkin sokaktaki insanların ne düşündüğünü sorması üzerine Ergün, ”Tüketici memnun. Tüketici dernekleri vasıtasıyla tasarılara katkılarını ulaştırıyorlar. Tasarı orta yolu bulma şeklinde olacaktır” dedi.

San-Tez Programı, Tasarım Danışma Konseyi

Sanayi üniversite işbirliğini geliştirmek için San-Tez programını hayata geçirdiklerine değinen Ergün, bu kapsamda yapılan çalışmalar sonucunda kendi kendini ısıtan ayakkabı, kök hücre ile tek saç telinden çok sayıda saç çıkaran projeler geliştirildiğini ifade etti. Ergün, esprili bir şekilde sadece saç telinin çıkış yönünün kestirilemediğini, saçın farklı yönlerde çıktığını söyledi.

Türk Tasarım Danışma Konseyi’ne de değinen Ergün, geçen hafta yapılan ilk toplantıda konsey bünyesinde 4 alt komite kurulması kararı alındığını, bunların strateji belgesi ve eylem planı oluşturma komitesi, hukuki işler komitesi, eğitim ve araştırma komitesi ile tanıtım ve farkındalık komitesinden oluşacağını bildirdi.

Bu dönemde mutlaka mesleki eğitimin güçlendirilmesi gerektiğinin de altını çizen Ergün, ”Mesleksizlik sorununu Türkiye’nin gündeminden çıkarmalıyız. Eğitim sistemimizde yüzde 30 genel lise eğitimi, yüzde 70 meslek lisesi eğitimi olmalı. Bu, bir ara tersine döndü. Yüzde 70 genel lise, yüzde 30 meslek lisesi eğitimine döndü. Bizim sanayide nitelikli iş gücü oluşturmamız, bunu meslek liseleri üzerinden oluşturmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

Mesleği olanın bir yerde işe girmese bile kendi işini kurma cesaretini gösterebileceğini dile getiren Ergün, ”Ne iş yaparsınız diye sorduğunuzda, aldığınız cevap şu; ‘ne iş olsa yaparım abi…’ Bu, aslında ‘elimden bir iş gelmez’ demenin kibarcası” dedi.

”KOSGEB, çaha Çok Ar-Ge ve inovasyona odaklanacak”

Ekonominin en can alıcı yerini KOBİ’lerin oluşturduğunu vurgulayan Ergün, KOSGEB’in desteklerini ve faaliyetlerini daha çok KOBİ’lere kaydıracaklarını, KOBİ’leri mutlaka dönüştürmek gerektiğini söyledi.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, KOSGEB bütçesinin 200 milyon liranın üzerinde olduğunu, bu bütçenin yüzde 80’ini KOBİ’lere destek olarak kullandıklarını, önümüzdeki yıl KOBİ’lere Ar-Ge, inovasyon, yönetimin güçlendirilmesi ve birleşmelere olan desteğe odaklanacaklarını vurguladı.

Şirketlerin birleşmesinin rekabet gücünü artırıcı unsurlardan biri olması dolayısıyla kanunda öngörülen sürenin kısa bir süre olduğunu belirten Ergün, bu süreyi uzatmak için teşvik ve destek mekanizmasına bağlayan yeni bir çalışma yapılması ihtiyacı olduğunu söyledi.

İktisat kongresine ihtiyaç var

Nihat Ergün, ”Bir iktisat kongresi yapmayı düşünüyor musunuz?” sorusuna, ”Evet bir iktisat kongresine ihtiyaç var. Bütün ekonomik sektörlerin katılımıyla dünyadaki ve Türkiye’deki bütün gelişmeleri, fırsatları, riskleri, avantajları, ekonomik sanayileşme politikalarını derinden etkileyecek iktisat kongresine ihtiyaç var. Bunu elbette biz planlayacağız” karşılığını verdi.

Yeni hazırladıkları pakette esnaf niteliğindeki küçük işletmelere 2,5 milyar liralık kredi hacminin oluşturulduğunu anlatan Ergün, burada belirlenen 100 bin rakamının herkesin maksimum 25 bin lira kullanacağı varsayımıyla belirlendiğini, 15 ya da 20 bin lira kullanmaları durumunda bu rakamın 120 bine de ulaşılabileceğini, ancak kredi hacminin 2,5 milyar lirayı geçmeyeceğini söyledi.

Orta ölçekli işletmeler için Kredi Garanti Fonu oluşturduklarını anımsatan Ergün, ”1 milyar Hazine koydu. Bankalar ortak oldu. 12-13 milyarlık kredi hacmi orada oluşturuldu” diye konuştu.

Nihat Ergün, ”Cansuyu kredileri ne zaman ödenmeye başlayacak?” sorusunu ise ”Bu Çarşamba’dan itibaren bankalara başvuru yapabilecekler ve başvurudan itibaren Kasım-Aralık ayı içerisinde esnaflarımız bu kredilere ulaşabilecekler” şeklinde yanıtladı.

”AR-GE merkezi başvurularının 8’i yabancı kaynaklı”

Bakan Ergün, yapılan 73 Ar-Ge merkezi başvurusundan 8’inin Alcatel, Isuzu, Mercedes ve Ford’un da aralarında bulunduğu yabancı kaynaklı firma tarafından yapıldığını, bunların 7’sinin kabul edildiğini, Alcatel’in ise yeni başvuru yaptığını ifade etti.

Ar-Ge merkezini Türkiye’ye taşıyan yabancı yatırımcılarla temas kurup kurmadıklarının sorulması üzerine Ergün, ”Ar-Ge merkezi için başvuran firmalar var. Hyundai’nin Türkiye’de Ar-Ge merkezi henüz yok Kendileriyle konuştuk. Yakında Ar-Ge merkezi çalışması yapacaklar. Avea, Ar-Ge merkezi kurma çalışmasını sürdürüyor. Zannediyorum başvurusunu da yaptı. Ar-Ge merkezi olmayan firmalar da sürekli başvuruyor. Bugün 12 bin olan Ar-Ge elemanı sayısı bir kaç yıl içinde 15-20 bine ulaşacaktır” şeklinde konuştu.

Nihat Ergün, Ar-Ge merkezlerindeki destekleme süresinin 2023 yılına kadar olduğunu hatırlatarak, ”Teknoparkların 2013’e kadar olan destek süresini de 2023’e kadar uzatarak Ar-Ge merkezlerinin desteklerinin süresine uygun hale getiriyoruz” dedi.

Ergün, ”Türk Ticaret Kanunu’nun yeni dönemde çıkma olasılığı var mı?” sorusuna ise ”Var. Çünkü üzerinde bir ihtilaf yok. Borçlar Kanunu üzerinde de yok. İkisi de AB müzakere takvimini etkileyecek tasarılar… Ama muhalefetin tutumundan kaynaklanan bazı zorluklar da var. Onlar aşılabilse Kanunun parlamentodaki işi bir hafta, 3 gündür… Borçlar Kanunu’nun da böyle 2-3 günde yasalaşma ihtimali var” karşılığını verdi.

İşsizlik rakamlarına ilişkin bir soru üzerine de Ergün, bugün itibariyle işsizlik oranının yüzde 13’ler civarında olduğunun altını çizerek, ”Bu mevsimsel olarak biraz yükselebilecek bir rakam, ama 13’ün altına düşmesi kısa vadede çok mümkün görünmüyor. En az 3 puanlık bir ilave orta vadede taşıyacağımız bir yük haline gelmiş durumda. Yüzde 10’luk yük taşıyorduk, yüzde 13’lük yük taşıyor olacağız” diye konuştu.

Ergün, başka bir soru üzerine ise orta vadeli programın yeni bir vergi artışı düşünülerek hazırlanmış bir program olmadığını ifade etti.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Genel Haberler

Palandöken, “Esnafa yeni yapılandırma şart”

Editör

Yazar:

Pandemi sonrası daha belini doğrultamayan esnaf ve sanatkarların en büyük isteğinin yeni bir yapılandırma olduğunu dile getiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Pandemi nedeniyle iki yılı aşkın süredir iş yapamayan esnafımız daha belini doğrultamadı. Üstüne bir de hem dünyada hem de ülkemizde baş gösteren ekonomik sıkıntılar nedeniyle esnafın girdi maliyetlerinde ciddi bir artış yaşandı. 2 milyonu aşkın esnafımızın birikmiş borçlarını ödeyebilmesi için sıfır faizli ve uzun vadeli yeni bir yapılandırma şart. Yapılandırmayla birlikte esnafa sicil düzenlenmesi de sağlanarak sıfır faizli ve uzun vadeli nefes kredisi verilmeli. Bu sayede esnafımız yeniden ayağa kalkar, devletimiz de alacaklarını tahsil etmiş olur. Çünkü son 10 yılda yapılan yapılandırmalardan devletimiz 180 milyar liraya yakın tahsilat yapmış” dedi.

“Birikmiş kredi, SGK ve vergi borçları sıfır faiz ile ötelenmeli”

Esnafın birikmiş kredi, SGK ve vergi borcunu ödeyebilmesi için faizsiz ve uzun vadeli yeni bir yapılandırma gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “İki yılı aşkın süredir devam eden pandemide başta yiyecek içecek sektörü olmak üzere tüm sektörlerdeki esnaf ve sanatkarlarımızın ticari faaliyetleri sekteye uğradı. Verilen devlet desteklerinin akabinde vatandaşların aşılanması ve virüsün eski gücünü kaybetmesiyle birlikte kısıtlamalar kaldırıldığında tam esnafımız rahat nefes alacak derken tüm dünyada baş gösteren enerji krizi ne yazık ki ülkemize de yansıyarak başta akaryakıt olmak üzere, iş yeri kiraları, elektrik, doğalgaz gibi girdi maliyetlerini artırdı. Esnafımızın çoğu biriken borçlarını ödeyemediği gibi yeni borç altına girdi. Bunun için esnaf ve sanatkarlarımızın kredi, SGK ve vergi borcu gibi biriken borçlarını ödeyebilmesi için sıfır faizli ve uzun vadeli yeni bir yapılandırmaya gidilmeli. Mevcut faizler silinmeli” diye konuştu.

“Özel bankalar da esnafa kredi vermeli”

Öte yandan yapılandırmayla birlikte esnaf için sicil düzenlemesinin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Palandöken, “Esnafımız pandemiyle birlikte biriken borçlarını ödemek için krediye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Uzun zamandır sıkıntı çeken esnafımızın yükünü hafifletmek için sıfır faizli ve uzun vadeli can suyu kredisi verilmeli. Bunun için de öncelikle esnafımızın krediye ulaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı. İlk olarak esnafa sicil düzenlenmesi sağlanmalı. Ayrıca sadece devlet ve kamu bankaları değil özel bankalar da ekonominin bel kemiği olan esnaf ve sanatkarlar için düşük faizli kredi imkanı sunmalı. Krediler ile yeni iş yeri açacak olan genç girişimcilerin de önü mutlaka açılmalı” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Genel Haberler

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Editör

Yazar:

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Her yıl sonbahar aylarının gelmesi ile birlikte hem alışverişçiler hem de pazar yerleri için heyecanlı bir döneme giriş yapıyoruz. Yüzlerce indirim ve kampanya ile karşı karşıya kaldığımız Black Friday döneminde birçoğumuz elbette ihtiyaçlarımızı da karşılamak istiyoruz. Normal dönemde çok daha yüksek meblağlar ödeyeceğimiz bir ürüne uygun fiyatlarla sahip olma şansı doğal olarak hepimizi cezbediyor. Söz konusu indirimlerden faydalanmak bu noktada mantıklı olduğu kadar gerekli de ancak yine indirimlerin gerçek olup olmadığını kontrol etmek ve ihtiyacımızdan fazlasını almamaya dikkat etmek gerekiyor.

Bu noktada bilinçli bir alışveriş süreci için iyi bir pazar araştırması yapmak gerekliliği aşikar. Birçok pazar yeri büyük indirim oranları ile kampanyalar yaptığını ilan etse de fiyat değişikliği noktasında bu indirimlerin göründüğü kadar büyük olmadığını fark ettiğimiz durumlar olabiliyor. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak adına fiyat karşılaştırmaları yaparak ve ürünlerin fiyat değişim grafiklerini inceleyerek Black Friday indirimleri dönemini avantajlı şekilde tamamlayabilirsiniz.

Elektronik, giyim, kozmetik, spor… her kategoride ihtiyacımız olabilir mi?

Sonbahar aylarında kuruyan yaprakların arasında yürümekten sonra belki de en heyecanla beklenen etkinlik alışveriş yapmak. Hem indirim ve kampanyalar hem de bir ürünü ucuza almanın vermiş olduğu heyecanı bastırmak elbetteki kolay değil. Ancak indirim dönemleri bir illüzyon mu yoksa gerçekten bizlerin indirimli ürün alabilmesi için planlanmış bir fırsat mı?

Elbetteki alışverişçiler kadar markalar için de önemli bir dönem Black Friday. Yıl içerisindeki kazançların birçoğunun söz konusu dönemlerde elde edildiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. O nedenle markalar satışlarını artırmak adına indirimler yaparken, elbetteki kendi bütçelerini de düşünerek hareket etmek durumundalar. Buradan yola çıkarak kampanya dönemleri bizler için bir avantaj iken bütçemizi aşan bir soruna da dönüşebilir. Bu nedenle bilinçli bir alışverişçi olmakta fayda var.

Peki bu süreci doğru kararlar ile tamamlayabilmek adına neler yapabiliriz? İlk sıraya liste hazırlamayı yazabiliriz. Sadece 11.11 indirimleri için değil, günlük rutinimiz içerisinde market alışverişi dahi yaparken bir liste ile yola çıkmak her zaman sağlıklı bir alışveriş süreci sağlayacaktır. Tüketim toplumları ve değişen dünya parametreleri nedeniyle her şeyin ihtiyacımız gibi geldiğini hissedebiliyoruz ve özellikle indirim dönemleri bu duygularımızı çok daha derinden tetikleyebiliyor.

Bu nedenle üzerine düşünülmüş bir alışveriş listesi ile hareket etmek hem israfı önleyecektir hem de bütçemizi koruyacaktır. Söz konusu bilinçli alışverişin tek nedeni elbette bütçemizi korumak değil. Böylesine büyük bir tüketim alışkanlığından kaçınmamızın tek nedenini bütçemizi korumak olarak gördüğümüz taktirde içinde yaşadığımız Dünyada yalnız olduğumuzu zannedebiliriz.

Ama unutmamalıyız ki Dünya üzerinde milyarlarca insan bir arada yaşıyoruz ve sadece ürettiklerimizi değil doğanın bize sunduklarını da son sürat tüketmeye devam ediyoruz. İhtiyacımız dışında aldığımız her bir ürün bütçemizden götürdüğü kadar geleceğimizden ve doğamızdan da bir şeyler koparmaktadır. Hele ki yenilenebilir ve doğada çözünebilir ürünler tüketme konusunda pek de dikkatli bireyler değilsek, Dünyaya olan borcumuzu artırıyoruz denilebilir.

Elbette alışveriş dönemleri hepimiz için birer fırsat ve ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bu günlerde söz konusu indirimleri kaçırmak istemiyoruz. Hepimizin zaruri ihtiyaçları veya istekleri olabiliyor. Bunları karşılamak adına Black Friday indirimleri de önemli bir fırsat. O nedenle sunulan fırsatları değerlendirmek hepimizin hakkı. Ama bütçemizi koruyarak alışveriş yaptığımızı zannederken diğer taraftan cebimizden ve Dünyamızdan da fazlasını götürmemeye dikkat etmemiz gerekiyor.

Güvenilir adreslerden şaşmayın!

İndirim dönemlerinin karşımıza çıkardığı fırsatlar kadar yaratabileceği sorunlar da olabiliyor. Özellikle güvenli bir alışveriş süreci yaşamak adına dikkatli olmakta fayda var. Online alışverişte kredi kartı bilgilerimizi paylaştığımızı düşünürsek güvenilir adresleri tercih etmek aslında bir zorunluluk denebilir. Bu noktada SSL sertifikalı bir site üzerinden alışveriş yapmak kredi kartı bilgileri noktasında güvenli bir alışverişin kapılarını açmaktadır.

Bununla birlikte güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak her zaman ilk koşul olarak hatırlanmalı. Geçmiş alışveriş alışkanlıklarımızda da güvendiğimiz esnaf ve markaları tercih ettiğimizi hatırlarsak, internet üzerinden yapılan alışverişlerde de güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak mantıklı bir tercih olacaktır. Aksi takdirde orijinal olmayan veya kalitesiz bir ürünle karşılaşma ihtimaliniz artabilir.

Bu noktada bizlere en yol gösterici seçeneklerden biri güvenilir pazar yerlerini tercih etmek ve o pazar yerinde satış yapan marka veya satıcının değerlendirmelerini okumak. Unutulmamalı ki birincil kullanıcı deneyimlerinin yer aldığı yorumlar son yıllarda fazlaca kullanılmaya başlandı ve bir ürün satın alırken hem o ürünle ilgili hem de satıcı ile ilgili ayrıntılara yer verilmekte. Söz konusu değerlendirmeleri okuyarak hem alacağınız ürünle ilgili hem de alışveriş yapacağınız mağaza ile ilgili ayrıntılara ulaşarak güvenli bir alışveriş deneyimi yaşayabilirsiniz.

Devamını Oku

Genel Haberler

“Yerli Market Haftası Fuarı” perakendenin yıldızlarını ağırlayacak

Editör

Yazar:

İstanbul Perakendeciler Derneği (PERDER) tarafından bu yıl 25-26 Mayıs 2022 tarihlerinde gerçekleşecek Yerli Market Haftası Fuarı, 6’ncı kez perakende sektörünün öncü markalarını sektör paydaşları ile bir araya getirecek.

İstanbul PERDER’in ev sahipliğinde organize gıda perakendesine 6 yıldan bu yana imzasını atan Yerli Market Haftası (YMH), Pin Fuarcılık organizasyonunda WOW Convention Center’da üretici, tedarikçi ve perakende sektörüne hizmet sunan firmaları yerel zincir market temsilcileriyle buluşturacak. “Birlikte daha güçlüyüz” sloganıyla bu yıl “Dilek Gıda ve Hedef Grup” ana sponsorluğunda yapılacak fuarda katılımcı firmalar iki gün boyunca yeni ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Ayrıca perakendeye yıllarını vermiş isimler sektördeki gelişmeleri ve yenilikleri paylaşacaklar.

Bu yıl fuarda 90 standlı katılım ile yer alacak firmalarımızla birlikte yaklaşık 10 bin’e yakın ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini belirten İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere, “Yerli Market Haftası (YMH) ile bölgesel markaların ulusal marka olma yolunda ilerlemesine destek olmayı, onlara fayda sağlamayı amaçlıyoruz. Yerel perakendeci ve tedarikçi firmaları aynı çatı altında buluşturarak birbirlerini tanımalarını, dayanışma ve paylaşımda bulunarak iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Sunuculuğunu Ceyhun Yılmaz’ın üstleneceği YMH’ta ilk gün Yenilenebilir Enerji, Elektromobilite ve Enerji Verimliliği, Yeni Dünya Düzeninin İpuçları, Geleceğin  Perakende Trendleri konuşulacak. İkinci gün ise, PERDER Başkanları Oturumu ve Aile Şirketlerini Geleceğe Taşımak başlıklı oturumlar gerçekleştirilecek.

Programın ilk gününde yer alacak konuşmacılar şöyle: Vat Enerji Hizmetleri Genel Müdürü M. Altuğ Karataş, Solarçatı CEO&Kurucusu Utku Korkmaz, S2C Kurucu Ortağı Uğur Kılıç, Atlas Space Kurucusu&CEO Ahmet Burçin Gürbüz, Payneer Ödeme Kuruluşu CEO’su Ergi Şener, SabancıDx Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı ve Teknosa Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Kalkan, Argus Growth Agency Kurucu&İş Geliştşrme ve Büyüme Danışmanı Bora Alçı ve I-Am Global Kurucu Ortağı emre Kuzlu.

İkinci gün ise sektörün duayen isimleri deneyimlerini ve sektördeki gelişmeleri paylaşacaklar. İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere ve önceki dönem başkanları Ramazan Ulu, İhsan Biçen, Reşat Narman ile Erdal Tüfekçi aynı oturumda bir araya gelecek. Ardından 2M Parlak Gıda İK ve Kurumsal İletişim Direktörü Yasemin Parlak moderatörlüğünde Şölen CEO’su Elif Çoban, EVYAP CEO’su Mehmet Evyap ve Snowy Ulu Kardeşler Genel Müdürü Bülent Efe aile şirketlerinin geleceğini masaya yatıracak.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER