Genel Haberler
Rehber Köpekler Derneği, görme engelliler için umut oluyor
Nestlé Purina PetCare ve Rehber Köpekler Derneği daha çok görme engelliyi rehber köpeklerle buluşturmak hedefiyle güçlerini birleştirdi.
10 – 16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen toplantıda Türkiye’de 756 bin görme engelliden 250’sinin rehber köpek alabilmek için bekleme listesinde olduğuna dikkat çekildi ve rehber köpek sayısının artması için herkesin desteğine ihtiyaç olduğuna vurgu yapıldı.
“Yeni rehber köpekler yetişmesine destek oluyoruz”
Etkinlikte konuşan Nestlé Purina Petcare Genel Müdürü Ayça Erkol, 2015 yılından bu yana Rehber Köpekler Derneği’ni desteklediklerini belirterek, “Nestlé Purina Petcare olarak tüm dünyada hayvanlarla bir arada olmanın insanlara pozitif bir katkısı olduğuna inanıyoruz. Bu inançla hayata geçirdiğimiz çalışmalardan biri de Rehber Köpekler Derneği’yle yaptığımız işbirliği… Derneğin mama sponsorluğunu yürütüyoruz. Ayrıca ürün ve araç gereç ihtiyaçlarına da sponsor oluyoruz. Derneğin düzenlediği etkinliklerde ana sponsorlardan biri olarak desteğimizi sürdürüyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 10 ton mamayı rehber köpeklerle buluşturduk. Tabii en önem verdiğimiz şeylerden biri de yeni rehber köpeklerin yetişmesine destek olabilmek. Rehber köpekler, görme engelli bireylerin hayatında büyük önem taşıyor. Bunun için de dernekle beraber çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Türkiye’de 756 bin görme engelliden 250’si rehber köpek için bekleme listesinde”
Rehber Köpekler Derneği Kurucularından Avukat Nurdeniz Tuncer ise şunları söyledi: “Nestlé Purina Petcare ile yollarımız 2015 yılında kesişti ve o günden beri de hiç ayrılmadı. Dernek olarak yola çıkış noktamız, görme engelli bireylerin kendi başlarına sosyal hayata karışabilmesi için onlara dost olan rehber köpekleri yetiştirmek ve eğitmek. Türkiye’de bugün 756 bin görme engelli birey bulunuyor. Derneğimize rehber köpek sahiplenebilmek için başvuranların sayısı ise 250. Şu anda aktif olarak çalışan rehber köpek sayımız 4, terapi köpeği sayımız 3 ve eğitimde olan köpek sayımız ise 7. Bu sayının artması için çalışmalarımız devam ediyor. Bunun için de seçilen köpeklerin ilk bir yıllık bakımını sağlayan Gönüllü Bakıcı Ailelerimizin de sayısının artmasını hedefliyoruz. Bu anlamda Nestlé Purina Petcare gibi bize destek sağlayan herkese teşekkür ediyor ve desteklerin artmasını diliyoruz.”
“Eskiden Görme Engelliydim, Artık Görüyorum”
Gönüllü Bakıcı Ailelerden İncihan Uslu ve rehber köpek sahibi görme engelli Yusuf Uçarda düzenlenen toplantıda kendi tecrübelerini paylaştı. Hayatını Aslan’dan önce ve Aslan’dan sonra olarak ikiye ayırabileceğini söyleyen Yusuf Uçar, “Eskiden görme engelliydim ama artık Aslan ile görebiliyorum” dedi. İncihan Usluel ise “İmkanı elveren herkese Gönüllü Bakıcı Aile olmayı tavsiye ederim. Hissettirdiği duygu tarif edilemez” dedi.
Gönüllü Bakıcı Aile Programı Nedir?
Rehber Köpekler Derneği aracılığıyla yürütülen program, rehber köpek yetiştirmeye destek sağlamayı amaçlıyor. Bu programa göre ilk bir yıl, eğitilecek yaşa gelene kadar köpeklere bakacak bireyler gönüllü oluyor. Bu gönüllülerin tüm mama ve veterinerlik masrafları Nestlé Purina Petcare ve Rehber Köpekler Derneği tarafından karşılanıyor.
Rehber Köpek Eğitimi Ne Kadar Sürüyor?
Gönüllü Bakıcı Aile ile geçirdiği süre sona eren köpekler, 3-6 ay sürecek eğitimlerini görmek üzere derneğin eğitim merkezine getiriliyor. Uzmanlar tarafından eğitilen köpekler eğitimi başarı ile tamamlarsa rehber köpek olarak hayatına devam ediyor. Eğitim sonucunda rehber köpek olamayan köpekler ise terapi köpeği oluyor.
Rehber Köpek Sahibi Olmak İçin Neler Gerekiyor?
Rehber köpek sahiplenebilmek için yüzde 90 oranında görme kaybının olma koşulu bulunuyor. Bunun ardından eğitimini tamamlamış rehber köpekler ile görme engelli birey buluşturuluyor ve kendisine en uygun olan köpekle eşleştiriliyor. Ardından 1 aylık bir eğitim dönemi sonunda birbirine uyum sağladıkları takdirde hayatlarına beraber devam ediyorlar.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
