Genel Haberler
Temizlik ürünleri üreticilerinden çağrı var!
TÜİK verilerine göre Eylül ayında yüzde 81.54 olan enflasyon oranı Ekim ayında 85,51’e yükseldi. Tüketici Fiyat Endeksi ise Ekim ayında aylık bazda yüzde 3,54, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi de yüzde 7,83 artış gösterdi. Yıllık enflasyon yurt içi üretici fiyatlarında da yüzde 157,69 olarak kaydedildi.
Artan enflasyon nedeniyle ürün fiyatlarındaki yükselişten vatandaşların en az düzeyde etkilenmesi için Nisan ayında Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı ve KDV yönetmeliği ile temel ihtiyaç ürünlerinde uygulanan KDV oranı yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmişti. KDV düzenlemesi sonrasında deterjandan sabuna, tuvalet kâğıdından bebek bezine kadar çok sayıda üründe yaşanan indirim raflara yansıdı. Tüketiciler açısından bu durum olumlu olarak gözlense de üreticiler açısından ürünlerin son kullanıcıya ulaşmasında vazgeçilmez olan yan ürünlerin tedariki sürecinde yüzde 18 KDV uygulaması devam ediyor.
Özel markalı ürünlere (Private Label) yönelik üretim yapan ve tüm sektörlerden üreticileri aynı çatı altına toplamak amacıyla kurulan PLAT Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği’nin Başkanı M. İmer ÖZER, “Nisan ayında çıkan KDV yönetmeliği ile birlikte temizlik malzemeleri, çocuk bezi, ıslak mendil gibi birçok üründeki KDV yüzde 18’den yüzde 8’e indirildi. Bu tüketici tarafından ve enflasyonun düşürülmesine destek anlamında bizim de çok olumlu karşıladığımız bir çalışma oldu. Devlete ayrıca bunun için de teşekkür ediyoruz. Ancak enflasyonla mücadelede önemli bir yer sahibi olan market markalı ürün üreticileri tarafında da bazı düzenlemeler yapılması gerekiyor.” dedi.
Yıl sonunda market markalı ürünlere talebin yüzde 30’a çıkmasını beklediklerini belirten Başkan Özer, “Şu an yaşanan ülke gündeminde enflasyonun hızlı hareket ettiği ve bütün ülke olarak enflasyonu düşürmek ile ilgili bir seferlik halinde olduğumuz bir dönemde, market markalı ürünlere talep ciddi oranda artıyor. İki sene önce yüzde 20’nin altında olan oran şu an cirosal bazda yüzde 28 mertebelerine gelmiş durumda. Yıl sonuna gelindiğinde de bu rakamın yüzde 30’un üzerine çıkacağını bekliyoruz. Bu değer rakamsal bir değer. Yani satılan ürünün üzerinden yapılan cirosal bir çalışma. Aslında adetsel olarak yapılan çalışmada bunun çok daha üstünde bir oran var.” açıklamasında bulundu.
Beklenmedik küresel çaptaki olaylar, enflasyonla mücadele ile bunun gibi daha birçok etkenin yanı sıra üreticilerin KDV eşitsizliği sebebi ve KDV iade süresinin 1 yıl sonra olması nedeniyle finansman zorluklarıyla karşılaştığını belirten Başkan Özer, “Market markalı ürünlere ilgi ve alakanın bu kadar hızlı seyrettiği bir ortamda market markalı ürün üreten üreticilerin de bu ürünleri üretme motivasyonlarını her zaman üst düzeyde tutmamız gerekiyor. KDV’nin yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmesiyle bu sektördeki bizim gibi üreticiler girdi maliyetlerini yüzde 18 KDV ile alıp ürünlerini yüzde 8 KDV ile satıyorlar. Bu da her ay yüzde 10’luk KDV alacağının birikmesine sebep oluyor. Bildiğiniz gibi de KDV’lerin iadesi de 1 yıl sonra Mart ayında gerçekleşiyor. Paranın bu kadar değerli olduğu bir ortamda 1 yıl boyunca Türk Lirası bazında bu alacaklarımızın birikmesi sermayemizin tükenmesine ve erimesine sebep oluyor.” ifadelerini kullandı.
Sektör temsilcilerinin sürdürülebilir üretimini desteklemek adına bir takım önlemlerin alınması gerektiği çağrısında bulunan Başkan Özer, “Gıda sektöründe olduğu gibi bu ürün sektöründe de KDV ödemelerinin ilk etapta 6 ayda bir yapılması, uzun vadede ise kesinlikle çıkan ürünlerin KDV’sinin yüzde 8 olduğu gibi giren ürünlerin KDV’sinin de yüzde 8 olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuyla ilgili olarak da devletimizin yapacağı çalışmaları hızla ve ivedilikle sektöre bir can suyu olarak vermesini dört gözle bekliyoruz.” şeklinde çağrıda bulundu.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
