Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Zeytin ve zeytinyağı üreticisi prim istiyor!

Editör
Abone Ol:

Avrupa Birliği’nde zeytinyağı üreticisine verilen prim miktarı 4 TL’yi bulurken, Türk zeytinyağı üreticisi, devletten 2 TL prim istiyor.

Gaziantep’te düzenlenen, “Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Toplantısı”nda konuşan, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Renklidağ, 11 Mayıs 2015 tarihinde İstanbul’da Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin Başbakan Ahmet Davutoğlu ile gerçekleştirdiği toplantıda sektörün prim talebini Başbakan Davutoğlu’na yaptığı sunumda aktardığını ifade etti.

Türk zeytin ve zeytinyağı üreticisinin 2023 yılı için büyük hedefler ortaya koyduğunu hatırlatan Renklidağ, “Türkiye, 2023 yılında 650 bin ton zeytinyağı ve 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin üretimi hedefliyor. Bu rakamlara ulaşmak için son 10 yılda Türkiye’nin zeytin ağacı sayısı 90 milyondan 170 milyona çıktı. 80 milyon delice zeytin fidanlarını aşılayarak onları da ekonomiye kazandırmayı amaçlıyoruz. Bu üretim rakamlarına ulaştığımızda zeytin ve zeytinyağımızın katma değerli bir şekilde ekonomiye kazandırılması ve üreticimizin yüzünün gülmesi için prim hayati öneme sahip. Bugün AB’nde üreticiye zeytinyağında kg. başına 4 TL prim veriliyor, Türk üreticisinin de en az 2 TL primle teşvik edilmesi gerekiyor. Yemeklik zeytinde de AB’nin verdiği 50 kuruş primin yarısını istiyoruz” şeklinde konuştu.
Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na yaptığı sunumda, Avrupa Birliği’ne zeytinyağı ihracatında 15 bin ton kota alınması talebini de aktardığını ifade eden Renklidağ, şöyle devam etti: “Avrupa Birliği, zeytinyağı üretiminde de, tüketiminde de en büyük. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre her toplum kendi gıda maddesini tüketme özgürlüğüne sahiptir. Bu çerçevede Avrupa Birliği’nden 100 ton gibi çok sembolik olan ambalajlı ürün kotamızı 15 bin ton olarak revize etmesini istiyoruz.”
Zeytinyağı sektörünün en büyük sorunlarından birinin de tağşiş (zeytinyağının içine bitkisel yağların karıştırılması) olduğu bilgisini veren Renklidağ, zeytinyağı sektörünün, zeytinyağında tağşişin nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi talebini Başbakana ilettiklerini de sözlerine ekledi.
Gaziantep Ticaret Borsası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Başkanı M. Kadri Gündeş’te ZZTK’nın kurulduğu 2007 yılından bu yana yürüttüğü tanıtım faaliyetleri ile ilgili bir sunum yaptı. Ayrıca, Türkiye’de iç tüketimi arttırmak amacıyla Ocak ayında hazırlanan, TV ve radyolarda yayınlanan kamu spotuna destek veren Gaziantep Ticaret Borsası’na teşekkürlerini de iletti.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Müşteri ilişkilerinde yapay zeka devrimi

Editör

Yazar:

Küresel pazar verilerine göre, müşteri ilişkileri yönetimi dünyada en hızlı büyüyen yazılım segmenti olmayı sürdürürken pazar büyüklüğünün 2026 yılında 126,17 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yatırım getirisinin (ROI) her 1 dolarlık harcama için yaklaşık 8,71 dolar kazanç sağladığı bu yeni ekonomik düzende, veri odaklı stratejiler bir tercih olmaktan çıkarak her ölçekteki işletme için stratejik bir gereklilik haline geliyor. Özellikle hiper-kişiselleştirme ve deneyim ekonomisinin ön plana çıktığı günümüzde, müşterinin bir sonraki adımını tahmin edebilen yapay zeka destekli sistemler rekabetin ana belirleyicisi konumunda bulunuyor.

Nitekim Nobel ödüllü davranış bilimci Daniel Kahneman’ın “hızlı ve yavaş düşünme” teorisine göre insan kararlarının yaklaşık yüzde 95’i bilinçaltında ve anlık şekilleniyor; yalnızca yüzde 5’i bilinçli bir akıl yürütmeden geçiyor. Geleneksel CRM sistemleri ise büyük ölçüde bu yüzde 5’lik katmanı, yani müşterinin ne aldığını kaydedebiliyor; kararın arkasındaki asıl tetikleyiciyi, nedeni ise büyük ölçüde kaçırıyor.

Yapay Zeka destekli müşteri yönetiminin kurumsal gelecekteki rolünü vurgulayan OBASE CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, konuyu şu sözlerle özetliyor: “CRM sistemleri sayesinde uzun süredir müşterilerimizin davranışsal verisini yüksek doğrulukla gözlemleyebiliyoruz. Müşterilerin neye, ne zaman, ne kadar ve ne sıklıkta para harcadığını ölçebilir durumdayız. Makine öğrenmesi tabanlı modellerle bir sonraki satın alma davranışını tahmin edebiliyor, ‘ne satın alabilir?’ sorusuna güçlü cevaplar üretebiliyoruz.”

Geleneksel yöntemlerin kurumsal veriyi analiz etme yeteneğine sahip olduğunu ancak arka plandaki derin motivasyonu çözme noktasında yeni nesil teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirten Dal, sözlerine şöyle devam etti: “Büyük Dil Modelleri (LLM) artık bu süreci kökten değiştiriyor; müşteri etkileşimlerini sayısal verilerin ötesine taşıyarak anlamsal veri olarak işliyor. Sohbet kayıtları, çağrı merkezi transkriptleri, e-posta içerikleri ve sosyal medya mesajları aracılığıyla müşterinin gerçek ‘niyetini’ ve motivasyonunu kavramak artık mümkün hale geliyor. Böylece CRM sistemleri, sadece davranışsal hareketleri izleyen yapılar olmanın ötesine geçerek gerçek anlamda kurumsal motivasyonları anlayan yepyeni bir mimariye dönüşüyor. Örneğin bir müşteri ‘hafta sonu misafirlerim gelecek, glutensiz tarifler için neler önerirsin?’ diye sorduğunda, aslında yalnızca bir sepet değil; kalıcı bir beslenme hassasiyeti hakkında bilgi veriyor. Ya da bir kutlama için ürün ararken, taraftarı olduğu takımı ve katılmaktan keyif aldığı etkinlik türünü de bizimle paylaşmış oluyor. Bu bilgiyi elinde tutan perakendeci, müşterisini artık çok daha derinden tanıyor.”

AIR ile CRM teknolojileri öğrenen yapılara dönüşüyor

AIR Yapay Zeka Platformu, CRM sistemlerini yalnızca analiz yapan araçlar olmaktan çıkarıp sürekli öğrenen sistemlere dönüştürüyor. Geleneksel sistemlerde müşteri davranışının pasif olarak izlendiği dönem, yerini yapay zeka destekli aktif öğrenme süreçlerine bırakıyor. Kullanıcıdan gelen tüm bilgileri bağlamsal olarak ele alıp işleyen bu yeni mimaride; müşteri, ürün arama sürecinde satın alma gerekçesini kendi ifadeleriyle ayrıntılı biçimde ortaya koyabiliyor. Satın alma sürecine eşlik eden yapay zeka araçları, müşteriye doğrudan ‘Bu ürünü neden tercih ettiniz?’ diye sorarak bu kıymetli bilgiyi kurumsal hafızanın resmi ve sistematik bir parçası hâline getiriyor.

Obase AIR; yapay zekanın kurumlarda güvenli, anlamlı ve sürdürülebilir biçimde çalışabilmesi için gereken tüm bileşenleri tek bir mimaride bir araya getiren uçtan uca bir platformdur. Kurumun dağınık veri kaynaklarını, iş süreçlerini ve yapay zekâ modellerini ortak bir zeminde buluşturarak teknolojiyi operasyonların ayrılmaz bir parçası hâline getiriyor.

Büyük dil modellerini (LLM) kurumun kendi verisiyle çalışacak şekilde konumlandıran platform, yapay zeka profesyonellerine genel geçer cevaplar üreten bir araç sunmanın ötesine geçerek kurumun bağlamını, terminolojisini ve müşteri gerçekliğini anlayan güçlü bir iş ortağına dönüşüyor. Güvenli veri yönetişimi, yapılandırılmamış veriyi anlamlandıran bağlamsal zeka yardımı ve mevcut sistemlerle sorunsuz entegrasyon bu yapının temel taşlarını oluşturuyor. Bu bütünleşik ekosistemde kurumlar artık sadece ‘ne olduğunu’ değil, ‘neden olduğunu’ yani davranışın altındaki gerçek motivasyonu da anlayan, ölçeklenebilir ve kalıcı bir kurumsal yeteneğe kavuşuyor.

Devamını Oku

Genel Haberler

Onur Market’ten perakendeye bilimsel yatırım

Editör

Yazar:

Türkiye’nin organize gıda perakendesi sektöründe önemli bir iş birliği hayata geçirildi. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Onur Market, akademik bilgi ile sektör deneyimini buluşturacak “İş Birliği Protokolü’nü” imzaladı.

İmzalanan protokol kapsamında, organize gıda perakendeciliğine odaklanan ve her yıl yayımlanması planlanan hakemli akademik editörlü bir kitap hazırlanacak. Çalışmanın temel amacı; sektörün karşı karşıya olduğu güncel sorunlara bilimsel çözümler üretmenin yanı sıra, geleceğin perakende anlayışına yön verecek yeni fikirlerin, fırsat alanlarının ve yenilikçi uygulamaların geliştirilmesine katkı sağlamak, akademik çalışmaları teşvik etmek ve üniversite-perakende iş birliğini güçlendirmek.

Proje kapsamında hazırlanacak eser, “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” adıyla yayımlanacak. Kitapta; müşteri deneyimi, yapay zekâ ve veri analitiği, sürdürülebilirlik, tedarik zinciri yönetimi, gıda enflasyonu, e-ticaret, CRM, inovasyon ve perakende teknolojileri gibi sektörün geleceğini şekillendirecek pek çok başlık akademik bakış açısıyla ele alınacak.

Çalışmaya Türkiye genelindeki akademisyenler katkı sunabilecek. Bilimsel hakem değerlendirme sürecinden geçen çalışmalar kitapta yayımlanacak; kabul edilen makalelere telif ödemesi yapılacak. Ayrıca sektör açısından en yüksek katkıyı sağlayan üç araştırma, “Ekrem Özen Perakendeye Değer Katan Araştırmalar Ödülü” ile ödüllendirilecek.

İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Onur Market iş birliğiyle yürütülecek proje yalnızca bir yayın çalışması olmanın ötesinde; organize gıda perakendesine yönelik bilimsel literatürün gelişmesine katkı sağlayacak, sektörün geleceğine yön verecek ve akademi ile iş dünyası arasında sürdürülebilir bir bilgi köprüsü oluşturacak.

Onur Market Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özen, iş birliğiyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Organize gıda perakendesi, milyonlarca insanın günlük yaşamına dokunan ve ülke ekonomisi açısından stratejik öneme sahip bir sektördür. Sektörümüzün geleceğinin bilimsel çalışmalarla desteklenmesini çok değerli görüyoruz. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde akademik bilgi ile saha tecrübesini aynı platformda buluşturuyoruz. Amacımız yalnızca bir kitap yayımlamak değil; sektörün gelişimine yön verecek, uygulanabilir fikirlerin üretildiği kalıcı bir bilgi ekosistemi oluşturmaktır. Bu projeyi, merhum Onursal Başkanımız Ekrem Özen’in eğitime, üretime ve ülkemize değer katma vizyonunun bir devamı olarak görüyoruz.”

Devamını Oku

Genel Haberler

BonVeno’nun büyüme hikayesinde en büyük Güç ‘Takım Ruhu’

Editör

Yazar:

Metro Grup’un, yeni nesil mağazacılık girişimi bonVeno, Türkiye’deki 3’üncü yaşına girdi. Açıldığı günden bu yana şehir hayatının yoğun temposuna yönelik pratik çözümler sunan bonVeno; market ve yeme içme çözümlerini bir araya getirerek tüketicilere alışverişte yeni bir alışkanlık kazandırdı. İstanbul içerisinde yaklaşık 90 mağazaya ulaşan bonVeno’nun elde ettiği bu başarının arkasında ise takım ruhunun ön plana çıktığı bir değerler zinciri yatıyor. Yenilikçilik, esneklik ve adaptasyon, çeşitlilik ve kapsayıcılık ve birlikte kazanma olarak 4 ana grupta toplanan bonVeno değerleri; daha iyisini yapmaktan çekinilmeyen, her çalışanın stratejinin bir paydaşı olduğu, değişen pazar koşullarına hızlı adaptasyonun sağlandığı güçlü bir takım kültürü yaratıyor.

Esnek, yalın ve hızlı çözümler

Mahalle aralarında kaliteli ve geniş ürün yelpazesini, ulaşılabilir fiyatlar ve güler yüzlü hizmetle buluşturarak yeni nesil alışveriş deneyimi sunduklarını ifade eden bonVeno Türkiye Genel Müdürü Eda Özkan; “Şehir hayatının yoğun temposunda pratiklik ihtiyacı giderek artıyor. bonVeno ile bu ihtiyacı karşılayabilmek adına alışveriş listesindeki her bir ürün için farklı bir noktaya gitmektense tek bir çatı altında konforlu bir alışveriş deneyimi sunuyoruz. Tüketiciler nezdinde de kısa sürede iyi bir karşılık bulduk. Bir Metro girişimi olmamız nedeniyle duyulan güven de elbette bonVeno’ya karşı ilgiyi ve sevgiyi pekiştirdi. Bu hizmet anlayışının arkasındaki çalışan gücü ise yadsınamaz. Başarımızın sürdürülebilirliği için yenilikçiği teşvik ediyor; hatadan korkmayan bir anlayışla çalışıyoruz. Böylelikle değişen pazar koşulları ve müşteri taleplerine daha esnek, yalın ve hızlı çözümlerle adapte olabiliyoruz. Güvene dayalı iş birliğimiz ve güçlü takım ruhumuzla, bonVeno enerjisini her bir mahalleye taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz’’ dedi.

Konsept mağazacılık anlayışı

Üç yıl gibi kısa bir süre içerisinde tüketiciler günün her anında konsept mağazacılık anlayışıyla hizmet veren bonVeno’yu yaşamlarının bir parçası haline getirdi. Sabah erken saatte okula ya da işe giderken taze sıkma meyve suları, kahve ya da hızlı bir kahvaltı için, bonVeno kapılarını 07.30’da açmış oluyor. Akşam 22.00’a kadar oldukça geniş ürün gamına sahip temel market ihtiyaçlarından hızlıca tüketilebilen geleneksel ev yemeklerinden makarnalara, el açması pizzalardan taze salatalara ve artık bir klasik haline gelen ‘bonVeno Sosislisi’ gibi özel lezzetlere günün her saatinde ulaşabilmek mümkün.

Her mahallede bonVeno hedefi

Sunduğu ürün çeşitliliği, ulaşılabilir fiyatları ve pratik çözümleriyle tüketicinin hayatını kolaylaştıran güvenilir bir çözüm ortağı olan bonVeno, yeni yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. Her mahalleye kendi enerjisini taşımayı amaçlayan bonVeno, sonraki aşamada öncelikli olarak Metro’nun bulunduğu diğer büyük şehirlerde konumlanmayı planlıyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER