Şefik İşeri
Değer paylaşım üçgeninde sınav (2)
Müşterilerimiz satın aldığı ürünlerin fiyat kalite tutarlığına ve kalite sürekliliğine önem verir. Bunu sağlamayan işletmeleri tercihlerini değiştirerek cezalandırır. Yani hiçbir işletme sahibi malının kalitesini düşürerek karlılığını artırma yolunu deneyerek varlığını sürdürememiştir.
Çalışanların memnuniyetinin sağlanması da oldukça zor iştir. Bunu sağlamanın ön koşulu üst yönetimin, çalışanlarıyla kuruluş performansı başta olmak üzere iş sonuçlarının iletişimini yapmasıdır. İşveren ile çalışanlar arasında işletmelerinin karlılığına ve paylaşım kriterlerinin adil ve objektif olduğu üzerinde bir mutabakat olması gerekir. Çalışanlara üretilen mal ve hizmetin değerindeki payları ücret yoluyla ödenir. Ortaya konan değerin/karlılığın bölüşümün de her zaman emeğin payının ne oranda olacağı işveren ve işçiler arasında tartışma konusu olmuştur. Adil paylaşımın sağlanması kuruluşların kurucularının koyduğu değerlerle yakından irtibatlıdır. Kurucu işbaşında ise zaten değerlerin sahibidir, koruyucusudur, uygulayıcısıdır. Eğer kurucu işbaşında değilse kuruluş değerleri içinde çalışanlara verilen önem kurumsal olarak ifade edilmiş olması sağlanmalıdır. Bu paylaşımında adaletin sağlanması için uyulması gereken kriterler içinde en önemlisi “işletmenin sürdürülebilir rekabet ile sürdürülebilir karlılığının korunmasıdır.” İşletme varsa, çalışanlar vardır. İşletme yoksa çalışanı da yoktur. Çalışan memnuniyeti için mutlaka bir çalışma alanı/işyeri olmalıdır. İşletmemiz zararda ise çalışanların memnuniyet çıtası çok şükür işimi koruyorum seviyesine iner. Adil paylaşım için ortada daima paylaşılabilecek üretilmiş bir artı değer olmalıdır.
Memnuniyetini en güzel ve en etkileyici biçimde ortaya koyanlar müşterilerdir. Çünkü onlar kral olduklarının idrakindedirler. Memnun olmadıkları zaman kendilerine sunulan mal veya hizmeti satın almayarak muhataplarına en etkileyici cezayı keserler. Müşterilerin memnuniyetinin sağlanması ve korunması işletmelerin varlıklarını sürdürmeleri için elzem olduğundan işletme sahipleri gereken ölçümleme sistemlerini kurmak ve tedbirleri almak zorundadırlar. Müşteri memnuniyetinin sağlanması ve önemi konusunda yıllardır verilen sayısız eğitimleri halkımız, iki özdeyiş ile özetlemiştir.
*Müşteri velinimetimizdir.
*Müşteri daima haklıdır.
Müşterilerimiz satın aldığı ürünlerin fiyat kalite tutarlığına ve kalite sürekliliğine önem verir. Bunu sağlamayan işletmeleri tercihlerini değiştirerek cezalandırır. Yani hiçbir işletme sahibi malının kalitesini düşürerek karlılığını artırma yolunu deneyerek varlığını sürdürememiştir.
Sizlere anlatmaya çalıştığım bu üçgende taraflar her zaman SINANIRLAR, açgözlülük ve hakkına razı olma SINAVINDAN geçerler.
Özellikle ekonomik kriz’in olduğu dönemlerde sınanma daha da ağır koşullarda yapılır. Kimi sınıfı geçer kimisi kalır. Kimisi tasdikname alır.
Bu paylaşım sınavında bana göre sınıfı geçen bir sanayici ağabeyimizin aşağıdaki söylemi her işadamına örnek olmalı;
“BU KRİZ KOŞULLARINDA TEK BİR ÇALIŞANIMIN KRİZ NEDENİYLE İŞİNİ KAYBETMESİNİ İSTEMİYORUM. BEN ZARAR ETMEYEYİM, İŞLETMEMİZ AYAKTA KALSIN YETER.”
Bu söylem; daha ortada kriz etkisi yokken binlerce insanı daha fazla kar etmek için kapıya koyan ülkemizin seçkin ve meşhur işverenlerine örnek olsun.Bana göre onlar bu sınavda sınıfta kaldı.
Bu sanayici ağabeyimiz gibi yaklaşım gösteren işverenlerde bu SINAVI TAKDİRNAME ile geçti.
Eğer işverenlerimizin tamamı sosyal sorumluluklarının gerektirdiği yaklaşımda olmazlarsa bu değer paylaşım üçgeninin bir “ŞEYTAN ÜÇGENİNE” dönüşeceğine ve bölüşmeye kıyamadıkları değerin kimseye yar olmayacağına şüpheniz olmasın.
HERKES HAKKINA RAZI OLMALI, PAYLAŞMANIN LEZZETİNE VARMALI.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ağustos 2009 – 7. sayısında yayınlanmıştır.
Şefik İşeri
Veda ve teşekkür
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.
Haziran 2009 yılından bu yana Retail Türkiye Dergisi’nde yazmaya başladım. Dile kolay değil. 6 yıldır aralıksız yazıyorum. Ama sağlık sorunlarım nedeniyle artık çok sevdiğim okurlarıma hoşçakalın demek istiyorum. İlk yazım Haziran 2009 sayısında “Herkes en iyi bildiği işi yapmalı” başlığıyla yayımlanmış. Biliyorum ki veda yazıları yazmak çok zordur. Okurlarımdan özür diliyorum. Bana ne mutlu ki bu yazılarımla birlikte kitapta yayımladım. Bilgi birikimleri genç kuşaklarla birlikte okurlarımla paylaştım.
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.
Sağlıcakla kalın
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2015 – 74. sayısında yayınlanmıştır.
Şefik İşeri
“Etkin Performans Yönetimi” nasıl yapılır?
Çalışanlar yıllık gelirinin en az %30 unu değişken ücretinden,%70’ini aylık sabit ücretinden almalıdır. Gelirin değişken sabit ayrışımında ideal bölüşüm oranı ise yüzde ellidir.
Şefik İşeri
Hızlı tüketim ürünleri dağıtım kanallarında değişim
Aslında münhasır bayilik sistemi 30yıl sonra işlevselliğini kaybetmiş ve iş gene dönüp dolaşıp çeşit toptancılığına dönmüştür. Piyasalardaki bu dönüşüm ve değişimi gören üreticilerin dağıtım sistemlerini ve bayilik şartlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir. Sürdürülebilir karlılığı sağlayamayan hiçbir işletme varlığını koruyamaz. Ticaretin esası Kazan/Kazan ilkesidir. Bir tarafın kaybettiği ticari ilişki devamlılığını koruyamaz.
-
Bülent Dal2 hafta öncePerakendede kararların domino etkisi: veriden karara, karardan kazanca
-
Genel Haberler6 ay önceİstanbul PERDER, teamüllere uymayan 3. dönem başkanlık ısrarına karşı!
-
Genel Haberler6 ay önceİstanbul PERDER’in katılmadığı TPF genel kurulu yapıldı
-
Genel Haberler6 ay önceTour de France ruhu ikinci kez Türkiye’de
