Şefik İşeri
“Etkin Performans Yönetimi” nasıl yapılır?
Çalışanlar yıllık gelirinin en az %30 unu değişken ücretinden,%70’ini aylık sabit ücretinden almalıdır. Gelirin değişken sabit ayrışımında ideal bölüşüm oranı ise yüzde ellidir.
Günümüzde işletmeler çalışanlarının iş performansını geliştirecek yöntemleri etkin biçimde kullanamıyor. Bunun başlıca iki nedeni vardır. Birisi çalışanların performansını adil ve objektif kriterlerle ölçememektir. Diğeri ise ödüllendirmede işverenlerin cimri davranmasıdır. Başarılı kuruluşlar yıllık şirket hedeflerini çalışanlarına indirger ve her mali yılın başında bireysel hedef olarak verirler.
Verilen hedefler;
-İddialı olmalı (Hedefler çok kolay ulaşılır olmamalı),
-Ulaşılabilir olmalı (Gerçekleşmesi imkansız olmamalı),
-Tutarlı olmalı (Piyasa ve pazar değerleri ile uyumlu olmalı),
-Ölçülebilir olmalı (objektif kriterlerle oluşturulan hedeflerin gerçekleşmeleri ölçülebilmeli),
Bu kriterlere uygun olarak hedef verilebilmesi için işletmenin bütçe disiplinine uygun çalışması esastır. Bütçe disiplini yerleşmemiş ve iyi bir ERP (kurumsal kaynak planlama ) altyapısı olmayan kuruluşlar performans yönetimine geçemez.
Hedefler çalışanlara bireysel olarak indirgenebilmeli. Ancak iyi bir performans yönetimi sistemi kurmak için bunların olması da yetmez! Kuruluşun çok tutarlı bir ücret ve ödüllendirme politikası uygulanması gerekir.
Çalışanlar yıllık gelirinin en az %30 unu değişken ücretinden,%70’ini aylık sabit ücretinden almalıdır. Gelirin değişken sabit ayrışımında ideal bölüşüm oranı ise yüzde ellidir.
Ancak günümüzde çalışanlara uygulanan ücret politikaları yanlış belirlenmektedir. Bu neden ödüllendirme ve prim sistemleri uygulamaları beklenen neticeyi vermemektedir. Prim sistemlerinde başarılı olunması için çalışana verilen sabit ücretin yoksulluk sınırının üzerinde olması gerekir. Sabit ücretin o ülkenin yoksulluk sınırının altında belirlenmesi halinde değişken ücretin (prim) ucunun açık olması bir işe yaramaz.
İnsanoğlu geçim derdi ve stresi altında maişetini, asgari ihtiyaçlarını sağlamak için çalışmayı sevmez ve tercih etmez. Yoksulluk sınırı üstünde aylık ücret alması sağlanan çalışan, değişken maaşını yani primini hak etmek için var olan gücünün üzerinde çalışır. Yöneticiler hazırladıkları ücret ve prim yönetmeliklerinde takdir hakkı gibi istisnai uygulamalar yapmak zorunda kalmazlar.
Açlık sınırında ücretle çalıştırılan personelin kafası ise daima yeni iş arayışı ile meşgul olur, gözü diama dışarda olur. Çalışan işine hiçbir zaman odaklanamaz.
Kazanmanın önkoşulu ‘’Adil Bölüşüm’’den geçer.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Mart 2015 – 73. sayısında yayınlanmıştır.
Şefik İşeri
Veda ve teşekkür
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.
Haziran 2009 yılından bu yana Retail Türkiye Dergisi’nde yazmaya başladım. Dile kolay değil. 6 yıldır aralıksız yazıyorum. Ama sağlık sorunlarım nedeniyle artık çok sevdiğim okurlarıma hoşçakalın demek istiyorum. İlk yazım Haziran 2009 sayısında “Herkes en iyi bildiği işi yapmalı” başlığıyla yayımlanmış. Biliyorum ki veda yazıları yazmak çok zordur. Okurlarımdan özür diliyorum. Bana ne mutlu ki bu yazılarımla birlikte kitapta yayımladım. Bilgi birikimleri genç kuşaklarla birlikte okurlarımla paylaştım.
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.
Sağlıcakla kalın
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2015 – 74. sayısında yayınlanmıştır.
Şefik İşeri
Hızlı tüketim ürünleri dağıtım kanallarında değişim
Aslında münhasır bayilik sistemi 30yıl sonra işlevselliğini kaybetmiş ve iş gene dönüp dolaşıp çeşit toptancılığına dönmüştür. Piyasalardaki bu dönüşüm ve değişimi gören üreticilerin dağıtım sistemlerini ve bayilik şartlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir. Sürdürülebilir karlılığı sağlayamayan hiçbir işletme varlığını koruyamaz. Ticaretin esası Kazan/Kazan ilkesidir. Bir tarafın kaybettiği ticari ilişki devamlılığını koruyamaz.
Şefik İşeri
Üretilen katma değerde emeğin hak ettiği pay nedir?
Emek öyle yüce bir değerdir ki bedeli parayla ölçülemez ancak emeği karşılığında aldığı ücretin işçiye sağladığı hayat standartıyla ölçülebilir.
