Sosyal Medya Hesaplarımız

Şefik İşeri

Herkes en iyi bildiği işi yapmalı

Şefik İşeri
Abone Ol:

Komşunun tavuğu başkasına kaz görünür misali herkes başkasının iş alanına imrenmektedir. Bu hırsla ana işinin dışında faaliyete geçen çok iş adamının parasını kaybettiğine şahit oldum.

Bizim sitenin kapısında tezgahını kuran bir simitçi, her sabah sıcak ve gevrek simitlerini site sakinlerine satardı. Sitenin bakkalı da bir gün simit satmaya başladı. Yani esnaf ve sanayicilerimizin ‘geleneksel aç gözlülük hastalığı’ bizim bakkala da bulaşmıştı. Marketçi, müşterilerine diğer marketlerden daha iyi hizmet vermeye ve ürün portföyünü onlara göre geliştirmeye çalışacağına gözünü simitçinin rızkına dikmeyi daha uygun bulmuştu. Otuz yıllık iş hayatımda gözlemlediğim bu hastalık, iş dünyamızda ortaklık kültürümüzün gelişmesini de engellemiştir. Bir iş alanında uzmanlaşan ve başarılı iş sonuçlarına ulaşan kuruluşların ortakları, bu yaklaşım nedeniyle ortaklıktan ayrılarak güçlerini bölmüşler, rakiplerine karşı zayıf düşmüşlerdir. Bu durumdan, kan bağı olan aile şirketi ortaklıkları da nasibini almıştır. Öz kardeşler arasında bile bu ayrılıklar olagelmektedir. Milletimizin müteşebbis ruhunun motoru biraz da bu her dala atlama alışkanlığı ile irtibatlıdır. Bu yolda harcanan, israf edilen kaynaklar ile bir Türkiye daha kurulurdu. İş dünyamızın faaliyetlerinde ve yatırımlarında dikkate alması gereken altın kurallardan bazılarını paylaşmak istiyorum: Bildiğin işi yapacaksın, Uzman olduğun ana iş alanında faaliyetini sürdüreceksin,Büyümeni, yeni yatırımlarını ana iş alanında yapacaksın, Fizibilitesini yapmadan hiçbir işe girmeyeceksin, İşimiz içinde yer alan en önemli varlık, insan kaynağıdır, İşi daima ehline tevdi edeceksin, Akıllı rekabet edeceksin.

İş aleminde çok çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren dostlarımla yaptığım sohbetlerde yaptığı işten memnun ve mutlu olan çok az müteşebbis gördüm. Komşunun tavuğu başkasına kaz görünür misali herkes başkasının iş alanına imrenmektedir. Bu hırsla ana işinin dışında faaliyete geçen çok iş adamının parasını kaybettiğine şahit oldum. Dostlarıma her zaman “En iyi iş bildiğin iştir, daima bildiğin işi en iyi yapmaya çalış” öğüdünde bulundum. Ancak takdir edersiniz ki tecrübe başkasına aktarılamıyor. Çünkü bedava ve bedeli yok. İnsan beyni de bedel ödemediği şeyi tecrübeden sayıp arşive almıyor. En iyi tecrübe bedel ödenerek edinilen tecrübedir. Faaliyet alanımızda varlığımızı sürdürebilmek, rekabet gücümüzü arttırmak veya en azından korumak için pazarın gerektirdiği büyümeyi sağlamak zorundayız. Kuruluşların kaynakları sınırlıdır. Bu kaynakları en etkin ve verimli kullanma yeri şüphesiz faaliyet gösterdiğimiz ana iş alanımızdır. Kaynaklarımızı uzman olmadığımız başka iş alanlarında harcayıp çarçur etmemeliyiz. İşimize yapacağımız her yatırım için mutlaka fizibilite yapmalıyız. Fizibıl çıkmayan yatırımlara girmemeliyiz. Kuruluşlarımızın sürekli faaliyet nakdi yaratmasını sağlamalı ve nakit akışını yakinen izlemeliyiz. Özellikle içinde bulunduğumuz ekonomik kriz koşullarında nakit akışı takibi hayati önem taşır. Kriz koşullarında net varlıkları çok iyi olduğu halde çoğu firma, nakit akışından batmaktadır. Kuruluşların en değerli varlığı yetişmiş insan kaynağıdır. İyi elemanlar patates tarlasında yetişmemektedir. Yetişmiş elemanlarımızı korumalıyız. Onların işe katkılarını doğru ölçmeli ve ödüllendirmeliyiz. Maliyet odaklı olalım derken yıllarca emek vererek yetiştirdiğimiz tecrübeli elemanları daha ucuzu ile değiştirmeyi düşünmemeliyiz. İşverenlerimizin gözü personeline verdiği parada olmamalıdır. Her iş pozisyonunun görev tanımını, sorumluluklarını ve yetkilendirme alanlarını net olarak belirlemeliyiz.Her çalışanımızın performansını adil ve objektif kriterlerle ölçümlemeliyiz.

Faaliyet alanımızda yaşanan rekabet şartlarını doğru değerlendirmeliyiz. Satın alma, pazarlama ve satış sorumlularının gazına gelip karlılık hedeflerimizi asla göz ardı etmemeliyiz. Unutulmamalıdır ki her kuruluşun ürünleri ve rakipleri için belirlediği bir fiyat konumlandırması vardır. Rekabette herkes kendisine belirlediği bu yeri korur. Rekabet hiçbir zaman tek taraflı bir faaliyet değildir. En kötü rekabet fiyat ve vade ile yapılan rekabettir ve taraflar için yıkıcı sonuçlar doğurur. Fiyatla gelen fiyatla gider. Yıkıcı rekabet bazı firmaları zor durumda bırakabilir, hatta firmalar el değiştirebilir ancak rekabete esas olan markalar, ürünler ve üretim yerleri yok olmaz. Rekabette ürün ve hizmet kalitesine odaklanılması esas olmalıdır. Çoğu sektörler akıllı olmayan oyuncuların uyguladıkları yıkıcı rekabet koşulları nedeniyle kategorilerinin ciro değeri ve karlılığını düşürmüşlerdir. Bunun doğal sonucu olarak bu sektörlere yapılan yatırımlar fizibıl olmaktan çıkmış ve atıl kapasiteler nedeniyle ortalık makine ve marka çöplüklerine dönüşmüştür. İş adamlarımızda seksenli yıllarda başlayıp bugüne kadar süren girişimci ruhu halen diriliğini korumaktadır. Ancak edinilen bunca tecrübelere rağmen ‘herkesin uzman olduğu işi yapması’ gerektiği ve ‘büyümenin ana iş alanında yapılmasının daha doğru ve verimli olacağı’ ilkesi henüz iş dünyamızda yeterince yerleşmemiştir.

Bırakın simidi de simitçi satsın.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Haziran 2009 – 4. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Şefik İşeri

Veda ve teşekkür

Şefik İşeri

Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.

Haziran 2009 yılından bu yana Retail Türkiye Dergisi’nde yazmaya başladım. Dile kolay değil. 6 yıldır aralıksız yazıyorum. Ama sağlık sorunlarım nedeniyle artık çok sevdiğim okurlarıma hoşçakalın demek istiyorum. İlk yazım Haziran 2009 sayısında “Herkes en iyi bildiği işi yapmalı” başlığıyla yayımlanmış. Biliyorum ki veda yazıları yazmak çok zordur. Okurlarımdan özür diliyorum. Bana ne mutlu ki bu yazılarımla birlikte kitapta yayımladım. Bilgi birikimleri genç kuşaklarla birlikte okurlarımla paylaştım.
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.

Sağlıcakla kalın

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2015 – 74. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Şefik İşeri

“Etkin Performans Yönetimi” nasıl yapılır?

Şefik İşeri

Çalışanlar yıllık gelirinin en az %30 unu değişken ücretinden,%70’ini aylık sabit ücretinden almalıdır. Gelirin değişken sabit ayrışımında ideal bölüşüm oranı ise yüzde ellidir.

(daha&helliip;)

Devamını Oku

Şefik İşeri

Hızlı tüketim ürünleri dağıtım kanallarında değişim

Şefik İşeri

Aslında münhasır bayilik sistemi 30yıl sonra işlevselliğini kaybetmiş ve iş gene dönüp dolaşıp çeşit toptancılığına dönmüştür. Piyasalardaki bu dönüşüm ve değişimi gören üreticilerin dağıtım sistemlerini ve bayilik şartlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir. Sürdürülebilir karlılığı sağlayamayan hiçbir işletme varlığını koruyamaz. Ticaretin esası Kazan/Kazan ilkesidir. Bir tarafın kaybettiği ticari ilişki devamlılığını koruyamaz.

(daha&helliip;)

Devamını Oku

Şefik İşeri

Şefik İşeri

POPÜLER