Şefik İşeri
Hükümet; kayıt dışılığı önlemeli, vergi oranlarını indirmelidir
Seyyar satıcılardan ve semt pazarlarında yapılan sebze meyve satışlarından alınacak verginin kaynaktan çözülmesi sağlanamadı! Halbuki alınması hedeflenen verginin kaynağında hallerde yapılan alışverişte tahsil edilmesi sağlanabilirdi.
Hükümet kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alma çalışmalarını sonunda sokağa taşıdı.
Basında yer alan son haberlere göre maliye her şeyi kayıt altına almış gibi gözü semt pazarları ve seyyar satıcılara dikmiş gözüküyor.
Maliye kira gelirlerindeki yüksek vergi oranını makul seviyeye düşürmeden ve komik seviyedeki vergi indirimi tutarlarını değiştirmeden mükellefler adına merkezi beyanname tertip edeceğini ilan etti. Vergi kaçağını önlemede sanki potansiyel alanların tümünde kaçak önlenmişte sıranın küçük esnafa ve kira geliri ile ayakta durmaya çalışan emeklilere geldiğini ilan ettiler.
Maliye Bakanlığı’nın seyyar satıcılardan, emeklilerin kira gelirlerinden ve ikinci el araç satışlarından alınan vergileri artırmak için başlattığı uygulamaları semt pazarlarının kaldırılması kararı takip etti.
Seyyar satıcılardan ve semt pazarlarında yapılan sebze meyve satışlarından alınacak verginin kaynaktan çözülmesi sağlanamadı! Halbuki alınması hedeflenen verginin kaynağında hallerde yapılan alışverişte tahsil edilmesi sağlanabilirdi.
İş aleminde kayıt dışılıktan söz açıldığında konu hemen haksız rekabete bağlanır. Bu değerlendirme şüphesiz doğrudur ancak yaklaşım eksiktir. Bu büyük ve esaslı meseleye öncelikle kayıt dışılığın nedenleri üzerinden yaklaşmak gerekir. Ülkemizde her sektörde farklı oranlarda da olsa kayıt dışı uygulamaların söz konusu olduğu bilinmektedir.
Sistemimizde kayıt dışılığın oluşmasının temel nedeni vergi oranlarının yüksek olmasıdır. Kayıt dışı uygulamaların en önemli alanlarından birisi çalışanların ücretlerinin düşük gösterilmesidir. İşverenler ücretlerden alınan vergilerin ve primlerin yüksek oranda olması nedeniyle ücretleri düşük göstermektedirler. Küçük esnaftan alınan gelir vergisi, kira stopajı ve kurumlar vergisi oranları da oldukça yüksektir. Yapılan indirimler, istisnalar ve muafiyetler çok sembolik ve komik miktarlarda olduğundan kayıt dışılığı önleyici cazibesi bulunmamaktadır.
Bir kuruyemişçinin, marketin, bakkalın veya büfecinin faaliyetinin tamamını kayıt altına alıp kirasını tam göstermesi ve bu vergileri ödemesi halinde iflas etmemesi ve dükkanını üç aydan fazla çalıştırması mümkün değildir. Hükümetin aldığı bu son kararlar esnafın giderlerini artıracak ve enflasyonu körükleyecektir.
Ayrıca bu haksız vergi artışı baskısına dayanamayıp kapanan küçük işletmelerin çalışanları da işsizler ordusuna katılacaktır. Hükümetin vergi gelirlerini artırma politikası yanlıştır. Kayıt dışılığı önleyici çalışmaya başlamadan önce mevcut yüksek vergi oranlarını makul seviyelere indirmelidir. Aksi taktirde bu uygulama elektrik satışında uygulanan kaçak kullanım tutarının düzgün ödeme yapan abonelere ödetilmesine benzeyecektir.
Hükümetin kayıt dışı işlemlere karşı alması gereken temel önlemler,
-Verginin tabana yayılması ve her mükellefin vergi vermesinin sağlanması,
-Mevcut vergi oranlarının düşürülmesi,
-Asgari ücretin artırılması ve vergi dışı bırakılması,
-Emeklilerin kira gelirlerinde muafiyet oranının yıllık ‘’yoksulluk geliri limitine’’ yükseltmesi,
-İşsizlik maaşının her işsizi koşulsuz kapsaması,
-Kayıt dışılığın yüksek olduğu sektörlerin sıralanarak sektörel önceliklere ve özelliklere göre kayıt altına alma önlemlerinin oluşturulması,
Bu önlemler alınmadan vatandaşa ek vergi salınması ve ceza yağdırılması sosyal barışı bozmaktan ve toplumun huzurunu kaçırmaktan başka işe yaramaz.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Mart 2012 – 37. sayısında yayınlanmıştır.
Şefik İşeri
Veda ve teşekkür
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.
Haziran 2009 yılından bu yana Retail Türkiye Dergisi’nde yazmaya başladım. Dile kolay değil. 6 yıldır aralıksız yazıyorum. Ama sağlık sorunlarım nedeniyle artık çok sevdiğim okurlarıma hoşçakalın demek istiyorum. İlk yazım Haziran 2009 sayısında “Herkes en iyi bildiği işi yapmalı” başlığıyla yayımlanmış. Biliyorum ki veda yazıları yazmak çok zordur. Okurlarımdan özür diliyorum. Bana ne mutlu ki bu yazılarımla birlikte kitapta yayımladım. Bilgi birikimleri genç kuşaklarla birlikte okurlarımla paylaştım.
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.
Sağlıcakla kalın
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2015 – 74. sayısında yayınlanmıştır.
Şefik İşeri
“Etkin Performans Yönetimi” nasıl yapılır?
Çalışanlar yıllık gelirinin en az %30 unu değişken ücretinden,%70’ini aylık sabit ücretinden almalıdır. Gelirin değişken sabit ayrışımında ideal bölüşüm oranı ise yüzde ellidir.
Şefik İşeri
Hızlı tüketim ürünleri dağıtım kanallarında değişim
Aslında münhasır bayilik sistemi 30yıl sonra işlevselliğini kaybetmiş ve iş gene dönüp dolaşıp çeşit toptancılığına dönmüştür. Piyasalardaki bu dönüşüm ve değişimi gören üreticilerin dağıtım sistemlerini ve bayilik şartlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir. Sürdürülebilir karlılığı sağlayamayan hiçbir işletme varlığını koruyamaz. Ticaretin esası Kazan/Kazan ilkesidir. Bir tarafın kaybettiği ticari ilişki devamlılığını koruyamaz.
