Şefik İşeri
İç ve dış piyasa ölçüsünde 2012 yılı ekonomik beklentileri (1)
Avrupa pazarlarında satılan markalı ve pahalı ürünler yerine ciddi kalite farkı olmayan ithal ucuz ürünler tercih edilecektir. Bu fırsatı değerlendirecek yegane ülke ise AB gümrük birliği üyesi olan Türkiye olacaktır.
Dış piyasa: Çin ve Hindistan ekonomileri üreterek büyümeye, batı ülkelerinin yaptığı gönüllü know how transferini büyük bir mutlulukla almaya devam edeceklerdir.
ABD ise tüketerek global büyümeye katkı sağlamaya devam edecektir. Rusya ise AB nin enerji tedarikcisi olarak mevcut rolüne devam edecektir.
Rusya AB ülkelerinden alacaklarını tahsil ettiği sürece, Almanya’nın AB’nin patronluğunu pekiştirmesine ses çıkarmayacaktır. Global kriz gelecek yıl ortasına kadar AB ülkelerinde etkisini sürdürecektir.
AB’nin batan ülkelerinde alınan ekonomik önlemler nedeniyle tüketicilerin gelirleri azalacağından tüketim hacminde gerileme olacaktır.
Bu talep daralmasından AB ülkelerine ihracat yapan kuruluşlarımız satışlarının düşüşü nedeniyle olumsuz etkileneceklerdir.
Buna karşılık Kuzey Afrika ülkelerinde yani Arap baharının yaşandığı ülkelerde halkların gelirleri artacağından talep patlaması yaşanacak ve yeni pazarlar açılacaktır.
İhracat yapan kuruluşlarımız özellikle FMCG ürünlerinde AB ülkelerinde azalacak satışlarını Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerine satışlarını artırarak kapatabileceklerdir.
Daha önce Avrupa ülkelerince değerlendirilen bu dış pazarlar kaliteli ürünleri ve uygun rekabetçi fiyatları nedeniyle Türk firmaları tarafından ele geçirilecek ve değerlendirilebilecektir.
USD’de yaşanan değer manuplasyonundan etkilenmemek için AB ülkeleri dışına yapılan ihracatlarda para birimi kullanımında USD yerine ilgili ülkenin ulusal para birimlerine yönelme olacaktır.
AB ülkelerinde alınan ekonomik önlemler gereği tüketicilerin gelirlerinde düşüş olacaktır. Bu gelir düşüşüne rağmen tüketicilerin mevcut tüketim alışkanlıklarını korumaları beklenmektedir.
Avrupa pazarlarında satılan markalı ve pahalı ürünler yerine ciddi kalite farkı olmayan ithal ucuz ürünler tercih edilecektir. Bu fırsatı değerlendirecek yegane ülke ise AB gümrük birliği üyesi olan Türkiye olacaktır.
Firmalarımızdan, bu fırsatı Avrupalı müşterilerine private label üretimi yapmak yerine kendi markaları ile bu pazarlara girerek değerlendirmeleri beklenmektedir.
Yakın gelecekte bu gelişmelerden sonra bu alanda başarılı olan firmalarımız çok değerli ve meşhur Avrupa menşeili markaları da satın alabilecektir. Avrupa ülkeleri ekonomik özgürlüklerini kaybettiklerinden Almanya tarafından sırasıyla teslim alınmaktadır.
Bu nedenle orta vadede Avro’nun dağılma olasılığı bulunmamaktadır. AB ülkelerinin yeniden yapılandırılması Almanya tarafından yürütülecektir.
Almanya AB ye üye her ülkeye orta ve uzun vadede bir daha krize yakalanmamaları için ne kadar harcayabileceklerini ve hangi alanlarda üretimde uzmanlaşacaklarını dikte ettirecektir. Yeniden yapılanmanın AB coğrafyası pazarlarında 3 ila 5 yıl süreceği tahmin edilmektedir.
Bu dönem Türkiye’ye üretim gücünün rekabetçi olduğu her pazarda söz sahibi önemli bir oyuncu olma fırsatı sunacaktır.
Türk üreticileri Avrupa pazarlarında etkin oyuncu ve bilinen markalara sahip olacaktır. Bu dönemde önemli Avrupa markaları da Türk girişimcileri tarafından satın alınacak ve Avrupa menşeili firmalarla Avrupa’da ortaklılarda kurulacaktır.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ocak 2012 – 35. sayısında yayınlanmıştır.
Şefik İşeri
Veda ve teşekkür
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.
Haziran 2009 yılından bu yana Retail Türkiye Dergisi’nde yazmaya başladım. Dile kolay değil. 6 yıldır aralıksız yazıyorum. Ama sağlık sorunlarım nedeniyle artık çok sevdiğim okurlarıma hoşçakalın demek istiyorum. İlk yazım Haziran 2009 sayısında “Herkes en iyi bildiği işi yapmalı” başlığıyla yayımlanmış. Biliyorum ki veda yazıları yazmak çok zordur. Okurlarımdan özür diliyorum. Bana ne mutlu ki bu yazılarımla birlikte kitapta yayımladım. Bilgi birikimleri genç kuşaklarla birlikte okurlarımla paylaştım.
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.
Sağlıcakla kalın
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2015 – 74. sayısında yayınlanmıştır.
Şefik İşeri
“Etkin Performans Yönetimi” nasıl yapılır?
Çalışanlar yıllık gelirinin en az %30 unu değişken ücretinden,%70’ini aylık sabit ücretinden almalıdır. Gelirin değişken sabit ayrışımında ideal bölüşüm oranı ise yüzde ellidir.
Şefik İşeri
Hızlı tüketim ürünleri dağıtım kanallarında değişim
Aslında münhasır bayilik sistemi 30yıl sonra işlevselliğini kaybetmiş ve iş gene dönüp dolaşıp çeşit toptancılığına dönmüştür. Piyasalardaki bu dönüşüm ve değişimi gören üreticilerin dağıtım sistemlerini ve bayilik şartlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir. Sürdürülebilir karlılığı sağlayamayan hiçbir işletme varlığını koruyamaz. Ticaretin esası Kazan/Kazan ilkesidir. Bir tarafın kaybettiği ticari ilişki devamlılığını koruyamaz.
-
Bülent Dal2 hafta öncePerakendede kararların domino etkisi: veriden karara, karardan kazanca
-
Genel Haberler6 ay önceİstanbul PERDER, teamüllere uymayan 3. dönem başkanlık ısrarına karşı!
-
Genel Haberler6 ay önceİstanbul PERDER’in katılmadığı TPF genel kurulu yapıldı
-
Serkan Çürük5 ay önceNüfus dengeleri değiştirir mi?
