Sosyal Medya Hesaplarımız

Şefik İşeri

Saadet zinciri

Şefik İşeri
Abone Ol:

AVM’ler özellikle gençler için buluşma mekanları, emekli ve yaşlılarımız için iyi vakit geçirebilecekleri mekanlar olmuştur. Bu trendin kısa ve orta vadede geriye dönmesi ve eskisi gibi ‘’Ana cadde çarşıları’’nın tekrar revaçta olması oldukça zor görünüyor. Tam aksine AVM zincirlerine doğru gidiş eğilimi başlamıştır.

Mağazaların ve insan trafiğinin yoğun olduğu ana caddelerden geçerken kiralık dükkan ilanlarına gözüm takılır ve çoğu zaman boş dükkanları sayarım.

Bir sonraki geçişimde ise bu sayımım ile yeni sayımımı mukayese ederim.

Bu basit istatistiki karşılaştırma bana perakende piyasalarının gidişatına yönelik bir kanaat verir.

Son iki yılda insan trafiği çok hareketli olan ana caddelerde kiralık dükkanların sayısında önemli ölçüde artış olmuştur.

Bu ana caddelerde dükkan sahibi olmak eskiden önemli bir gelir garantisine kavuşmak olarak görülürdü. Dükkanların değeri de epey artmış durumdaydı. Bu gün ibre tersine dönmeye başladı.

Bu gelişmeye mantar gibi çoğalan, yeni açılan ‘’Alışveriş Merkezleri’’ neden olmuştur.

Tüketicilerin alışveriş alışkanlıkları önemli ölçüde değişmiştir.

-Yazın serin, kışın sıcak olan,

-Acıkınca çok çeşitli yemek yeme seçeneği olan,

-Arkadaşınla oturup sohbet ederken bir kahve içebileceğin konforlu mekanları olan,

-Sineması olan,

-Aracını koyabileceği güvenli otoparkı olan,

-Bulundukları ortamda kendilerini güvende hissettikleri,

Tüketici için adeta konfor merkezi haline gelen AVM çarşıları insanları mıknatıs gibi çekmektedir.

AVM’ler özellikle gençler için buluşma mekanları, emekli ve yaşlılarımız için iyi vakit geçirebilecekleri mekanlar olmuştur. Bu trendin kısa ve orta vadede geriye dönmesi ve eskisi gibi ‘’Ana cadde çarşıları’’nın tekrar revaçta olması oldukça zor görünüyor. Tam aksine AVM zincirlerine doğru gidiş eğilimi başlamıştır. Yani artık güçlü sermayesi olan yatırımcılar çok sayıda AVM‘nin sahibi olmayı ve AVM’ler zinciri kurmayı hedeflemektedirler.

Üç yıl önce İstanbul’daki AVM sayısı 50 civarında iken 2010 sonu itibariyle AVM sayısı neredeyse 100’e yaklaştı. Bu gelişme ileriki yıllarda zincir mağazaların AVM zincirleri ile toplu kiralama yoluyla perakendeciliği tekelleştirmesi sonucunu doğuracaktır. Perakendeci esnafımız, işlerini sürdürebilmelerinin ve işletmelerinin devamlılığını sağlamalarının yolunu bulmak zorundadır. Aksi taktirde bu değişime ayak uyduramayan esnafımız dükkanlarını kapayarak ticari hayatın dışına itileceklerdir. Bundan sonra işin kârlılığına odaklanılmadan yalnızca günlük kasa/nakit akışı takibi ile iş yapma modeli işlemeyecektir.

Yaptığı ciroyu gelir olarak gören esnaflar batacaktır. Cirosundaki ana parasını yani sermayesini ve o cirodan elde ettiği kârını ayrı ayrı değerlendiremeyenler piyasada varlıklarını sürdüremeyecektir. Kârlılığı, giderlerini karşılamayan her esnaf öz sermayesi eriyene ve nakit akışı bloke olana kadar hayatta kalabileceğini idrak etmek zorundadır. Bu yapılmaz ise kurulan saadet zincirleri tek tek kopacak ve kâr edemeyen dükkanlar kapanacak, yeni kiralık ilanları ile yeni girişimcilerini arayacaktır. Günümüzde öz sermaye ile iş yapmak neredeyse enayilik olarak görülmekte ve her iş banka kredileri ile yapılmaya çalışılmaktadır. Bankalar adeta işletmelerin ikinci ortağı durumuna gelmiştir. Yeni dönemde iyi fizibilite yapmayan veya fizibilitesi kârlı çıkmayan  yatırımcılar bankalardan kolay kredi alamayacaktır. Zarar eden firmalar, zararlarını bankalara finanse ettiremeyeceklerdir. Artık eline üç kuruş toplu para geçen veya  bankalar nezdinde biraz kredi itibarı olan her kes girişimciyim diye ortaya çıkamayacaktır.

Esnaflık hesabını, kitabını ve işini iyi bilenler tarafından yürütülecektir. Perakende piyasası AVM’lerden ibaret de olmayacaktır. AVM’lerin pazar payları önemli ölçüde artsa da piyasa kazan, esnaflarımız kepçe misali herkese bir kepçe rızık şüphesiz düşecektir. Fakat bundan sonra hiçbir piyasada asla ‘’saadet zinciri’’ modeli çalışmayacaktır.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Şubat 2011 – 24. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Şefik İşeri

Veda ve teşekkür

Şefik İşeri

Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.

Haziran 2009 yılından bu yana Retail Türkiye Dergisi’nde yazmaya başladım. Dile kolay değil. 6 yıldır aralıksız yazıyorum. Ama sağlık sorunlarım nedeniyle artık çok sevdiğim okurlarıma hoşçakalın demek istiyorum. İlk yazım Haziran 2009 sayısında “Herkes en iyi bildiği işi yapmalı” başlığıyla yayımlanmış. Biliyorum ki veda yazıları yazmak çok zordur. Okurlarımdan özür diliyorum. Bana ne mutlu ki bu yazılarımla birlikte kitapta yayımladım. Bilgi birikimleri genç kuşaklarla birlikte okurlarımla paylaştım.
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.

Sağlıcakla kalın

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2015 – 74. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Şefik İşeri

“Etkin Performans Yönetimi” nasıl yapılır?

Şefik İşeri

Çalışanlar yıllık gelirinin en az %30 unu değişken ücretinden,%70’ini aylık sabit ücretinden almalıdır. Gelirin değişken sabit ayrışımında ideal bölüşüm oranı ise yüzde ellidir.

(daha&helliip;)

Devamını Oku

Şefik İşeri

Hızlı tüketim ürünleri dağıtım kanallarında değişim

Şefik İşeri

Aslında münhasır bayilik sistemi 30yıl sonra işlevselliğini kaybetmiş ve iş gene dönüp dolaşıp çeşit toptancılığına dönmüştür. Piyasalardaki bu dönüşüm ve değişimi gören üreticilerin dağıtım sistemlerini ve bayilik şartlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir. Sürdürülebilir karlılığı sağlayamayan hiçbir işletme varlığını koruyamaz. Ticaretin esası Kazan/Kazan ilkesidir. Bir tarafın kaybettiği ticari ilişki devamlılığını koruyamaz.

(daha&helliip;)

Devamını Oku

Şefik İşeri

Şefik İşeri

POPÜLER