Şefik İşeri
Yeni yıla girerken
Konut kredisi dışındaki tüketici kredileri ve kart harcamaları itibari ile gelecekteki bir kaç yıllık gelirini harcayanlar gelirlerinin çok üzerinde bir hayat standartında yaşamaktadırlar. Bu durumdaki tüketicilerin içinde yaşadığı saadet zinciri kırılacaktır.
Yeni yıla girerken iş dünyasına iş adamlarımızın beklentileri yön verecektir. Güzel beklentisi olan, güzel sonuçlarla karşılaşır, yeter ki işimizi iyi yönetelim. Her şirket yeni yıl bütçe varsayımlarını beklentilerine göre planladı ve 2014 bütçelerini bu doğrultuda hazırladı. Yeni yılda ekonomik hayatımızı etkileyecek makro gelişmelerden birisi hükümetin halkı tasarrufa yönlendirecek mali kararları uygulamaya sokması olacaktır. Bu kararlar içinde en önemli olanı tüketici talebini daraltacak olan banka kredi kartlarına taksit sınırlamasıdır. Kredi kartına taksitlendirmede sınır getirilmesi özellikle dayanıklı tüketim malları sektörünü ve gıda dışında kalan hızlı tüketim ürünleri sektörünü olumsuz etkilemesi beklenmektedir. Dayanıklı tüketim mallarında taksit sınırlaması sorununu bizim işbilir esnafımız ve tüketicilerimiz geleneksel senetli satışlara geçerek çözmeyi deneyeceklerdir. Hükümetin kredi kartı limitlerine tavan getirilmesi projesinin, tüketicilerin gelirlerinin kayıt altına alınamamış olması nedeniyle bu yılda uygulamaya geçirilmesi beklenmemektedir.
Yeni yılda da hükümetin kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almaya dönük uygulamalarının daha yoğun ve sıkı biçimde yapılacağı öngörülmektedir. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ekonominin tamamının kayıt altına alınması sağlandığında tüketici gelirleri de önemli ölçüde kayıt altına alınabilecektir.Türkiye ekonomisinin (sektörel farklılık göstersede) toplamda %30 nun kayıt dışı olduğu hesaplanmaktadır. Bu oranın azaltılmasına yönelik 2014 yılında hayata geçirilen en önemli adım yazar kasalar ile pos cihazlarının birleştirilmesidir.
Bankalararası kart Merkezi verilerine göre 2013 ekim sonu itibariyle 57 milyon kredi kartı, 2,3 milyon POS cihazı bulunmaktadır. Kredi kartı ile alışveriş hacmi sürekli büyümektedir. Kartla yapılan harcamalardaki yüzde bir oranındaki artış vergi gelirlerini yüzde 0.05 artırıyor. Yazar kasa / pos cihazlarının birleştirilmesi esnafın kredi kartı kullanımını yaygınlaştıracak ve kayıt altına girişi artıracaktır. Maliyenin yazarkasalı pos cihazı kullanımını mecbur kılması belge vermeden çalışan esnafın gelirlerinide kademeli olarak kayıt içine alacaktır.
Hükümetin halkı tasarrufa teşvik etme hedefini “herkes birkenara üç kuruş koysun” isteniyor diye düşünmemek lazım. Bazı verilere göre ülkemizde bir yıl sonraki gelirinin tamamını bugünden harcamış insan sayısı oldukça fazladır. Bu tüketiciler gelirlerinin üstünde harcama yapmayı ve artan refah seviyelerini sürekli borçlanarak finanse eder hale geldiler.
Konut kredisi dışındaki tüketici kredileri ve kart harcamaları itibari ile gelecekteki bir kaç yıllık gelirini harcayanlar gelirlerinin çok üzerinde bir hayat standartında yaşamaktadırlar.
Bu durumdaki tüketicilerin içinde yaşadığı saadet zinciri kırılacaktır.
Yeni yıl hızlı tüketim sektörü oyuncuları açısındanda finansal sıkıntılardan dolayı tasfiyelerin yaşanacağı bir yıl olacak.İşletme sermayesi yetersiz olan işletmeler operasyonel zararlarını finanse edemeyecek ve çoğu nakit akıştan batacak, yada el değiştirecektir. Nakit akışını iyi yönetemeyen firmalar, spot piyasalarda daha fazla mal bozdurarak, arka kapı satışlarını artırarak acil finansman ihtiyacını karşılamaya çalışacaktır. Bu olumsuz gelişmelerden bankalar kadar tedarikçilerde para batırarak zarar görecektir. Sektörde yaşanacak bu gelişmeler organize perakendecilikte ve dağıtıcılıkta konsolidasyonu hızlandıracaktır. Gelirlerin kayıt altına alınması kayıt dışı çalışmanın sağladığı rekabet avantajınıda ortadan kaldıracaktır.
Yeni yıl da “Elin taşı ile elin kuşunu vurmak” dönemi iyice zorlaşacaktır. İşine yeterli özkaynak ayıramayan ve sürdürülebilir karlılığı sağlayamayan işletmeler oyun dışında kalacaklardır.
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Aralık 2013 – 58. sayısında yayınlanmıştır.
Şefik İşeri
Veda ve teşekkür
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.
Haziran 2009 yılından bu yana Retail Türkiye Dergisi’nde yazmaya başladım. Dile kolay değil. 6 yıldır aralıksız yazıyorum. Ama sağlık sorunlarım nedeniyle artık çok sevdiğim okurlarıma hoşçakalın demek istiyorum. İlk yazım Haziran 2009 sayısında “Herkes en iyi bildiği işi yapmalı” başlığıyla yayımlanmış. Biliyorum ki veda yazıları yazmak çok zordur. Okurlarımdan özür diliyorum. Bana ne mutlu ki bu yazılarımla birlikte kitapta yayımladım. Bilgi birikimleri genç kuşaklarla birlikte okurlarımla paylaştım.
Bana bu sayfayı açan Retail Türkiye Dergisi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde benim bu sütunlarda yazmamı teşvik eden ve kapıyı aralayan Ataman Özbay’a.
Sağlıcakla kalın
Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2015 – 74. sayısında yayınlanmıştır.
Şefik İşeri
“Etkin Performans Yönetimi” nasıl yapılır?
Çalışanlar yıllık gelirinin en az %30 unu değişken ücretinden,%70’ini aylık sabit ücretinden almalıdır. Gelirin değişken sabit ayrışımında ideal bölüşüm oranı ise yüzde ellidir.
Şefik İşeri
Hızlı tüketim ürünleri dağıtım kanallarında değişim
Aslında münhasır bayilik sistemi 30yıl sonra işlevselliğini kaybetmiş ve iş gene dönüp dolaşıp çeşit toptancılığına dönmüştür. Piyasalardaki bu dönüşüm ve değişimi gören üreticilerin dağıtım sistemlerini ve bayilik şartlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir. Sürdürülebilir karlılığı sağlayamayan hiçbir işletme varlığını koruyamaz. Ticaretin esası Kazan/Kazan ilkesidir. Bir tarafın kaybettiği ticari ilişki devamlılığını koruyamaz.
