Sosyal Medya Hesaplarımız

Serkan Çürük

5500 TL’ye ne alırım?

Serkan Çürük
Abone Ol:

Bildiğiniz üzere asgari ücret 1 Temmuz itibari ile net 5.500 TL olmuştur. Önceki net ücrete göre %29,4’lük bir artış sağlanmıştır.

TÜRK-İŞ haziran ayı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarına göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 6 bin 391 TL’dir.

TÜİK‘e göre gıda enflasyonu yıllık 91,6 oranındadır. Yani Tüfe ana harcama grupları içerisinde en fazla artış olan 2. kategoridir.

Yapılan asgari ücret artışının yıllık gıda enflasyon oranının altında kalması dengeli ve sağlıklı beslenmenin de önüne geçiyor olacaktır.

5.500 TL’ye ne alırım, 20 farklı üründe inceledim, aşağıdaki gibidir;

1) 5.500 TL’ye 1.375 adet ekmek alabilirim.

2) 5.500 TL’ye 141 adet 30’lu yumurta alabilirim.

3) 5.500 TL’ye 58 kg beyaz peynir alabilirim. (1’er kg 58 paket)

4) 5.500 TL’ye 56 kg kaşar peyniri alabilirim. (1’er kg 56 paket)

5) 5.500 TL’ye 407 adet 1 litre süt alabilirim.

6) 5.500 TL’ye 36 adet 5 litre Ayçiçek yağı alabilirim.

7) 5.500 TL’ye 51 adet 5 kg toz şeker alabilirim.

8) 5.500 TL’ye ET ve Süt kurumundan 66 kg Sığır kıyma alabilirim.

9) 5.500 TL’ye ET ve Süt kurumundan 60 kg Sığır kuşbaşı alabilirim.

10) 5.500 TL’ye 1.375 adet simit alabilirim.

11) 5.500 TL’ye McDonald’s 93 adet Big Mac menü alabilirim.

12) 5.500 TL’ye 157 adet sinema bileti alabilirim.

13) 5.500 TL’ye Antalya da 5 yıldızlı otelde her şey dahil 2 gece yaz tatili yapabilirim.

14) 5.500 TL’ye 211 Litre motorin alabilirim.

15) 5.500 TL’yi hiç harcamadan yaklaşık 7 ay biriktirdiğim de İphone 13 Pro Max alabilirim.

16) 5.500 TL’yi hiç harcamadan yaklaşık 71 ay biriktirdiğimde Clio Joy 1.0 Sce 65 bg alabilirim.

17) 5.500 TL’yi hiç harcamadan yaklaşık 200 ay biriktirdiğimde Adana’dan 2+1 ev alabilirim.

18) 5.500 TL’ye 3.4 adet çeyrek altın alabilirim.

19) 5.500 TL’ye 328 dolar alabilirim.

20) 5.500 TL’ye 37 adet yurt dışı çıkış harcı ödeyebilirim.

Alım gücü aslında o ülkenin görünür gücüdür. İnsanların istediği her gıda ürününe koşulsuz şartsız ulaşması gerekmektedir. Gıda ürünlerinden ziyade insan sosyal bir varlıktır. Kültürümüzü öğrenmek/görmek, araştırmak, Dünya kültürlerini araştırıp görmek için diğer toplumlarla kültürümüzü paylaşabilmek için seyahat etmeliyiz. Ailelerimiz ve arkadaşlarımız ile tatil yapabilmeliyiz. Teknoloji ürünlerine kolay ulaşabilmeliyiz. Bütün bunlar lüks olmamalı.

Dolayısıyla verilen ücretlere bu doğrultuda bakılmalıdır.

Kaynaklar: Tüik, Et ve Balık kurumu, A101 app, Renault.com.tr, Hürriyet.com.tr …

Devamını Oku
1 Yorum

1 Yorum

  1. Avatar

    Murat Gündüz

    4 Temmuz 2022 saat: 12:44

    Elinize sağlık, çok net ve şeffaf olmuş tebrikler.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Serkan Çürük

‘’Ben hep 50 liralık alıyorum’’

Serkan Çürük

Bugün itibari ile İstanbul’da benzin litresi 26,27 TL’yi, motorinin litre fiyatı 27,85 lira. Neredeyse her gün gelen zamlarla birlikte ben hep 50 liralık alıyorum devrinde kapanışa gidiliyor diyebiliriz.

Aşağıda yıllara göre benzin fiyatlarının değişimini ve 50 liraya kaç litre benzin alınıyordu detayını görebilirsiniz;

Akaryakıt istasyonlarındaki uzun kuyruklara son vermek adına sürpriz zam uygulaması başlandı. Uzun kuyruk görüntüleri bir ara bereket veya halkımızın alım gücü var şeklinde lanse edildi. Tam aksine insanlar zamdan etkilenmemek için kuyruğa girmek zorunda kalıyordu/kalıyor. Bugün aldığımız fiyatı ertesi gün farklı şekilde görebiliyoruz.

Gıda fiyatları enflasyon artışının temel nedenlerinin başında geliyor. Gıda fiyatlarının artmasının en önemli sebeplerinin başında da akaryakıt fiyatları gelmektedir.

  • Çiftçi üretmek için, üretim aşamasında mazot kullanır.
  • Üretilen ürünler dağıtım merkezi olan hallere gitmek için mazot kullanılır.
  • Hallerden satış noktalarına veya pazar yerlerine gitmek için mazot kullanılır.

Dolayısıyla hayatımızın her anında kullanılan akaryakıt, özellikle temel gıda üretimlerinde yani çiftçilerimize iskontolu verilmelidir. Çiftçilerimize sürdürülebilir şekilde iskontolu mazot/akaryakıt verilmesi bence bir siyasi partinin seçimleri kazanması için en önemli projeleri arasında olmalıdır.

Enflasyonda ki artışın en önemli faktörlerinden birisi de ulaşımdır. Ulaşım fiyatlarının artmasının temel nedeni ise akaryakıt fiyatlarının artmasıdır. Bir yerden bir yere ulaşmak bir insanın en temel hakkıdır, bu ulaşımı vatandaşın gelirine göre uygun hale getirmek ise ülkeyi yöneten siyasilerimizin görevidir.

Avrupa ülkelerinden örnek vermek gerekirse Lüksemburg’da asgari ücret ile geçinen bir sıradan insan bize göre 5,5 kat daha fazla, Almanya ise yaklaşık 4 katımız kadar akaryakıt almaktadırlar. Bugün itibari ile bu oranlar çok daha fazla artmıştır. Asgari ücret ile ülkemizde yaklaşık 164 litre akaryakıt alınmaktadır.

Akaryakıt fiyatları işletmelerin maliyetlerini arttırmakta, seyahat etmek isteyen insanların hakkını elinden almakta, üretmek isteyen çiftçilerin maliyetini arttırmakta, okul servis fiyatlarını arttırıp öğrencilerimizin farklı yöntemlere yönelmelerine sebep olmakta, şehir içi toplu taşıma fiyatlarını arttırıp insanların gelirinde büyük pay almakta. Özet ile akaryakıt fiyatlarındaki durmak bilmeyen artış alım gücümüzü ve hayat standartlarımızı düşürmektedir.

Yukarıda da söylediğim gibi bir siyasi partinin en büyük projesi alım gücünü arttırmak olmalı. Bunun en başında da akaryakıt fiyatı gelmelidir.

En kısa sürede alım gücümüzün arttığı, ülkemiz insanlarının refah içerisinde yaşamasını dilerim.

Devamını Oku

Serkan Çürük

Baba ben ekonomist oldum

Serkan Çürük

Ben bu yazımı yazarken;

  • Resmi enflasyon %19.89.
  • 1 Dolar 11.20 TL, altının gramı 670 TL civarında.
  • En ucuz sıfır araba 200 bin TL civarında.
  • İphone 13 pro max 20-25 bin TL civarında.
  • 1 aylık asgari ücret 250 Dolar.
  • Benzin 8.5 TL, LPG 7,25 TL civarında.
  • Mutfak tüpü 195 TL civarında.
  • 5 kg ayçiçek yağı 85-90 TL.
  • 5 kg toz şeker 35-40 TL.

Sokak röportajlarına göre herkes ekonomist, herkesin bir ekonomi yorumu var. TV kanallarında, gazetelerde ve sosyal medyalarda yani nereye bakarsak olumsuzluk görüyoruz BABA.

Eskiden simit/çay hesabı yapılırdı artık o bile yapılamaz durumda çünkü artık simidin de fiyatı çok arttı BABA. Kara kış diye bir söylem dolaşıyor, korku ve panikle bekleniyor.

Zihnimiz siyasi ve ekonomi haberleri ile dolu. Bu durumun tam tersi olması gerekmez miydi? Yani bir şeyler üretmek için yeni fikirler, yeni teknolojiler düşünmek gibi. Siyasiler sürekli bizlerle dalga geçer oldular her gün yeni bir tasarruf önerisi ile karşımıza çıkıyorlar.

Ülkemiz Kripto alım/satımında dünyada ilk 10 içerisinde. İnsanlar ellerinde ki az miktar parayı kriptoya yatırıp zengin olma hayali kurmaktalar. Gerçi hayal kurmak bile pahalı artık, şans oyunları da çok zamlandı. İnsanlar paralarının değer kaybetmemesi için ekonomist oldu. En çok izlenen videolar birilerinin çektiği öneri ve ekonomi videoları. Ha birde her videonun altında YTD yazıyor. Yani Yatırım Tavsiyesi Değildir. Kardeşim bu ülkenin insanları cesur. Sen ne kadar YTD de yazsan biz senin önerine para yatırırız, “en fazla ne kaybederiz ki” cümlesi hayat mottomuz oldu.

Yani kısacası BABA ben ekonomist olmak zorunda kaldım. Her konuda biraz biraz fikrim var.

Devamını Oku

Serkan Çürük

E-ticaret mi; geleneksel ticaret mi?

Serkan Çürük

Şüphesiz geleneksel ticaret yapan esnaflar/tüccarlar e-ticaretin üzerlerine yağan meteor yağmuru olduklarını düşünüyorlardır. Gün geçmiyor ki yeni bir e-ticaret pazar yeri doğuyor veya geleneksel ticaret yapan esnaflar/tüccarlar işlerini e-ticaret pazar yerlerine taşıyorlar.

Hepimiz biliyoruz teknoloji önüne geçilemeyen sel gibidir, ya bu selde bir tahta parçasına tutunup hayatta kalırsınız ya da kendinizi sele bırakır boğulursunuz. Zamana ayak uydurmak, zamana yetişmek çok ama çok önemlidir. İşletme sahibi olarak teknolojiden anlamayabilirsiniz ama teknolojiden anlayan, kendini bu konuda sürekli geliştiren kişileri kadronuza ekleyebilirsiniz. Bu sözlerim tabi ki henüz aksiyon almamış geleneksel ticaret yapan işletme sahiplerinedir.

Türkiye öyle bir pazar haline geldi ki ülkemizde neredeyse her sektörde global oyuncular yer almaktadır. Tam bir tüketim toplumu olduk ve global oyuncular da bunun farkında. Ülkemiz pazarına girerken sistemlerini ve teknolojik alt yapılarını da getirmekteler. Global oyuncular ile rekabet etmek veya onlar ile uyum içinde olmak için aynı dili konuşmak gerekir. Amazon.com Türkiye’de, yakında global başarılarını ülkemizde de görüyor olacağız.

‘’Dünya’yı yeniden keşfetmeye gerek yok.’’ cümlesini genelde kullanırım. Bu cümlemin arka planında bir iş yapmak, bir işe başlamak istiyorsanız önce bu işi en iyi kim veya kimler yapıyor araştırılması yatmaktadır. Tabi ki yaptığınız işte özgün olmanız sizi ön plana atacaktır ama önce nasıl başlayacağınız ile ilgili bir fikre ihtiyacınız vardır. Buna da araştırarak, gözlemleyerek sahip olursunuz.

Günümüzde Gaziantep’ten Amerika Birleşik Devletleri’ne tatlı gönderen fakat temelinde geleneksel ticaret yatan kuruluşlar var. Zamana yetişmek bu olsa gerek. E-ticarete girin, e-ticareti öğrenin, e-ticareti takip edin ama e-ticaret de ki işinizi iyi takip edin.

E-ticarete girerken dikkat edilmesi gerekenler;

  • Pazar yerlerinde satacağınız ürünleri maksimum özenle seçmeniz. Ürünleri doğru seçmek kargo maliyetinden ve daha sonra doğacak iade maliyetlerinden sizi korur.
  • Özgün ürün seçmek ve bu ürünün tüm patent haklarına sahip olmak. Pazar yerinde satılan bir ürünü sizlerde satabilirsiniz fakat rekabet edebilecek materyallere ihtiyacınız bulunmaktadır. Tüm haklarına sahip olduğunuz ürünler ile pazar yerlerinde bulunmak size maksimum fayda sağlayacaktır.
  • Birden fazla pazaryerinde satış yapacaksanız bir yazılıma/programa ihtiyacınız bulunmakta. İlk zamanlarda sizlere takibi kolay gelebilir ama belirli adet satışa ulaştıktan sonra işin muhasebe kısmı zor olacaktır. Sattığınız bir ürünün komisyonu anında kesilmiş olabilir ve bu ürün sonradan size iade dilmiş olabilir. Bu durumda iade edilen ürünün komisyonunu ve geri iade kargo bedelini siz ödersiniz. Fakat iyi bir takip ile iade edilen üründen kesilen komisyon bedelini pazaryerinden talep edebilirsiniz.
  • Ürünlerin kargo şiddetine dayanıklı olması. Biliyoruz ki kargo sürecinde ürünlere sizin davrandığınız gibi davranılmamakta. Dolayısıyla her türlü şiddete dayanıklı ürün ve paketleme sisteminiz olmalıdır. Pazar yerlerinde kargo dolayısıyla geri iade edilen ürünlerin maliyeti satacağınız 5 ürünün karına eşit gelebilir.

Yukarıda madde madde saydığım ana başlıklar dışında diğer detaylar bulunmakta. Ürünün görseli iyi olmalı, yüksek çözünürlüğe sahip fotoğraflar yüklenmeli, stok takibi iyi yapılmalı, pazar fiyatları takip edilmeli, kampanya mekanizmalarında maliyet/kar dengesi iyi kurulmalı vs …

Pazar yerlerinde kampanya yapacağım diye maliyet/kar dengesini kuramayıp binlerce zarar eden mağazalar/kişiler bulunmakta. Bazen bir bakıyorsunuz ürünü geliş fiyatına satılıyor. Burada kazanan pazar yeri ve tüketici oluyor. Satış yapan mağaza/kişi zarar ediyor. Bunu bazen bilinçli çoğu zamanda bilinçsiz yapmaktalar. İşi matematiksel dengesi iyi kurulup maksimum kar amacı güdülmelidir.

Pazar yerlerinde ticaret yapmak sanıldığı kadar düşük maliyetli değil. Pazar yerinin aldığı komisyon, ürünün kargo bedeli ve satış sonrası doğacak risklere bakıldığında neredeyse geleneksel piyasa ticareti kadar maliyeti bulunmakta. Pazar yerleri tercihlerinizde bu giderleri göz önünde bulundurmanızı öneririm.

Bence geleneksel ticaret ile e-ticaret birlikte son derece iyi yürütülebilir. Sadece iki işi faklı kişilerin yönetmesi ve denklemlerin iyi kurulması gerekmektedir.

Devamını Oku

Serkan Çürük

POPÜLER