Sosyal Medya Hesaplarımız

Serkan Çürük

E-ticaret mi; geleneksel ticaret mi?

Serkan Çürük
Abone Ol:

Şüphesiz geleneksel ticaret yapan esnaflar/tüccarlar e-ticaretin üzerlerine yağan meteor yağmuru olduklarını düşünüyorlardır. Gün geçmiyor ki yeni bir e-ticaret pazar yeri doğuyor veya geleneksel ticaret yapan esnaflar/tüccarlar işlerini e-ticaret pazar yerlerine taşıyorlar.

Hepimiz biliyoruz teknoloji önüne geçilemeyen sel gibidir, ya bu selde bir tahta parçasına tutunup hayatta kalırsınız ya da kendinizi sele bırakır boğulursunuz. Zamana ayak uydurmak, zamana yetişmek çok ama çok önemlidir. İşletme sahibi olarak teknolojiden anlamayabilirsiniz ama teknolojiden anlayan, kendini bu konuda sürekli geliştiren kişileri kadronuza ekleyebilirsiniz. Bu sözlerim tabi ki henüz aksiyon almamış geleneksel ticaret yapan işletme sahiplerinedir.

Türkiye öyle bir pazar haline geldi ki ülkemizde neredeyse her sektörde global oyuncular yer almaktadır. Tam bir tüketim toplumu olduk ve global oyuncular da bunun farkında. Ülkemiz pazarına girerken sistemlerini ve teknolojik alt yapılarını da getirmekteler. Global oyuncular ile rekabet etmek veya onlar ile uyum içinde olmak için aynı dili konuşmak gerekir. Amazon.com Türkiye’de, yakında global başarılarını ülkemizde de görüyor olacağız.

‘’Dünya’yı yeniden keşfetmeye gerek yok.’’ cümlesini genelde kullanırım. Bu cümlemin arka planında bir iş yapmak, bir işe başlamak istiyorsanız önce bu işi en iyi kim veya kimler yapıyor araştırılması yatmaktadır. Tabi ki yaptığınız işte özgün olmanız sizi ön plana atacaktır ama önce nasıl başlayacağınız ile ilgili bir fikre ihtiyacınız vardır. Buna da araştırarak, gözlemleyerek sahip olursunuz.

Günümüzde Gaziantep’ten Amerika Birleşik Devletleri’ne tatlı gönderen fakat temelinde geleneksel ticaret yatan kuruluşlar var. Zamana yetişmek bu olsa gerek. E-ticarete girin, e-ticareti öğrenin, e-ticareti takip edin ama e-ticaret de ki işinizi iyi takip edin.

E-ticarete girerken dikkat edilmesi gerekenler;

  • Pazar yerlerinde satacağınız ürünleri maksimum özenle seçmeniz. Ürünleri doğru seçmek kargo maliyetinden ve daha sonra doğacak iade maliyetlerinden sizi korur.
  • Özgün ürün seçmek ve bu ürünün tüm patent haklarına sahip olmak. Pazar yerinde satılan bir ürünü sizlerde satabilirsiniz fakat rekabet edebilecek materyallere ihtiyacınız bulunmaktadır. Tüm haklarına sahip olduğunuz ürünler ile pazar yerlerinde bulunmak size maksimum fayda sağlayacaktır.
  • Birden fazla pazaryerinde satış yapacaksanız bir yazılıma/programa ihtiyacınız bulunmakta. İlk zamanlarda sizlere takibi kolay gelebilir ama belirli adet satışa ulaştıktan sonra işin muhasebe kısmı zor olacaktır. Sattığınız bir ürünün komisyonu anında kesilmiş olabilir ve bu ürün sonradan size iade dilmiş olabilir. Bu durumda iade edilen ürünün komisyonunu ve geri iade kargo bedelini siz ödersiniz. Fakat iyi bir takip ile iade edilen üründen kesilen komisyon bedelini pazaryerinden talep edebilirsiniz.
  • Ürünlerin kargo şiddetine dayanıklı olması. Biliyoruz ki kargo sürecinde ürünlere sizin davrandığınız gibi davranılmamakta. Dolayısıyla her türlü şiddete dayanıklı ürün ve paketleme sisteminiz olmalıdır. Pazar yerlerinde kargo dolayısıyla geri iade edilen ürünlerin maliyeti satacağınız 5 ürünün karına eşit gelebilir.

Yukarıda madde madde saydığım ana başlıklar dışında diğer detaylar bulunmakta. Ürünün görseli iyi olmalı, yüksek çözünürlüğe sahip fotoğraflar yüklenmeli, stok takibi iyi yapılmalı, pazar fiyatları takip edilmeli, kampanya mekanizmalarında maliyet/kar dengesi iyi kurulmalı vs …

Pazar yerlerinde kampanya yapacağım diye maliyet/kar dengesini kuramayıp binlerce zarar eden mağazalar/kişiler bulunmakta. Bazen bir bakıyorsunuz ürünü geliş fiyatına satılıyor. Burada kazanan pazar yeri ve tüketici oluyor. Satış yapan mağaza/kişi zarar ediyor. Bunu bazen bilinçli çoğu zamanda bilinçsiz yapmaktalar. İşi matematiksel dengesi iyi kurulup maksimum kar amacı güdülmelidir.

Pazar yerlerinde ticaret yapmak sanıldığı kadar düşük maliyetli değil. Pazar yerinin aldığı komisyon, ürünün kargo bedeli ve satış sonrası doğacak risklere bakıldığında neredeyse geleneksel piyasa ticareti kadar maliyeti bulunmakta. Pazar yerleri tercihlerinizde bu giderleri göz önünde bulundurmanızı öneririm.

Bence geleneksel ticaret ile e-ticaret birlikte son derece iyi yürütülebilir. Sadece iki işi faklı kişilerin yönetmesi ve denklemlerin iyi kurulması gerekmektedir.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Serkan Çürük

Büyüyen pazar ve pazarda yer alan oyuncular

Serkan Çürük

Pandemi sonrası sizlerin de dikkatini çekmiştir, petfood sektörü gün geçtikçe büyüyor. Hem oyuncu sayısı artıyor hem de pasta büyüyor. Ülkemiz pazarı sektör için henüz yolun başında sayılır.

Avrupa’da en çok kedi sahibi olunan ülke her 100 evden 42’sinde bir ya da birden fazla kedi olan Polonya’dır. Türkiye’de ise her 100 evin 5’inde bir ya da birden fazla kedi beslenmektedir. Köpek sahipliği içinde bu rakamları verebiliriz.

Avrupa da yılda 8.5 milyon ton evcil hayvan maması satılmakta. Dünya genelinde ise evcil hayvan mama pazarı yaklaşık 100 milyar ABD dolarına yaklaşmakta.

Gün geçmesin ki bu sektöre yeni bir oyuncu girmesin. Bu oyuncular gerek ulusal/bölgesel gerekse global firmalar olmaktadırlar. Son zamanlarda girişimciler fason üretim yaptırıp yeni markalar oluşturmaktadırlar. Bu markaların kimisi bölgesel olup içlerinde başarılı ve doğru strateji izleyenler bölgelerinin dışına ve yurt dışına ürün satabilmektedirler.

Evcil hayvan mama sektörünün homojenik şekilde bölünmemiş bir satış yapısı olduğunu düşünmekteyim. Marketler, pet shoplar, veteriner hekim muayenehanelerinde ve yem bayilerinde satışı gerçekleşmektedir. Marketlerden data alıp ölçüm yapmak kolay olsa da diğer satış noktalarından data bilgisine kolay kolay ulaşılamamaktadır.

Mama sektörü perakende satış stratejileri ile ilgili bir yazı yazmak istiyorum. İleriki günlerde sayfamdan takip edebilirsiniz.

Son olarak yakın zamanda dikkat çeken bir bağış kampanyası duyuran Royal Canin Türkiye’yi yürekten kutlamak istedim. Tam tamına 40 ton mama bağışı ile Doğu Anadolu bölgesinde ki barınaklara ve orada yaşayan patili dostlarımıza fayda sağlamaktadır.

Umarım bu hassas fikir ve düşünceler ülkemiz genelinde yayılır.

Kaynaklar: FEDIAF Annuel report 2021, Statista, Allied Market Research

Devamını Oku

Serkan Çürük

“Dünya’nın en güçlü pasaportları/önemli seçim vaadi”

Serkan Çürük

Gençler arasında anket yapılsa en önemli talepleri arasında seyahat etme özgürlüklerinin kolaylaştırılması olacaktır. Artık seyahat etmek eskisi kadar kolay değil. Bizler Evliya Çelebinin torunlarıyız. Seyahat ederek sosyalleşmek kanımızda var. Unutmayalım 2023 seçimlerinde yaklaşık 18 milyon genç oy kullanacak.

Başlıca seyahat edememe nedenlerimizin başında, döviz kurlarının çok artmış olması ve vize taleplerimizde ki artan redlerdir. Vize redlerinin sebebi daha önce vize almış fakat ülkesine geri dönmeyen kişilerden ve ülke ekonomisinin içinde bulunduğu durumdan kaynaklı olduğu söylenmektedir.

Henley Pasaport Endeksi’ne göre Türkiye, 110 ülkeye vizesiz girebilme hakkıyla 57. sırada kendine yer bulabildi. Bazı ülkelere vizesiz seyahat anlaşmamız olmasına rağmen Türkiye vatandaşlarına karşı bir ön yargı bulunmakta ve ülkelerine giriş yapılmasında güçlük çıkarmaktadırlar. (Meksika, Güney Kore vs.) Bunun sebebi Türkiye’nin bazı ülkeleri gri listeye almış olmasıdır.

Ülkemiz pasaportunun gücü 57. sırada da yer alsa kötü durumda değildir. Yaklaşık 110 ülkeye seyahat edebiliyoruz. Fakat seyahat ettiğimiz ülkelerdeki alım gücü ile bizlerin kazancı ters orantılıdır. Uzun yıllardır farklı ülkelere seyahat eden birisi olarak bu yorumu yapabiliyorum. Döviz kurlarının artmış olması seyahat severlerin özgürlüklerini doğrudan kısıtlamaktadır. Örnek vermek gerekirse Amsterdam’da bir büfeden 0.5 lt pet şişe suyu 1 Euro’ya alıyorken hala aynı rakama alabiliyoruz. Fakat 2018 yılında 1 Euro 4,5 TL iken bu yazımı yazarken 18.15 TL’dir. Yani Amsterdam’da ki büfeden suyu 4.5 TL’ye alırken şimdi 18,15 TL’ ye almaktayız.

Bir siyasi parti lideri olsaydım yurt dışına seyahat etmek isteyen gençlere/kişilere harçlık vaadi verir ve seçildiğimde bunu hayata geçirirdim. Ayrıca yurt dışı çıkış pulu harcını derhal kaldırılması için talimat verirdim.

Ülkemiz vatandaşlarının vizesiz geçiş anlaşması olmasına rağmen ülkeye alınmayıp kapıdan geri gönderilmeleri konusunda ilgili bakanlıklar ve kurumlar derhal aksiyon almalıdırlar. Ülkemizin imajı için çok olumsuz bir durum ve kişiler için mağduriyet yaratmaktadır.

 

Kaynaklar: The Henley Passaport index, Bir Hayalin peşinde Youtube kanalı

Devamını Oku

Serkan Çürük

5500 TL’ye ne alırım?

Serkan Çürük

Bildiğiniz üzere asgari ücret 1 Temmuz itibari ile net 5.500 TL olmuştur. Önceki net ücrete göre %29,4’lük bir artış sağlanmıştır.

TÜRK-İŞ haziran ayı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarına göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 6 bin 391 TL’dir.

TÜİK‘e göre gıda enflasyonu yıllık 91,6 oranındadır. Yani Tüfe ana harcama grupları içerisinde en fazla artış olan 2. kategoridir.

Yapılan asgari ücret artışının yıllık gıda enflasyon oranının altında kalması dengeli ve sağlıklı beslenmenin de önüne geçiyor olacaktır.

5.500 TL’ye ne alırım, 20 farklı üründe inceledim, aşağıdaki gibidir;

1) 5.500 TL’ye 1.375 adet ekmek alabilirim.

2) 5.500 TL’ye 141 adet 30’lu yumurta alabilirim.

3) 5.500 TL’ye 58 kg beyaz peynir alabilirim. (1’er kg 58 paket)

4) 5.500 TL’ye 56 kg kaşar peyniri alabilirim. (1’er kg 56 paket)

5) 5.500 TL’ye 407 adet 1 litre süt alabilirim.

6) 5.500 TL’ye 36 adet 5 litre Ayçiçek yağı alabilirim.

7) 5.500 TL’ye 51 adet 5 kg toz şeker alabilirim.

8) 5.500 TL’ye ET ve Süt kurumundan 66 kg Sığır kıyma alabilirim.

9) 5.500 TL’ye ET ve Süt kurumundan 60 kg Sığır kuşbaşı alabilirim.

10) 5.500 TL’ye 1.375 adet simit alabilirim.

11) 5.500 TL’ye McDonald’s 93 adet Big Mac menü alabilirim.

12) 5.500 TL’ye 157 adet sinema bileti alabilirim.

13) 5.500 TL’ye Antalya da 5 yıldızlı otelde her şey dahil 2 gece yaz tatili yapabilirim.

14) 5.500 TL’ye 211 Litre motorin alabilirim.

15) 5.500 TL’yi hiç harcamadan yaklaşık 7 ay biriktirdiğim de İphone 13 Pro Max alabilirim.

16) 5.500 TL’yi hiç harcamadan yaklaşık 71 ay biriktirdiğimde Clio Joy 1.0 Sce 65 bg alabilirim.

17) 5.500 TL’yi hiç harcamadan yaklaşık 200 ay biriktirdiğimde Adana’dan 2+1 ev alabilirim.

18) 5.500 TL’ye 3.4 adet çeyrek altın alabilirim.

19) 5.500 TL’ye 328 dolar alabilirim.

20) 5.500 TL’ye 37 adet yurt dışı çıkış harcı ödeyebilirim.

Alım gücü aslında o ülkenin görünür gücüdür. İnsanların istediği her gıda ürününe koşulsuz şartsız ulaşması gerekmektedir. Gıda ürünlerinden ziyade insan sosyal bir varlıktır. Kültürümüzü öğrenmek/görmek, araştırmak, Dünya kültürlerini araştırıp görmek için diğer toplumlarla kültürümüzü paylaşabilmek için seyahat etmeliyiz. Ailelerimiz ve arkadaşlarımız ile tatil yapabilmeliyiz. Teknoloji ürünlerine kolay ulaşabilmeliyiz. Bütün bunlar lüks olmamalı.

Dolayısıyla verilen ücretlere bu doğrultuda bakılmalıdır.

Kaynaklar: Tüik, Et ve Balık kurumu, A101 app, Renault.com.tr, Hürriyet.com.tr …

Devamını Oku

Serkan Çürük

POPÜLER