Sosyal Medya Hesaplarımız

Soydan Cengiz

Ev Dışı Tüketim (EDT) sektöründe neler oluyor?

Soydan Cengiz
Abone Ol:

TÜİK verilerine göre yapılan analizlere göre Türkiye Toplam EDT pazarı 12 – 13 milyar Euro seviyelerinde hesaplanmaktadır.  TUİK verilerine göre 2011 yılı itibarıyla hane başına EDT noktalarında harcanan para aylık yaklaşık 55 Euro  seviyelerine gelmektedir. EDT Sektörünün  2006 – 2011 yılları arasındaki ortalama büyümesi %15-20’ler seviyesindedir.

Sadece evde mi tüketiyoruz? Hayır.

Ev dışı tüketim ne demek? Evimizin dışında, otel, hastane, okul, pastane, fast food, restoran, kafe, büfe, çay bahçesi, ofis gibi ev dışı tüketim kanalı olarak tarif edilen yerlerde yaptığımız tüketim Ev Dışı Tüketimi (EDT) olarak tanımlanmaktadır. 2011 yılı itibarıyla Ev Dışı Tüketim(EDT) Ürünleri sektöründe Dünyadaki toplam 2,3 trilyon Euro seviyelerinde olduğu hesaplanmaktadır. EDT ticaretinin %70’i Kuzey Amerika, Batı Avrupa’da, Çin ve Japonya’da gerçekleşmektedir:
Kuzey Amerika pazarı 543 milyar Euro,
Batı Avrupa pazarı 430 milyar Euro,
– Batı Avrupa pazarının lideri Almanya’dır, Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere toplam pazarın %66’sını oluşturmaktadır.
Çin ve Japonya pazarları ise 294’er milyar Euro,
Türkiye yaklaşık % 0,5 gibi bir paya sahiptir.
TÜİK verilerine göre yapılan analizler Türkiye Toplam EDT Pazarı 12 – 13 milyar Euro seviyelerinde hesaplanmaktadır. TUİK verilerine göre 2011 yılı itibarıyla hane başına EDT noktalarında harcanan para aylık yaklaşık 55 Euro  seviyelerine gelmektedir. EDT sektörünün 2006 – 2011 yılları arasındaki ortalama büyümesi %15-20’ler seviyesindedir.  2012 yılında da pazarın %10 -15 arasında büyüyeceğini tahmin edilmektedir. 2013 ve sonrası yıllarda devletimizin 2023 yılı vizyonu çerçevesinde öngördüğü projeksiyonlar dikkate alındığında sektörün kendi doğal dinamikleri ile bu büyüme hızının devam edeceğini söyleyebiliriz.
Kaba bir tahminle, bu büyüme oranlarıyla sektörün 2015 yılında 15 milyar Euro seviyelerine ulaşacağını söyleyebiliriz.
Ülkemizde ev dışı tüketimin büyümesinde önemli faktörlerin başında neler geliyor? Türkiye, bu konuda her geçen yıl daha da büyüyecek. Bu nüfusla ve bu rakamlarla sektörün önümüzdeki 5 yılda en hızlı büyüyen sektörlerden birisi olması kaçınılmaz. Sektör kendi doğal akışı içinde büyümektedir zaten. Büyümenin arkasındaki temel nedenler;
• Kişi başı gelirin artması,
– Son 10 yılda ekonomide olumlu gelişmelerin yaşanması, vatandaşın dışarıda yemek yeme alışkanlığını da etkiledi.
– Kalkınma Bakanlığı Orta Vadeli Programına göre 2012 yılında 10.673 ABD Doları olan kişi başı yıllık gelirin 2015 yılında 12.859 ABD Doları olması beklenmektedir.
• Dışarıda yemek yeme alışkanlıklarının değişmesi,
– Dışarıda yemek yeme alışkanlığı her yıl artıyor.
– 2010’da bu oran Türkiye genelinde ayda 1 kere iken, 2011’de bu oran ayda 2 kereye yükselmiştir.
– İstanbul’da bu oran Türkiye geneline göre çok daha yüksek olup haftada 1’dir. Son zamanlarda İstanbul’da bu alışkanlık haftada bir günden, üç güne çıktı.
– Ama bu oran dünya genelinde nüfusa oranına bakıldığında hâlâ oldukça geri durumda.
– Sadece New York’ta sektörün büyüklüğü 18 milyar Euro toplam Türkiye pazarının yaklaşık 1,5 katı. Bu tamamen dışarıda yemek alışkanlığı ile ilgili.
• Tek kişilik hanelerin sayısının artması,
• Tek çocuklu hanelerin artması,
• Üniversitelerin artması,
• EDT noktalarının ulaşılabilir olması,
• Yaşam tarzı değişimi,
– Özellikle metropol şehirlerde hayat artık çok erken saatlerde başlaması ve çok hızlı akması.
– Özellikle kadınların iş hayatında çok aktif olarak rol almaya başlaması, dışarıda yemek yeme alışkanlığını da artırıyor.
Türkiye EDT pazarını gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda ortaya nasıl bir tablo çıkıyor?
• Gıda, temizlik ve içecek için yapılan tüketim harcamaları incelendiğinde gerek ABD’de gerekse Avrupa’da EDT harcamaları toplam tüketim harcamalarının yaklaşık %30 – 50’sini almaktadır, bu oran 2010 yılında ABD’de %47 olarak gerçekleşmiştir (USDA – ERS (US Department of Agriculture, Economic Research Service – ABD Tarım Bakanlığı – Ekonomik Araştırmalar Bölümü). Oysa bu oran, ülkemizde daha %15’ler seviyesindedir.
• TÜİK verilerine göre ülkemizde 2011 yılında gıda, temizlik, içecek ürünleri için yapılan tüketim harcaması toplam 150 milyar TL (65 milyar Euro) seviyelerini bulmuştur.
• Eğer, bugün 12 milyar Euro seviyelerinde hesaplanan Türkiye EDT sektörünün toplam tüketim harcamalarından aldığı pay, ABD ve Avrupa’daki seviyelere ulaşırsa, Türkiye EDT pazarı yaklaşık 30 milyar Euro seviyelerine yükselecektir.
• Dolayısıyla sektör olarak daha gidilecek çok yol var diyebiliriz.
Ev Dışı Tüketim pazarı nasıl tanımlanıyor? Kaç adet EDT noktası var? Bunlar nasıl sınıflanıyor? EDT noktalarında tüketimin ürün grupları bazında dağılımı nasıl oluşuyor? Hangi ürünler ne kadar tüketiliyor? Ne yazık ki bu konuda ülkemizde yapılan herhangi bir çalışma yok, dolayısıyla herkes kendisine göre bir takım ölçme yöntemleri geliştirmiş ve o yöntemler sonucunda elde ettiği verilerle pazarı tanımlamaya çalışıyor. EDT noktalarının tanımlamasına bakılınca oldukça karmaşık bir yapı var. Çok abartılı bir yaklaşımla şuna benziyor; bir Amerikalı, bir İngiliz ve bir Türk’e toplarınızı getirin futbol oynayacağız demeye benziyor, ABD’li Amerikan futbolu topunu, İngiliz Ragbi topunu, Türk de futbol topunu götürecektir.  Bu meseleyi aşmanın tek yolu pazarı ölçecek bir çalışmayı hayata geçirmek. Biz de ETÜDER (Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği) olarak, bütün yukarıdaki sorulara cevap verecek ve Türkiye’deki Ev Dışı Tüketim (EDT) pazarını ölçümleyecek olan EDT Pazarı Census & Panel çalışmasını IPSOS ile hayata geçirmek üzereyiz. Çalışma iki aşamadan oluşmakta,
İlk aşamada, EDT Noktaları Census, Türkiye’deki EDT noktalarının bire bir envanteri çıkarılacak,
İkinci aşamada da bu envanter bazında temsili olarak seçilecek örneklemde Türkiye EDT Pazarı paneli kurulacak ve pazar miktar ve değer olarak ölçülmeye başlayacak. EDT Pazarı panelinde 83 ürün grubunun EDT pazarındaki performansı izlenecek.
• İlk sonuçları 2013 yılının Aralık ayında alınabilecek.
Her yerde yer zaman en büyük tüketim başka büyük yok.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ocak 2013 – 47. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Soydan Cengiz

Restoran markalı Ürünleri raflara taşımak, perakendecilerin ciro ve karlılık arayışlarında yeni bir yol olabilir mi?

Soydan Cengiz

Yazar:

Restoran markalı ürünler genel olarak farklı bir lig olarak algılanıyorlar, çünkü müşteriler bu ürünler dondurulmadan önce sağlıklı bir şekilde hazırlandığını biliyorlar. Bu da bu ürünleri sadık restoran müşterileri ve yüksek kaliyeli ürünler arayan tüketiciler arasında popüler bir seçim haline getiriyor.

Bu sayıda çok yeni okuduğum bir makaleyi paylaşmak istedim.
Ev Dışı Tüketim Sektörünü gelişmiş olduğu ülkelerde perakendeciler farklı ürün kategorilerindeki zincir restoranların ısıtmaya hazır ürünlerini raflarına koyarak bir yandan müşterilerine hizmetlerini çeşitlendirirken diğer taraftan da cirolarını artırmaktadırlar.
Büyüyen bir trend olarak, restoranların markalı ürünlerinin süpermarket raflarında bulunmasının hem tüketiciler hem de restoranlar için ilginç bir müşteri deneyimi olacağı çok açık.
Bu trend sayesinde tüketiciler favori restoranlarının sevdikleri ürünlerini restoran raflarından alarak evlerinde sevdikleri filmler eşliğinde yiyebilecekler.
Bu zorlu ekonomik zamanlarda, her gün daha fazla restoran kendileri için farklı bir gelir akışından yararlanmak umuduyla bu potansiyel pazara girmeye başlıyor.
Restoranlar sadık müşterilerine süpermarketlerde satılabilecek ne tür ürünler sunuyorlar? Ve bu, restoran işletmeciliğinde gelecekte uygulanabilir bir gelir kaynağı mıdır?

Süpermarket raflarında restoran kalitesi
ABD’de California Pizza Kitchen (12 ülkede 230 mağazalı bir pizza zinciri) bu işe ya kendi başına ya da Kraft gibi büyük üreticilerle beraber yavaş yavaş girmekte.
Çok beğendikleri restoranlar markalı ürünlerinin, böyle kolaylıkla erişilebilir olması müşteriler için heyecanlı bir durum olmalı.
Ayrıca global olarak, tüketicilerin %81’inin akşam ne yiyeceğiz diye kara kara olmasa da düşündüğü bir dünyada, restoranlar bun hareketleri ile oldukça önemli bir çözüm sunmaktalar.
Tüketiciler geç vakte kaldıklarında evlerine giderken sevdikleri restoranlara ait bir şeyler almak istediklerinde veya gece geç vakit sevdikleri restoranlara ait bir şeyler yemek istediklerinde süpermarketlerdeki bu çeşit oldukça önemli bir çözüm sunmakta.

Yemek mekanları süpermarketlerin içine giriyor
Birçok ünlü restoran bu işi yapmış durumda, kendi markalı ürünlerini süpermarket raflarında normal ürünlerle yan yana sergilemekteler. IHOP, T.G.I Fridays, California Pizza Kitchen, P.F. Chang’s China Bistro, Phillips Seafood’s gibi zincirler ürünlerini raflara yerleştirdiler bile.

Restoran markaların popülaritesi artmakta
İşin doğrusu, süpermarketlerde dolaşırken favori restoranlarına ait markalı ürünleri alabilmek müşteriler arasında oldukça popüler bir hale gelmekte.
Diğer taraftan da değişen ekonomik koşullarda restoran markalı ürünleri süpermarketler için karlı ürün çeşitleri olabilirler.
Restoran markalı ürünler genel olarak farklı bir lig olarak algılanıyorlar, çünkü müşteriler bu ürünler dondurulmadan önce sağlıklı bir şekilde hazırlandığını biliyorlar. Bu da bu ürünleri sadık restoran müşterileri ve yüksek kaliyeli ürünler arayan tüketiciler arasında popüler bir seçim haline getiriyor.
Perakendeciler yeni bir Ev Dışı Tüketim operatörleri olabilir mi? Çünkü Ev Dışı Tüketim sektörü müşteri neredeyse oraya gitmek istiyor.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ağustos 2013 – 54. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Soydan Cengiz

Dışarıda daha iyi yemek yenilebir mi?

Soydan Cengiz

Yazar:

Jamie Oliver, yıllar boyunca yaptığı işlerle, endüstriye kitlelere kaliteli yemek yedirmenin mümkün olduğunu gösterdi ki bunun yapılması yıllarca mümkün değil denildi. Bunu gerçekleştirirken de en büyük destekçilerinin tedarikçileri olduğunu dile getiriyor. Çünkü kaynağını bildiği malzemenin eline kaynağındaki gibi ulaşmasını sağladıklarını söylüyor.

Bu yazımda hepimizin tanıdığını düşündüğüm birisinden bahsedeceğim.
Jamie Oliver; Multi – Kanal Aktivist
Neden? Çünkü Jamie Oliver sadece bir aşçı değil, halkın dışarda daha iyi yemek yiyebilmesinin mümkün olduğunu düşünen ve bunun için mücadele eden bir sosyal sorumluluk gönüllüsü.
Hepimizin bildiği gibi, Jamie Oliver, en basit ifadesiyle gıda dünyasında bir fenomendir. O, dünyanın en sevilen televizyon simalarından biri ve İngiltere’nin en ünlü ihracatlarından biridir. Küresel düzeyde bir ünlü şef, tv programları ABD, Avustralya, Güney Afrika, Brezilya, Türkiye dahil olmak üzere 100’den fazla ülkede yayınlanmakta olan bir aktivist…
İngiliz TV’lerinde gözüktüğü ilk günden beri, İngiltere’nin Ev Dışı Tüketim sektöründeki en büyük değilse bile en önemli trend yaratıcılarından birisi olmuştur. Televizyon programları ile halkın yemek yeme alışkanlıkları ile ilgili düşünce yapısını ve trendleri değiştirmiş ve girişimleri ile de hükümetin aksiyonlarını yönlendirmiştir.
2010 yılında yazdığı ‘Jamie’nin 30 Dakikalık Yemekleri’ kitabı, kurgusal olmayan kitaplar arasında, tarihin kaydettiği en hızlı satış grafiğine erişen kitap olmuştur.
2004 yılında gerçekleştirdiği okullarda çocuklara daha iyi yemekler sunulmasını hedefleyen ‘Okullarda Daha İyi Beslenelim’ temalı ulusal kampanyada topladığı 271.677 imza ile İngiltere hükümetinin okullarda verilen yemeklerin standartlarının yükseltilmesi için ilave 280 milyon pound kaynak yaratmıştır. Bu tür girişimler Jamie Oliver’ın, uluslararası bir rol modeli olarak kabul edilmesine yol açmıştır ve 2003 yılında Ev Dışı Tüketim sektörüne katkılarından dolayı ödüllendirilmiştir.
Jamie Oliver’i trend yaratıcısı yapan şeyler nelerdir?
Başlangıç olarak, detayların yılmaz savaşçısı olması. Yaptığı yemeklerin malzemelerinin kaynağını çok iyi bilmesi ve her aşamasında nasıl olduklarını sürekli izlemesi. Bunların yanındaki en önemli özelliği insanları sevmesidir. İnsanları sevmesi de o’na halkın ne istediğini kolayca anlayacak yetenekleri geliştirmesine neden olmuştur ve sürekli bunu canlı tutmak ve geliştirmek peşindedir.
Jamei’yi büyük bir lider yapan şey ne?
Her zaman geliştirebileceğimiz veya iyileştirebileceğimiz bir şeylerin var olduğunu düşünür. Ve her zaman daha etkili ve daha orjinal nasıl olunacağını araştırır.
Jamie kendine neyi misyon edinmiş?
Oldukça basit bir misyonu var! Herkes iyi yemeği hak etmektedir. Mümkün olduğunca çok insana iyi yemeğin nasıl birşey olduğunu anlatmak ve onlara iyi yemeği sunmak. Yoksun gençlerle birçok şey yapmak. Bu isteği asla durmaması.
Bunun Ev Dışı Tüketim endüstrisine ne faydası var?
Yıllar boyunca yaptığı işlerle, endüstriye kitlelere kaliteli yemek yedirmenin mümkün olduğunu gösterdi ki bunun yapılması yıllarca mümkün değil denildi. Bunu gerçekleştirirken de en büyük destekçilerinin tedarikçileri olduğunu dile getiriyor. Çünkü kaynağını bildiği malzemenin eline kaynağındaki gibi ulaşmasını sağladıklarını söylüyor.
Türk halkı dışarıda daha iyi yemek yemeyi hak etmiyor mu?

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Haziran 2013 – 52. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Soydan Cengiz

Türkiye’nin ilk ev dışı tüketim sektörü fuarı gerçekleşti!

Soydan Cengiz

Yazar:

Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri fuarı ilk sene olmasına rağmen 12.000 metrekare alanda, Gıda, Temizlik, Kağıt, Plastik ve Tekstil Ürünleri, Ambalaj, Depolama, Metal işkollarından 100 katılımcı firma, otel ve turistik tesis, restoran, kafe, bar, okul, hastane, askeri birlikler, catering şirketleri gibi şirketlerin sahipleri ve üst düzey yöneticilerinden oluşan 28 000 profesyonel ziyaretçi ile gerçekleşti.

CNR Holding – Sine Fuarcılık A.Ş. ve Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) tarafından organize edilen ve sektörde bir ilk olan “EDT Expo – Ev Dışı Tüketim Ürünleri, Ekipmanları, Sarf Malzemeleri Üreticileri & Dağıtım Kanalı Tedarikçileri Fuarı” 28 -31 Mart 2013 tarihleri arasında gerçekleşti.
EDT Expo Fuarı’nın en temel özelliği Türkiye’de ilk Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri fuarı olması, bunun anlamı şu: katılımcısından tutun da, etkinliklere kadar her şey Ev Dışı Tüketim ile ilgiliydi, paneller, konuşmacılar, katılımcılar ve ziyaretçiler. Şimdiye kadar gıda fuarlarında kendilerini gösteren Ev Dışı Tüketim Sektörünün oyuncuları ilk kez kendi fuarlarında gerçek hedef kitleleriyle buluştu. İlk kez düzenleniyor olmasına karşın fuarda oluşan iş potansiyeli katılımcı firmaların yüzünü güldürdü.
Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri fuarı ilk sene olmasına rağmen 12.000 metrekare alanda, Gıda, Temizlik, Kağıt, Plastik ve Tekstil Ürünleri, Ambalaj, Depolama, Metal işkollarından 100 katılımcı firma, otel ve turistik tesis, restoran, kafe, bar, okul, hastane, askeri birlikler, catering şirketleri gibi şirketlerin sahipleri ve üst düzey yöneticilerinden oluşan 28 000 profesyonel ziyaretçi ile gerçekleşti.
Fuara renk katan bir çok etkinlik yapıldı
Fuardaki etkinliklerin en renklilerinden biri de Ayhan Sicimoğlu’nun ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz ile yaptığı söyleşiydi. Ayhan Sicimoğlu bu söyleşide her zaman yaptığı gibi küçük bir dünya turu attırdı.
EDT Expo Fuarı kapsamında moderatötlüğünü ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz’ün yaptığı ‘Başarı Hikayeleri’ semineri katılımcıların ve ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti. Her biri geçmişinde büyük başarı hikâyesine imza atan ve hali hazırda bu başarılarını sürdüren iş adamları, başarının sırlarını katılımcı firma ve ziyaretçilerle paylaştı. Simit Sarayı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Okutur başarı için “yüksek hedef koymak gerek” derken, kasaplıktan yükselerek restoran zinciri sahibi olan Günaydın Et Restoranları kurucu ortaklarından Cüneyt Asan başarı için kitabınında adı olan “sevmek gerek ama işinizi sevmek gerek” dedi ve Komagene’nin Genel Müdürü Çetin Tekdemir başarı için “her şeyi izlemek, takip etmek, kontrol etmek gerek” dedi. Bu konuşmacıların söylediklerinin önemi hepsinin işlerini yoktan var etmelerinden kaynaklanmakta.
EDT Expo’da Sine Fuarcılık ve ETÜDER ana sponsorluğunda Food in Life Gastronomi yayınları organizasyonuyla düzenlenen Osmanlı Mutfağı Yarışması, Türk mutfağına envanter kazandırdı ve unutulmaya yüz tutmuş yemekleri tekrar ortaya çıkardı. Yarışmada 8 adet 5 yıldızlı otel şefi tarafından hazırlanan yemekler yine aynı otellerin hazırladığı birbirinden güzel Osmanlı Masaları’nda sergilendi. 15’inci yüzyılın tariflerini günümüze uyarlayan şeflerin yemekleri, başkanlığını Türk Mutfağı Araştırmacısı Vedat Başaran’ın yaptığı jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. “En iyi mönü”, “En iyi sofra”, “En iyi şerbet”, “Jüri özel ödülü” ve “Mansiyon/Çeşnicibaşı” kategorilerinde ödüllerin de dağıtıldığı yarışmada birinciliği Conrad Otel İstanbul aldı, The Marmara Hotel İstanbul ikinci olurken, Hilton Otel İstanbul ise üçüncülüğü kazandı.
Fuarın önümüzdeki 5 yıl hedefimiz EDT Expo Fuarı’nın “EDT Sektörünün Avrupa, Balkanlar, Karadeniz, Kuzey Afrika ve Ortadoğu Bölgesinin Fuarı” haline getirmektir.
Önümüzdeki sene Mart ayında yapılacak olan fuarda hedef alan, katılımcı, ziyaretçi gibi her tür büyüklüğü %50 artırmak.
Ev Dışı Tüketim sektörü için kimi katılımcılar “Bir Sektör Uyanıyor” yorumunu yaptı.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2013 – 50. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Soydan Cengiz

POPÜLER