Sosyal Medya Hesaplarımız

Soydan Cengiz

Kurumsal itibarınızı iyi yönetmek neden önemlidir-6 Kurumsal sosyal sorumluluk yönetimi…

Soydan Cengiz
Abone Ol:

Geçtiğimiz 5 yazıda Kurumsal İtibar Yönetiminin parametreleri olan Kurumsal Marka, Kurumsal İlişkiler, Kurumsal İletişim ve İç İletişim’den bahsettim, bu yazıda ise Kurumsal İtibar Yönetiminin parlayan yüzü Kurumsal Sosyal Sorumluluk’tan bahsedeceğim.

Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Nedir?
Kurumsal Sosyal Sorumluluk, kuruluşların/kurumların kendi faaliyetlerinde müşteriler, tedarikçiler, çalışanlar, hissedarlar, toplum diğer paydaşlar ve çevre üzerindeki etkilerinin sorumluluğunu alarak toplumun çıkarlarının göz önünde tutulduğu bir kavramdır.
KSS, kurumun sadece hissedarlara değil, tüm paydaşlara olan yükümlülükleri hakkında yaptıklarıdır.
Kurumsal Sosyal Sorumluluğun” babası kabul edilen Bowen, “Kurumsal Sosyal Sorumluluğun esasen iş ahlakının bir evrimi olduğunu” belirtmiştir. Bowen’a göre KSS “İnsan ahlakı ve eski Yunanlılardan” gelmiştir.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk;
    •    İşi etik bir şekilde ve toplumun çıkarlarını gözeterek yapmak,
    •    Yükselen toplumsal önceliklere ve beklentilere olumlu yanıt vermek,
    •    Yasal çatışmaların ötesinde hareket etmek,
    •    Hissedar çıkarları ile geniş toplum çıkarlarının dengelenmesi,
    •    Kurum olarak toplum içinde iyi bir vatandaş olmak,
anlamına gelmektedir.
Neden Kurumsal Sosyal Sorumluluk? Çünkü kurumlar kendi performansları için toplumun onayını kazanmak zorunda.
Kurumsal Sosyal Sorumluluğun Temel Parametreleri;
    •    Ekonomik/Pazar: Pazar yenilikleri, etik ticaret, müşteri hizmetleri, hissedarlar için kar sağlamak;
    •    İşyeri: Çeşitlilik, esnek çalışma, çalışan bağlılığı, mentörlük programcıları;
    •    Çevre: Çöp atık iyileştirilmesi ve geri dönüşümü; çevresel etkileri (yeşil enerji) azaltılması;
    •    Topluluk: Topluluk katkılar; bağış ortaklıklar; sosyal sorunları ele yardımcı olur;
    •    Gönüllülük ve hayır severlik: İnsan refahını ve iyi niyeti teşvik etmek;
    •    Yasal: Kanunlara uyma zorunluluğu (toplumun doğru ve yanlış kodlamaları doğrultusunda);
    •    Etik: Sadece kar için değil, doğru olanı, adil ve eşit olanları da yapmaktır;
    •    Toplum ve yaşam kalitesine katkıda bulunan iyi bir kurumsal vatandaş olmak;
        olarak sıralanabilir, bu sıralama bir önem sıralaması değildir.
Kurumsal Sosyal Sorumluluğun Temel Konuları olarak
    •    İnsan hakları,
    •    İşyeri ve çalışan konuları, işyeri güvenliği ve sağlık,
    •    Haksız iş uygulamaları,
    •    Örgütsel yönetim,
    •    Çevresel yönleri,
    •    Pazar ve tüketici sorunları,
    •    Toplum katılımı,
    •    Sosyal gelişim,
    •    Sorumlu tedarik,
    •    Eko-verimlilik,
    •    Çevre yönetimi,
    •    Paydaş katılımı,
    •    İşgücü standartları,
    •    Çalışan ve toplum ilişkileri,
    •    Sosyal eşitlik ve insan hakları,
sayılabilir, ancak tabii ki bunlarla sınırlı değildir, kurumun topluma değdiği her konuda KSS olduğunu unutmamamız gerekmektedir.
KSS faaliyetleri her şirkete farklı şekillerde katkı sağlamaktadır, sağladığı katkı sektörden sektöre farklılaştığı gibi şirketin büyüklüğüyle de ilgilidir. Aşağıda bu katkılardan bazıları verilmiştir ancak KSS’nin katkıları bunlarla kısıtlı olmadığı bir sır değildir;
    •    Kaliteli iş gücünü çekmekte, mevcut çalışanları tutmakta, motive etmekte ve geliştirmekte,
    •    Çevreci, yeşil ve etik yatırımları çeker,
    •    Etik olarak bilinçli müşterileri çeker,
    •    Geri dönüşüm ile maliyetlerde tasarrufa yol açabilir,
    •    Şirketi rakiplerinden farklılaştırır ve rekabette avantaj sağlama unsuru olabilir,
    •    Uzun vadede karlılğın artmasına yardımcı olur,
    •    Şirketin finansal kaynaklara erişimlerinin kolaylaşmasını,
    •    Kurumun marka imajını güçlenmesinde,
    •    Satışların artmasında,
    •    İyi iş gücünü çekmekte, mevcut çalışanları tutmakta, motive etmekte ve geliştirmekte,
    •    Karar vermeyi  teşvik etmek,
    •    Risk yönetimi geliştirmekte,
    •    Maliyetleri azaltmakta,
    •    Müşteri memnuniyetinin artması,
İyi şirket ile büyük şirket arasındaki fark nedir?” diye sorduklarında William Clay Ford, Jr. “İyi şirketler mükemmel ürünler ve hizmetler üretirler, oysa büyük şirketler mükemmel ürünler ve hizmetler üretmekle beraber dünyanın daha iyi yaşanacak bir yer olması için uğraşırlar” demiş. Çok daha fazla büyük şirketlerimizin olması dileğiyle…
Önümüzdeki sayıda kurumsal sosyal sorumluluk konusuna devam edeceğiz, gelecek sayıda görüşmek üzere…

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Eylül 2012 – 43. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Soydan Cengiz

Restoran markalı Ürünleri raflara taşımak, perakendecilerin ciro ve karlılık arayışlarında yeni bir yol olabilir mi?

Soydan Cengiz

Yazar:

Restoran markalı ürünler genel olarak farklı bir lig olarak algılanıyorlar, çünkü müşteriler bu ürünler dondurulmadan önce sağlıklı bir şekilde hazırlandığını biliyorlar. Bu da bu ürünleri sadık restoran müşterileri ve yüksek kaliyeli ürünler arayan tüketiciler arasında popüler bir seçim haline getiriyor.

Bu sayıda çok yeni okuduğum bir makaleyi paylaşmak istedim.
Ev Dışı Tüketim Sektörünü gelişmiş olduğu ülkelerde perakendeciler farklı ürün kategorilerindeki zincir restoranların ısıtmaya hazır ürünlerini raflarına koyarak bir yandan müşterilerine hizmetlerini çeşitlendirirken diğer taraftan da cirolarını artırmaktadırlar.
Büyüyen bir trend olarak, restoranların markalı ürünlerinin süpermarket raflarında bulunmasının hem tüketiciler hem de restoranlar için ilginç bir müşteri deneyimi olacağı çok açık.
Bu trend sayesinde tüketiciler favori restoranlarının sevdikleri ürünlerini restoran raflarından alarak evlerinde sevdikleri filmler eşliğinde yiyebilecekler.
Bu zorlu ekonomik zamanlarda, her gün daha fazla restoran kendileri için farklı bir gelir akışından yararlanmak umuduyla bu potansiyel pazara girmeye başlıyor.
Restoranlar sadık müşterilerine süpermarketlerde satılabilecek ne tür ürünler sunuyorlar? Ve bu, restoran işletmeciliğinde gelecekte uygulanabilir bir gelir kaynağı mıdır?

Süpermarket raflarında restoran kalitesi
ABD’de California Pizza Kitchen (12 ülkede 230 mağazalı bir pizza zinciri) bu işe ya kendi başına ya da Kraft gibi büyük üreticilerle beraber yavaş yavaş girmekte.
Çok beğendikleri restoranlar markalı ürünlerinin, böyle kolaylıkla erişilebilir olması müşteriler için heyecanlı bir durum olmalı.
Ayrıca global olarak, tüketicilerin %81’inin akşam ne yiyeceğiz diye kara kara olmasa da düşündüğü bir dünyada, restoranlar bun hareketleri ile oldukça önemli bir çözüm sunmaktalar.
Tüketiciler geç vakte kaldıklarında evlerine giderken sevdikleri restoranlara ait bir şeyler almak istediklerinde veya gece geç vakit sevdikleri restoranlara ait bir şeyler yemek istediklerinde süpermarketlerdeki bu çeşit oldukça önemli bir çözüm sunmakta.

Yemek mekanları süpermarketlerin içine giriyor
Birçok ünlü restoran bu işi yapmış durumda, kendi markalı ürünlerini süpermarket raflarında normal ürünlerle yan yana sergilemekteler. IHOP, T.G.I Fridays, California Pizza Kitchen, P.F. Chang’s China Bistro, Phillips Seafood’s gibi zincirler ürünlerini raflara yerleştirdiler bile.

Restoran markaların popülaritesi artmakta
İşin doğrusu, süpermarketlerde dolaşırken favori restoranlarına ait markalı ürünleri alabilmek müşteriler arasında oldukça popüler bir hale gelmekte.
Diğer taraftan da değişen ekonomik koşullarda restoran markalı ürünleri süpermarketler için karlı ürün çeşitleri olabilirler.
Restoran markalı ürünler genel olarak farklı bir lig olarak algılanıyorlar, çünkü müşteriler bu ürünler dondurulmadan önce sağlıklı bir şekilde hazırlandığını biliyorlar. Bu da bu ürünleri sadık restoran müşterileri ve yüksek kaliyeli ürünler arayan tüketiciler arasında popüler bir seçim haline getiriyor.
Perakendeciler yeni bir Ev Dışı Tüketim operatörleri olabilir mi? Çünkü Ev Dışı Tüketim sektörü müşteri neredeyse oraya gitmek istiyor.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Ağustos 2013 – 54. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Soydan Cengiz

Dışarıda daha iyi yemek yenilebir mi?

Soydan Cengiz

Yazar:

Jamie Oliver, yıllar boyunca yaptığı işlerle, endüstriye kitlelere kaliteli yemek yedirmenin mümkün olduğunu gösterdi ki bunun yapılması yıllarca mümkün değil denildi. Bunu gerçekleştirirken de en büyük destekçilerinin tedarikçileri olduğunu dile getiriyor. Çünkü kaynağını bildiği malzemenin eline kaynağındaki gibi ulaşmasını sağladıklarını söylüyor.

Bu yazımda hepimizin tanıdığını düşündüğüm birisinden bahsedeceğim.
Jamie Oliver; Multi – Kanal Aktivist
Neden? Çünkü Jamie Oliver sadece bir aşçı değil, halkın dışarda daha iyi yemek yiyebilmesinin mümkün olduğunu düşünen ve bunun için mücadele eden bir sosyal sorumluluk gönüllüsü.
Hepimizin bildiği gibi, Jamie Oliver, en basit ifadesiyle gıda dünyasında bir fenomendir. O, dünyanın en sevilen televizyon simalarından biri ve İngiltere’nin en ünlü ihracatlarından biridir. Küresel düzeyde bir ünlü şef, tv programları ABD, Avustralya, Güney Afrika, Brezilya, Türkiye dahil olmak üzere 100’den fazla ülkede yayınlanmakta olan bir aktivist…
İngiliz TV’lerinde gözüktüğü ilk günden beri, İngiltere’nin Ev Dışı Tüketim sektöründeki en büyük değilse bile en önemli trend yaratıcılarından birisi olmuştur. Televizyon programları ile halkın yemek yeme alışkanlıkları ile ilgili düşünce yapısını ve trendleri değiştirmiş ve girişimleri ile de hükümetin aksiyonlarını yönlendirmiştir.
2010 yılında yazdığı ‘Jamie’nin 30 Dakikalık Yemekleri’ kitabı, kurgusal olmayan kitaplar arasında, tarihin kaydettiği en hızlı satış grafiğine erişen kitap olmuştur.
2004 yılında gerçekleştirdiği okullarda çocuklara daha iyi yemekler sunulmasını hedefleyen ‘Okullarda Daha İyi Beslenelim’ temalı ulusal kampanyada topladığı 271.677 imza ile İngiltere hükümetinin okullarda verilen yemeklerin standartlarının yükseltilmesi için ilave 280 milyon pound kaynak yaratmıştır. Bu tür girişimler Jamie Oliver’ın, uluslararası bir rol modeli olarak kabul edilmesine yol açmıştır ve 2003 yılında Ev Dışı Tüketim sektörüne katkılarından dolayı ödüllendirilmiştir.
Jamie Oliver’i trend yaratıcısı yapan şeyler nelerdir?
Başlangıç olarak, detayların yılmaz savaşçısı olması. Yaptığı yemeklerin malzemelerinin kaynağını çok iyi bilmesi ve her aşamasında nasıl olduklarını sürekli izlemesi. Bunların yanındaki en önemli özelliği insanları sevmesidir. İnsanları sevmesi de o’na halkın ne istediğini kolayca anlayacak yetenekleri geliştirmesine neden olmuştur ve sürekli bunu canlı tutmak ve geliştirmek peşindedir.
Jamei’yi büyük bir lider yapan şey ne?
Her zaman geliştirebileceğimiz veya iyileştirebileceğimiz bir şeylerin var olduğunu düşünür. Ve her zaman daha etkili ve daha orjinal nasıl olunacağını araştırır.
Jamie kendine neyi misyon edinmiş?
Oldukça basit bir misyonu var! Herkes iyi yemeği hak etmektedir. Mümkün olduğunca çok insana iyi yemeğin nasıl birşey olduğunu anlatmak ve onlara iyi yemeği sunmak. Yoksun gençlerle birçok şey yapmak. Bu isteği asla durmaması.
Bunun Ev Dışı Tüketim endüstrisine ne faydası var?
Yıllar boyunca yaptığı işlerle, endüstriye kitlelere kaliteli yemek yedirmenin mümkün olduğunu gösterdi ki bunun yapılması yıllarca mümkün değil denildi. Bunu gerçekleştirirken de en büyük destekçilerinin tedarikçileri olduğunu dile getiriyor. Çünkü kaynağını bildiği malzemenin eline kaynağındaki gibi ulaşmasını sağladıklarını söylüyor.
Türk halkı dışarıda daha iyi yemek yemeyi hak etmiyor mu?

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Haziran 2013 – 52. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Soydan Cengiz

Türkiye’nin ilk ev dışı tüketim sektörü fuarı gerçekleşti!

Soydan Cengiz

Yazar:

Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri fuarı ilk sene olmasına rağmen 12.000 metrekare alanda, Gıda, Temizlik, Kağıt, Plastik ve Tekstil Ürünleri, Ambalaj, Depolama, Metal işkollarından 100 katılımcı firma, otel ve turistik tesis, restoran, kafe, bar, okul, hastane, askeri birlikler, catering şirketleri gibi şirketlerin sahipleri ve üst düzey yöneticilerinden oluşan 28 000 profesyonel ziyaretçi ile gerçekleşti.

CNR Holding – Sine Fuarcılık A.Ş. ve Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) tarafından organize edilen ve sektörde bir ilk olan “EDT Expo – Ev Dışı Tüketim Ürünleri, Ekipmanları, Sarf Malzemeleri Üreticileri & Dağıtım Kanalı Tedarikçileri Fuarı” 28 -31 Mart 2013 tarihleri arasında gerçekleşti.
EDT Expo Fuarı’nın en temel özelliği Türkiye’de ilk Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri fuarı olması, bunun anlamı şu: katılımcısından tutun da, etkinliklere kadar her şey Ev Dışı Tüketim ile ilgiliydi, paneller, konuşmacılar, katılımcılar ve ziyaretçiler. Şimdiye kadar gıda fuarlarında kendilerini gösteren Ev Dışı Tüketim Sektörünün oyuncuları ilk kez kendi fuarlarında gerçek hedef kitleleriyle buluştu. İlk kez düzenleniyor olmasına karşın fuarda oluşan iş potansiyeli katılımcı firmaların yüzünü güldürdü.
Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri fuarı ilk sene olmasına rağmen 12.000 metrekare alanda, Gıda, Temizlik, Kağıt, Plastik ve Tekstil Ürünleri, Ambalaj, Depolama, Metal işkollarından 100 katılımcı firma, otel ve turistik tesis, restoran, kafe, bar, okul, hastane, askeri birlikler, catering şirketleri gibi şirketlerin sahipleri ve üst düzey yöneticilerinden oluşan 28 000 profesyonel ziyaretçi ile gerçekleşti.
Fuara renk katan bir çok etkinlik yapıldı
Fuardaki etkinliklerin en renklilerinden biri de Ayhan Sicimoğlu’nun ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz ile yaptığı söyleşiydi. Ayhan Sicimoğlu bu söyleşide her zaman yaptığı gibi küçük bir dünya turu attırdı.
EDT Expo Fuarı kapsamında moderatötlüğünü ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz’ün yaptığı ‘Başarı Hikayeleri’ semineri katılımcıların ve ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti. Her biri geçmişinde büyük başarı hikâyesine imza atan ve hali hazırda bu başarılarını sürdüren iş adamları, başarının sırlarını katılımcı firma ve ziyaretçilerle paylaştı. Simit Sarayı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Okutur başarı için “yüksek hedef koymak gerek” derken, kasaplıktan yükselerek restoran zinciri sahibi olan Günaydın Et Restoranları kurucu ortaklarından Cüneyt Asan başarı için kitabınında adı olan “sevmek gerek ama işinizi sevmek gerek” dedi ve Komagene’nin Genel Müdürü Çetin Tekdemir başarı için “her şeyi izlemek, takip etmek, kontrol etmek gerek” dedi. Bu konuşmacıların söylediklerinin önemi hepsinin işlerini yoktan var etmelerinden kaynaklanmakta.
EDT Expo’da Sine Fuarcılık ve ETÜDER ana sponsorluğunda Food in Life Gastronomi yayınları organizasyonuyla düzenlenen Osmanlı Mutfağı Yarışması, Türk mutfağına envanter kazandırdı ve unutulmaya yüz tutmuş yemekleri tekrar ortaya çıkardı. Yarışmada 8 adet 5 yıldızlı otel şefi tarafından hazırlanan yemekler yine aynı otellerin hazırladığı birbirinden güzel Osmanlı Masaları’nda sergilendi. 15’inci yüzyılın tariflerini günümüze uyarlayan şeflerin yemekleri, başkanlığını Türk Mutfağı Araştırmacısı Vedat Başaran’ın yaptığı jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. “En iyi mönü”, “En iyi sofra”, “En iyi şerbet”, “Jüri özel ödülü” ve “Mansiyon/Çeşnicibaşı” kategorilerinde ödüllerin de dağıtıldığı yarışmada birinciliği Conrad Otel İstanbul aldı, The Marmara Hotel İstanbul ikinci olurken, Hilton Otel İstanbul ise üçüncülüğü kazandı.
Fuarın önümüzdeki 5 yıl hedefimiz EDT Expo Fuarı’nın “EDT Sektörünün Avrupa, Balkanlar, Karadeniz, Kuzey Afrika ve Ortadoğu Bölgesinin Fuarı” haline getirmektir.
Önümüzdeki sene Mart ayında yapılacak olan fuarda hedef alan, katılımcı, ziyaretçi gibi her tür büyüklüğü %50 artırmak.
Ev Dışı Tüketim sektörü için kimi katılımcılar “Bir Sektör Uyanıyor” yorumunu yaptı.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Nisan 2013 – 50. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku

Soydan Cengiz

POPÜLER